İyi okumalar 🦋
________
Alfa kahve dolu bardağını masanın üstünde sağa sola ittirerek oynuyordu, bardağa odaklanarak gerginliğini azaltmaya çalışıyordu. Omega ise iki eliyle sıkıca kavradığı sıcak çikolatasını küçük küçük yudumlayarak içiyordu.
Aynı zamanda da Hyunjin'in mimiklerini anlamak için yüzüne kaçamak bakışlar atıyordu.
Uzun süren sessizliğin ardından Hyunjin buzları tamamen erimiş kahvesini masanın kenarına itmiş ve karşısında oturan sarışına yaklaşmak için masanın üstüne doğru eğilmişti.
Alfa, belki bir şeyler konuşur ve hallederler diye düşünmüştü ama neyi konuşacaklardı ki. Aslında konuşacak çok fazla şey vardı ama aynı zamanda da konuşacak hiçbir şey yoktu.
Bir gün bir anda birisi karşına çıkıyor ve asırlardır nesli tükenmiş bir türün biyolojisini taşıyor ve üstelik bu kişi senin ruh eşin oluyor.
Hyunjin en azından Felix'in bir şeyler anlatmasını bekliyordu ama masanın üzerinden ona yaklaştığında omega gözünde büyüyen korku tomurcuklarıyla geri çekildi. Bu yüzden alfa konuşma işlemlerini sonraya erteleme kararı aldı.
Felix, ona güvenene kadar bekleyecekti...
H: "Hala iki tane derse girebilirsin ama istersen seni eve de götürebilirim. Sen nasıl istersen"
Küçük beden derin bir nefes alarak elindeki bardağı masanın üzerine bırakmış ve ayağa kalkarak çantasını sırtına asmıştı.
F: "Derse gitmek istiyorum"
Hyunjin de neredeyse hiç içmediği kahvesini masada bırakmış ve ayağa kalkmıştı.
Sessiz, gerici araba yolculuğundan sonra Hyunjin arabayı otoparkta durdurur durdurmaz Felix çantasını sırtlamış ve hızlı adımlarla üniversiteye gitmişti. O kadar gergindi ki arkasına dönüp bakamıyordu bile.
Sınıfa girdiğinde hocanın daha gelmediğini görmüş, derin bir nefes aldıktan sonra kendini daha dün tanıdığı ama yeterince ısındığı arkadaşı Jeongin'in yanına atmıştı.
F: "Merhaba"
Jeongin başını gömdüğü kitabından kaldırmış ve gözlerini Felix'e dikmişti. Bir süre baktıktan sonra ise kollarını sıkıca Felix'in boynuna doladı. O kadar sıkı ki omega zar zor nefes alıyordu.
IN: "Sen dün hiçbir şey demeden gidince ben bizden bıktın zannettim bugün ilk derse de gelmedin beni bir daha görmek istemediğini sandım"
Felix bir an dün yaşadığı aceleyle haber vermeden kalktığını hatırlamış ve pişman hissetmişti ama şu an önemli olan biraz daha nefessiz kalırsa ölecek olmasıydı.
F: "Ben özür dilerim senden bıkmadım ki, acil bir işim çıktığı için gittim. Haber vermediğim için gerçekten özür dilerim."
IN: "Hala arkadaş mıyız?"
F: "tabii ki"
Omega da kollarını betaya dolamış ve ikili hoca gelene kadar sıkıca sarılmışlardı.
Daha üniversitenin ilk haftası olduğu için hoca dersi uzun tutmamış kısa bir girişle kapatmıştı. Öğlen olduğu için omega ve beta da bir şeyler yeme kararı almışlardı.
IN: "Tamam Minho hyung biraz korkutucu gözükebilir ama öyle değil daha da korkutucu"
Jeongin rameni ağzına doldururken bir yandan da hyunglarını Felix'e anlatıyordu. Felix ise kendi içinde savaşlar kopararak Hyunjin'i ve dediklerini düşünüyordu.
Gerçekten de o alfa onun ruh eşi miydi? Belki de omegaya sahip olmak için yalan söylüyordu. Felix zihninde dönüp duran kötü düşünceleri atamıyordu.
IN: "Korkutucu evet ama Jisung hyung onu kedi gibi ehlileştirdi. Jisung hyung miyavla diyor Minho hyung miyavlıyor öyle yani."
Felix garip cümleler duyduğunda başını kaldırıp ne diyor bu bakışı attıktan sonra yemeğine devam ediyordu. Gerçekten garip bir arkadaş grubuydu.
