İçeriğe geç

LOVE İSLAND 2

Bölüm 17 · 2 dk okuma

LOVE İSLAND 2

Bölüm 17

Araba sokağın köşesinden kaybolduğu an Murat koşmaya başlar.

“Plakayı aldık mı?” diye bağırır.

Gizem balkondan seslenir:

“Aldım! Net gördüm.”

Eymen telefonu kulağından indirmez. Sesi sakin ama serttir.

“Polis geliyor. Ama biz beklemiyoruz.”

Berensu kapının önüne çıkar, yüzü bembeyazdır.

“Sultan yalnız çıkmayacaktı…” der. “Bir şey hissettim.”

Ebrar hemen anahtarını alır.

“Arabayla ayrıldılar. Mantıklı düşünürsek… çok uzağa gidemez.”

Murat, Gizem’e döner.

“Adamı gördün mü? Tanıdık mı?”

Gizem başını sallar.

“Hayır. Ama Sultan’ın yanında duruşu… yabancı gibi değildi.”

Bu cümle herkesi susturur.

Aradan yarım saat geçmeden polis gelir. İfade alınırken Eymen detayları bir bir anlatır. Plaka, yön, zaman… Hiçbir şey atlanmaz. Ama beklemek kimsenin yapabildiği bir şey değildir.

Berensu dayanamayıp konuşur:

“Bu biri Sultan’ı biliyor. Rastgele değil.”

Ebrar başını sallayarak ekler:

“Ve Sultan onu tanıyormuş gibi dondu. Bağırmadı.”

Bu sırada Murat’ın telefonu çalar. Bilinmeyen bir numara. Ekrana bakar, tereddüt eder, sonra açar.

Kısa bir sessizlik olur.

Murat’ın yüzü gerilir.

“Konuşmadı,” der. “Sadece nefes sesi vardı.”

Eymen hemen sorar:

“Kadın sesi mi?”

Murat yavaşça başını sallar.

“Sultan.”

O anda Berensu ayağa fırlar.

“Bir şey demedi mi?”

“Hayır,” der Murat. “Ama arka planda bir erkek sesi vardı. ‘Şimdi değil’ dedi.”

Odaya soğuk bir sessizlik çöker.

Bu arada şehir dışına çıkan araba karanlık bir yola girer. Sultan camdan dışarı bakarken adam konuşur:

“Beni tanıman bu kadar uzun sürmemeliydi.”

Sultan cevap vermez. Ama artık emindir.

Bu yüz, bu ses… değişmiştir ama silinmemiştir.

Ekip boş durmaz.

Gizem bilgisayarın başına geçer.

“Üniversite yıllarından,” der. “Sultan’la aynı dönemde okuyan, sonra okuldan kaydı silinen biri var.”

Ebrar ekrana eğilir.

“Adı ne?”

Gizem yutkunur.

“Kerem.”

Berensu’nun eli ağzına gider.

“Demek bu yüzden tanıdık geldi…”

Eymen net konuşur:

“Bu bir anlık öfke değil. Planlı.”

Tam o anda Ebrar’ın telefonu titrer.

Bir mesaj gelir. Numara kayıtlı değildir.

Tek bir cümle yazıyordur:

“Onu bulmak istiyorsanız geçmişe bakın.”

Ebrar ekrana bakar, sonra başını kaldırır.

“Bizi izliyor.”

Uzakta, araba durur. Issız bir yerde.

Adam kontağı kapatır.

“Şimdi konuşacağız,” der.

Sultan başını çevirir.

Göz göze gelirler.

Ve ilk kez, adamın yüzünde yıllardır biriken bir şey netleşir:

kırgınlık değil, takıntı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.