İçeriğe geç

Lilyum

Bölüm 22 · 7 dk okuma

Lilyum

Bölüm 22

Jimin yok artık dedi

Taehyung ne oldu yine diye sorduğunda jimin kapıyı işaret edip şuraya bakarmısın bence bu iş tamam baksana Jin Namjoon'nun arabasından indi üstelik etrafında bakıyım jimpn oturduğu sandalyeden biraz doğrulup dikkatle dışarıyı izlemeye başladı "2-3 , evet 2 de arkada var dört koruma var "

Jin kendisi için kapıyı açan korumaya ters ters bakıp "lütfen dışarıda bekleyin" dedi

Koruma cevap vermedi ama onu dinlemedi de , iki korumakoşarak Jin'den önce kafeye girdiler,kafeye girip Taehyung ve jimin'in tam arkalarında kalan arka masalardan birine oturdular Jin masaya yaklaştığında hızla bir sandalye çekip otururken aynı zamanda selambile vermeden söze girdi "başım dertte"

Taehyung "evet belli oluyor ne oldu Japon mafyasımı peşinde başka türlü bu kadar korumayı mantığım almaz" dedi

Jin tam Taehyung'a cevap verecekken başına Namjoonun görevlendirdiği özel asistanı dikilip" Bay Kim ne içmek istersiniz efendim"diye sordu

Jin göz devirdi "sendemi burdasın ben sana evine git demedim mi?"

"Ama efendim lütfen bay Kim'in kesin emri var her zaman yanınızda olmak zorundayım"

Jin offf diyerek eliyle saçlarını geriye doğru attı "tamam peki sen bana şey getir ,ayy ne bileyim ben, siz ne içiyorsunuz" diye sordu

Taehyung elindeki fincanı göstererek latte dedi tamam" banada latte getir lütfen"

Jimin sien sonunda yalnız kalabildiklerinde "eee anlatsana neler oluyor korumalar ,özel arabalar, yakında trafiğide kapatırlar senin için "

Jin Jimin'e ters ters bakıp "dalga geçme benimle" diye bağırdı artık sabrının sonundaydı etrafındaki onlarca insandan o kadar sıkılmıştı ki en ufak bir imzaya yada şakaya tahammülü yoktu bu sırada arka masadaki iki koruma hemen Jin'in yanına gelip "bir sorun mu var efendim "diye sordular hatta biri jimin'in arkasına geçmiş ve elini belindeki silaha atmıştı bile

Jin öfkeyle"oturun yerinize onlar benim arkadaşlarım sakın onlara dokunmayı aklınızın ucundan bile geçirmeyin" dedi

Korumalar yerine geri döndüğünde jimin kalbini tutarak" ahhh buda neydi böyle" dedi

Taehyung öne doğru eğildi "Jin anlatsana neler oluyor ,yoksa evlenmeye mi karar verdiniz ,ne oldu o iki günde "

Jin arkasına yaslandı" delirdi manyak, ben biliyordum zaten normal olmadığını ama bu tatilde iyice anladım o tam bir deli"

Jimin "resmen fragman geçiyor ya, yeter anlat artık şunu ,çatladık burda meraktan "diyerek atıldı

"Tamam ya anlatıyorum işte ,ilk gün çok güzeldi şu senfoni orkestrası konserine gittik en ön sıradan izledim, izledim diyorum çünkü Namjoon tüm konser boyunca uyudu "

Taehyung "tamam işte bu bile sana uygun olmadığını gösteriyor ,neden hemen dönmedin ,o gece, ilk uçakla dönmeliydin en azından benim tanıdığım Jin öyle yapardı"

Jimin" durda anlatsın, demekki daha farklı birşeyler olmuş korumalar falan hiç normal değil "

Jin "bir susunda nalatayım ya, yada aranızda sohbet edecektinizde beni neden çağırdınız " dedi

Taehyung" tamam ama sende hızlı ol biraz, çatlattın yani "

Jin göz devirip anlatmaya devam etti" işte sonraki gün adada festival varmış sokak lezzetleri festivali biliyorsunuz zaten yemeği çok seviyorum gördüğüm tüm yemekleri denedim, tabi Namjoon'a da ikram ettim ,yani sonuçta ikram etmesem kabalık olurdu değil mi? "

