Zil çaldı.
Öğrenciler sınıftan çıkarken Nil de koridora yöneldi. Yeni okulunda kimseyi tanımıyordu. Etrafına bakınarak kantini aramaya başladı.
Tam o sırada omzuna sert bir darbe aldı.
Elindeki su şişesi yere düştü.
Karşısında Ayaz vardı.
Ayaz, soğuk bir sesle konuştu.
"Yolumdan çekil."
Nil kaşlarını çattı.
"Sen çarptın."
Ayaz alaycı bir gülümsemeyle eğilip su şişesini aldı.
Nil, "Teşekkür..." diyecekken...
Ayaz şişeyi çöp kutusuna attı.
Koridordaki öğrenciler sessizce olanları izliyordu.
Ayaz tek kelime söyledi.
"Çöp."
Sonra arkasını dönüp uzaklaştı.
Nil şaşkınlıkla çöp kutusuna baktı.
"Bu çocuk benimle niye uğraşıyor?" diye düşündü.
---
Öğle arasında Nil kantinde tek başına otururken bir kız yanına geldi.
"Merhaba, ben Ece."
Nil gülümsedi.
"Ben de Nil."
Ece etrafına bakınıp sesini alçalttı.
"Sana bir tavsiye vereceğim."
"Nedir?"
"Ayaz'dan uzak dur."
"Neden?"
"Kimse bilmiyor ama okuldaki herkes ondan korkuyor."
"Geçen yıl bir çocuk onunla kavga etti."
"Ertesi gün okuldan ayrıldı."
Nil'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Gerçekten mi?"
Ece omuz silkti.
"Herkes böyle söylüyor."
---
Ders çıkışında Nil çantasını alıp okuldan ayrılmak üzereydi.
Bahçeden geçerken okulun arka tarafında siyah takım elbiseli iki adam gördü.
Adamlar Ayaz'la konuşuyordu.
Ayaz'ın yüzü her zamankinden daha ciddiydi.
Adam içlerinden biri cebinden siyah bir zarf çıkarıp Ayaz'a uzattı.
Nil bunu uzaktan görünce meraklandı.
"Bunlar kim?"
Tam biraz daha yaklaşacakken biri omzuna dokundu.
Arkasını döndü.
Ece korkuyla fısıldadı.
"Bakma..."
"Onları gören başını belaya sokar."
Nil tekrar dönüp baktığında siyah araç çoktan okuldan uzaklaşmıştı.
Ayaz ise bahçede tek başına durmuş, gözlerini hiç ayırmadan Nil'i izliyordu.
Nil'in içine açıklayamadığı bir ürperti çöktü.
O an henüz bilmiyordu...
Okulun gerçek cehennemi daha yeni başlamıştı.