İçeriğe geç

Lise Maceramı Anlatıyorum

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Lise Maceramı Anlatıyorum

Bölüm 5

5. Bölüm

O gün kolum alçılı bir şekilde hastaneden ayrıldım. 1 Aylık rapor aldım ve eve gittik. Aileme eve girer girmez bu olay hakkında lütfen hiçbir şey konuşmayalım dedim. Okul meselesini de annem hiç belli etmedi. Odama çıktım, Facebook'a girdim. Duvarımda, nasılsın diye paylaşım yapanları gördüm. Hiçbirine cevap vermedim. Facebook hesabımı dondurdum. O sıra annem geldi. Haftaya pazartesi günü okul işlerini ben hallederim, dedi. Anne telefonunu getirir misin, dedim. Telefonu getirdi ve annem yanımdan ayrıldı. Halil'i aradım. Daha, "Alo Halil..." der demez bir şey söylememe izin vermeden, "Nasılsın?" dedi. Halil'in sesi benim iyi olduğumu duyunca sevinmiş olduğunu belli ediyordu. "İyiyim fakat kolum kırıldı. Bu arada hastaneye getirdiğin için sağol." dedim. Paso için öğrenci belgesi almak gerekiyordu. Halil de bunun için müdür yardımcısı odasına gitmiş. "İşim biraz uzun sürdü yoksa sana bunları yapanları farkedip 2-3 tanede olsa yumruk atardım." dedi. Öğrenci belgesini aldıktan sonra okul girişinde benim yerde durduğumu görünce hemen yanıma gelmiş. Bizim okula taksi durağı çok yakın olduğundan gitmiş çağırmış taksiyi. Taksiciyle beraber beni arabaya taşımışlar. Sonra hastaneye getirmişler. Hastaneden de bir şekilde anneme ve babama ulaşmışlar."Fatih var ya yanında kalacaktım da annen çok ısrar etti. bir de geç olmuştu gitmek zorunda kaldım kusura bakma." dedi. "Halil çok sağol, bu iyiliğini hiç unutmucam dostum. Şimdi kapatmam lazım, kendine iyi bak." dedim. O da "Tekrar geçmiş olsun." deyip telefonu kapattı.

1 HAFTA SONRA

Kolumun ağrısı geçen haftaya göre azalmış fakat inanılmaz derecede kaşınıyordu . Ben de klavyeyi kullanamadığımdan Youtube'a falan giriyor ya da televizyon seyrediyordum. Akşam oldu, annem odama geldi. "Oğlum hiçbir okul seni kabul etmiyor. Ne yaptıysan hiçbir okul seni almıyor. Maalesef bundan böyle açık liseden okumaya devam edeceksin" dedi. Gözümdeki öfke 2 kat arttı. Lise hayatım bitmişti. Artık hem çalışıp hem okuyacaktım. Öyle boş boş evde asosyal şekilde oturamazdım.

1 AY SONRA

Kolumdaki ağrı tamamen geçmiş, alçının kapattığı yeri kaşıma problemini ise geçen zamanda oraya kalem sokarak geçiştirmeye çalışmıştım. Hastaneye annemle gidip alçımı çıkarttırdım. Eve geldik. Artık babama akşam olunca okuldan atıldığımı ve açık liseden okuyacağımı anlatmam gerekiyordu. Akşam oldu, babam geldi. Annem durumu anlattı. Babam fazla bir şey demedi hatta durumu çoktandır bildiğini söyledi. İntikam planımı kolum azda olsa ağrıyor olsa bile başlatmam gerekiyordu. Ama tam olarak nasıl yapacağımı bilmiyordum. Halil'in farkında olmadığı halde söylediği muhteşem planı devreye sokmaya karar verdim...

Geçen 1 ay içerisinde dışarı hiç çıkmamıştım. Ağzımda oluşan yara izleri ve burnumdaki şişlikler geçmişti. 1 Ay içerisinde Halil her hafta durumumu merak ettiğinden arardı. Bu sefer ben arayayım, dedim. Telefonum olmadığından annemin telefonundan aramak zorundaydım. Halil'i aradım. İyi olduğumu, 1 ay önce yaptığını asla unutmayacağımı söyledim. "Fatih bir daha bunu söylersen arkadaşlığımız biter. Ben orada yapılması gerekeni yaptım. Benim yerimde olsaydın sen de aynı şeyi yapardın." dedi. Ben, bana bunları yapanlardan intikam almak için açıklarını yakalamak istiyordum. Halil'e okulda durumlar nasıl diye sordum. "Elif bıraktığın gibi aynı fahişeliğini devam ettiriyor. Erkeklerle sarmaş dolaş." dedi. Benim ilk hedefim müdür olduğu için onunla ilgili bir şey demesini bekliyordum. "Ha Fatih bir de okulda şöyle bir söylenti var. Müdür ile hani şu Esma Hoca var ya ingilizceci, aşk yaşıyorlarmış hatta öpüştüklerini gören bile varmış." dedi. O anda aklıma geldi, o plan."Halil müdürün odasında kamera var mı?" dedim."Var galiba da, niye?" diye sordu."Boşver niye olduğunu. Şimdi ben senden şunu istiyorum. Yarın müdürün odasına git kamera var mı bir tekrar kontrol et. bir de en önemlisi müdürü ve Esma Hoca'yı bir takip et bakalım müdürün odasında buluşacaklarmı. Eğer buluşurlarsa, saat kaçta, tam saati lazım bana, niye olduğunu sorma." dedim. "İntikam alacan değil mi? O şerefsiz için değer mi?" dedi."Kaybedecek hiçbir şeyim yok sen dediklerimi yapıcak mısın ?" dedim."Senden vallahi korkulur ama yapıcam." dedi.

