İçeriğe geç

Lilyum

Bölüm 21 · 7 dk okuma

Lilyum

Bölüm 21

Jin yüzüne vuran sıcak Sabah güneşi ile gözlerini yeni güne açtığında önce yatağnda gerindi açık olan pencereden deniz kokusu odaya doluyordu pencereye döndü rüzgarla havalanan tül perdeye baktı bir ömür bu adada yaşayabilirim çok güzel dedi tam yataktan doğrulurken küçük bir çığlık attı

"Sizde kimsiniz?"

Karşısında kapının yanında dikilen iki omegaya sormuştu bunu

"Günaydın efendim" diyerek Jin'e yaklaştılar "sizi korkutmak istememiştik" diyerek saygıyla eğildiler "bizi bay kim görevlendirdi sizin hizmetinizdeyiz "

Jin "tamam teşekkürler ederim ama benim bir isteğim yok yardımcı yada ihtiyacım yok çıkabilirsiniz üstümü giyineceğim ben "dedi

Omegalardan biri hemen Jin'in önüne içinde gül yaprakları olan bir sürahi getirdi içinde su ve üstünde kırmızı gül yaprakları vardı diğer omegada bir elinde geniş bir kap tutuyordu Jin anlam veremedi bunlarda ne dercesine yüzlerine baktı "yüzünüzü yıkamak istersiniz belki "diye açıkladılar

Jin elini uzattı omegalardan biri suyu döktü Jin yüzünü yıkadığında "buda ne" dedi

"Gül suyu efendim cildinize canlılık parlaklık verir gerçi sizin ihtiyacınız yok ama"

Jin gülümsedi" her zaman şımartılmayı sevmişti, ama bu kadarı fazlaydı, yindede alışabilirdi bu omegaları beğenmişti

"Tamam teşekkürler ben üzerimi giyineyim "dediğinde hemen dolaba ilerleyip onun için hazırladıkları kombinleri gösterdiler" bay Kim bu gün sizi festival alanına götürecekmiş spor bir kombin uygun olur diye düşündük" diyerek ellerindekş askılarıdaki kıyafetleri jimin beğenisine sundular

Jin mavi bir kot üzerine toz pembe bir kazak ve beyaz spor ayakkabılar seçmişti üzrini giyindi aynadan kendisine baktı evet harika görünüyordu odadan çıktı iki omega kapıda onu bekliyordu Jin'i görünce" Bay Kim sizi kahvaltı için yemek odasında bekliyor" dediler ve ona yol gösterdiler

Jin yemek odasına girdiğinde Namjoon masada oturmuş telefonu ile ilgileniyordu aldığı lilyum kokusu ile dikkati kapıya yöneldi Jin'i görünce hemen yerinden kalktı" günaydın" dedi Jin'in oturması için sandalyeyi çekti Jin otururken "kahvaltıyı buraya hazırlattım ama isteresen dışarıda da yapabiliriz" dedi

Jin yemek masasına baktı eksiksizdi hatta fazlaydı" bu kadar şeye gerek yoktu" dedi

Namjoon" kahvaltıda ne seversin bilmiyorum, batı tarzı kahvaltı mı yoksa geleneksel Kore kahvaltısı mı bilemedim bende hepsinden hazırlattım" diyerek kendinş açıkladı

Jin masaya uzanıp bir fincan kahve alıp masadan kalkıp cam kenarına geçti "ben sabahları pek kahvaltı yapmam sadece kahve boşuna uğraşmışsın" dedi

Namjoon onun arkasına geçip camdan onun baktığı manzaraya baktı "bak bir ortak yönümüz daha bende kahvaltı yapmam" dedi

"senin bu saatlerde yeni yaptığına eminim, bu tatil tüm düzenini altnüst etti değil mi?"

