Nil, Elif'in sözlerinden sonra birkaç saniye konuşamadı.
"Yani... beni bu okula onlar mı getirdi?"
Elif başını salladı.
"Evet."
Ayaz hemen araya girdi.
"Kim?"
Elif gözlerini Ayaz'a çevirdi.
"Murat değil."
Ayaz'ın kaşları çatıldı.
"Kim o zaman?"
Elif cevap vermeden önce etrafına baktı.
"Okulun içinden biri."
Nil'in aklına Kemal Hoca geldi.
"Kemal Hoca mı?"
Elif şaşırdı.
"Onu biliyor musunuz?"
Ayaz'ın yüzü sertleşti.
"Onun Murat'la çalıştığını öğrendik."
Elif başını salladı.
"Doğru. Ama o sadece emirleri uyguluyor."
"Emirleri kim veriyor?" diye sordu Nil.
Elif birkaç saniye sustu.
Sonra çok düşük bir sesle konuştu:
"Müdür."
Ayaz'ın gözleri büyüdü.
"Ne?"
"Üç yıl önce de o vardı."
"Elif'i ortadan kaldıran da o."
Ayaz yumruklarını sıktı.
"Onu bulacağım."
Elif hemen başını salladı.
"Hayır. Tek başına yapamazsın."
Nil araya girdi.
"Son kapının arkasında ne var?"
Elif cebindeki anahtarı gösterdi.
"Her şeyin kanıtı."
---
Ertesi sabah üçü okulda buluştu.
Ece de onlara katıldı.
Ayaz şaşkınlıkla baktı.
"Sen neden geldin?"
Ece çantasından eski bir dosya çıkardı.
"Çünkü benim de sakladığım bir şey var."
Dosyayı açtı.
İçinden eski bir okul planı çıktı.
Bodrum katının altında başka bir bölüm daha işaretlenmişti.
GİZLİ ARŞİV
Nil planı inceledi.
"Bu bölüm okul krokisinde yok."
Ece başını salladı.
"Çünkü resmi kayıtlarda bulunmuyor."
Ayaz anahtarı aldı.
"Bugün gidiyoruz."
Elif hemen karşı çıktı.
"Hayır. Önce hazırlanmamız gerekiyor."
Tam o sırada okulun hoparlörlerinden müdürün sesi duyuldu.
"Nil, Ayaz, Elif ve Ece..."
Dördü de dondu.
"Müdür yardımcısının odasına gelin."
Nil fısıldadı:
"Bizi biliyor."
Ayaz kapıya doğru baktı.
"Artık geri dönüş yok."
---
Dördü koridorda ilerlerken müdür yardımcısının odasının kapısı kendiliğinden açıldı.
İçerisi boştu.
Masanın üzerinde dört zarf duruyordu.
Her birinin üzerinde bir isim vardı.
NİL
AYAZ
ELİF
ECE
Ayaz zarfını açtı.
İçinden tek bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta dört arkadaşın okul koridorunda yürüdüğü görülüyordu.
Fotoğrafın altında ise şu yazıyordu:
"Oyunun son perdesine hoş geldiniz."