İçeriğe geç

London Lisesi

Bölüm 5 · 6 dk okuma

London Lisesi

Bölüm 5

3.Bölüm

"Şehrimin aşık olduğum yağmurları benden en kıymetli şeyimi almıştı..."

~Keyifli okumalar~

If you ever find yourself stuck in the middle of the see

I'll sail the world to find you

İf you ever find yourself lost in the dark and you can't see

I'll be the light to guide you

We'll find out what we're made of

When we are called to help our friends in need

You can count on me like one,two,three

I'll be there

And I know I need it, I can count on you like four,three,two

And you'll be there

'Cause that's what friends are supposed

Bu Helena'nın en sevdiği şarkıydı. Her çıktığında bağıra çağrı bunu söylerdi... Çılgın gibi dans ederdi ve benide dans etmeye zorlardı... Sesi çok güzel değildi bunu o da biliyordu...Ben galiba onu çok özlüyordum... Ve galiba "galiba"dan daha çok özlüyordum...

Ve inanması zor bir gerçek ile yüzyüzeydim... Şehrimin aşık olduğum yağmurları benden en kıymetli şeyimi almıştı... Benden Helena'mı almıştı... Benden neşe kaynağımı,güneşimi almışlardı...

Bu yüzden onları asla affetmiycem...

Keşke şuan yanımda olsan be Helena... Sana çözümü yaslayıp burdaki kızları eleştirebilsek...

"Hey ben zaten burdayım Lora"

Evet bu Helena'nın sesiydi. Onun ölümünden peridir heryerde onun sesini duyuyordum... Onu görüyordum... Varlığını hissediyordum...

Sizce bu normal mi? Bence değil ama... Biz ne zaman normal olduk dimi?

"Evet burdasın ama değil gibisin Hel..."

"Kızım daha ne istiyorsun burdayım işte!"

"Bir gün sana beni deli edeceğini söylemiştim hatırlıyor musun?"

"Evet seni zorla çatıya çıkardığım gün... İlk günümüzde"

"Ve galiba bunu sonunda başardın!"

"Ne güzel işte artık tek değilim! İyi ki varım dimi kız!"

"İyi vardın-"

Ben Helena ile masum masum sohbet ederken arkamdan bir ses duydum.

"Hey, burda koridorun ortasında kiminle konuşuyorsun bakalım?"

Başımı sesin geldiği yöne çevirdim. Kızıl dalgalı saçları, Helena'ya benzeyen mavi gözleri ve 1.59 boylarında bir kızdı.

"Kimse. Kimse ile konuşmuyorum!"

"İyi kızma hemen şampiyon" dedi ve ellerini yeşil tulumunun cebine koydu. Sonra parmak uçlarında yükseldi ve gülümsedi." Adım Cherry! Senin adın ne?"

"Adım Lora"dedim." Okulunuz güzelmiş-"

"Aaa, sen yeni misin?! Yoksa bizim sınıfa gelen yeni kız sen misin?! Ve eğer bizim sınıfa geldiysen yeni smaçörümüzde sensin!! Ve ben senin bu okuldaki ilk arkadaşınım!!!"

"Smaçör kısmını bilmem ama diğerleri doğru galiba. 11-B desin dimi?"

"EVET"

"Enerjine hayran kaldım..."

"Kusura bakma ben ... Böyleyim işte yaa enejik neşeli filan... Herneyse müdür yardımcısı galiba seni arıyordu yanına gidelim mi?"

"Olur-"

Ben daha cevap bile veremeden Cherry isimli şahıs koluma yapıştığı gibi koşturmaya başladı. Tamam küçük bişeydi ama yeminle hızlıydı...

~

Onun sayesinde kısa sürede müdür yardımcısının odasına geldik.

Cherry heyecanla kapıyı çaldı.

"Gelin! Aa, kızlar hoş geldiniz."dedi müdür yardımcısı. Beyaz saçları ve kare camlı gözlüğü ile mistik bir müdür yardımcısıydı. "Sen Lora White olmalısın tanıştığıma sevindim. Zaten babanla konuşmuştuk derslerinde iyimişsin, bu bizim için çok iyi. Ayrıca voleybol da oynuyormuşsun o yüzden seni eksik olan sap kanat smaçörümüzün yerine aldık. Bundan haberin yok muydu?"

"Hayır efendim-"

"Artık var o zaman! Birazdan kaptanın Amy gelicek. İstersen koridora çıkalım olur mu? Bayan Callis ( Cherry'i bahsediyor) ders başlıycak siz sınıfınıza geçin."

"Bu bir seçenek mi yoksa direk emir mi?"

"Bu bir emirdir bayan Callis."

"Tamamdır efendim!"

Cherry çıkarken yanıma geldi ve bana sarıldı.

Sonra o sınıfına giderken, bizde müdür yardımcı ile kolidora çıktık. O esnada bize doğru 5 santimlik topuklusu ile koşan sarışın bir kız gördüm.

Kız bize dahada yaklaştığında gözlerinin yeşilliğini gördüm. Tüm vücut hatlarını belli eden, son derece kısa ve kolsuz lila elbisesi ile tüm viziğini belli ediyordu. Lanet olsun kız çok güzeldi!

Kız 32 (galiba o kadar vardı...) dişiyle gülümseyerek elini bana uzattı. Galiba beklediğimiz kişi bu kızdı...

