İçeriğe geç

London Lisesi

Bölüm 3 · 3 dk okuma

London Lisesi

Bölüm 3

2.Bölüm

"Bazen her şeyi bırakıp,yeni bir sayfa açmak gerekir "

Hepinize keyifli okumalar~

-------

Yağmur yağmaya başlamıştı. Bilmem kaç saattir yoldayız ve beni aklım hâlâ yaşadığımız şehirde kalmıştı. Annem ve babam telefondan yol tarifine bakıyordu. Arex ve Alex ise tabletlerinden "Ninja Kablumbağları" açmış bağıra çağıra onu dinliyorlardı.

Konuşmak için Helena'yı aradım. Ama o hiçbir aramamı açmadı. Mesaj atmayı denedim bu sefer ise telefonunun kapalı olduğunu belirten "tek OK" işareti çıkmıştı. Onun için endişeleniyordum...

O açmayınca bende telefonumdaki eski mesajları karıştırmaya başladım. Ve onunla ilk mesajlaşmanızı buldum... Helena ile ilk mesajlaşmamızı...

[ ] Helena

+Şey,meraba. Bizim okula yeni başlamışsın.

[ ] Ben

-Meraba,evet sizin okula yeni başladım.

[ ] Helena

+Peki sevdin mi?

[ ] Ben

-İdare eder... Eskisindne pek bir farkı yok

[ ] Helena

+Kabul etmeliyim bende çok sevmiyorum

[ ] Ben

-Eee,bunu söylemek için mi yazdın?

-Hem numaramı kimden aldın?

[ ] Helena

+Numaranı bulmak için çevrem geniş diyelim

+Ve seninle arkadaş olmak istiyorum

[ ] Ben

-Genelde pek arkadaş canlısı değilimdir.

[ ] Helena

+Olsun ben yinede arkadaş olmak istiyorum.

[ ] Ben

-Daha beni tanımıyorsun bile.

[ ] Helena

+Arkadaş olmak için seni tanımama gerek yok.

+Sadece izin ver seni bu karanlıktan kurtarıyım.

[ ] Ben

- Ben karanlıkta daha mutluyum

[ ] Helena

+Ben yinede seninle arkadaş olmak istiyorum.

+Bence buna ikimizinde ihtiyacı var.

+Okulun yanındaki kafeye gitmek ister misin?

+Hav tam senlik:)

[ ] Ben

-Tamam çıkıyorum

Bu konuşmadan sonra onun dediği yerde buluşmuştuk. Ben siyah saçlarımı hızlıca toplamış üstümüde hiç değiştirmeden gelmiştim. O işe kahverengi saçlarını özenle taramış altına mavi saç boyası ile aynı renkte bir tayt ve üstüne beyaz bir kazak giymişti.

"Meraba Lora"

"Meraba Helena"

"Benimle çatıya çıkmak ister misin?"

"Bildiğimiz çatı mi?"

"Hee,ahanda bu kafenin çatısı"dedi ve sırıtarak elini uzattı. Mavi gözleri umutla parlıyordu.

"İyi o zaman"dedim. Elini tuttum.

Helena koşmaya başladı bende onun peşinden koştum. Hızla kafenin arka tarafındaki merdivenden yukarı çıktık...

Ve biz birlikte saatlerce yıldızları izledik...

O günü hatırlıyordum. Yedinci sınıfın ikinci haftasıydı. Büyükbabam vefat edince büyükannemin yanına taşınmıştık ve beni onun ortaokuluna yazıdırmışlardı. Tam 5 yıl öncesiydi...

Arabanın anı durulu ile telefonumu kapadım. Camdan dışarı baktığımda şehire geri döndüğümüzü farkettim.

Yoksa bunların hapis bir rüya mıydı?

Biz taşınmamışmıydık...

"Kızım"dedi annem nazik bir sesle."Hadi dışarı çıkalım"

Onun dediğini yaptım ve dışarı çıktım. Etraf siyah giyinen insanlarla doluydu. Âdeta bir cenaze havası vardı- Gerçektende bir cenaze vardı!

Helena, Helena o nerdeydi!

"Loracım"dedi babam kolunu omzuma atıp ardından devam etti." Helena'nın üstüne yıldırım düşmüş..."

Gözlerim büyüdü,nefesim daraldı,bacaklarım titremeye başladı. "O şimdi nerede?"

"Biz giderken yağmur yağıyordu ya...Helena da bir ağacın altındaymış. Biz çok üzgünüz-"

"Anne Helena nerede?!"

"Orada uyuyor..."dedi babam elini 5 metre ötede olan tabuta doğrulttu.

"Hayır...Hayır!"

Onun tabutuna doğru koştum. Ona sarıldım... Haykırdım... Ama bir türlü gözyaşı dökemedim... En yakın arkadaşımın arkasından bir türlü ağlıyamıyordum... Haykırıyordum ama yaş dökmüyordum...

~(bir hafta sonra)

Helena'nın ani vefatı yüzünden bir hafta daha bu şehirde kalmıştık. Garip olan şey ise bir zamanlar gitmemek için yalvardığım şehirden şuan bir an önce gitmek istiyordum... Artık burda kaldığım her dakika,her saniye benim için bir izdirap gibiydi...

Elinle sıkı sıkı boynundaki kolyeyi tutuyordum... O bana ondan kalan son şeydi... Siyah bir kelebek vardı, geçen doğum günümde bana o hediye etmişti...

Odama yaklaşan ayak sesi ile hızla kolyeyi tişörtümün altına sakladım. Ayak sesinin sahibi annemmiş...

"Lora artık buradan gitmeye hazır mısın?"

"Evet... Burda durduğum her saniye benim için çok şey... Immhh çok- zor...

"Anlıyorum... Biz babanla karara verdik yarın akşam yola çıkıcam senin içinde uygun mudur?"

"Hı hımm"

"Oradaki evimiz bundan daha büyük olucak ve kocaman bir odan olucak... Sonra okulun orasida şehrin en kıdemli öğretmenlerinin çalıştığı bir okul. Ve buradaki gibi sıradan bir devlet okulu değil bir özel okul! Bu kulağa çok hoş gelmiyor mu?"

"Şuanda mi? Malesef ki gelmiyor."

"Seni anlıyorum..."

"Biliyorum..."

"Ama bazen her şeyi arkamızda bırakıp yeni bir sayfa açmamız gerekir..."

"Bu nedne bu kadar... Bu kadar zor..."dedim. Ve anneme sarıldım. Ağlamaya başladım... Bir haftadır anlayamadığım kadar ağladım...

Bölüm sonu

8 yorum