İyi Okumalar 🦋 ______________ ~jeongin~ Hani uzun süre vücudun aynı konumda kaldıktan sonra geniş bir şekilde vücudumuzu esnettiğimizde tüm kemiklerimize kadar hafiflemiş gibi hissediyorduk ya. İşte şu an öyle hissediyordum. Gece bana zorluk çıkaran vücudum şimdi o kadar rahat ve yeni doğmuş gibi hissediyordu ki uyanmam gerektiğini biliyordum ama asla gözlerimi açamıyordum. Başımın sert bir yere temas ettiğinin de farkındaydım ama o sert yer asla rahatsız değil de dünyanın en yumuşak yastığı gibi rahat geliyordu. Üstelik tarçın kokuyordu. Başımı her kıpırdattığımda sanki gözle görülebilir koku tanecikleri etrafımı sarıyor, kalkan misali beni koruyordu. Belimde hissettiğim hareketlilikle gözlerim titredi. Ama hala açamıyordum çünkü belimde hareket eden sıcak el daha fazla mayışmama neden oluyordu. Başımı sert "yastığa" biraz daha bastırarak bacaklarımı yatakta tamamen uzatarak gerindim. Kapanmak için direnen gözlerimi inatla biraz daha aralıyarak güneş tarafından parlatılan odama baktım. Sırtımdaki el omuzlarıma kadar çıkıyor sonra aynı yumuşaklıkla belime kadar iniyordu. Ve ben birisine sıkıca sarılarak, başımı onun göğsüne yaslayıp uyuduğumun daha yeni farkına varmıştım. Gözlerim aydınlanma ile birlikte sonuna kadar açıldı. Aklıma dolan geceki konuşmalar ise başımı kaldırıp kime sarıldığıma bakma gereği vermemişti bana. Kime sarıldığımın, sırtımda gezinen elin kime ait olduğunu çok iyi biliyordum. Boğazımı acıtacak kadar sert bir şekilde yutkunarak gözlerimi geri kapattım. Şu an uyanıp da ne yapacağımı, nasıl hareket edeceğimi bilmiyordum. En cazip seçim tekrar uyumaktı. Açıkçası şu an bulunduğum konum uyumam için beni zorluyordu. Aşırı rahat ve güvende hissediyordum. Yanağımı umursamaz bir şekilde "yastığıma" bastırarak tatlı uykuma devam ettim. Lakin bu da birkaç saniye sürmüştü. Sabah erkenden dersim olduğu gerçeği aklıma dolar dolmaz gözlerimi hızlıca geri açtım ve aniden yatakta dizlerimin üzerinde doğruldum. IN: "Alarm..?" Anlamsız bir şekilde aklıma gelen ilk şeyi söylediğimde aniden fırlamama şaşıran alfa anlamaz bir şekilde gözlerini kırpıştırıyordu. Az önce sırtımı okşayan eli havada kalmıştı. CB: "Günaydın?" Kendime gelmek adına başımı sağa sola sallayarak yatağa oturdum ve yorganı kollarımın arasına çekerek sıkıca sarıldım. IN: "Günaydın Hyung. Saat kaç? Alarm kurmuştum ça-" O da benim gibi yatakta doğrularak oturduğunda dudaklarımı birbirine bastırarak cümlemi yarıda bıraktım. Gece konuştuklarımız dahil her şeyi hatırlıyordum. Utancımı bastırmaya çalışsam da yanaklarımın kızarmaya başladığına emindim. Her ne kadar ytanıyor olsam da gece olanlardan ve onun yanında uyanmaktan rahatsız değildim. Aksine daha iyi ve rahat bir uyku çekmiştim. CB: "Alarmı ben kapattım. Bugün biraz dinlen istedim" IN: "Ama hyung dersi-" Sıkıca sarıldığım yorgana doğru uzanarak yorganı avuçlarının arasına alarak kendine doğru çekti. Ben de yorgana iki kolumla sıkıca sarıldığım için ona doğru sürüklenmiştim. Sanki zaten yapmak istediği de buymuş gibi beni biraz daha kendisine doğru çekerek elini alnıma bastırdı. Bana temas ettiği an gözlerimi kapatmamak için kendimi zor tuttum. Mühürlü değildik, ya da benim alfam veya sevgilim değildi. Neden dokunuşları bu kadar güzel hissettiriyordu ki? CB: "Hala biraz ateşin var gibi. Hastaneden özel izin kağıdı yazdırdım. Devamsızlık sorunun yok. Bugünkü dersin içeriğini hocanla konuştum mailine gönderecek" Dudaklarım şokla aralandığında gözlerimi kırpıştırdım. Bunları ne ara ve nasıl yapmıştı bilmiyordum ama bana bulacak bahane bırakmamıştı. Eli yavaşça alnımda yanaklarıma doğru indiğinde şokla açtığım dudaklarımı kapatarak yutkundum. Sanırım karnıma onun bebeğini yerleştirdikleri için dokunuşları ve feromonları bu kadar iyi hissettiriyordu. Yoksa ona aşık olacak değildim ya. CB: "Yanakların da kızarmış. Hadi kahvaltını yap ilacını verelim" Eli hala yanağımdaki yerini korurken başımı onaylar anlamda salladım. Yanaklarım ateşten değil de utandığım için kızarmıştı. Ama ateşten olduğunu bilmesi işime gelirdi açıkçası. ... Yüzümü on kere soğuk su ile yıkamama rağmen hala tam uyanamamıştım. Üniversiteye gitmemem daha iyiydi