1 GÜN SONRA

Akşama doğru Halil'in aramasını heyecanla bekliyordum ve telefon çaldı. Hemen baktım telefona ve evet arayan Halil'di. Direk konuya girdi. "Evet kamera var odasında. Bu arada müdür ile Esma hoca buluştu. Söylediğini yaptım. Saat tam 12:40'dı. Her teneffüs odasını gözetledim. Bir şey kaçırırım diye öğle teneffüsünde yemek bile yemedim." dedi. "Çok sağol Halil ama son bir isteğim var senden. Bugün ki takip etme işini 2 gün daha yapmanı istiyorum. Bakalım her gün o saatlerdemi geliyor. Belki de Esma hoca bir sorun için gelmişti." dedim. "Fatih tamam ama bu son olsun." deyip telefonu kapattı.

2 GÜN SONRA

Akşam saatlerinde yine Halil aradı. "Evet o saatlerde buluşuyorlar, sanırım söylentiler doğru." dedi. "Yaptığın her şey için saol Halil." deyip telefonu kapattım. Yarın büyük bir macera beni bekliyordu. Çünkü orada ne olacaksa, müdürün odasına girip sesleri duymak istiyordum.

Yarın sabahleyin erkenden kalkıp kahvaltımı yaptım. Üstümü giyip dışarı çıktım. Biraz etrafı gezip 1 ay içinde neler değişmiş onun kontrolunü sağladım. Öğle vakti daha doğrusu Halil'in söylediği saat gelmek üzereydi. Okula doğru yaklaştım. Açıkcası ufakta olsa heyecanlanmıştım. Birileri beni görebilir diye önce arka demirliklerden bahçeye girdim. Daha sonra arka kapıdan okulun içine girdim. Sivil üstle geldiğim için dikkat çekiyordum. Merdivenlerden yavaş yavaş çıktım. Müdürün odasının bulunduğu kat sessizdi çünkü daha öğle teneffüsü zili çalmamış, haliyle kimse ortalıkta yoktu. Müdür odasına en yakın tuvalet, kadın öğretmenler tuvaletiydi. O tuvalete girdim. Zilin çalmasını beklerken tuvaletin dışından bir topuklu ayakkabı sesi duydum. Belli etmeden kimin geldiğini baktım. Gelen Esma Hoca'ymış. Hemen bir tuvalet kabinine girip saklandım. Kadın şarkı söylemeye başladı. Bir ara yere bir şey düşürdü. Kabindeyken aşağıya doğru hafifçe eğilip baktım, makyaj malzemesiydi. Bizim şerefsiz müdüre güzel görünmek için makyaj yapıyordu. Esma Hoca tuvaletten çıktı. Ben de kabinden çıkıp etrafı kolaçan ettim. Müdürün odasına iki kez tıklattım. Ses gelmeyince kapıyı açtım. Tam istedigim gibi içeride kimse yoktu. Dolaba rahatça sığdım çünkü içinde fazla eşya bulunmuyordu. Beklemeye başladım. 20-25 dakika beklemeden sonra içeriye biri girdi. Sanırım bu müdürdü. 10 dakika sonra biri daha girdi, sanırım bu da Esma Hoca'ydı. Dolapta ne konuştuklarını dinlemeye çalışırken şöyle bir cümle duydum : "Hocam not işini nasıl ayarlıcaz?"

Kezban sesine benziyordu bu ses. Esma Hoca'nın sesi değişmişti herhalde. Ardından müdür soyun falan bir şeyler söyledi tam duyamadım orayı. Ardından net duyabildiğim, cinsel ilişki içerikli sesler duymaya başladım. Sanırım işe başlamışlardı. Müdür ile Esma Hoca arasında söylenenler doğruydu. Kapıyı da kilitlememişlerdi. Açıkçası büyük cesaretti. Sadece şu an yaptıklarına kilitlendikleri için sanırım kafa uçmuştu. Ben de artık onları o vaziyette yakalamak için dolaptan çıkmaya karar verdim. Hızlıca dolabın kapısını açtım, bunlar kucak kucağa idi. Ama oha diyeceğim bir şey olmuştu. Bu Esma Hoca değildi, bu Elif'ti…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.