Ayaz birkaç saniye boyunca olduğu yerde kaldı.
Üç yıldır yalnızca fotoğraflarda gördüğü kız şimdi karşısındaydı.
"Elif..."
Elif gözyaşlarını silmeye çalıştı.
"Ağabey..."
Ayaz ona doğru bir adım attı.
Tam yaklaşacakken Murat araya girdi.
"Bu kadar duygusal an yeter."
Ayaz'ın bakışları sertleşti.
"Onu neden sakladın?"
Murat sakinliğini bozmadı.
"Çünkü Elif bazı şeyleri öğrendi."
"Ne öğrendi?"
Murat cevap vermek yerine Elif'e baktı.
"Anlatmak ister misin?"
Elif başını iki yana salladı.
"Hayır."
Ayaz, Elif'in önüne geçti.
"Artık yalnız değilsin."
Murat hafifçe gülümsedi.
"Yanılıyorsun."
Bir anda istasyonun ışıkları söndü.
Karanlıkta birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı.
Sonra uzaktan bir telefon sesi duyuldu.
Dırrr...
Işıklar yeniden yandığında Murat ve adamları ortadan kaybolmuştu.
---
Elif hızla Ayaz'ın yanına geldi.
"Buradan gitmeliyiz."
Ayaz şaşkınlıkla sordu:
"Nereye?"
"Okula."
Nil kaşlarını çattı.
"Okula mı?"
Elif başını salladı.
"Her şey orada başladı."
Ayaz'ın yüzü ciddileşti.
"Ne oldu üç yıl önce?"
Elif bir süre sustu.
Sonra cebinden eski bir anahtar çıkardı.
"Bu anahtar, okulun bodrumundaki son kapıyı açıyor."
Nil anahtara baktı.
"Son kapı?"
Elif'in sesi kısıldı.
"Elif'in kaybolduğu gece açılan kapı."
Ayaz'ın yüzü gerildi.
"Sen o kapının arkasında ne olduğunu biliyor musun?"
Elif gözlerini yere indirdi.
"Evet."
"Ne var?"
Elif cevap vermeden önce Nil'e baktı.
"Nil'in neden bu okula getirildiğini."
Nil'in yüzü bembeyaz oldu.
"Benim mi?"
Elif başını salladı.
"Sen bu hikâyeye tesadüfen girmedin."
Ayaz şaşkınlıkla Nil'e baktı.
Elif son cümlesini söyledi:
"Seni bu okula özellikle getirdiler."
Nil'in zihninde bütün parçalar birleşmeye başladı.
Okuldan önce takip edilmesi...
Dosyası...
Fotoğrafları...
Ve ilk günden beri Ayaz'ın ona uzak durmasını istemesi...
Hiçbiri tesadüf değildi.