İçeriğe geç

Lise hayatı

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Lise hayatı

Bölüm 4

Lisenin lise gibi hissettirdiği anlar

Fake hesabımdan bana gelen mesajlara görüldü atıyordum.Sadece Beyzaya cevap veriyordum. Bana Nil

deyip duruyor hayır diyorum anlamıyor. Tutturmuş Nil diye bu kıza olan garezi niye hiç anlamıyorum. Günahe

Nil. Olayı daha uzasın diye sabah tekrar okula erken gidip bu sefer herkese mektup hazırladım. Beyza yine

Nil diye tutturunca Nil " bence sensin çünkü hayran bizim sınıfta olduğunu söylüyor ve herkese mektup yani

hayran kendinede yazıyor ve sen sürekli beni suçladığına göre hayran sensin" dedi. Bu sefer Nil Beyzadir

hayran diye tutturdu. Olay ikisi sayesinde büyüdü. Diğerleri artık takmıyor ama ikisinde hayranın kim

olduğunu bulmaya yemin bile ettiler.Çok eğlenceli bazen tenefüslerde tartisiyorlardi ve tarismalarını izlemek

çok eğlenceliydi.Bu olayın hiç bu kadar uzayacagini düşünmemiştim. Beyza sağ olsun olayı uzattı. Sanki bu

anı bekliyormuş gibi. Neyse bu benim işime yaradı nasıl olsa.Lise deyince akla ilk olarak derslerin zorluğu

geliyor. Dersler yoğunluğu ve zorluğu belli etmeye başlıyordu. LGS den tam çıktığım bile söylenemezdi ve

konular çok fazlaydı. Matematikte sayı yoktu!! Matematikte nasıl sayı olmazdı ya. p v p = p bu işlemin bize

hayatımıza ne katkısı olacak diye çok merak ediyorum. Neden matematik bu kadar saçma of ya. Biyoloji de 3

ünite var diye sevinmiştim. Tabi o 3 ünite 6 ünite gibi hissettiriyor. Edebiyattan gerçekten çok sıkıcı sadece ezber bu ne ya of

Türkçeyi seviyordum ama edebiyat hayır ! İngilizce denemelerde çıkmıyordu. Bu en şaşırdığım şeydi nasıl yoktu. İngilizceyi severim anlamasam bile soruları çözebiliyordum. Çok şey

öğreniyordum. Okulun ilk denemesinde rezil oldum. Hoca kitapçıkları dağıttıktan sonra ara ne zaman

olacak? Diye sordum. Ne bileyim ben lise de ara olmadığını aaa Hocalar çok hızlı konuları bitirmeye

çalışıyorlar . ödevler ve ödevler... Artık eve gelince 4 saat ders çalışıyordum. Düzenli olarak ödev olmazsa

bile ders çalışıyordum. Çünkü konular fazlaydı sonra üzerime çökmelerini istemiyordum. Günüm genel

olarak erken kalkıp okula gidiyordum. Ara derslerin hocaları ödev verince okulda eğer vermediyseler kitap

okuyordum yada bizimkiler takılıyordum. Merve, Yıldız ve Gece dördümüz yakın arkadaş olmuştuk bile.

Tenefüslerde beraber takılıyor, öğlen araları yemeklerimizi paylaştırıyorduk. Midemizi bozacak tarifler

deniyorduk.Bence çok eğlenceliydi. Okuldan sonra yemek hazırlayıp yemek yiyordum. Mola verdikten sonra

derse geçiyordum. Ders çalışmayı romantize etmek için kokulu mum yakıp, kahvemle ders çalışıyordum.

Bakım yapmayı sevdiğim için yüzümde maskeyle bile ders çalışıyordum. Hoşuma gidiyordu. Saat 9da

derslerim bitiyordu. Sonra kitap okuyordum, dizi izliyordum, yeni öğrendiğim tatlıları deniyordum, evi toplayıp

temizliyorum,kahvemi yapıp bolkana çıkıp donana kadar yıldızları izliyordum, flüt öğrenmeye ayırıyordum vb.

