Ve işte o gece, Nihat ilk kez duygularından kaçmayı bıraktı.
Ertesi sabah okula geldiğinde kendini farklı hissediyordu.
Asena'yı görünce içinin kıpır kıpır olduğunu artık inkâr etmiyordu.
Koridorda onu gördüğünde istemsizce gülümsedi.
Asena da ona gülümsedi.
Bu küçücük an bile bütün gününü güzelleştirmeye yetmişti.
Öğle arasında Arya heyecanla sınıfa girdi.
"Toplantı!"
Defne kaşını kaldırdı.
"Ne toplantısı?"
"Asena'nın doğum günü yaklaşıyor."
Asena şaşırdı.
"Daha zaman var."
"Umurumda değil."
Arya ellerini masaya vurdu.
"Kusursuz bir kutlama yapacağız."
Bir dakika sonra Defne, Ada, Kaan, Eren ve Nihat da plana dahil olmuştu.
Herkes fikir söylüyordu.
Kaan pasta istiyordu.
Defne süsleme yapmak istiyordu.
Arya her şeyi organize etmeye çalışıyordu.
Ama Nihat sessizdi.
Çünkü onun aklında başka bir plan vardı.
Asena için özel bir şey yapmak istiyordu.
Diğerlerinden farklı bir şey.
Sadece ona ait bir şey.
O akşam eve gittiğinde masasının başına oturdu.
Boş bir kâğıt çıkardı.
Dakikalarca düşündü.
Sonra yazmaya başladı.
İlk başta birkaç kelimeydi.
Sonra cümlelere dönüştü.
Sonunda sayfa dolmuştu.
Bu bir mektuptu.
Asena için yazdığı ilk mektup.
Ama onu verip veremeyeceğinden emin değildi.
Çünkü kâğıtta yazan her şey kalbinde sakladığı duygulardı.
Ve birisi okuduğu anda artık sır olarak kalmayacaktı...