İçeriğe geç

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 18 · 5 dk okuma

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 18

{18} Bebeğimiz

İyi Okumalar 🦋 _______________ ~changbin~ Telefonu kapatarak yorganı üzerimden kaldırdım ve yataktan kalktım. Her ne kadar Felix'e kızsam da bana böyle fikirler vermesi işime geliyordu. Omegalara nasıl davranılacağını, böyle duygusal zamanlarda ne yapacağımı bilen birisi değildim. Benim aksime Felix ise romantik ve düşünceli birisiydi. Azıcık kardeşimi kullanıyordum. Daha fazla zaman kaybetmeyerek odamdan çıktım. Ne kadar Jeongin yanımda rahat hissetsin diye çabalasam da anlaşılan bana söylemediklerini Felix'e söylüyordu. Sanırım yanımda rahat hissetmesi için ona biraz daha yakın davranmalıydım. Belki de kardeşim doğru söylüyordu. Biraz kocası gibi davranmam gerekiyordu. Kapıyı yavaşça tıklatarak içeriden cevap gelmesini bekledim. Felix uyuyacağını söylemişti ama yine de kapıyı çalmıştım. Beklediğim gibi cevap gelmediğinde kapıyı yavaşça açtım. Odanın kapısını azıcık aralamam bile yüzüme tatlı kokan çikolata kokusunun çarpmasına neden olmuştu. Şimdiye kadar Jeongin'in feromonlarını asla almamıştım. Nasıl koktuğuna dair bir fikrim bile yoktu. Felix çikolata koktuğunu söylediğinde tatlı olacağını anlamıştım ama bu kadar tatlı, ciğerlerimi yakacak bir koku beklememiştim. İlk kez bir omeganın feromonları itici değil de tatlı geliyordu. Yumuşacık saçları yastığa dağılmış, düz bir şekilde yorganı göğsüne kadar çekerek uyuyordu. Yeni uykuya dalmış olmalıydı. Biraz daha yanına yaklaşarak yatağın yanında dizlerimin üzerine çöktüm. Kokusu uyurken feromon salgılayan omeganın kokusundan daha yoğundu. Büyük ihtimal tüp bebek işlemi sonrası ateşi çıkmış olmalıydı. Elimi olabildiğince yavaş, onu uyandırmayacak şekilde havaya kaldırdım ve alnına yasladım. Tahmin ettiğim gibi ateş ölçere bile gerek kalmadan belli oluyordu ateşinin olması. Normal hamilelikte ateş çıkması bebek için tehlikeliydi. Ama tüp bebek işleminden sonra ateş olması vücudun embriyo için odaklandığı, orada bebek olduğunu anladığı anlamına geliyordu. Vücutta bebek hücresi olduğunu anlayan iyi bakteriler ateş çıkararak bebeğe zarar verecek kötü bakterileri öldürmeye çalışıyorlardı. Açıkçası ilk denemede böyle pozitif bir dönüş alacağımızı sanmamıştım. Genelde sağlıklı çiftlerde ilk denemeden embriyo tutunması 55% gibi bir şeydi. Ama şimdiki duruma bakılırsa şansımı 70% üzerindeydi. Bunu biliyor olmak hem beni mutlu etmiş hem germişti. Jeongin hamile olursa, aile olursak onu mutlu edebilecek miydim? Çok istiyordum ailemin olmasını. Kendi ailem bana aile gibi hissettirmemişti. Bu yüzden dönüp de birisiyle evlenip tekrar kötü aile deneyimini yaşamak beni korkutuyordu. Ama eve geldiğinde çocuğumla oyunlar oynamak.. ailenle birlikte zaman geçirmek. Bunları küçükken yaşayamadığım için şimdi o kadar çok istiyordum ki. İlk başta isteğim çocuğumun olmasıydı. Ama çocuğumun olmasıyla, Jeongin'den bir çocuğum olması farklı iki şey gibiydi. Çocuk istediğim bu yolda Jeongin hayatıma girerek istek listemde ilk sıraya çıkmıştı. Çocuktan daha çok onu önemsiyor olmuştum bir anda. Şimdi ilk denememizde hamile kalırsa ne yapacağımı bilmemek beni panikletiyordu. Sanırım ciddi ciddi omegana nasıl davranırsın el kitabı alacaktım. Elimde hissettiğim dokunuşlarla gözlerimi yatağa dikmiş bir şekilde düşüncelere dalıp gittiğimi daha yeni anlamıştım. Hala omegamın alnında duran elimin parmaklarına tutunuyordu küçük eller. Elleri de ateşi olduğu için sıcacıktı. IN: "Hyung.." Sesi o kadar kısıktı ki dudaklarının kıpırdadığını görmesem konuştuğunu duymayacaktım bile. Ateş yüzünden sayıklıyor olmalıydı. CB: "Buradayım güzelim" Sesimi duyduğunda sanki gerçekten yanında olduğumu anlamış bir şekilde tutunduğu parmaklarımı daha da sıktı. Gözleri titrekçe kıpırdıyor, açılmaya çalışıyordu. Ama bu kısıkça bakmasından başka bir işe yaramıyordu. IN: "Hyung karnım.. ağrıyor" Duraksayarak konuşuyordu. Şu an ona yardım edememek beni sinirlendiriyordu. Ona destek olmaktan başka