Ertesi sabah...
Nil, okulun kapısından içeri girerken derin bir nefes aldı.
"Bugün daha iyi geçecek." diye düşündü.
Fakat daha ilk derste öğretmen sınıfa girdiğinde herkes sessizleşti.
"Bugün eşli proje yapacağız."
Sınıfta uğultular yükseldi.
Öğretmen elindeki listeye baktı.
"Nil ve... Ayaz."
Nil'in gözleri büyüdü.
"Şaka olmalı..."
Ayaz ise hiç tepki vermedi.
Sadece soğuk gözlerle Nil'e baktı.
---
Ders bitince öğretmen ikisini okul kütüphanesine gönderdi.
Kütüphanede derin bir sessizlik vardı.
Nil defterini açtı.
"Projeye nereden başlayalım?"
Ayaz cevap vermedi.
"Benimle konuşmayacak mısın?"
Ayaz sonunda başını kaldırdı.
"Sana tek bir tavsiye."
"Nedir?"
"Benden uzak dur."
Nil sinirlenmeye başladı.
"Sürekli aynı şeyi söylüyorsun! Sana ne yaptım ben?"
Ayaz'ın bakışları bir an değişti.
Sanki bir şey söylemek istiyordu.
Ama tam o sırada telefonu titredi.
Ekrana baktı.
Yüzü bir anda ciddileşti.
Telefonu cebine koyup ayağa kalktı.
"İşim çıktı."
Ve hiçbir şey söylemeden kütüphaneden çıktı.
---
Merakına yenilen Nil, Ayaz'ı uzaktan takip etti.
Ayaz okulun kullanılmayan eski koridoruna girdi.
Nil de sessizce arkasından ilerledi.
Koridor karanlıktı.
Duvarlardaki lambaların çoğu yanmıyordu.
Koridorun sonunda siyah takım elbiseli üç kişi bekliyordu.
Ayaz onların yanına gitti.
İçlerinden biri sert bir sesle konuştu.
"Patron seni bekliyor."
Nil bunu duyunca nefesi kesildi.
"Patron mu?"
Tam biraz daha yaklaşacakken...
Eski tahta zeminden bir gıcırtı sesi yükseldi.
Gıcırtt...
Üç adam aynı anda arkalarını döndü.
"Kim var orada?"
Nil panikle en yakın sınıfa girip kapının arkasına saklandı.
Kalbi hızla atıyordu.
Ayak sesleri yaklaşıyordu.
Kapının kolu yavaşça aşağı indi...