İçeriğe geç

LOSERS || Taegyu

Bölüm 4 · 6 dk okuma

LOSERS || Taegyu

Bölüm 4

Chapter 3

No matter where I go

This is no home

Even if I'm afraid, I'm going down

✧𓂃 🎨🪄˖ ࣪ 𖡼

Hyuka🌟

Hyung

Bir dinlesen diyorum bak

Fikirin değişecek yemin ederim

Beomgyu

KAİ

Değişmeyecek dedim

Hem en fazla ne kadar güzel olabilir sesi

Hyuka🌟

Hyung yargısız infaz yapıyosun

Niye bu kadar kıt görüşlüsün

Hyuka🌟

BİRKERE DİNLESEN ÖLÜRMÜSÜN

CİDDEN DEĞİŞECEK FİKRİN

Beomgyu

Kai bak

Seni kırmak istemiyorum

Sadece

Sesinin fazla güzel olacağı ihtimali beni çok korkutuyor|

yazıyor...

Hyuka🌟

Sadece ne hyung

Taehyuna olan nefretini bir kenara bırak ve yeni bir sayfa acın

Onu dinleyince ne demek istediğimi anlayacaksın

Beomgyu

İYİ

İyi tamam dinleyeceğim

Ama fikrimin degişeceğini zannetmiyorum

Onun gibi egoist birinin sanatla işi olacağınıda zannetmiyorum

Hyuka🌟

Orasınıda taehyun düsünsün hyung

E o zaman cagırayım ben taehyunu bi ara

Beomgyu

Cagır bakalım

Hyuka🌟

Umarım kavga etmezsiniz|

Tamam haber veririm

✧𓂃 🎨🪄˖ ࣪ 𖡼

Elinde tuttuğu bir kutu karamelli dondurmadan büyük bir kaşık daha alıp ağzına attı Beomgyu. Mutfakla birleşik olan küçük salonlarında koltukta bağdaj kurarak oturmuş, gözlerini kısarak az önce açtığı tilki belgeselini izliyordu.

Kapının çalışı ile önündeki sehpaya dondurma kutusunu koymuş ve hemen karşısındaki televizyonda oynayan belgeseli durdurarak ayağa kalkmıştı. Huening kai odasından çıkıp "Ben bakarım sen yorulma." diye konuştuğunda peki dercesine kafasını oynattı ve dondurmasını yeniden eline alıp eski pozisyonuna geri döndü Beomgyu.

Açılan kapı sesi ve selamlaşma faslıyla içeri gelen kırmızılık Beomgyu'ya oldukça tanıdık gelmiş olacak ki kafasını çevirmeden bile bu silüetin kime ait olduğunu anlamıştı.

Otuziki diş sırıtan mavi saçlıya 'ne zaman haber vermeyi düşünüyordun acaba' şeklinde sert bir bakış attıktan sonra gözleri büyük gözlerle buluştu ve göz devirerek sesli bir iç çekti.

Kai, Beomgyu'nun hemen yanına oturup koltukta yayılırken Taehyun Beomgyu'nun hemen çaprazında yer alan tekli koltuğa geçti.

"Karamelli dondurma mı" biraz etrafta göz gezdirip bakışlarını elindeki dondurmaya çevirdi. "Karamel dondurmaya hiç yakışmıyor" diye ekledi tiksinerek bakarken.

İster istemez dondurmasını kendine çekme ihtiyacı hissetti Beomgyu ve tam konuşup karşısındaki kızılın ağzının payını vereceği sırada Huening'in kolunu dürtmesiyle bu düşüncesinden vazgeçti. "Bu piçi öldüreceğim" diye fısıldadı Beomgyu yanındaki Kai'nin kulağına ve karşılığında "şşh" şeklinde bir uyarı aldı.

Derin bir iç çekti Beomgyu ve konuşmaya başladı. Eninde sonunda konuşmaları gerekiyordu zaten, Taehyun buraya bu sebepten gelmişti. İşleri ne kadar erken biterse onu evden o kadar erken kovabilirdi.