anlaşılan. Çünkü gidersem derste uyuyacaktım. Ve bir de sınıf arkadaşlarım tarafından alay konusu olmak istemezdim. Ellerimle kendime gelmek adına tekrar gözlerimi ovalayarak Hyung'un sürekli masaya bir şeyler koyuşunu izliyordum. Dolapta bulduğu her şeyi masaya diziyordu yemem için. O kadar hevesle kahvaltı hazırlıyordu ki dönüp "aç değilim" diyemedim. Önüme konulan kızarmış ekmekten bir dilim alarak üzerine çilek reçeli sürdüm. IN: "Hyung bu kadar kahvaltılık yeter. İki kişiyiz sadece" Konuşmamla dönüp masaya bakarak bir süre düşündü. Ben durdurmasam gerçekten duracak gibi değildi. CB: "Başka istediğin bir şey olursa söyle bana" IN: "Sorun değil ben yemek konusunda seçici birisi değilim" Başını onaylar anlamda sallayarak yanıma geçti ve sandalyesini çekip oturmak için ama tam o an kapı çalmıştı. Ben daha kapıya bakmak adına yerimden bir milim kıpırdayamazken alfa hemen mutfaktan çıkarak kapıya gitmişti. Kimin geldiğini görmek adına beklerken reçel sürdüğüm kızarmış ekmekten küçük bir ısırık aldım. Aç hissetmiyordum ama aldığım ısırıktan sonra yeme hevesim geri gelmişti sanki. Masada duran süt dolu bardağa uzandığımda masanın boş tarafına konulan poşetlere kaydı bakışlarım. Az önce kapıyı açmak adına giden alfa şimdi elinde poşetlerle geri dönmüştü. Sütümden bir yudum alarak anlamaz bir şekilde ayakta dikilen bedene baktım. Poşetin içinden birkaç tane kutu çıkararak önüme bıraktı sırayla. Her çıkardığı kutu gözlerimin şokla biraz daha açılmasına neden oluyordu. CB: "Bilgisayardan derslerini daha rahat yaparsın. Çizimler için çizim tabelti daha uygun. Evdeyken pratik yapman için birkaç eşya daha var poşette" Ağzımdaki lokmayı zorlukla yutarak fazlasıyla pahalı ve son model olan elektronik cihazlara baktım. Böyle bir şeyi kabul edemeyeceğimi söylemek için dudaklarımı araladığımda sandalyesini çekerek önüme oturdu. CB: "Bir şey daha söylemek istiyorum ama nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. İnan bana Jeongin seni kırmak istemiyorum. Tüm gece bunu sana nasıl söyleyeceğimi düşündüm" Ellerimde hissettiğim sıcaklıkla bakışlarımı aşağı doğru indirdim. Benim ellerimi kendi ellerinin arasına alarak sıkıca tuttu ve parmağıyla tenimi okşadı. Böyle bir temas almak kalbimin titremesine neden olmuştu. CB: "Staj için bu sene erken. Dersten sonra eve gelip dinlenmeni istiyorum. Hamile olsan da olmasan da. Benim için önemli olan senin iyi olman. Bu yüzden stajı durdurmanı istiyorum. Eğer bu seni üzüyorsa şitketin staj içeriklerini sana göndermesini söyleyeceğim. Böylece boş zamanlarında evde pratik yapabilirsin. Ama istemiyorsan da staja devam edebilirsin" Öyle hızlı konuşuyordu ki benim konuşmama dahi izin vermiyordu. Ben gerçekten onun istediği her şeyi yapmaya hazırdım. Sadece staja gitme dese bile gitmezdim. Üzülürdüm buna tabii ki ama yine de onun istediği olsun istiyordum. IN: "Staj içeriklerini bana gönderirlerse evde kendim projeler üzerinde çalışırım. Sen gitmemi istemiyorsan gitmem Hyung" Rahatlamış bir şekilde derin bir nefes alarak başını onaylar anlamda salladı. Benim iyliğimi düşünmesi üzülmeme izin vermiyordu. Ama öte yandan da stajda çalışıp kendi paramı da kazanmak istiyordum. Gerçekten bazen karar vermek çok zor oluyordu. IN: "Bu kadar şeye gerek yoktu as-" Tek elini elimden uzaklaştırdığında sözcüklerim yine yarım kalmıştı. Elini cebine atarak çıkardığı şeyi boşta olan elime tutuşturdu. Bakışlarımı aşağı indirerek elimin arasında duran siyah karta baktım. CB: "Bu senin. İstediğin kadar harcayabilirsin. Limit yok. Ne istiyorsan alabilirsin" ___________________ Allahım. Lütfen. Bir. Tane. Changbin'im. Olsun. 8. Tane. Çocuk. Doğurayım. Ona.
Bölüm 19
{19} Benim Alfam
Bölüm sonu
8 yorum
Changbin bi ara Türkiye'ye uğra evlatlık olarak al beni götümü yırtarak hizmet ederim sana
Evet şimdi bitane love me changbin sarar misin ablacım bana
ben bi tane love me chang alabilr miym🙏🏻
Şu akşam yemeği bölümü de bir gelsin artık 2 bölümdür onu bekliom
Changbin Adam gibi adam ya
OHA CBİN BNŞ DE AL JEONUN KANINA KOY BNDE COCUNUZ OLİM
Biraz kısaydı ama eline sağlık Yazar Hanım artık olsun bunlar
Sonunda.. Son bölümü tekrar okuyodum tam geldi




