O gün okul çıkışında Nil'in aklında tek bir soru vardı.
"Ayaz neden bu kadar korkmuştu?"
Eve gitti ama siyah kutudan çıkan notu bir türlü unutamadı.
Gece saat 22.45...
Telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.
> "Gerçeği öğrenmek istiyorsan eski spor salonuna gel. Bu son şansın."
Nil uzun süre ekrana baktı.
Ayaz'ın sözleri aklına geldi.
"Gitmeyeceksin."
Ama merakı korkusundan ağır bastı.
Sessizce evden çıktı.
---
Saat tam 23.00'tü.
Eski spor salonunun kapısı aralıktı.
Nil yavaşça içeri girdi.
Salon karanlıktı.
Tavan lambaları ara sıra yanıp sönüyordu.
Birden arkasından kapı kapandı.
GÜM!
Nil korkuyla döndü.
"Kim var?"
Sessizlik...
Tam ilerleyeceği sırada karşısına siyah kapüşonlu biri çıktı.
Yüzü görünmüyordu.
Kapüşonlu kişi eline eski bir fotoğraf bıraktı.
Fotoğrafta yıllar önce çekilmiş bir okul sınıfı vardı.
Fotoğrafın en arkasında genç bir Ayaz duruyordu.
Yanında ise tanımadığı küçük bir kız...
Nil fotoğrafa dikkatlice bakarken kapüşonlu kişi fısıldadı.
"Gerçek sandığından daha karanlık..."
Tam o anda...
Salonun camı büyük bir gürültüyle kırıldı.
ÇAAT!
Ayaz içeri atladı.
"Nil! Eğil!"
Kapüşonlu kişi hızla kaçmaya başladı.
Ayaz peşinden koştu.
Ancak kapüşonlu kişi arka kapıdan dışarı çıkıp karanlıkta kayboldu.
Ayaz sinirle yumruğunu sıktı.
Nil ise hâlâ elindeki fotoğrafa bakıyordu.
"Ayaz..."
"Bu fotoğraftaki kız kim?"
Ayaz'ın yüzü bir anda soldu.
Gözlerini fotoğraftan kaçırdı.
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonunda kısık bir sesle konuştu.
"...Kız kardeşim."