İçeriğe geç

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 23 · 6 dk okuma

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 23

{23} Acıyor

İyi Okumalar 🦋 ______________ ~changbin~ Jeongin'den mesaj alır almaz hastaneden çıkmıştım. Hala bana yük olduğunu sanıyor olması beni deli ediyordu. Sırf benim işlerim yarım kalmasın diye kendisi yalnız eve dönmüştü. Ben artık ona nasıl açıklayacağımı bilmiyordum. Her seferinde beni yormadığını, onun yanında olmak istediğimi söylesem de sanki bu cümleler yeterli değildi. Arabayı durdurduktan sonra hemen zaman kaybetmeden indim eve girmek için. Her ne kadar Jeongin iyi olduğunu söylese de bana öyle gelmiyordu. Durumu o kadar garipti ki vücudu sanki zehir almış da o zehire alışmaya çalışıyor gibi davranıyordu. İkimiz de tüp bebekten önce kan tahlilleri yaptırmıştık. Kanlarımız da uyuşmayacak, onun vücuduna zarar verecek kadar zıt değillerdi. Her şey çok normal gözüküyordu ama ne olduysa tüp bebek işleminden sonra oldu. Kapının şifresini girerek kapıyı açtım ve hemen içeri geçerek ardımdan kapattım. Ben daha ne olduğunu anlayamadan göğsümde hissettiğim baskıyla bakışlarımı aşağı doğru indirdim. Omegam alnını göğsüme yaslamış öylece duruyordu. Son günlerde yanımdan ayrılmıyordu hasta olduğu için. Hep bebek gibi davranıyordu. Sırtını yavaşça okşayarak elimi sırtından uzaklaştırdım üzerimdeki montu çıkarıp ona sarılmak için. Eve geldiğimde evde onun kokusuyla karşılaşmak, evde seni bekleyen birisinin olması ve bu kişinin sana huzur vermesi mükemmel bir şeydi. CB: "Yoruldun mu bugün?" Üzerimden çıkardığım montumu askılığa asmak için uzandığımda göğsüme yaslı olan beden bana cevap vermek yerine titrediğinde bakışlarım tekrar ona kaydı. Düşmek üzere olduğunu anlar anlamaz elimdeki montu yere fırlatarak hızlıca kollarımı heline sardım ve titreyen vücudunu tuttum sıkıca. IN: "Hyung.." Öylece yüzünü göğsüme bastırmış bir şekilde konuşmaya çalıştığı için sesi boğuk çıkıyordu. Tüm endişe zehir gibi vücudumu sardığında ne yapacağımı şaşırmıştım. Tek kolumla belini sıkıca tutarak diğer elimi yanağına yasladım. Orayı okşadıktan sonra çenesine doğru inerek parmaklarımla çene hattını kavrayıp başını kaldırdım yüzüne bakmak için. Yüzü ateşler içinde yanıyordu. Gözlerini tam açamıyordu ama yine de kırmızı olduğu belliydi. Kalbimin atış seslerini sırtımda hissediyordum. Boğazımdan fırlayıp kaçmak üzereydi. Alnındaki hafif şişliği ve kızarıklığı görmek ise benim için son nokta olmuştu. Sakin ve soğukkanlı kalmak zorundaydım ama ilk kez birine zarar gelmesinden bu kadar çok korkuyordum. CB: "Ne oldu güzelim söyle bana? Bir yerin mi ağrıyor? Nasıl hissediyorsun? Anlat ki sana yardım edebileyim" Ateş ve yorgunluk yüzünden titreyen kollarını kaldırarak sıkıca belime sardı ve tekrar yüzünü göğsüme gömdü. IN: "İyi hissetmiyorum. Acıyor" CB: "Neren acıyor? Başını mı çarptın? Başının arkasında ağrı var mı?" Tek elimle hala onu sıkıca tutarken diğer elimi başının arkasına sardım ve hafif bastırarak yokladım şişlik var mı diye. Ama dedikleriyle hareketlerim öylece donup kalmıştı. IN: "Karnım ağrıyor hyung" Elimi başının arkasındna çekerek iki kolumu da beline sararak tek hamlede kucağıma aldım. Daha fazla zaman kaybedemezdim. Hastane ortamında daha iyi muayene edebilirdim. Az