İçeriğe geç

Limon tayfa

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Limon tayfa

Bölüm 10

Çamurlu çorap

Gözleri kör eden bembeyaz bir ışık dalgası ve kulakları tırmalayan o "bip bip" sesi bir anda kesildi. Düşme hissi pat diye son bulduğunda Tuğkan gözlerini hızla açtı.

Sırtında bronz zırh yoktu; üzerinde beyaz kapüşonlu hırkası vardı. Elinde kılıç yerine bilgisayarının faresini tutuyordu. Çift monitörünün ışığı yüzüne vuruyor, ekranda ise oyunun "Sunucu Bağlantısı Kesildi" uyarısı duruyordu.

Tuğkan derin bir nefes alıp kulaklığı kafasına geçirdi. Discord kanalında tam bir kaos hâkimdi.

"Ulan! Ulan geldik mi amına koyayım?!" diye bağırdı Mert. "Ayağım nerede benim?! Valla billa kendi odamdayım! Koltuğumun yumuşaklığını öpesim var amk!"

"Mert bir dur bağırma kulaklığımı siktin!" diye sövdü Sarp. "Oğlum harbi evdeyiz lan! Tuğkan ağabey, ne oldu az önce amk? Rüyada mıydık biz?"

Emin’in tok sesi kanala düştü. Masaya sertçe vurduğu duyuluyordu: "Babo ben ne dedim size? 'O şalteri indiririm' dedim, indirdim işte! Sanayi usulü reset attım koskoca sunucuya! Ulan yalnız helal olsun bana, bizi o çamurdan ben çıkardım pezevenkler!"

"Emin ağabey ne helal olsunu amk?!" diye söze girdi Bedirhan, hâlâ nefes nefese. "Adam şalteri bir çekti, kendimi boşlukta buldum. Valla billa kalbime iniyordu benim! Korkudan pantolona çıkarıyordum az kalsın!"

Alper kahkahayı bastı: "Bedir, oğlum zaten Emin ağabeyin paçasına yapışmış donunu çekiyordun tünelde! Bir de üzerine yapsaydın tam olacaktı!"

"Ulan Alper kaşınma belanı siktirtme!" dedi Bedirhan.

O sırada Fulya’nın gayet sakin ve dinlendirici sesi kulaklığa yansıdı. "Çocuklar, sakin olun. Oyunun sunucusunda aşırı yüklemeden dolayı kısa süreli bir simülasyon hatası yaşandı. Yani teknik olarak oyunun kod hatasına çekildik. Emin’in şalteri indirmesi de sistemi zorla yeniden başlattı."

"Abla sen bırak kodu modu," dedi Mert, sandalyesini geriye doğru kaydırarak. "Benim çorap hâlâ ıslak gibi geliyor amına koyayım, psikolojim bozuldu! Bir daha bu oyunu açanın..."

Tuğkan bıyık altından gülerek yayındaki chat'e göz attı. İzleyiciler ekranın başında ne olduğunu anlamamış, binlerce mesaj fırlatıyordu: "Noldu lan bunlara?", "Elraenn niye 5 dakika dona kaldı?", "Emin yine kime sövüyor?"

Tuğkan mikrofona doğru eğildi, o kendine has üslubuyla boğazını temizledi:

"Evet arkadaşlar, ufak bir teknik aksaklık yaşadık. Bizim Emin sanayi usulü bir müdahalede bulundu, sunucunun şalterini indirdi. Ama ekibin keyfi yerinde, yayın devam ediyor. Babo, çaylar taze mi?"

Emin mikrofona yaklaşıp o içten şivesiyle yapıştırdı cevabı:

"Babo çay demli, ortam güzel! Kurbağası da eksik olsun, robotu da! Bizim tayfa burada ya, gerisi teferruat amk!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.