IN: "Chan hyunga gelirsek aslında tasarımcılık okuyor ama Seungmin'in götünden ayrılmadığı için üniversite ona hukuk diploması da verecek"
Omega gülümsemeden edememişti. Gerçekten garip ama tatlı kişilerdi hepsi. Hepsine güvenebileceği biliyordu ama.. Hyunjin..
IN: "Seungmin hyung da diplomasını alınca Chan hyungu tacizden içeri attıracak bence. Öyle vibe alıyorum"
F: "Çok normal ilişkiler bunlar"
IN: "Tabii Hyunjin hyung en normalimiz. Tam okuyup adam olacak tip. Biraz sevgisini belli etmeyen birisi ama hiç soğukkanlı değil tanıdıkça alışırsın"
H: "Kim ben mi?"
Felix, Hyunjin'in adını duyduğunda zaten kalbi güm güm atmaya başlamıştı şimdi bir de arkasından duyduğu tanıdık sesle ağzındaki lokmayı çiğneyemeden yutmak zorunda kalmıştı.
Alfa hiç bozuntuya vermeden Omeganın yanında duran sandalyeyi çekti ve oturdu.
IN: "Hyung seni övüyordum! Hem bak dün tanıştırmak istediğim arkadaşım Felix.."
H: "Arkadaşınla tanışıyoruz sanırım. Dimi Felix?"
Felix hala boğazında duran lokmasını yutkunarak hazmetmeye çalışıyordu. Kendini toparladığında gülümsedi ve başını salladı.
F: "Evet, Hyunjin ile komşuyuz"
Omega çok korkuyordu, titrememek için kendini olabildiğince kasıyordu. Alfaya güveni yoktu ya Jeongine herşeyi söylerse, omega olduğunu anlatırsa. Hatta herkese söylerse ne yapacaktı. Nasıl karşı çıkacaktı.
Hyunjin bakışlarını aşağı indirdiğinde Felix'in minik ellerini yumruk yaparak sıktığını görmüş ve onun gerildiğini anlamıştı. Felix'in güvenini kazanacaktı elbet bir gün ama şimdi onu korkutmak istemiyordu. O yüzden kolundaki saate bakmış ve yavaşça sandalyesinden kalkmıştı.
H: "Ben gideyim artık dersim başlayacak"
Geçerken ona el sallayan beta'nın saçlarını karıştırmış ve omegasına küçük bir bakış attığında rahatladığını farketmişti.
Yine uzun sürmeyen bir dersin sonunda sınıftan çıkıyordu ikili. Jeongin hiç susmuyor, ortamın sessiz kalmasına asla izin vermiyordu. O yüzden Felix kendini betanın yanında gergin veya konuşmak zorunda hissetmiyordu. Beta ikisinin yerine konuşabilecek çene yapısına sahipti.
IN: "Ne diyorsun gelecek misin?"
Jeongin sorusunu sorup tepkisini ölçmek için Felix'in yüzüne bakmıştı ama sarışın olanın dalgın olduğunu anlaması uzun sürmemişti.
IN: "Felix! Kime söylüyorum ben!"
Küçük bir irkilmenin ardından Omega da Betaya taraf dönmüştü.
IN: " Yarın akşam Jisung ve Minho hyungların evinde toplanıcaz. Sen de gelsene lütfeeeeenn~~~"
Beta, Felix'in koluna sıkıca sarılmış ve iri gözlerini masumca açmıştı. Gerçekten karşıkonulamayacak kadar tatlıydı.
F: "Bilemiyorum.."
IN: "Sadece geçen tanıştırdığım arkadaşlarla olacağız yabancı birisi yok. Hem ben senin yanında olacağım. Sıkılmana izin vermem lütfeen"
F: "Tamam geleceğim ama kolumu daha fazla sıkarsan hastanede olacağım için gelemeyeceğim"
Jeongin kollarını Felix'in kolundan ayırmış ve olduğu yerde zıplamaya başlamıştı. İyi ki sınıfta kimse yoktu...
Beta istediğini aldıktan sonra sonunda sınıftan çıkma kararı almışlardı. Akşam olmuştu bile. Hemen eve gidip kendini yatağa atması ve biraz daha düşünmesi gerekiyordu omeganın. Bir de şu arkadaşlarla buluşma işinde annesinden izin alması gerekiyordu.
Felix, annesinden izin almak için nasıl yalvaracağını hesaplarken önünde dikilen Hyunjin'i biraz geç farketmişti.