"Açık konuşacağım Kang, Hyuka ısrar etmeseydi asla kabul etmeyecektim ama bir yerden başlamamız gerekiyor." dedi ve gitarını almak için ayaklandı. "Sana ritim tutmamı ister misin?" diye sordu Beomgyu fakat sorusuna karşılık bir cevap alamadı.

"Açıkcası Huening bana grubunuza katılmayı teklif ettiğinde seninde burada olacağından bahsetmemişti. Sanırım o zaman cevabımı bu kadar kolay vermiş olmazdım."

Tekrardan Huening'e sert bir bakış attı Beomgyu. Taehyun'un gruba katılmak istediğini -yalvardığını- söylemişti. Ona gruba katılmayı teklif etmiş olamazdı değil mi? Kimsenin kararını sormadan? Tek başına? Her şeyi geçmişti Beomgyu. Bu kişinin Taehyun olması başlı başına bir sorundu zaten.

Yine ve yine derince bir iç çekti Beomgyu. Bu elemandan hiç haz etmiyordu ama sakin kalacaktı. Sakin kalacaktı ki haksız duruma düşmesin.

Gitarıyla beraber tekrardan Huening'in yanında yerini aldığında konuştu. Kendisinin "Söylemek istediğin özel bir parça varmı?" sorusuna karşın "Hm" diyerek uysalca kafasını salladığında ona birazcık, çok azıcık, mini minnacık yumuşadığını hissetmişti Beomgyu.

"Skipping Stones" diye eklediğinde, adını bile ilk defa duyduğu şarkıyla yüzünü buruştururken aratması için telefonunu Taehyun'a verdi Beomgyu. Ona geri gelen telefona doğru bakmış ve akorlara göz gezdirmişti.

Taehyun ise koltukta ona doğru yaklaşıp ekrana baktığında burnuna dolan ferah lotus kokusuyla gülümsedi Beomgyu. Fakat içinde bulunduğu durumu ve nefret ettiği Kang'ı hatırlamasıyla bu gülümseyiş çok çok kısa sürmüş, anında geri sönmüştü ve aynı zamanda Huening'in gözünden kaçmamıştı. İkisini izliyor ve asla karışmıyordu. Zaten bu saatten sonra yapacağı her hareketin, söyleyeceği her sözün: 'Beomgyu Hyung, gel beni kaşı' demek olduğunun farkındaydı.

"Ritim genel olarak böyle, sen halledersin" dedi ve eliyle önündeki sehpaya vurarak ritim tuttu. "Buradan başlayabilirsin çalmaya." diye işaret ettiğinde başını salladı Beomgyu. Kai ise ikisinin en azından müzik noktasında uzlaşa varmasıyla gülümsemiş ve arkasına yaslanarak onları izlemeye koyulmuştu.

"Sen başla ben gireceğim." dediğinde sırasıyla akorları Taehyun'un gösterdiği ritimlerle göre çaldı ve birkaç tur sonra Taehyun koro kısmından şarkıya girdiğinde vucüdundan geçen elektriklenme ile titrediğini hissetti Beomgyu. Kulakları çınlamış sonrasında ellerine ve bütün vucüduna yayılan dalga ile elleri titremişti. Gittikçe yükselen samimi ve büyüleyici sesin getirisi olan boğazındaki yumruyu gidermek için yutkunsada yumru gitmemiş, aklı karışmış, gözleri dolmuş ve sıradaki akoru çalmayı unutmuştu Beomgyu.

Kai haklılığının verdiği gururla gülen yüzü ile olanları izlemişti.

Kısa sürede aklına kazınan gitarın sesini artık duyamadığında kapattığı gözlerini açtı Taehyun ve yumuşak bir biçimde boğazını temizledi. Gözlerini kırpıştırıp aynı şekilde boğazını temizlediğinde Beomgyu, boğazındaki yumru hala olduğu yerde duruyor onun bu sesi alıp kendine saklamak istemesine sebep oluyordu.

"Pardon" dedi Beomgyu, "Bir an parmaklarımı ayarlayamayınca hepsi birbirine karıştı" iyi çevirmişti değil mi?

