İçeriğe geç

Last Sacrifice | Taekook

Bölüm 10 · 7 dk okuma

Last Sacrifice | Taekook

Bölüm 10

10'Taetae'

Naber?

İyi okumalar.

☆☆☆

"Anne odam da bir adam var." Dedi küçük tavşan süratlı çocuk, koltukta babasıyla oturan annesinin bacaklarının yanın da dururken.

"Ne saçmalıyorsun Jeongguk." Annesi garipsedi 5 yaşındaki çocuğun söylediklerini, yanındaki genç yakışıklı kocasına dönüp baktı. Eşi de birşey anlamamıştı. Karı koca eve hırsız girebileceğini düşünmüştü ve anne eşine yukarı çıkıp bakmasını söyledi. Yakışıklı adam ayklandı bu sırada anne küçük oğlunu kucağına aldı. Baba yukarı oğlunun odasına vardı yan tarafta bulduğu süpürge ile, süpürge tarafını çıkartmış sadece sapını almıştı. Baba temkinli bir şekilde yaklaşırken kapıyı açmış ve içeriye iyice bakmıştı. Cam kapalıydı ve oda da kimse yoktu heryere baktı dolaba, yatağın altına ve camı açıp dışarı dahi bakmıştı ama kimseyi görmemişti oda da kimse yok diye düşündü. Ama bilmiyordu ki hemen arkasında siyah büyük kanatlı ve ürkünç sayılan azaraili.

Aşağıya inmiş ve kalktığı yere geri oturmuştu. "Kimse yok hayal gördü herhalde ya da oyuna çok kaptırdı."

"Öyle olmalı neyse hadi gguk yatmaya." Anne küçük çocuğu yukarı odasına çıkarıp, yatağa yatırmış, üstünü örtmüştü ve etraftaki oyuncakları toplamış son kez oğlunun alnına öpücük kondurmuş ve iyi geceler diyerek odadan çıkmıştı. Kendi odalarına çekilen ebeveyinler rahatça uykuya daldırılar ama küçük gguk için bu böyle değildi.

"Neden babam seni göremedi?" Çocuk kardolaba yaşlanmış bedene bakmış ve sorusunu yöneltmişti. Çocuk korkmuyordu çünkü bu adamı günün her günü görüyor ve onunla oyunlar oynuyordu ama ailesine hiç bahsetmemişti böyle birinin varlığından, tâki bugüne kadar. "Beni senden başka hiçbir ölümlü göremez küçük fare ve ben istemedigim sürece de göremezler tabi." Adam yerinden hareketlenmiş ve çocuğa yaklaşmıştı çocukta yorganın altında oturur pozisyona gelmişti. "Peki Taetae oyun oynayalım mi? Geçen oynadığımzı oyunu hani beni kucağına alıp bana hikaye anlatıyordun ya,böyle havada renkli tozlar uçuyordu şekiller yapıyordu. onu oynayalım lütfen!" Tatlı tatlı bakan ve kocaman gözlerini açan çocuğa daynamamıştı.

Büyük beden yorganın altına girmiş ve duvarla yatak başlığının oluşturduğu köşe tarafa oturmuştu. Küçük bedeni kucağına almış, küçüğün sırtını kendi büyük ve sert göğüsüne yaslamış, tek elini çocuğun beline sarmıştı. Diğer elini havada hareket ettirmiş ve havada neon toz parçaları bir araya gelerek iki bedeni oluşturmuştu. Bunlardan biri şuan oturan büyük beden diğeri ise küçüğün büyümüş hali idi ama küçüğün bundan haberi yoktu sadece büyük bedeni tanıyıp biliyordu.

"Taetae geçen anlattığın çocuk değil mi bu hani markette yaşanan hikaye orda ki abi değil mi bu ama daha da büyümüş." Çocuk herşeyden habersiz ileri de yaşayacaklarını dinliyordu ve bunu hikaye sanıyordu ama küçük olduğu için hiç birşeyi hatırlamayacaktı. "Evet ama bu başka bir hikaye olaylar farklı."büyük olan anlatmaya başlamış ve ona göre toz tanecikleri görselleri oluşturmuştu.