önce kapattığım kapıyı geri açarak kucağımdaki bedenle birlikte hızla arabaya doğru adımladım. İlk kez ellerim titriyordu, ilk kez nefesim göğsümde sıkışıp kalmıştı. ... CB: "Tansiyonuna da bakalım" Jeongin yaklaşık yarım saattir uyuyordu. Hastaneye gelir gelmez toparlanması için serum takmıştım. Vücudu rahatlayınca da hemen uyumuştu. Ki zaten ondan öncesinde de yarı baygın gibiydi. Kan alarak laboratuvara göndermiştim. Kalp ritimleri normaldi. Şimdi de tansiyonuna bakmalarını söylemiştim. Hemşireler ekranı bana uzattıklarında tansiyonu da, ateşi de, nabzı da normaldi. Bunca doktorluk bilgime rağmen hala Jeongin'in nesi olduğunu anlayamıyordum. Kan değerleri çıktıktan sonra MR da çekilmesini isteyecektim. Hemşireler odadan çıktığında sandalyemi çekerek omegamın yatağının kenarına yerleştirdim ve yanına oturdum. Gözüm sürekli ekranda gözüken kalp atışlarındaydı. Kanında benim yüzümden enfeksiyon oluşmasından korkuyordum. İkimiz de kontrol'e girmiştik, sorun yoktu ama anlaşılmayan kan uyuşmazlıkları olması normaldi. Eğer böyleyse çocuğumuzun olması mümkün değildi. Olsa bile hasta veya ciddi sorunlarla doğabilirdi. Ama bu beni üzmüyordu. Beni korkutan şey Jeongin'in iyileşmemesiydi. Elimi alnına bastırarak tekrar ateşine baktım. Her şey normaldi. Takviye serum sayesinde biraz kendisine gelmişti. "Efendim sonuçlar çıktı" Kapıyı tıklatarak içeri geçen hemşirenin elinden kağıtları alarak incelemeye başladım. Yine her zamanki gibi kanı biraz düşüktü. En önemlisi de kanında enfeksiyon gözükmüyordu. Derin bir iç çekerek diğer sayfaya çevirdim. Bu sayfada da çok fazla sonuç yazılmıştı ama uzun bir sayı gördüğümde bakışlarım refleks olarak oraya kaydı. B-hcg 7000 Sanki yanılıyormuşum gibi kağıdı yüzüme daha fazla yaklaştırarak daha yakından baktım. Sıfırları tekrar tekrar saydım ama yanılmıyordum. "Efendim bir sorun mu var?" CB: "Doktor Kim'i çağır bana hemen! Nerede olduğu umrumda değil beş dakika içinde burada olsun!" Oturduğum sandalyeden kalkarak istemsizce sesimi yükselttim. Hemşire hemen başını onaylar anlamda sallayarak odadan çıkmıştı. Eğer bu sonuç gerçekse o adamı benim elimden kimse alamayacaktı. Ki, kendi çalıştığım laboratuvarın yanlış bir sonuç vermeyeceğine emindim. Saçlarımı geriye doğru atarak derin bir nefes aldım ve kağıda tekrar baktım. Böyle bir şey mümkün değildi. "Doktor Seo?" Tüp bebek uzmanı doktor Kim'in sesini duyduğumda kapıya doğru döndüm. O kadar yavaş yürüyordu ki buna tahammül edemeyerek hızla üzerine doğru yürüdüm ve elimdeki kağıtları sert bir şekilde göğsüne bastırdım. Neye uğradığını şaşıran adam kağıdı alarak hızla gözlerini üzerinde gezindirdi. Kağıdı sert bir şekilde çevirerek parmağımı bakmalı olduğu yere vurdum birkaç kez. CB: "Ne bu?!" "E-efendim bu kimin sonuçları?" Histerik bir şekilde gülerek başımı salladım. Sabrım öyle tükenmişti ki yurmuklarımı etrafıma savurmama az kalmıştı. CB :"Söyle bana doktor Kim. Hastanemizin bir numaralı tüp bebek uzmanı, 3 haftalık taşıyıcının kanında böyle bir sonuç çıkabilir mi?" Bu sorumla sonuçların Jeongin'e ait olduğunu anlamış olacak ki gözlerini sonuna kadar açarak suratıma baktı. Yumruğumu elmacık kemğine geçirip onu yerde inletene kadar dövmemek için kendimi zor tutuyordum. CB: "Söyle!" Yüzüne bağırdığımda irkilerek emin olmak