İyi okumalar 🦋
__________
Hastanenin önüne vardıklarında zaten bayan Hwang otoparkın kenarında onları bekliyordu. Oğlunun arabasını görür görmez ise el sallamaya başladı.
Hyunjin, arabayı tam annesinin önünde durdurduğunda, bayan Hwang ilk başta ön koltuğun kapısını açmıştı ama arkada oturan Felix'i görür görmez kapıyı oğlunun yüzüne kapattı ve Felix'in yanına oturmak için arka koltuğun kapısını açtı.
"Ah Felix sen de mi buradaydın bebeğim"
Bayan Hwang hiç çekinmeden Felix'e sarılmış ve çillerle dolu yanaklarını sıkmıştı. Omega ise kadının verdiği sıcak sevgiyi seviyoddu, sevilmeyi, okşanmayı seviyordu o yüzden hareketlerden kaçma gibi bir niyeti de yoktu.
F: "Aynı anda çıktık üniversiteden Hyunjin bırakayım dedi"
"İyi iyi yapmış hem aynı saatte gidiyorsunuz gidince de Hyunjin götürsün seni. Dimi Hyunjin?"
Alfa arabayı kullandığı için gözünü yoldan ayırmadan başını onaylar anlamda sallamıştı. Ama öndeki aynadan annesi ile hoşlandığı çocuğun tatlı hallerini de izliyordu.
"Felix bebeğim normal betaya göre niye bu kadar küçüksün? Bir sorun yok değil mi? Hastaneye gittin mi?"
Omega, gerildiği için ellerini kucağında birleştirmiş ve yumruk yaparak sıkmaya başlamıştı. Ama gerginliğini saklamak içi gülümsemiş ilk önce arabayı kullanan alfaya bakmıştı, sonra ise tekrar bayan Hwang'a döndü.
F: "Evet normal yani annem bana hamileyken çok gelişemediğim için olmuş"
"Ah canım evet annen alfaydı değil mi. İki alfanın çocuğu nadir olur, ufak tefek olman normal"
Bayan Hwang tekrar bal yanakları sıkmıştı Felix ise ellerini ve sıktığı vücudunu rahat bırakmıştı. Sohbet ettikleri için yol gerçekten kısa sürmüştü.
Binanın önüne vardıklarında Bayan Hwang hemen arabadan inmiş "acil yemeği ısıtmam gerek" diyerek evlerine koşmuştu. Felix ise açık kapıdan çantasını alarak yavaşça inmişti.
Hyunjin'in aklı ise hala Jeongin'in dediğinde kalmıştı. Felix'i yarınki arkadaş buluşmasına mı çağırmıştı? Minho'ların evinde? Onca alfanın yanında?
H: "Felix"
Felix arabanın kapısını kapattıktan sonra Hyunjin'e taraf dönmüştü anlamaz bakışlarıyla
F: "Efendim"
Hyunjin ne söyleyeceği nasıl söyleyeceğini bilmiyordu. Hatta Felix'in meleksi yüzü ona dönüğünde adını bile unutmuştu alfamız.
Alfa, omegasına çok derin hissler besliyordu. Her şey çok ani gelişiyordu ve Hyunjin buna yetişemiyordu. Vücudunun ve beyninin omegaya verdiği tepkileri farklıydı.
H: "Yarın Minho'lara mı gideceksin bizimle birlikte?"
Felix sakince başını onaylar anlamda sallamıştı. Aslında o bile emin değildi.
F: "Annemden izin alabilirsem. Biliyorsun ben şey olduğum için çok baskıcı davranıyorlar bazen"
Felix sona doğru fısıldadığında Hyunjin omeganın tatlılığına mı bayılsa yoksa sonunda Felix'in ona güvenip az da olsa bu konulardan konuşmasına mı sevinse bilememişti.
Alfanın elleri heyecandan durmadan terliyordu. Hwang Hyunjin ne ara bu hale gelmişti ki...
H: "Gidersen haber ver ben götüreyim. Yani ben de gideceğim yalnız gitme. Yani yalnız gidersin ama gitme."