Jimin" eee yani"

"Yanisi kabuklu deniz ürünlerine alerjisi varmış o salakta ben ikram ettim diye yedi, sonra birden yere yığıldı, mosmor oldu nasıl korktum adamı öldürdüm zannettim neyse işte, o günü hastanede geçirdik "

Jimin "eee yani"

Taehyung elindeki peçeteyi top yapıp kafasına attı "bir sus ne olursun tanrı aşkına bir sus sonra Jin'e döndü eee yani" dedi

Jimin arkasına yaslanıp" sanki sen farklı birşey söyledin diye homurdandı"

Jin" bak dinlemeyecekseniz ben gidiyorum" dedi

Taehyung "tamam sen bakma ona anlat devam et "

Jin asistanının onun için özel hazırlayıp servis ettiği kahvesinden bir yudum alıp devam etti" işte eve döndük onu odasına yatırdım ,sonra merak ettim ,yani benim yüzümden zehirlendi sonuçta, dedim yanında durayım birşey olur falan yardım ederim diye düşündüm,son derece insani bir durum yani hem benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı,sonra tabi bende çok yorgundum yatağın kenarına kıvrılıp uyumuşum sabah bir uyandım yatakta sırıtarak beni izliyor "

Taehyung "bence adam haklı yani ne düşünsün birlikte uyumuşsunuz "

"Ama anlattım ben gece tekrar hastalanırsa falan diye tabi bunu duyunca bu iyice delirdi omegam, eşim, beni seviyorsun ,beni düşünüyorsun diyip havalara girdi "

Jimin ve Taehyung bir süre birbirlerine bakıp öylece durdular sonra ikisi aynı anda gülmeye başladılar

Jin "gülmeyin sinirlerim bozuldu , zaten canım sıkkın" dedi ama onu duymadılar bile

Taehyung ilk sakinleşen kişi oldu "bence düğün hazırlıklarına başlayalım hemen diyete girmeliyim, aman tanrım senin düğünün yılın olayı tüm sosyete tüm basın orda olur sporada başlamam gerek, bu alfa asla artık senin peşini bırakmaz"

Jin "tanrı aşkına yardım edin bana, sadece birlikte uyuduk diye onunla evlenemem ya ama işte durumda ortada"

Jimin "haklısın canım dedi her birlikte uyuyan evlenseydi değil mi?"

Taehyung bir anda sustu ciddileşti "biz alfamla hep birlikte uyuyoruz ama o hiç evlilikten bahsetmedi "

"Junkook'ta öyle ağzından evlilik lafı duymadım"

Jin "keşke bende duymasaydım ama sürekli bir evlilik lafıdır gidiyor bıktım artık" dedi

****

Jin eve geldikten sonra kendini salondaki rahat koltuklara atıp kumandayı eline aldı sonra vazgeçti hayır dedi bu sessizliğin sakinliğin tadını çıkar malıyım bir süre koltukta uzandı sonra acıktığını hissetti mutfağa ilerledi dolabı açtı yardımcısı haftada iki gün gelir temizlik yapar yemek yapar giderdi ve kadının eli acayip lezzetliydi soslu biftek vardı çıkarıp ocağa koydu o ısınırken hazır karışık yeşillikleri alıp kaseye koydu hazır salata sosunuda ekleyip karıştırdı güzel bir salata yaptı bir kedehte kırmızı şarap alıp salona ilerledi sehpanın üstüne yemeklerini koydu şarabınıda kadehine doldurup televizyondan sevdiği diziyi açacaktı ki kapısı çaldı oflayarak kapıya ilerledi

Jin kapıyı açtığında "off senin burda ne işin var, evine gitsene sen, biz seninle böyle anlaşmamıştık ama "dedi

Namjoon Jin'i dinlemeden eve girdi "ben evimdeyim senin evin benim evim sayılır değil mi? Yoksa başkasımı gelecek "

Jin arkasından kapıyı kapatıp "paranoyaklık yapma ve hayır kimse gelmeyecek "dedi

Namjoon sehpanın üstündeki yemeklere baktı gülümsedi "demek yemek yiyorsun"