Şöyle bir bakış atarak başını yukarı kaldırdı omega, alfa gerçekten de uzunmuş. Ona çekilmek istemiyordu ama elinde değildi. Aralarındaki bağ onları birbirine çekiyordu.
H: "Sınıftan çıkmanız 10 saat sürdü"
IN: "Hyunjin hyung abim yok mu?"
Alfa, betanın yuvarlak yanağını sert bir şekilde sıkmıştı aynı zamanda kendi dişlerini de sıkmıştı. Bebek ekmeği gerçekten çok tatlıydı.
H: "Bugün ben götüreceğim sizi eve"
Hyunjin, Jeonginin acı dolu inlemelerini duymuyormuş gibi yapmış ve tepkisini ölçmek için Felix'e bakmıştı.
F: "Ben kendim gider-"
H: "Komşuyuz zaten Felix, aynı yere gidiyoruz"
...
Arabanın içi sıcak olmasına rağmen Felix soğukta kalmış gibi titriyor, dişlerinin çarpma sesi gelmesin diye kendini sıkıyordu. Bu kadar korku ve telaş sağlıklı değildi.
Ortamdaki gerginliği Jeoingin bile anlamış olacak ki o bile konuşmadan sessizce yolu izliyordu. Beta'nın eli arabanın kapısındaydı sanki bir an önce araba dursa da kendini aşağı atsa diye bekliyordu.
Ki öyle de olmuştu. Araba Jeonginlerin evinin önünde durduğu da beta "hoşcakalın~" demiş ve Felix'e de yarınki daveti unutmamasını söyledikten sonra kendini dışarı atmıştı.
Şimdi iki katı daha gerilmeye başlamıştı ortam. Felix bin kere kendi kendisine küfür savurdu. Keşke kendisi gelseydi ne diye Hyunjin'in arabasına binmeyi kabul etti ki. Üstelik aralarındaki sorunları çözmeden nedir yani bu cesaret.
Omega, nefesini düzene sokmak için yavaş ve derin nefesler almaya çalışıyordu. Alfayı öndeki aynadan süzmek için boylandığında ise rahatının yerinde olduğunu görmüştü. Gerçekten o bu kadar gerilirken Hyunjin nasıl sakin kalabiliyordu. Belki de sadece umursamazdı.
Alfa arabayı kenara çekip durdurduğunda, omega aldığı derin nefesi tutmuş ve oturuşuğunu dikleştirmişti. Hyunjin'e güvenmiyordu, güvenemiyordu. Ailesi onu hep böyle büyütmüştü. Alfalardan kaçması gerektiğini biliyordu omega belki de güvensizlik bu önyargı yüzündendi.
Hyunjin, arka koltukta oturan küçük bedene taraf döndüğünde katşılaştığı manzara karşısında gülmemek için dişlerini sıktı. Omega dik oturuşuyla güçlü gözükmeye çalışıyordu ama titreyen dizi ve bembeyaz olan yüzü onu birazcık ele veriyordu gibi.
H: "Felix..."
Sarışın olan anında bakışlarını alfanın gözlerine çıkarmış ve bakışmalarının içini titretmesine izin vermişti. Hyunjin'in sadece bakması onu böyle etkiliyorsa kollarının arasında olmayı düşünemiyordu bile.
Düşüncelerinin birbirine karıştığını anlayan omega, arsız sahneleri beyninden silmişti hemen.
H: "Kimseye söylemeyeceğim. Seni asla tehlikeye atmam. Lütfen bana güven"
Felix, Hyunjin'in sakin çıkan sesine kaptırmıştı kendisini. Huzurlu hissediyordu, ona güvenmek istiyordu.
Sakince başını sallamıştı küçük beden, alfa ise gülümseyerek karşılık vermişti.
H: "Babam hasta olduğu için annemi işten ben alacağım. O yüzden hastaneye uğrayacağız senin için sorun olur mu?"
Omega, başını sorun olmaz şeklinde iki yana salladığında anlamıştı dudaklarının mühürlendiğini ve konuşamayacak kadar büyülendiğini.
_____
Bunlar olmuş bitmiş hemen seviştireyim
Bu bölüm ile birlikte konu anlatımı bitmiştir. Umarım herkes kitabım konusunu iyi kavrayabilmiştir. Diğer bölümlerden başlasın zurnanın zort yeri 🤭🤭
İnst @\keenbules