Hyunjin'in endişesi arkadaşlarının Felix'in omega olmasını öğrenmesi değildi. Onlara güveniyordu Felix'i tehlikeye atmayacaklarını aksine onu koruyacaklarını da. Ama işte açıklayamadığı duygular vardı içinde...
F: "Haber ederim"
Omega neden kabul etmişti bilmiyordu ama içindeki huzur ona doğru yolda olduğunu söylüyordu. Saçma bir rahatlık hissi vardı içinde. Sanki hayatta hiç bir derdi olmayan sadece yemek, uyumak işleriyle uğraşan kediler gibi hissediyordu.
Felix, sırtındaki çantasını tekrar düzeltirken Hyunjin de arabanın kapısını kitlemiş ve binaya girmek için birlikte adımlamışlardı.
Belki sadece 10 adımlık yoldu ama bu kısa sürede bile Hyunjin'in Felix'in arkasından yürümesi omeganın içini daha fazla huzurla dolduruyordu. Ağlama hissi geliyordu her şey çok karmaşıktı ikisi için de.
Felix bina kapısını açması için kendi evlerinin zilini basacakken kapı açılmıştı ve bay Hwang hastalık yüzünden kırmızı olan burnu ve pembe terlikleriyle aşağı inmişti.
"Hyunjin annen iki dakikada kraliyet sofrası kurdu beni de aşağı inmem için tehdit etti Felix'i de yemeğe götürmezsem bana iyi geceler öpücüğü vermeyecekmiş"
Felix, Hyunjin'in de güldüğünü gördüğünde rahatlamış ve kendisi de minik sesler eşliğinde gülmüştü. Hyunjin'in annesi de babası da çok tatlıydı. Oğullarının da bu kadar beyfendi olması normaldi.
H: "Babamın kaderi senin ellerindeymiş Felix"
Omega konunun ciddiliğine vardığında şaşkınlıkla Hyunjin'in yüzüne bakmıştı. Onlarla akşam yemeği mi yiyecekti. Peki ya ailesi. Felix hiç başkasıyla yemek yememişti ki. Ya yanlış bir hareket yaparsa.
Ama Felix, Hyunjin'in ona olan güven verici gülümsemesini gördüğünde başını onaylar anlamda sallamıştı. Az önce arabada güvenmediği için titreyen beden ne ara güven hissi ile dolmak için Hyunjin'e bakar olmuştu...
Omega merdivenleri çıkarken annesine bayan Hwanglarda yemek yiyeceğini bildiren bir mesaj atmaya çalışıyordu ama bu hem omzundaki çantanın düşmesi yüzünden hem de merdiveler yüzünden zor oluyordu.
Bir anda sırtında hissettiği boşluk ile yanına baktığında kendi çantasını Hyunjin'in elinde görmüştü. Aslında çantası çok büyüktü ama neden alfanın elinde ortaokul çocuğu çantasına benzemişti ki şimdi.
Eve vardıklarında Felix burnuna dolan miss kokularla gözlerini kapatmıştı. Nasıl bu kadar kısa sürede böyle güzel kokular gelecek yemekler yapmış olabilirdi ki..
Hyunjin, omegaya banyonun yolunu göstermişti. Felix elini yıkadıktan sonra salona geçmiş ve herkesin oturduğunu gördüğünde gerilmişti. Bu onun için gerçekten bir ilkti.
"Hadi Felix gel bebeğim Hyunjin'i zor tutuyorum yemeklere dalmaması için"
Felix bayan Hwang'ın ince sesini duyduğunda gülümsemişti. Kendisi de gerçekten çok açtı.
Omega boş kalan tek yere, Hyunjin'in yanına oturmuştu ama yakın mesafe yüzünden harekete geçen duyguları ve kurtları ikisinin de aniden sandalyede sopa yutmuş gibi dik oturmalarını sağlamıştı.
Kıpırdamıyorlar...nefes bile almıyorlardı. Felix, yavaştan yanaklarının kızardığını hissediyordu.