" Büyük azrail bir gün koruduğu çocuğu kötü adamlardan kurtarmak için yer yüzüne inmişti, tabi inmesinin başka bir nedeni daha nedeni vardı büyük olanın ileride daha rahat olmak için bir kaç işi vardı koruduğu çocukla, yer yüzüne indiğinde bir ara sokak girişinde onunla karşılaşmıştı ve küçük olan biraz korkmuştu karşısına çıkan büyük adamdan, daha sonra küçük çocuğu ikna etmiş kendi yaşadığı yere götürmüştü." "Orası nasıl bir yer Taetae." Araya giren çocukla konuşması kesilmiş ve çocuğa bakmıştı, bu sırada toz tanecikleri Taehyung'un kucağındaki Jeongguk ile kalakalmıştı. Çok büyük bir yer böyle kocaman ve bir sürü azrail var aynı benim gibiler." Küçük olan dikkatlice dinliyordu. "Senin gibi mi yani senin gibi iyi ve yakışıklılar mı? Taetae biliyor musun ben büyüyünce senin gibi olacağım iyi ve yakışıklı hatta senin karın olacağım." Taehyung duydukları yüzünden çok şaşırmıştı ne diyordu bu küçük fare? ne karısı? neden bahsediyordu? "Ne?" "Evet babam sürekli anneme iyilik yapıyor ona karıcım diyor sende bana iyilik yapıyorsun ben de senin karın olacağım babam ve annem gibi olacağız çok güzel değil mi?

"Neyse ben anlatmaya devem edeyim. Boşver sen bunları. Azrailin evine varmışlar ve orada küçük olana saygı duyulmasını istemiş büyük adam ama içlerinden biri denileni yapmamış ve Küçük olana dokunmaya kalkmıştı bunu gören adam çok sinirlenmiş ve diğer adamı biraz hırpalanmış ve çığlık odasına attırmıştı. Bir kaç gün geçmiş ve büyük adamın arkadaşı ile işlerini halletmek için güzel çocuğu almışlar ve bağ koparma dağına gitmek için yola çıkmışlardı. Küçük ve güzel oğlan yorlduğu için azrail ve arkadaşı tenha bir yere inmiş ve durmuşlardı biri odun toplamaya diğeri yiyecek bulmaya gitmişti." Tekrar sözü kesilen adam ilgiyle çocuğa bakmıştı. "Ama güzel çocuk tek kaldı ve ben ondan daha güzelim demi Taetae?" Çocuğun söylediği şeye hafif ses çıkarmadan gülmüş ve cevaplamıştı "Evet ama büyük olan onu koruyor unuttun mu? herşeyden haberi var ve evet sen onadan daha güzelsin gguu." Tekrar anlatmaya başlamıştı büyük olan.

"Büyük olan topladığı odunları bir kenara sessizce koymuş ve çaktırmadan küçük olanı izlemiş kucağında aynı sana benzeyen küçük bir tavşan varmış ve onula konuşuyormuş büyük olan bu manzarayı görünce kalbi hızlanmış ama neden olduğu bilmiyormuş fazla takmamış kafasına sonra yemek yiyip tekrar gitmek için hazırlanmışlar. Uçarlarken küçük olan üşümüş ve uykusu gelmiş büyük olan uyarmış sıkı tutunması için ama güzel oğlan uyku ile uyanıklık arasında gidip geliyormuş ve dengesini kaybedip düşmüş." "Hhaah, tut onu Taetae korkar ve bir yeri acır tut onu lütfen." çocuk üzülmüş ve telaşlanmıştı büyük olana dönüşmüş ve dolu gözleriyle bakmış ona, bu görüntüyü gören iri beden aynı tavşanla oynayan çocuğu gördüğü zaman olduğu gibi kalbi hızlanmış. "Tamam, sakin ol! Taetae onu kurtaracak ama sen ağlama tamam?" Gözlerinden akan iki damalayı silmiş ve yanaklarını öpmüştü büyük olan.

Gözlerim kapalıydı ama zihnim de oynatılan karelerle ve hâlâ hissettiğim rüzgar ile arafta gibiydim ne idi bunlar? ne oluyordu? Gözlerimi hafifiten açabildiğimde hala düşyordum ve yukarı baktığımda hala aynı yerde duruyorlardı neden gelmiyordu hiç mi önemsemememişti beni ya da hiç değer vermemişti?

"Taetae." Dudaklarımdan çıkan fısıltı ile bu sefer tamamen bilincim gitmişti.