Namjoon Jin'e bir adım daha yaklaştı burnu nerdeyse Jin'in saçlarına değiyordu aldığı muhteşem lilyum kokusu ile gözlerini yumdu "evet omegam hayatımın altı üstüne geldi ve şimdi anlıyorum ki altı üstümden daha güzelmiş artık amaçsız hayatımın bir amacı var gece uyumak sabah uyanmak için bir sebebim var "

Jin umursamazca başını ona çevirdi "neymiş o" dedi

"Sensin omegam senin yanında yaşadığımı hissediyorum bu kalp artık sadece kan pompalamıyor" dedi

Jin güldü "hangi kitaptan bu sözler hangi yazardan çaldın"

Namjoon gülerek başını öne eğdi "ben hırsız değilim bu sözleri bana söyleten sensin"

Jin "hadi ama birazcık kendin ol lütfen, sen bu adam değilsin, sen romantik bir aşık değilsin, beni hırs yaptın değil mi? tüm alfalar aynısınız, seni reddettim diye egon mu yıkıldı tüm bu saçmalıklar beni tavlamak için mi?"

Namjoon bir adım geri çekildi kaşları çatıldı "ne demek saçmalık benim duygularıma saçmalık diyemzsin, ben buyum sana saçma gelen tam olarak ne, tamam kabul ediyorum klasik müzik pek bana göre değil o konsere sen seviyorsun diye gittim ama yine olsa yine giderim, onun dışında ben böyleyim sana asla yalan söylemedim dün kaslarımı gösterdim yalan değil ben her gün Spor yaparım zaten, bu benim normal yaşamım "

"Peki bu ev bu evi neden aldın iki gün için ev mi alınır hep gösteriş"

"Ne yani otelde mi kalmak isterdin, ben her seyehatimde bir ev alırım böyle rahat ediyorum her zaman yardımcılrım, korumalarım, aşçılarım yanımda olur senin için iki omega yardımcı yeni işe aldım çünkü ben omegalarla çalışmam sende alfalarla rahat edemezsin diye düşündüm, bak ben son derece açığım peki ben gerçek Jin'i ne zaman görebileceğim "diye sordu

Jin elindeki kahve fincanı sehpaya bırakıp "ben rol yapmıyorum hep aynıyım "

Namjoon "biliyordum ama inanamamıştım sen gerçektende mükemmelsin gerçek olamayacak kadar mükemmel" dedi" istersen çıkalım festivale gidelim" dedi

Jin ve Namjoon festival alanına geldiklerinde Jin etrafa baktı her tarafta küçük tezgahlar vardı el işi hediyelik ürünler satanlar sokak sanatçıları etrafta çeşitli oyunlar yapan sihirbazlar cambazlar müziğin ritmine kapılıp dans eden insanlar herşey mükemmeldi

Jin" aaa sokak yemekleri çok severim" dedi Namjoon'un elini tutup "hadi pirinç keki yiyelim" dedi

Namjoon elini tutan şekilli ele baktı şu anda Jin öl dese bir an bile düşünmez ölürdü o kadar mutluydu " tamam yiyelim" dedi

Jin tezgahın önünde durduğunda "acılı pirinç keki alabilirmiyim" dedi Jin bir keki ağzına tıktığında iştahla çiğnedi ımmmçok güzel dedi yandaki tezgaha geçti balık köftesi hemen bir tane aldı kendisi yedi birtanede alıp Namjoon'a uzattı Namjoon ilk defa sokaktan birşey yiyordu ve bunlar hayaında yediği en lezzetli yemeklerdi Jin biraz yürüyünce gördüğü çeşit çeşit kimbab ile durdu tadına baktı çok güzeldi Namjoon'a da uzattı oda iştahla yedi

Biraz daha ilerlediklerimde Jin "aaa bunlar..."

Namjoon "hayır hayır onlar olmaz dedi böcek yemezsin değilmi ?"

Jin" tabiki yerim bayılırım çıtır çıtır" dedi bir tane alıp ağzına attı "çok güzel sende yesene" dedi ama Namjoon yüzünü ekşitip "onu benden uzak tut" dedi

Jin "sen bilirisn diyerek elindeki küçük kabın içindeki kızarmış böcek larvalarına kürdanını batırıp iştahla yemeye devam etti

Jin gördüğü yeni yemek standı ile gözleri parladı aman tanrım Namjoon şuna bak zaten bir adada bunlar olmazsa olmazdı Namjoon "bence fazla karıştırma mideni bozabilirsin "dedi

Jin" bunlardan bir şey olmaz,bunlar yemek bile sayılmaz, bak ızgara istiridye var hadi al bir tane "dedi ve kendisi alıp birini çoktan yemişti ama Namjoon elini bile sürmemişti.

