İyi Okumalar 🦋 _______________ ~jeongin~ Tam tabağımdaki yemekleri bitirdim diye sevinirken Changbin hyung tarafından tekrar doldurulan tabağıma baktım. Doyduğumu belli etmek adına bakışlarımı ona doğru çevirdiğimde bana bakmadan Chan hyung ile sohbet ediyorlardı. Bakışlarımı tekrar tabağıma çevirdiğimde ise önümde oturan Felix'in garip bakışlarıyla karşılaştım. Dilini hafif dışarı çıkarmış, tek kaşını kaldırarak garip garip bakıyordu. Çok korkunç oluyordu bazen. Changbin hyung tabağıma salatadan da bıraktığında Felix gözleriyle beni yiyordu resmen. Sağ tarafında oturan Seungmin'i çimdiklediğinde omega dönerek bana baktı. Tabağıma yemek dolduruyordu işte burada bu kadar bakılacak ne vardı hala anlayamıyordum. Hem deminden beri Hyunjin durmadan Felix'i kendi elleriyle besliyordu. Ben ona öyle bakıyor muydum. Başımı iki yana sallayarak bana bakan ikiliden çektim gözlerimi. Her ne kadar garip davransalar da ikisini de seviyordum. Felix zaten uzun süredir arkadaşımdı. Seungmin ile ise bugün tanışmıştım. Çok tatlı ama en az Felix kadar yaramaz birisiydi. Chan hyung ile nişanlıydılar ve gerçekten çok yakışıyorlardı. Onlarla tanışmak, bana iyi davranmaları o kadar güzel hissettiriyordu ki. Artık Seul'de de kocaman bir ailem vardı. Tabağıma tekrar doldurulan yemekleri yemeye başladığımda sadece salatayı bitirebilmiştim. Devamını yersem gece patlayabilirdim. Tekrar az önce yediğim salatanın yerine yeni salata geldiğinde gözlerimi sonuna kadar açarak tabağıma baktım. Alfa bana hakmıyordu bile. Konuşurken nasıl bir anda tabağımı dolduruyordu anlayamıyordum. Sanki sonsuz yemek dolu tabağım vardı. Ben yedikçe yerine yenisi geliyordu. IN: "Hyung daha fazla yiyemeyeceğim" Fısıldayarak konuştuğumda arkadaşıyla konuşmayı bırakarak bana doğru döndü. Önce dolu olan tabağıma sonra da bana baktı. CB: "Bir şey yememişsin ki" Gözlerimi irice açarak ona baktım. Durmadan tabağımı doldurmuş, şimdi de bir şey yememişsin diyordu. Alfalar gerçekten çok fazla yiyorlardı ve bizim de bu kadar yiyebileceğimizi sanıyorlardı. IN: "Ben tabağımı bitirdim sen durmadan dolduruyordun ya" Sitem ederek konuştuğumda tabağımda duran yemek çubuklarını alarak elime tutuşturdu. CB: "Tamam bunu da ye daha doldurmayacağım. Bolca ye ki akşam ilacını da iç" Yanaklarımı şişirerek başımı onaylar anlamda salladım. Dün karnıma yerleştirdikleri bebek daha çabuk tutunabilsin diye progestoron içerikli ilaç içiyordum. Sırf bebek tutunsun, zarar görmesin diye doysam da yemek yerdim. Doktor her ne kadar ilk denemede olma ihtimali düşük dese de ben buna inanmak istemiyordum. Diğer taraftan karnımda bir bebek olduğu gerçeğine de inanamıyordum. Çok garip değil miydi.. oradaydı ve belki tutunursa büyümeye başlayacaktı. Benim bebeğim olacaktı.. Bakışlarım istemsizce karnıma indiğinde bir süre oraya baktım. Karnım büyüyecekti ve ben ailemden habersiz evlenip çocuk yapmıştım. CB: "Ağrın mı var?" Alfanın sesini duyduğunda başımı kaldırarak hemen hayır anlamında salladım. Benimle çok güzel ilgileniyordu. Hep ileride aşık olursam ve evlenirsem Changbin hyung gibi birisiyle evlenmek istemiştim. Sana gerçekten değerli olduğunu hissettirecek birisiyle. Ama şimdi evli olduğum kişi aramızda aşk olmasını istemiyordu... F: "Hadi alfalar masayı toplasın" Bakışlarım Felix'e kaydığında ayağa kalkmam için bana bakıyordu. Masayı zaten alfalar kurmuştu en azından kaldırmalarına yardım etseydik. Ama Felix'in bakışları öyle ağır bir şekilde üzerimdeydi ki başımı sallayarak ayağa kalkmaktan başka çarem yoktu. Hyunjin emir almış bir şekilde hemen masayı toplamaya başladığında diğerleri de ona katılmıştı. Ben hala masayı toplayan alfalara bakarken Seungmin beni kolumdan tutarak koltuğa doğru çekmişti. Kendimi iki yaramaz omeganın ortasında bulmam ise saniyelerimi almıştı. Önce sağ tarafımda oturan Felix'e sonra da sol tarafımda oturan Seungmin'e baktım. Bir nevi bakışlarından kaçmak için koltuğa sindiğimde onlar da beni takip ederek sırtlarını koltuğa yaslamışlardı. F: "Bebek ekmeğim nasış hissediyor? İyi mi?" IN: "Hmm hmm çok iyiyim. Gece biraz ateşim vardı ama sonra geçti" Felix sırıtmaya