Bay ve bayan Hwang ise onlara doğru bakmadan çok açmış gibi sadece yemekle ilgileniyorlardı. Çünkü onlar neler olduğunu çoktan biliyorlardı ve ikiliyi rahatsız etmek istemiyorlardı.
Bir süre sonra toparlandıktan sonra Hyunjin yemek çubuklarını eline almış ve kızartılmış et parçasını Felix'in tabağına koymuştu yemesi için.
Omega da yavaş yavaş kendisini toparlamış ve yemek yemeye başlamıştı. Yavaş yavaş ikisinin de alışması gerekiyordu bu yakınlıklara. Çünkü her an her yerde farkedilebilirlerdi.
"Üniversite nasıl Felix güzel gidiyor mu"
Bay Hwang sessizliği bozduğunda herkes rahatlamıştı. Çünkü ortam gerilmeye başlıyordu.
F: "Evet efendim çok güzel gidiyor"
Bay Hwang anladığını belirtmek için başını sallamış ve oğluna dönmüştü.
"Hyunjin bey kirayı ne zaman ödemeyi düşünüyorsunuz acaba"
Tabi ki onun için bir evin kirası önemli değildi. Gerekirse oğluna birden fazla ev hatta bina alabilecek durumdaydı ama bunu yapmak istemiyordu. Onun kendi ayakları üzerinde durmasını bekliyordu.
H: "Emlakçıya verecekmişim o her kirayı toplayıp en sonda sana gönderiyormuş. Yani ödedim"
Bay Hwang aldığı cevapla şaşırmıştı. En çok şaşıran kişi ise Felix olmuştu. Hyunjin ailesinin evinde kalmak için kira mı ödüyordu?
Bayan Hwang ise omeganın şaşkın bakışlarını anladığında gülümsemişti. Gerçekten çok narin ve güzeldi, fazlasıyla da tatlı.
"Hyunjin en üst kattaki evi kiraladı yalnız yaşamak için. Artık bireysel hayata atılma zamanı gelmiş"
Felix ise hemen başını onaylar anlamda sallamıştı. Ama endişeliydi. Hyunjin hala üniversite okuyordu nasıl ödemişti acaba parayı. Yarı zamanlı çalışarak mı?
Omega istemeden de olsa dudaklarını öne büzerek düşünmeye başlamıştı. Acaba zor muydu onun için hem okuyup hem para kazanmak. Sonra neden bunu düşündüğünü sorgulamış ve lezzetli yemeğine devam etmişti.
Yemekten sonra hep birlikte sofrayı toplamış ve artık Felix, gitme zamanı geldiği için -bayan Hwang tatlı omegayı bırakmak istemese de- herkese hoşcakal demişti.
Bayan Hwang yorgun olmamasına rağmen kendini koltuğa atmış ve Hyunjin'e Felix'i geçirmesini söylemişti.
Omega, ayakkabısını giyinirken, Alfa da onun çantasını tutuyordu. Felix ayakkabı bağcıklarını bağladıktan sonra başını kaldırmış ve dağılmış sarı saçları ile Hyunjin'e gülümsemişti.
Hwang Hyunjin ise ağzı açık bir şekilde karşsındaki güzelliği izliyordu. Bu kadar tatlı olmak yasak olmalıyıdı...
F: "Tekrar teşekkürler"
Alfa daha ağzını açamadan Felix, çantasını almış ve merdivenleri hızla inmeye başlamıştı. Daha yeni kendine gelen Alfa ise arkasından bağırmıştı.
H: "Yarın haber etmeyi unutma"
Sonrasında ise elini kalbine götürmüştü.. ki merdivenleri inen omega da aynı hareketi yapmıştı. Midelerinde uçuşan kelebeklerin olması normal miyidi?
______
Sizce Minho'ların evinde ne olacak
A: Sex
B: Merdivende sex
C: ters sex
D: toplu sex
Ben Merdivenlerde sex isterim
Felix, Hyunjin'in saçını düzelterken Hyunjin boşalıyor (riyal)