"Meraba müdür hanım"dedi kız naif bir sesle.

"Meraba bayan Abel okulu gezdirmenizi istediğim kişi yanımda duran bayan White. İzninizle ben odama geçiyorum."dedi ve bizden kurtulmak ister gibi bir edayla odasına girdi. Onu gözüm hiç tutmamıştı!

"Şey, meraba ben Amy Abel! Okulun voleybol takımının kaptanı ve diğer smaçörüyüm. Aynı zamanda basketbol takımınında menejeriyim. Tanıştığıma sevindim"

Müdür yardımcısı ile konuşurken indirdiği elini tekrar kaldırdı.

"Bende Lora White tanıştığıma sevindim..."

"O zaman sana takımları tanıtıyım mi?"

"Olur aslında bu arada... Çok güzelsin."

Benim bu cümlem üzerine sırıtış gerçek bir gülümsemeye döndü ve bu gülümsemesi tüm yüzüne yayıldı.

"Teşekkür ederim Lora."

"Rica ederim."

"O zaman tanışmaya başlayalım mı?"dedi ve elini dolabın dibinde duran sarışın bir çifte çevirdi." Bak şunları görüyom mu? Kız olan Lia bizim takımda pasör çaprazı,erkek ise Mark o da basketbol takımında. İkisindende uzak dur!"

"Neden-"

"Çünkü... Şu Mark köpeği beni şu Lia taklitçi ile aldattı!.."

"Vay köpek!"

"Dimi! Herneyse ikisindende uzak düşmanı tavsiye ederim."dedi bir anlık olan sınırını sakinleştirerek. Sonra benim kulağıma yaklaştı." Şu erkolara güvenme! Hemde asla!"

"Hı hımm"

"Sonracıma bak şurada duran erkek sürüsünü görüyor musun?"dedi bu seferde elini koridorun sonunda duran erkek topluluğuna çevirdi." Bunlarda tüm basketbol takımı. Şurda en önce duran kişi Jacop... Imğğ kendisi erkek arkadaşım. İki gece önce kavga ettik... Herneyse şuradaki Antony, Sam,Leo, Kai,Eric, Mingi ve Niki. Aralarında 'ıyy bundan net uzak dur' diyeceğim yok ama dikkatli olaman gerekir. Böyle yakışıklı olduklarına bakma hepsi odundur. Anlaşıldı mı yavrum!" Ses tonu beni hafiften endişelendirmişti.

"Anlaşıldı öğretmenim!"

"Afferin sana"

"Aha bak şurada bizim takım var!"

Bu sefer onun önderliğinde kantinde oturan dört kişilik bir kız grubuna yakın başka bir masaya geldik.

"Bak şuradaki açık kumral saçlı olan kız Lexi takımın ne yufka yüreklisidir ve yedek pozisyonunda. Onun yanında duran kahverengi ve sarı (Bal küpü renginde) saçlı kız ise Joyce. Kendisine sakin sataşma yoksa seni valla çiğ çiğ yer! O da yedek ve Lexi 'nin en yakın arkadaşı.

Sonra şuradaki hafif çekik gözlü kız ise takımın menejeri Mingi. Şurada olaydan bağımsız gibi kulaklık takan güzellik ise Katie. Kendisi benim en yakın arkadaşım ve pasör çaprazı. Son olarak sırada uyuyan varlık ise kuzenim Angelia"

"Bu kadar mı?"

"Yani sen masada başka bir insan görmüyorsan bu kadar."

"Eee şimdi?"

"Şimdisi ne sınıfa gitsene!"

"Bu arada müdür yardımcısı hanım Cherry' e dersin başlıycağını ve sınıfa gitmesini söylemişti hâlâ çalmadı bu zil-"

"Sen Cherry ile tanıştın mi? Küçük sevgi pıtırcığı... Ve bu 'zile az kaldı sınıfına geç' beyaz yalanı müdür yardımcısının başından savmak için söylediği mistik bri yalandır. Anlıycaksın bizden kurtulmak için yer arıyor"

"O zaman ben sınıfa gidiyorum."

"Tamam yarın antreman okul çıkışında. Bu arada kızlarla senin gelişini kutlamak için bir hafta sonraya bir parti ayarladık. Haberin olsun ve gelirken vişneli sodanı unutma."

"Vişneli soda?"

"Alkol kalp sağlığına ne kadar zararlı haberin var mı senin?! Bizde onun yerine vişneli soda içiyoruz. Ben buldum!"

"Sorgulamayacağım parti içinde sonra konuşuruz ben gidiyorum!

"İyi git be! Kendine iyi bak bu arada"

~

Amy ile olan sohbetimden sonra sınıfıma girdim. Tabi benimle birilikte Helena ilede sınıfa girmişti... İyi ki yanım boştu bu sayede yanıma rahatlıkla oturabildi.

Cherry ile aynı sınıftaydık. Başta beni yanına çağırmak istedi ama yani dolu olduğu için beni yanına getiremedi...

Herneyse okulumu sevdim gibi insanlarda fena sayılmazdı...

------

Umarım bölümü beğenmişsinizdir? Ve umarım voleybol ve basketbol takımında savmışsınızdır. Basketbolu çok sevmesenize okur skndkdldddjkr

Kendinize iyi bakın♡

Öpüldünüz♡

Bölüm sonu

6 yorum