Sessizlik...
Aslında Namjoon sessizliği severdi gürültüden hoşlanmaz çok konuşan insanlardan nefret ederdi, eğer amacı bir adamı konuşturmak değilse önce çenesini kırardı ki konuşamasın sessiz kalsın diye ama şu an arabanın içindeki bu sessizlik onu rahatsız ediyordu.
Jin'e döndü Jin arabanın camından yolu izliyordu çok dalgın görünüyordu uzanıp Jin'in kucağındaki elini tuttu" iyimisin istersen hemen geri dönebiliriz"
Jin başını Namjoon'a doğru çevirdi "merak etme bir sorun yok ,ben biraz gerginim yani ailemle, eş olarak seçtiğim kişiyi tanıştırmaya gidiyorum gergin olmam normal değil mi?"
Namjoon Jin'in elinin üstüne minik bir öpücük kondurup"bak sen gelmek zorunda değilsin, istersen ben gider konuşur onaylarını alırım"
"Bende yanında olmalıyım, sadece işin konusunda yalan söylediğim için huzursuzum yani temizlik işi bilemiyorum tanışmanız bir yalanlamı başlayacak"
"O sadece benimle tanışmayı kabul etmeleri için söylenmesi gereken küçük bir beyaz yalandı "
"Yalan yalandır beyazı siyahı pembesi olmaz "
"Tamam haklısın, bu ilk ve sondu bundan sonra yalan olmayacak "
Jin gülümsedi "biliyorsun ailemin onayı benim için çok önemli eğer seni onaylamazlarsa...."
Namjoon Jin'in sözünü bitirmesine müsade etmedi çünkü o kelimeyi duymaya tahammülü yoktu
"Onaylayacaklar merak etme ben herşeyi halledeceğim inan bana "
"Umarım dediğin gibi olur , annemin sorun çıkaracağını sanmam ama babam biraz sert bir adamdır onunla "
"Merak etme güzel omegam, sen bunları düşünme sen düğünümüze odaklan ben fazla beklemek istemiyorum ona göre " dedi
Jin dudaklarını birbirine bastırarak başını çevirdi yolu izlemeye devam ederken "bende beklemek istemiyorum" diye mırıldandı
Namjoon elini Jin'in beline atıp kendine doğru çekti dolgun dudakları öpmek için eğilmişti ki Jin geri çekildi "evlenmeden olmaz "
"Ama dün sen beni öpmüştün kucağıma bile..."
Jin işaret parmağını Namjoon'un dudaklarına bastırıp sus işareti yaptı "şişşş öyle konuşma ,ne ayıp o tek seferlik birşeydi ben kendimi eşime düğün geceme saklıyorum"
Namjoon derin bir nefes alıp" pekiiii ama bu kötü baheneye inanmadım haberin olsun "
"Bahane değil neden bahane uydurayım ki "
"Ne yani bu yaşına kadar hiçmi sevgilin olmadı, üstelik bunkadar gğzel ve popüler omegayken" Jin'e doğru eğildi kulağına fısıldadı "peki kızgınlıklarını nasıl geçirdin yoksa oyuncaklarla mı oynamayı seviyorsun"
Jin'in yanakları kızarmıştı" sen ne diyorsun bunlar nasıl uygunsuz sözler böyle benimle böyle konuşmamalısın"
"Neden sen benim ruh eşimsin, benimle açık konuşabilirsin ben açık sözlü bir alfayım ve özellikle yatakta konuşmaya bayılırım" dedi bir yandanda Jin'in kolunu okşuyordu
Jin bir şey demedi başını yola çevirip "gelmek üzereyiz "dedi
Araba gösterişli malikanenin önemli nde durduğunda korumalardan biri koşarak gelip kapılarını açtı arabadan önce Jin indi anne ve abbası kapıda gülümseyerek onları bekliyordu sonra arkasından Namjoon indi Jin'in yanına geldiğinde
Jin anne ve babasının özellikle babasının yüzündeki gülümsemenin nasıl yavaş yavaş kaybolduğunu yerini öfkeli ve kızgın bir bakışa bıraktığını hayretle izledi evet dedi ne bekliyordum ki tabikide böyle olacaktı buraya gelmek çok kötü bir karardı belkide yol yakınken dönmeleri gerekiyordu
Namjoon Jin'e baktı üzgün görünüyordu içindeki öfkesinin kabardığını hissetti kimse ama hiç kimse onun omegasını üzemezdi ,buna anne ve babasıda dahildi
Jin'e doğru eğildi "istersen arabada bekle yada şoför hemen seni geri götürsün ben herşeyi hallederim "dedi
Jin başını iki yana salladı "hayır benim konuşmam gerek sonuçta onlar benim anne ve babam "dedi bir yandanda Namjoon'un elini tutmuş birlikte eve doğru yürümeye başlamışlardı
Diğer taraftan Jin'in anne ve babası da şaşkındı annesi "hayatım bu o alfa değilmi nasıl olur"
"Bilmiyorum hayatım, bilmiyorum ama bunun kötü bir şaka olmasını umuyorum" dedi
Jin anne ve babasının önünde durduğunda "anne baba sizi ruh eşim alfa Kim Namjoon ile tanıştırrayım "dedi
" Namjoon bu babam Kim Seo ve annesini işaret ederek buda annem Kim Hanna" dedi