bir şey gelmiyordu elimden. Alnında duran elimi kıpırdatarak saçlarını okşamaya çalıştım ama hala elleriyle elime sıkıca tutunuyordu. Gideceğimden, kaybolacağımdan korkuyordu. CB: "Geçecek güzel omegam, hepsi geçecek" Başını onaylar anlamda usulca sallayarak saçlarının arasında duran elimi biraz daha sıkarak kendisine doğru çekti. İki eliyle tutunduğu elimi güç bela aşağı doğru çekip yorganın altında soktu. Sanki bu hareketi yapmak bile onu yoruyordu. Elimi biraz daha kıpırdattığında onun hareketlerine ayak uyduruyordum. Elim karnının üzerine geldiğinde orada durdurarak elimi karnının alt kısmına bastırdı sert bir şekilde. IN: "Hyung bebeğimize bir şey olmasın" Bakışlarım yorganın altında olan birleşik ellerimize doğru kaydı. Daha bebek sayılmazdı ama Jeongin şimdiden duygusal olarak kendisini kaptırmıştı. Onun için nasıl bir duyguydu anlayamazdım ama bebeğimiz dediği an kalbimin atışlarının değişme hızını çok net bir şekilde tatmıştım. Tatlı heyecan dedikleri bu olmalıydı.. Elimi feromon salgılayan omegamın karnında gezindirerek avuç içimle oraya hafifçe masaj yapmaya başladım. CB: "Bir şey olmayacak endişelenme. Ben buradayım" Aslında Jeongin'e karnındakinin daha bebek sayılmadığını anlatmam gerekiyordu bir doktor olarak. Ama ben onun yerine içgüdüsel bir şekilde baba ve koca olarak cevap vermiştim. IN: "Feromon salgılarsan bebeğimiz güçlü olurmuş. Felix öyle dedi" Masaj yaptığım için vücudu biraz gevşemişti anlaşılan. Artık sesi o kadar kısık çıkmıyordu. Gözlerini da tamamen açmıştı. O kadar güzel gözleri vardı ki. Kara delik gibiydi. Baktığımda kendimi içinde kaybolmuş gibi hissediyordum. CB: "Hmm Felix dedi demek" Felix ikimizi de kullanıyordu resmen. Ama bizim iyliğimiz için yaptığını biliyordum. Gerçi dediklerinde yanlış da yoktu. Doğru bilgileri bizi yakınlaştırmak için kullanıyordu. Boşta kalan elimi omegamın üzerindeki yorgana attım ve yorganı bacaklarına kadar indirdim. Ateşi olduğu için üzerini çok örtmememiz daha iyi olacaktı. CB: "Yanına uzanabilir miyim?" Beni ikiletmeden hemen başını onaylar anlamda salladı. Hala karnına hafif hafif masaj yapıyordum, ve hala küçük elleriyle benim elime tutunuyordu. Yavaşça ayağa kalkarak yatağa, Jeongin'in yanına yerleştim. Diğer elimle az önce saçını okşadığım için yüzüne gelen tutamları kulağının arkasına sıkıştırdım usulca. Bu hareketimle küçük bedenin gözleri yavaş yavaş tekrardan geri kapandı, nefes alışları düzene girdi. Çikolata kokan feromonlara karışması adına kendi feromonlarımı hafifçe salgıladığımda bir şeyin daha farkına varmıştım. Feromonlar bizi kontrol etmiyordu. Sadece duygularımızın yansımasıydı. Ve Jeongin'in feromonları bana asla iğrenç gelmemişti. Yavaş yavaş oda benim baskın kokumla dolduğunda elimin üzerinde parmaklarımı sıkıca tutan eller de gevşemişti. Lakin buna rağmen ben huzurlu bir şekilde uyuyan bedenin karnına masaj yapmayı bırakmadım. Sıcaklığımın kaybolduğunu hissetmemesi için sabaha kadar ona masaj yapmaya hazırdım. Göğsümde hissettiğim sürtünmeyle Jeongin'in karnında olan bakışlarımı önüme diktiğimde yumuşak saçların göğsüme sürtündüğünü gördüm. Dudaklarım istemsizce kıvrıldığında gülümsememi bastırmak adına alt dudağımı ısırdım. Kokumla mayışan omegam göğsüme doğru sokulmuş, başını kedi gibi göğsüme sürtüyordu. Onu tüm dünyadan, tüm zorluklardan korumak istiyordum. Kalbimde öyle bir his oluşmuştu ki açıklayamıyordum. Onun için tüm dünyayı yakmaya bile hazırdım. Biraz daha göğsüme doğru sokulduğunda kolumu yavaşça beline sararak sarıldım ona. Sıkı değil ama yanında olduğumu belli edecek bir şekilde. Yarın ilk iş onu üzmeyecek bir şekilde staj konusunu konuşmak istiyordum. Okula gitmesi onu pek yormayacaktı ama okuldan sonra işe gitmesi vücudunu yoracaktı. Şimdiden hassas vücudu yorulmaya başlamıştı bile. Benim isteğim ise ilk önce onun, sonra bebeğimizin sağlıklı olmasıydı. Ama bunu ona nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum. Umarım kalbini kırmazdım. _________________ Kalbini kırarsan kafanı kırarız Changbin efendii

Bölüm sonu

14 yorum