Kafasını salladı Taehyun, bugün kavga etmeyecekti. Buraya gelmeden tıpkı Beomgyu gibi Huening'e söz vermişti.

"Ah şey" dedi Beomgyu fakat konuşması Taehyun'un çalan telefonu ile yarıda kaldı.

"Alo"

"Yaa teşekkür ederim bitti mi bütün kontroller?" Bu çocuk teşekkür edebiliyor muydu?

"Tamamdır ben geleyim o zaman" dediğinde yerinden kalktı ve ikiliye doğru yönelerek açıkladı. "Benim kedimi veterinerden almam gerekiyor, siz bana haber verirsiniz" dedi ve saygıdan dolayı eğilerek kapıya doğru ilerledi. "Görüşürüz Taehyun, kedin için de geçmiş olsun" Peşinden gelen Huening gülümsedi ve konuştu. "Görüşürüz ve sağol" diye cevap verdi ona ve evden çıktı.

Huening kapıyı kapattı ve geri gelerek Taehyun'un kalktığı yere, Beomgyu'nun çaprazına, oturdu. Taehyun gittiğinden beri durgunlaşan çocuğa bakmış, gülümsemesi daha da genişlemiş imalı bir sırıtışa dönmüştü. "Pişt, ne düşünüyorsun hm?"

Rahatsızca yerinde kıpırdandı Beomgyu ve gitarını kenara bırakarak bu sürede erimiş olan karamelli dondurmasını eline aldı. Aklına gelen yaşananlar ile yüzünü buruşturdu. "Sikik herif bide geliyor dondurmama laf ediyor" kendince sinirlenip dondurmadan büyükçe bir kaşık aldığında Huening onu durdurdu.

"Grup işini diyorum Hyung, ayrıca aranızdaki çekimi görmeliydiniz, ah o kadar uyumluydunuz ki..." dediğinde uyarıcı ama acıtmayacak şekilde omuzuna vurdu Beomgyu onun.

"Saçma sapan konuşma Huening Kamal, sesine gelecek olursakta... Eh bi' düşünebiliriz sanırım" dediğinde Huening ayağa kalkmış ve birkaç zafer dansı yapmıştı.

"Ben demiştim demekten hiç hoşlanmıyorum ama ben demiştim Hyung, çocuğun sesi o kadar güzelki sanki içinde kayboluyorsun değil mi?"

Evet diyemedi Beomgyu, hissetiği küçük kıskançlık yüzünden yutkundu. Kendisi çok şey hissetmişti o seste, sadece kendisinde kalsın istemişti o an fakat yine de usulca kafasını sallamaktan da alıkoyamadı kendini. "Eee alıyor muyuz yani gruba?" diye sordu Huening ısrarla. Beomgyu gün içerisinde belkide bininci kez içini çekti ve odasına yönelirken konuştu. "Oyun mu bu iş, nasıl soru o."

"Bana hiç sormadan zaten çocuğu gruba bizzat davet etmişsin Kai, aklından ne geçiyordu acaba. Bu saatten sonra ona ne deriz sence? Hayır seni biz çağırdık ama alamıyoruz maalesef mi?" dediğinde Huening bir kahkaha attı.

"Biliyordum işte, o zaman ben şimdi arayayım mı Taehyun'u" dediğinde gülümsedi Beomgyu. "Gitte diğerleri ile konuş." kafasını salladı Huening, sonrasında hemen telefonuna sarılmıştı.

Odasına girdiğinde yatağa attı kendini Beomgyu. Taehyun karşısında bu şekilde kaybetmişliğin verdiği histen ve hala boğazında duran yumrudan kurtulamamıştı. Çocuğun sesi hala kulaklarında uğulduyor, gözlerini dolduruyordu. Gözlerinden en sonunda bir yaş geldiğinde kendi kendine konuştu. "Kang Taehyun, nasıl böyle güzel hissettirebiliyorsun?.."

✧𓂃 🎨🪄˖ ࣪ 𖡼

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.