başladığında söylediklerimi tekrar kontrol ettim acaba yanlış bir şey mi kaçtı ağzımdan diye. F: "Gece abim yanında mı uyudu?" Gözlerimi sonuna kadar açarak ona baktım. Aslında bu gerçekten kaçmam gerekirdi ama mimiklerimi kontrol edemediğim sürece bu mümkün değildi. Seungmin'in omzumun üzerinden kıkırtısını duyduğumda istemsizce yanaklarım kızarmıştı. Yanlış bir şey olmamıştı. Sadece yanımda uyumuş ve biraz sarılmıştık. IN: "Ateşim vardı ya ondan" F: "Ben sonuca bakarım bebek. Sonuç olarak aynı yatakta yattıysanız level3 başlamış demek" Yutkunarak kulağımın dibinde gülen Seungmin'e doğru döndüm. Beni çok geriyorlardı. Keşke onlar kadar rahat olabilseydim. IN: "Diğer leveller de mi vardı?" Sanki bir oyunun içindeymişim gibi amlamaz bir şekilde sorumu sorduğumda bu sefer ikisi de kahkahalara boğularak gülmüşlerdi. F: "Level1 evlenmeniz, Level2 birlikte uyumanızdı. Şimdi level3'te sıra. Yani öpücük" Neyi kast ettiğini net anlamam için dudaklarını büzerek bana doğru uzattığında panikleyerek elimi kaldırıp dudaklarına bastırarak onu uzaklaştırdım. Gerçekten beni stresten, kalp çarpıntısından öldürmek istiyordu. CB: "İlacını getirdim Jeongin" Bu konuşmanın anakarakteri olan kocamın sesini duyduğumda irkilerek elimi Felix'in suratından çektim ve hızla bana uzattığı ilacı ve suyu alarak yuttum. Ben heyecandan ölürken iki tarafımda oturan ikili hala kıkırdıyorlardı. F: "Hadi abi masayı topla sonra tatlımızı getir" Felix eliyle alfaya gitmesi için işaret yaptığında kocamın kollarına atalyıp gitmemesini ya da beni de bu ikilinin elinden kurtarması için yalvarmak istedim. Ama bunu yapacak kadar da cesur değildim. S: "Bence Jeongin bu utangaçlıkla devam ederse level3 tamamlanamaz" Bakışlarımı Seungmin'e çevirdiğimde bana bakmıyordu bile. Felix ile aralarında benim hayatımı konuşuyorlardı. Ben ise ikisinin ortasında annesini kaybetmiş yavru kedi gibi duruyordum öylece. F: "Bence de. Bu işlemi de hızlandırmak gerek. Artık suç ortağım Seungmin var" Sırtımı koltuğa yaslayarak az önce su içtiğim bardağı kollarımın arasına alıp sıkıca sarıldım ve öylece ikisinin konuşmasını dinledim. F: "Abim dünden razıdır öpmeye de Jeongin'den adım bekliyordur" S: "Bence de Changbin'i görmedin mi yemek boyunca sadece Jeongin ile ilgilendi. Ağzım açık kaldı bu kişi Changbin mi diye sorguladım" F: "Evet yaa düşün. Abim! Benim abim! Yemeğinden bir lokma aldım diye beni koltuk takımıyla döven abim kendi yemeğini umursamıyordu bile" Duyduklarımla alt dudağımı ısırdım. Gerçekten yemek boyunca sadece benimle ilgilenmişti hyung. Ve bu gerçekten iyi hissettirmişti ama onun kendi yemeğini bu kadar önemseyen birisi olduğunu bilmiyordum. S: "Bence aşk istemiyorum diye ortalıkta gezen abin, çok pis bir şekilde Jeongin'e ilk görüşte aşık oldu" F: "Kesinlikle. Aşk evliliği yapmayacağım dedi kendi kazdığı kuyuya düştü" IN: "Saçmalamayın. Biz anlaşmalı olarak evlendik bir kere!" Duyduklarım kalbimi o kadar hızlandırmıştı ki aklıma gelen ilk şeyi söyleyerek onları durdurmaya çalıştım. Çünkü söyledikleri her cümlede gerçekten mümkünmüş gibi daha çok heyecanlanıyordum. Ama şimdi de dediklerim yüzünden ikisi de bana "sen aptal mısın?" Der gibi bakıyorlardı. Bakışlarımı önüme doğru indirerek sessizce beni bakışlarıyla yargılamalarını bekledim. F: "Abimi iyi tanıyorum. Yanından omega geçtiğinde bile bakmaz. Hayatında tek sevdiği omega benim. Gerçekten yıllardır onu birisine karşı bu kadar düşünceli davranırken görmemiştim" S: "Felix haklı Jeongin. Şu gözündeki gözlükleri indir de tavla şu alfayı. Bulmuşsun Kore'nin en zengin adamını, yalayıp yut hemen. Beş çocuk falan doğur" _______________ Olur beş çocuk 😉
Bölüm 20
{20} Kocam
Bölüm sonu
10 yorum
ben demistim DivaLix varsa DivaSeung olcak diye yuriko baba gelecegi görüyo😏👅
İş bitmiştir 🔥 ne zaman?
Haklılar.
Beş çocuk mu oha
Kendi iö sesinden kocam demeye de alıştı 👌🏻👌🏻
Ben bu bölüm baya kaoslu olur zannetmiştim😧
ah be fefi üzülüorum sana koltuk takımı yemek güzelmiydi
AY SEUNG TAM BENİM KAFADAN BEN BUNLARI YERİM
İnşallah yemek bölümü budur
Sonundaaa misafirliğe gidicez sanırım yolda okumam gerekicek çıkıyoruz şimdi