adına tekrar kağıda baktı. Sonra yine o sinirlerimi bozan bakışlarını bana çıkardı. "3 haftalık tüp bebek taşıyıcısı 7000hcg değerine sahipse ikiz bebeklere hamiledir" Başımı sallayarak alaycı bir şekilde yavaşça alkışladım onu. Açıklama yapmak yerine soruma cevap veriyordu. CB: "Jeongin'e tek örnek yerleştirdik! Bana bunun nasıl olduğunu anlat!" "Efendim ben gerçekten örnekleri kontrol ettim. Çift döllenme olmamalıydı" Elimi sert bir şekilde yakasına sararak kendime doğru çektiğimde kağıtlar elinden yere dökülmüştü. Beyaz önlüğünün altındaki tişörtünü biraz daha kavrayarak onu tekrar kendime doğru çektiğimde  boğulmamak için parmak uçlarında duruyordu. CB: "Yerleştirmeden önce bakmadın mı döllenmenin hangi evrede olduğuna!" "Hemşireler bakmışlardı önceki gün. Tek döllenme olduğu için dondurma gereğinde bulunmadık efendim" Yakasını bırakarak onu ittiğimde üzerini toparlayarak tekrar bana doğru yaklaştı. Şimdi ne yapacağımı ben bile bilmiyordum. Her ne kadar onu suçlasam da, hücrelerden sorumlu olan kişi o olsa da ben de kontrol etmeliydim. Ben de Jeongin'in karnına embriyo'u yerleştirmeden önce kontrol etmeliydim. Şimdi yaptığım yanlışı nasıl düzelteceğimi ben bile bilmiyordum... _____________________ Ehehhehe ehheheheh ay heyecandan çıvdırıyorum. İkiz bebeğimiz var. Öhm öhmm bazı şeyleri açıklamam gerekiyor 👇 Şimdi Changbin ve Jeongin'den örnek alındı. Yani, Jeongin yumurta, Changbin sperm verdi. Bu örnekler laboratuvarda döllenmesi için yanyana bırakıldı. Veliren tüm örnekler döllenmez. Döllenen örnekler de döllendiği an dondurularak saklanır. Yumurta ve sperm yanyana koyulduğu an sanki anne karnındaki hamilelik evresi başlamış oluyor. 1. Örnek yaklaşık bir hafta laboratuvar'da kaldı 2. Sonra Jeongin'in karnına yerleştirildi ve yaklaşık bir hafta Jeongin'in karnında kaldı. Yani Jeon ve Chang ilk ultrasona gittiklerinde bebek iki haftalıktı. Ama gözükmedi? Neden? Sonraki bölüm göreceksiniz. Neyse yani bazılarınız çok küçük gözükmez dedi ama bebek iki haftalıktı. Yani kanda ve detaylı ultrasonda gözükmeliydi. Son olarak çift döllenme nedir? Sperm ve yumurta döllenir sonra o örnekler dondurulmazsa ikiye bölünerek ikiz bebek olma ihtimali vardır. Evet düşüktür ama ben böyle tatlı ihtimalleri yazmayı seviyorummm Şimdi 2 haftalık ultrasonda gözükmeyen bebek bir hafta daha Jeongin'in karnında kaldı ya. Tabii o sürede jeon hamile olduğunu bilmiyoru. Yani bebek şu an üç haftalık. Sonraki bölüm biraz daha aydınlanacaksınız 👊

Bölüm sonu

14 yorum

  • Yazar Hanım ım lütfenn artık yine günde 2 bölüme dönelim yaa lüüütfeenn

  • Eveeet biz olmadı diye smut bekliyoruz adamların vücut nasılsa çifter çifter gelio

  • Ayy o değil de bi de doktor başlarız olmuş dediğinde hemen başlatalım mı yerleştirelim bi 2.örneğimdediğinde Changbin ikna etmeseydi üç tane mi olucaktı bi seferde yani

  • Doktor her türlü kusurlu ki. Yani sen bu alanda eğitim almışsın, uzmanlaşmışsın. Hem kontrol etmiyosun örnekleri hem de kontrole geldiklerinde İKİZ bebekleri görmüyısun

  • Ayy hadi bakalım.. Ama ben hala içimin bi yerlerinde DIŞ GEBELİKten endişeleniyorum. Umarım öyle bir şey yoktur

  • Angel Minsung dan sonra bi ikiz daha mu yesss!!! 🦋❤️‍🔥

  • Sonundaa. Bacımdan wattye gitti bildirimi aldım ve o zamandandır beekliyorum