Sleep well, everyone
'Til I be calling
✧𓂃 🎨🪄˖ ࣪ 𖡼
"Demek bateri çalıyorsun Yeonjun hyung ha?" dedim heyecanlı sesimle. Huening Kai hemen kolumu dürterek beni uyarırken bu sefer onu takmadım ve tekrar Yeonjun'a döndüm.
Hafif kıkırtısıyla berarber kafasını salladığında ona süpersin bakışlarımı attım ve Soobin'e döndüm. "Soobin hyung seninde çok iyi gitar çaldığını duydum, benimle boy ölcüşemezsin ama" dedim gururla konuşurken. İyice açılmıştım ve çenem düşmüştü belki ama ilk tanışmamızın böyle olması daha iyiydi. Beni en baştan tanımaları hoşuma giderdi.
"Sesinizin çok güzel olduğunu söyledi Hyuka, bayağı popülermişsiniz." derken Huening Kai'ye hafif bir bakış attım. Neredeyse heyecandan ayakta zıplayacaktım fakat Kai omuzumdan tutarak bulunduğu yeri okşadı ve birazcık sakin kalmamı sağladı.
"Aslına bakarsan Beomgyu, müzik bölümündeki hemen hemen herkes ses konusunda yeteneklidir." dediği zaman yüzüm birazcık düşmüştü.
"Resim olmadan sen bir hiçsin Beomie"
"Müzik senin neyineymiş"
Annemin ve birkaç yabancının sesi aklımda çınlarken bu sefer hızlıca ayağa kalkmama Huening engel olamadı. "Yanlış bir şey mi söyledim" derken benimle ayağa kalkan Soobin hyung'a yapabildiğimin en iyisi şeklinde gülümsedim. "Hayır hyung" dedim anında "Üzgünüm, lavaboya gitmem gerekiyor." dedim. Huening'in yanından geçerken sırtımı sıvazlamasıyla bir kez daha ne kadar doğru bir arkadaşlığım olduğunu düşündüm.
"Bende bir bakayım ona" diyen Huening peşimden bana yetişip kolunu belime atarken konuştu, "Gel yüzüne bir su vuralım." dedi ve belimden beni yönlendirerek kapıyı açtı. Lavaboya girdiğimiz gibi soğuk suyu açarak yüzüme çarparken Huening'in yüzümdeki saçları yavaşca çekip arkadan küçük bir at kuyruğu şeklinde tuttuğunu hissettim. İçimden ona minnetler ederken bana hissettirdiği güveni tarif bile edemezdim.
"Yine mi annen?" diye sordu sakinlediğim vakit. Başımı sallayarak kağıt havluları veren makineye yöneleceğim sırada arkamdan gelen tanıdık sesi umırsamamıştım bile
Öldüğünden beri uzun zamandır duymadığım sesini bu aralar o kadar fazla duyuyordum ki. Bunu Huening'e söylemekten çekinmemiştim.
"Şimdide ağlaklığa mı başladın Choi?" Kang'ın sorusuyla göz deviriken onu takmadan konuşmasına devam etti Huening.
"Saçlarınıda kurut hyung belli olmaz hasta bile olursun sonra." diyen Kai'ye karşı gülümsedim ve her yerimi kuruladıktan sonra birlikte lavabodan dışarıya çıktık.
✧𓂃 🎨🪄˖ ࣪ 𖡼
"Şimdi bir vokale ihtiyacımız var, kimse şarkı söylemek için gönüllü değil mi?" dedi Soobin Hyung fakat kaç şey tartışıyorduk.
"Bence herkes şarkı söylemeli." dedi Yeonjun hyung ikinci americanosunu içerken.
"Aslında lider gibi bir ana vokalimiz olsa fena olmazdı." demesiyle Huening'e döndüm.
"Grup içi görevlendirmeleri sonra yaparız Kai. Bence şuan en önemli olan bir ad bulmak." dedim ve geri kalanlardan onaylamalar kazandım.
"Vokal bulma işini ben halledeceğim hyung" dedi Huening ve yeni güncel sorunumuz olan ad bulma kısmına odaklandık.
✧𓂃 🎨🪄˖ ࣪ 𖡼
Kai anahtarla kapıyı açarken kapının yanındaki duvara yaslanmış onu bekliyordum. Çok yorulmuştum ve eve gittiğim gibi kendimi yatağa atacaktım.
Tabi bu düşüncem içeriye girdiğim gibi kapının kenarına koyduğum Kang'ın tuvalini görene kadardı. Çizimi haftanın sonuna kadar bitirmem gerekiyordu ve bu bile çıldırmam için bir sebepti. "Aghh" diyerek kendimi yatağıma attığımda Huening peşimden gelmiş ve gülerek tuvali odamdaki birkaç şövaleden birine yerleştirmişti. Gülerek bana baktığında tiksinircesine ona baktım ve ayağa kalkmadan ona seslendim.
"Buraya getir onu, yattığım yerden çizeceğim, çok yorgunum." dememle beni ikiletmemiş ve tuvali kucağıma vererek yanıma kurulmuştu. Sırtımı yatak başlığına yaslayıp Kai'yi göğsüme doğru çekerken yanımdaki komodinin üzerinden uygun bir kalem aldım. Telefonumdan çektiğim resmi açarken Kai'a seslendim. "Tut bunu." Bana sardığı kolunu hareket ettirdi ve telefonu tuttu. "Oha şu kaslara bak." telefonu kendine yaklaştırıp kırmızı saçlı herife bakarken bağırdı.
Göz devirdim ve konuştum."Düzgün tut şunu."
"Ama kabul et çok seksi değil mi?"
"Aksini iddia etmedim zaten" dememle daha fazla konuşmadı ve uzun bir süre bu sessizlik içerisinde kaldık. Hatta o kadar sessizdi ki bir an uyuduğunu bile düşündüm.
"Beomgyu hyung" diye mayışık ve yumuşak sesiyle bana seslendiğinde 'hm' diyerek ona döndüm. Ve saçlarını okşadım. Benden küçük olmasından dolayı mı yoksa bu kadar tatlı oluşundan mı bilemiyorum ama ister istemez onu korumaya çalışıyordum.
Derin ama hafif bir nefes aldığında bir yandan önümdeki Kang'ın tablosunu karalıyor diğer yandan konuşmasını bekliyordum.
"Şey bizim gruba katılmayı çok çook isteyen biri varmış ama bir görsen nasıl istiyor."
Gülümsedim ve konuştum "Kimmiş bu?" "Ama bir duysan sesini hyung, bu çocuğu hemen almalıyız gruba" böyle demesiyle daha da heyecanlanmış ve tekrardan sormuştum. "Kai-ya kimmiş bu çocuk, merak ettirmesene"
Kafasını birazcık göğsüme doğru gömdü ve cevap verdi.
"Kang Taehyun" dediği gibi bütün odağım Huening olmuş ona ciddi misin der gibi bakmıştım.