Tabi bunları bir gecede yapmıyordum. O gün canım hangisini istiyorsa onu yapıyordum. Kendimi sosyal

medyaya bırakmıyordum. Onun yerine yeni şeyler yapmayı seviyorum. Kendimi geliştirmeye çalışıyordum.

Kendime zaman ayırmayı zaten seviyordum. Annem her zaman ki gibi iste oluyordu evde olduğunda yorgun

olduğu için uyuyordu. Annemle böyle olmak istemiyordum ama yapabileceğim bişey yoktu. O işte çalışıyordu

para kazanması ve bizi gecindirmesi gerekiyordu. Onu suçlamıyorum ama bazen düşünüyorum babam

gitmeseydi hayatım nasıl olurdu. Babamı hatırlamıyorum iyi birimiydi, beni seviyor muydu, neleri sever

nelerden nefret eder, ne iş yapıyor, nerede kalıyor, bir ailesi var mı,babannem var mı, peki ya kuzenlerim?

Aklımda milyonlarca soru vardı onun hakkında. Acaba bir gün onunla karşılaşır mıyım? Bunları düşünmeyi

bırakmam gerek pek mümkün olmasa da.Doğum günüme az kaldı 5 gün sonra doğum günüm 6 Ekim.

Annem doğum günüm için 1 hafta izin isteyecekti. O bir haftayı sabırsızlıkla bekliyorum. Annemle vakit

geçirmeyi çok özledim. Harika bir doğum günü olacaktı. İnşallah. Sabah geç uyandigim için servisi

kaçırmıştım. Bu yüzden minibüse binicektim. Markete girip kendime poğaça aldım. Az kalsın minibüse de

kaçırıyordum. Okula geç kalmıştım ama zaten ders boştu. Mutluluktan sırıtıyordum. Bizimkilerin yanına

gittim. Bişey hakkında konuşuyorlardı. Dedikodu!! Hemen olaya dahil edildim. Erkekler okulunda silahlı

kavga olmuş. 12 erkek bir erkeğe saldırmış. Erkek kendini savunmak için silahını çıkarmış ve sıkayım derken

kavga yüzünden sıkmış. Şuan yoğun bakimdaymis. Evet 1 )12 kişi 1 kişiye saldırmak ne ya. Eğer aranız

kötüyse adam gibi ikiniz kavga edersiniz 12 kişi ne ya 2) okulda silahın ne işi var. Kimsemi o silahı görmemiş

yani silah getirme amacı ney. Erkekleri hiç anlamıyorum. Yani değer miydi. Saçma sapan şeyler. Bu kötü

dedikoduyu sona erdirip doğum günümü ilan ettirdim. Doğum günümü kutlayıp parti olup olmayacağını

sordular. Davetiyelerimi unutmuştum. Unuttum yarın size davetiyeleri veririm dedim. Nasıl unuturum

kendime inanamıyorum. Annemlede konusmamistim. Bugün ilk isim partimi ayarlamakti.okul her zaman ki

gibi geçtikten sonra okul çıkışı. Erkek okuluna baktım. Okul boşalmıştı. Bu okuldakilerin hala nasıl

yaşadıklarını sorgulayıp servise bindim. Eve vardığımda hemen annemi aradım. Açmıyordu. Müsait değildi.

Üzerimi değiştirip çantamı hazırladım. Annem geri aradı. Ona doğum günü partisi yapıp yapamayacağını ve

arkadaşlarimi davet edip etmeyeceğimi sordum. Doğum günümü tamamamiyla bana bırakmıştı. Ne

istiyorsam onu yapacaktım. Derslerim bittikten sonra doğum günümü planlamaya ve davet kartlarımı

hazırlamaya başladım. Anneannem ve dedemide doğum günüm için aradım. Mutlaka geleceklerini

söylediler. Hatta partiyi onların ayarlayacaklarini söylediler. Ben kendim yapmak istiyordum ama ısrar ettiler.

Kimi istiyorsam davet etmemi söylediler. Evet şimdi 4 gün sonraki doğum günüm için herşey hazır diye

düşündüm. İyiki doğmuşum. Kendimi çok seviyorum. Yatağıma girip mutlu ve huzurlu bir şekilde uyudum.

Bölüm sonu

1 yorum