Jin "evet dedi katılmak istermisin" sadece öylesine kibarlık olsun diye sormuştu ama Namjoon "evet isterim "dedi ben sana bir tabak getireyim diyecekti ki Namjoon hemen ,etten bir parça kesip çoktan ağzına atmıştı "güzelmiş "

Jin "o benim tabağımdı ama neyse ben yenisini alırım" dedi ama Namjoon onun bileğinden tutup koltuğa çekti "gel boşver bunlar ikimizede yeter" dedi

Jin derin bir nefes aldı Namjoon'un yanına oturdu " buraya öyle kafana her estetiğinde gelemezsin bu hiç uygun değil insanlar ne der sonra ,hem ben bekar bir omegayım, etrafta dedikodu olur" tane tane sakin bir şekilde anlatıyordu ama sözleri Namjoon'un ağzına tıkıştırdığı etle yarıda kaldı

"Sen söyle kim dedikodu yapıyormuş hemen icabına bakarım hangi komşu"

Jin sehpanın üstüne uzanıp peçeteyi aldı ağzını silip "kimse bir şey demedi ama bu demeyecekleri anlamına gelmez"

Namjoon umursamaz bir tavırla" tamam o kolay hemen hallederim sen rahat ol dedi telefonunu çıkarıp Yoongiyi aradı Jin'in evinin önünde arkasında etrafında kaç tane ev varsa hepsini satıl al ve boşalt yarına bitmiş olsun" diyip telefonu kapattı

"Tamam mı artık rahatça görüşebiliriz değil mi? "Diyerek Jin'e döndü "bu arada yarın ailenle tanışmak istiyorum "

Jin oflayarak " oda nerden çıktı"

"evlenmeye karar verdik ya onlarla tanışmam uygun olurmuş Yoongi öyle söyledi önce seni onlardan istemem gerekiyormuş "

Jin tanrım bana sabır ver dedi ve Namjoon'a dönüp" biz evlenmiyoruz bunu aklına sok birlikte bir hafta sonu geçirdik ve"

Namjoon reçeteye ağzını sildi "evet birlikte tatile gittik ben hasta oldum sen bana baktın, üstelik sebebi ne olursa olsun yanımda yattın" sonra uzanıp Jin'in elini tutup bileğini okşadı üstelik sen benim ruh eşimsin diyerek bileğindeki ruh eşi çiçeklerini okşadı "evlenmek için başka ne olması gerekiyor "

"Ailemin onayı gerekiyor "

"Tamam işte bende onu diyorum onlarla görüşeyim"

Jin başını önüne eğdi "ama onlar asla sana onay vermezler ki ,seninle görüşmemi bile istemiyorlar"

Namjoon sıkıntılı bir nefes aldı "sen beni istiyor musun istemiyormusun onu söyle gerisini ben hallederim sen bana bırak"

Jin cevap vermedi

"Jin güzel omegam gözlerimin içine bak ve söyle beni istiyormusun istemiyormusun"

"İstiyorum" sesi fısıltıdan ileri gitmemişti gitmesinede gerek yoktu bu Namjoon için yeterliydi, Jin'in çenesini işaret parmağı ile tutup kendisine bakmasını sağladı tam eğilip dudaklarını öpecekken yanaklarından süzülen göz yaşları ile kaşları çatıldı "ne oldu ben senin bir damla göz yaşın için canımı veririm"

"Ya ailem onaylamazsa "

"Bende seni kaçırırım"

Jin güldü" çok komiksin dalga geçme bu ciddi bir konu"

"Hayır şaka değil kimse bizi ayıramaz ben buna müsade edermiyim sanıyorsun"

Jin Namjoon'a sıkıca sarıldı" etmezsin ben sana güveniyorum "dedi elini Namjoon'nun yanağına koydu ve uzatıp dudaklarına dudaklarını bastırdı bu küçük öpücük Namjoon için yeterliydi tüm dğyayı karşısına alabilir tüm dünyaya savaş açabilirdi "omegam, eşim seni seviyorum "

Jin yerinden kalkıp Namjoon'un kucağına oturdu" alfam eşim , seni seviyorum"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.