Namjoon" tanıştığımıza çok memnun oldum "diyerek elini uzattı babası önce kendisine uzatılan eli sıkmak istemedi ama Jin'in resman yalvaran bakışlarına dayanamayarak "hoşgeldiniz" diyerek Namjoon'un elini sıktı
Jin'in annesi "evet hoşgeldiniz hadi içeri geçin "dedi Namjoon arkasındaki adamına işaret edip onun getirdiği çiçeği ve hediye paketlerini alıp Jin'in annesine uzattı
Yemek masasında tam bir ölüm sessizliği hakimdi öyleki hizmetçinin bardaklara servis ettiği suyun sesi bile resmen odada bir şelale sesi gibi yankılanıyordu
Sessizliği Jin bozdu boğazını temizledi "evet şey ben yani biz izniniz olursa evlenmeye karar verdik "dedi
Bay Kim" evet ama şu anda yemek yiyoruz "dedi
Namjoon verilen bu ters cevaba karşılık "sonuçta biz ruh eşiyiz bizim evlenmemizi tanrı istedi kader bizi bağladı " diyerek söze girdi
"Sen ne zamandan beridir dindar bir insan oldun Kim Namjoon, buraya gelmek için bile yalan söyledin, temizlik işindeymiş senin ne iş yaptığını tüm dünya biliyor sen kimi kandırıyorsun, oğluma ne yalanlar söyedinde kandırdın bilmiyorum ama beni kandıramazsın ben senin ciğerini bilirim"
Namjoon elindeki çatal ve bıçağı sakince tabağın kenarına bıraktı reçeteyle- hiç gerek olmadığı halde çünkü henüz tek lokma dahi yememişti- ağzını sildi onuda kenara koydu yavaşça Jin'in babasına dönüp
"Kim Seo beni çok iyi tanıdığınızı söylüyorsunuz o zaman benim asla yalan söylemeyeceğimide bilirsiniz ,yalan söylemek korkakların işidir ben kimseden korkmam ben tamizlik işindeyim dedim bu yalan değil ekibim sizin içinde bir zamanlar temizlik hizmeti vermişti elimde belgeleri hala duruyor "
Bay Kim'in yüzü bembeyaz olmuştu "sen ne diyorsun ,senin gibi bir serseri ile benim ne işim olabilir ben hem bir bakan hemde saygın bir iş adamıyım sen ise sadece bir sokak serserisi "
Namjoon ayağa kalktı bu laf dalaşından sıkılmıştı "özel konuşalım eşlerimiz bu tatsız konularla rahatsız olmasınlar" dedi
Bay Kim karşı çıkmadı "peki çalışma odama geçelim "dedi
Namjoon çalışma odasına girdiğinde masanın önündeki rahat deri koltuklardan birine oturdu sağ bacağını diğerinin üzerine attı "bana bak Seo bu kadar şov yaptığın yeter, sen çok unutkan bir adam olmuşsun bir doktıra görün bence,bakanım diyorsun seni kim bakan yaptı önündeki engelleri kim temizledi ayrıca gecen yıl yaptığın kaçamak o pisliğini kim temizledi Jin bir kardeşi olacağını duysa ne derdi üstelik o doğmamış bebeğin babası tarafından "
"Tamam sus ne istiyorsun istediğin kadar para veririm hatta tüm servetimi al ama oğluma dokunma o benim kıymetlim bu dünyadaki en değerli varlığım"
"Seninle tek ortak noktamız bu, Jin benimde en kıymetlim, ruh eşim kolunu açıp ruh eşi çiçeklerini gösterdi ,çok güzel değil mi?" Dedi sonra ayağa kalktı "şimdi benim eşim üzülürse bende üzülürüm ve ben üzülürsem çok geveze olurum her yerde herşeyi anlatırım benim Jin'den başka kaybedecek bir şeyim yok ama senin meclisteki koltuğun yönettiğin büyük şirketlerin itibarın offf ne kadar çokmuş say say bitmiyor sonra eşin"
"Tamam yeter ne istiyorsun"
"Benim ne istediğim belli Jin ile evliliğimize onay vermen gerçi senin onayının benim için zerre kadar önemi yok ama Jin için önemli o yüzden şimdi salona döneceğiz ve sen bu evliliği onaylayacaksın"
"Tamam madem evlenmeyi bu kadar çok istiyorsun kabul "
Namjoon ve Bay Kim salona döndüler Jin endişeli gözlerle onlara baktı babası "oğlum biz Namjoon ile konuştuk ve o benim aklımdaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldırdı sana iyi bir eş olacağına ben inanıyorum umarım çok mutlu olursunuz" dedi
Jin hemen babasına sarıldı" teşekkür ederim baba seni seviyorum" dedi
Babası "bende seni seviyorum oğlum, seni herşeyden herkesten çok seviyorum bu yüzden düğüne kadar yanımda kalmanı istiyorum olurmu?"
Jin "olur tabiki hem tüm hazırlıkları birlikte yaparız "
"Evet oğlum yılın düğünü organize edelicek kolay değil bu arada ben geleneksel bir düğün istiyorum "
Namjoon" OLMAZ"dedi çünkü geleneksel düğünler çok uzun sürüyordu ve nikah kıyılana kadarda eşler birbirini görmüyordu bu Namjoon için ölümden veterdi
Jin bence çok hoş olur dedi babası oğluna sarılırken omzunun üstünden arkasında kendisini sinirli gözlerle izleyen Namjoon'a bakarak gülümsedi