(Taehyung)

Duyduğum sesle hızla kafamı aşağıya çevirmiş ve yukarı gelen bir damlayla ve kulağıma gelen fısıltı ile kendime gelmiştim. Damla dediğim şey Jeongguk'un göz yaşı idi ama en önemlisi duyduğum fısıltıydı.

Taetae demişti, hemen aşağıya hızla uçmuş ve yere bir kaç metre kala yakalamıştım onu. Ne yapıyordum ben neden böyle birşey yapmıştım ya birşey olsaydı ya yakalayamasaydım ya birşey olsaydı. Yere dikkatlice inmiş ve yere oturmuş kucağımdaki güzeller güzeli çocuğa bakıyordum.

"AHHH! Ne yapıyorum ben? ya sana birşey olsaydı ya tutamasaydım. Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim."

Sıkıca sarıldığım çocuğu tekrar kucağıma almış ve Yoongi ile birlikte yola çıkmıştık tekrar, tabi bu sırada her zaman olduğu gibi Yoongi sadece izliyordu tepki vermeden. Yüzümdeki yaşları silmiş ne zaman ağladığımı bile bilmiyordum gerçi ağlaya bildiğimi bile bilmiyordum.

Biraz daha uçmuş ve buralarda bulunan evime gelmiştik. Gguk'u yatağıma yatırmış ve salonda Yoongi ile oturmuş konuşmaya hazırlanıyordum.

"Ah nasıl yaparım böyle birşeyi daha dikkatli olmalıydım sıkıca tutmalıydım onu neden hemen tutmak için gitmedim ki. Of korksun ve akıllansın istedim ama hata yaptım."

"Tamam sakin ol birşeyi yok bu kadar kasma ne olsa işimiz bittikten sonra bir işimize yaramayacak. Neden bu kadar endişelendin yoksa plana sadık kalmyacak mısın?"

Evet öyle ama bu yalnızca senin için öyle onu size bırakmayacağım zarar vermeyeceksiniz. Sizin planınızdan daha iyi planlarım var ikimizide bu pislik şeylerden kuratarcağım. Biraz daha dayanmamız gerek sadece sabret güzelim herşey bitecek sabret. Yukarıya bakmıştım bunları aklımdan geçirirken sanki gguk duyuyormuş gibi.

"Hayır kalacağım sadece eğer benim yüzümden birşey olursa plan bozulur ve buraya kadar gelmişken bir pürüz çıksın istemiyorum."

"O zaman yarına kadar dinlenelim yarın herşeyi halletmeniz gerek."

"Evet ben yukarı çıkıyorum sana misafir odasını hazırladım. İyi geceler."

O yukarı çıkmış ve bende odama çıkmıştım üstümü değiştirip yatağımda yatan gguk'un yanına yatmış ve herhangi birşeyi var mı diye bakmıştım. Sağlıklıydı sadece korkmuş ve ciğerleri kısa süre havasız kalmış ve beyin de daha fazla ruhsal hasar almasın diye kendini bir nevi kapatmıştı şuan uyuyordu ve çok güzel uyuyordu. Melek gibiydi benim güzelim, tanırdım bilirdim herşeyini ve daha çok yaşayacak şeyimiz vardı ama benim amacım onun kaderini değiştirmek ve geleceğinde gördüğüm herşeyi güzel bir şekilde değiştirmekti.

•°•°•°•

Karanlık son kez kendini göstermeye geliyordu hemde herşeyi kendisi gibi yapmak için heryeri karanlığa boğmak için son kez geliyordu. Yer altındakini, gök üstündekini ve her ikisinin arasında kalan herşeyden habersiz insanoğlunu bile karanlığa boğmaya geliyordu hatta etkilerini yavaş yavaş göstermeye başlamıştı. Yer ve gök arasında kalan toprak parçasında herşey değişiyordu insanlar, zihniyetler, dinler, inançlar herşey. İnsanoğlu onlara emanaet edilen herşeyi mahvediyordu, kadınları,çocukları,iyi olan herşeyi herşey rayından çıkıyordu yavaş yavaş herşeyin düzeni bozuluyordu, ne insanoğlu ne de diğer görünmeyenler yaratıcılarının yolundan çıkıyor herşeyi yerle bir ediyorlardı hiç birşey eskisi gibi değildi. Herşeyin sonu geliyordu.

Herşeyin sonu geliyordu.

Sizi seviyorum

•Tatiana•

Bölüm sonu

1 yorum