Jin bir tane istiridye aldı "hadi benim için tadına bak "dedi Namjoon kendisine gülümseyerek bakan Jin'e nasıl hayır diyebilirdi ki üstelik onun elinden yemek yiyerek kutsanacaktı hafifce eğilip Jin'in elinin üstüne eline koyup istiridyeyi tek lokmada yedi gülümseyerek "çok güzelmiş" dedi

Jin "hadi devam edelim ileride tatlı standlarıda var" diyerek önden yürüdü bir kaç adım atmıştı ki arkasında bir hareketlilik hissetti dönüp baktığında Namjoon yerdeydi yüzü mosmor olmuştu korumalardan biri ambulans çağırın diye bağırıyordu Jin donmuş kalmıştı ne olmuştu ki birden bire.

Jin hastane odasında oturmuş kolunda serum takılı Namjoon'u izliyordu aklı almıyordu birdenbire ne olmuştu, bu sırada kapı açıldı içeri doktorlar girdi rutin kontrollerini yaparken Jin" nesi var doktor bey o iyimi" diye sordu

Doktor" iyi hayati tehlikesi yok deniz mahsullerine alerjisi varmış tedaviye başladık yakında kendine gelir "dedi

Doktor gittikten bir süre sonra Namjoon yavaş yavaş kendine gelmişti Jin ona bakıp hemen yanına gitti "Namjoon iyimisin doktoru çağırayım" dedi

Namjoon Jin'in elini tutup "dur çağırma kimseyi iyiyim ben "dedi

Jin Namjoon'un eline baktı yatağın kenarına oturup elini tutup "beni çok korkuttun deniz mahsullerine alerjin varmış neden yedin ölebilirdin"

Namjoon hafifçe gülümsedi" ama sen uzatmıştın senin elinden zehir olsa yerim ben" dedi

Jin" sen delirmişsin bir daha sakın bak sakın böyle birşey yapma yüzüne bakmam"

Namjoon" tamam yapmam söz dikkat edeceğim ama sende bana bir şans vereceksin"

Jin oflayarak arkasını döndü "ben ne diyorum sen ne diyorsun "

Namjoon güldü "gülme hiç komik değil ben ne kadar korktum biliyormusun arkamı bir döndüm sen yerdesin yüzün mosmor "

"Özür dilerim seni korkutmak istemedim"

Jin güldü" tamam seni zehirlediğim için özrünü kabul ediyorum" dedi

Namjoon güldü bu sırada kapı açıldı içeri doktor girdi "nasılsınız bay Kim "dedi muayene etti

Namjoon "ben iyiyim ne zaman çıkabilirim diye sordu doktor durumunuz iyi istediğiniz zaman çıkabilirsiniz "dedi

Namjoon ve Jin hastaneden çıkmış eve gelmişlerdi Jin arabadan inip koşarak Namjoon'nun yanına gitti "koluma gir düşme" dedi

Namjoon'un aslında birşeyi yoktu gayet iyiydi ama Jin'in bu ilgisi hoşuna gidiyordu "evet ayağa kalkınca başım dönüyor "dedi Jin'in koluna girip eve ilerlediler

Jin Namjoon'u odasına çıkardı yatağa yatmasına yardım etti iyi geceler dileyerek kendi odasına geçti ama içi hiç rahat değildi yatağından kalkıp ya gece birşey olursa gidip bir bakayım dedi

Namjoon'un odasına ilerledi kapıyı yavaşça açıp baktığında Namjoon yatağında uyuyordu ona yaklaştı eğilip baktı huzurlu görünüyordu yatağın diğer tarafına dolaştı sessizce yatağa uzandı eğer gece Namjoon'a birşey olursa yanında olmalı onu duymalıydı

Namjoon gözlerini açmadan ve hiç kıpırdamadan arkasında yatan Jin'in varlığı ile gülümsedi.

Bölüm sonu

1 yorum