Üniversite başladığında her şey ilk başta çok büyük ve karışık gelmişti.
Koridorlar kalabalıktı, insanlar sürekli bir yerlere yetişiyordu ve kimse kimseyi beklemiyordu.
Asena bunu ilk gün fark etmişti: burada hayat kimseye “dur” demiyordu.
Nihat da aynı şekilde yoğunlaşmıştı.
Sabah dersleri, öğleden sonra projeler, akşamları grup çalışmaları…
Bir gün Asena kütüphanede otururken telefonunu kontrol etti ama ekrana uzun süre bakamadı. Gözleri yorgundu.
Sonunda mesaj yazdı:
“Bugün konuşamayabilirim, çok yoğunum.”
Bir süre sonra Nihat cevap verdi:
“Tamam.”
Sadece bu.
Asena o mesajı okudu ama içinde tuhaf bir boşluk hissetti.
“Tamam” normalde kötü bir şey değildi.
Ama o gün sanki daha soğuktu.
Daha uzak.
Ama ikisi de bunun farkına varmadı.