İçeriğe geç

Last Omegaverse

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Last Omegaverse

Bölüm 4

Pasta

İyi Okumalar 🦋

_________

Felix hala düzene girmeyen nefesleri ile evin kapısını açmış ve hemen odasına girmiş kapıyı kapatarak kilitlemişti.

Mutfakta yemek yapan annesi ise sert kapanan kapının sesine irkilmiş ve salona doğru geldiğinde oğlunun ayakkabılarını kapının önünde görmüş ve üniversiteden döndüğünü anlamıştı.

"Lix'im geldin mi? Nasıl geçti ilk gün?"

Bayan Lee oğlunun kapalı kapısını hafif tıklatarak konuşmuştu. Bir süre sessizlikten sonra oğlunun sesi duyuldu.

F: "Güzeldi anne, yorgunum dinleneceğim."

Bayan Lee bir sorun olduğunu anlasa da çok üstüne gitmemiş mutfakta kalan işine geri dönmüştü. Genç çocuktu, üniversiteyi sevmemiş veya dersleri sevmemiş, hiç arkadaş edinememiş olduğu için üzülmüş olabilirdi.

Küçük omega ise odasında başını yastığına gömmüş nefesini düzene sokmaya çalışıyordu. Her şey o kadar garipti ki.

Çocukluğundan beri kurdunu hep bastırmıştı, ailesi öyle öğrettiği için onu serbest bırakmamış kendi kurduyla, kokusuyla bile tanışmamıştı Felix.

Hep kendinin kurdundan güçlü olduğunu zannederdi. Çünkü ne kadar çok alfaların içinde bulunsa bile onun için sorun olmuyordu omegasını bastırıyordu.

Ama gerçek şu ki Felix onu bastırmıyor, kurdu Felix'e karşı çıkmak istemiyormuş. Ama o Hyunjin denilen alfayı gören kurdu bir saniye bile beklemeden kendini dışa vurmuştu.

Felix bunun nasıl olduğunu, kurduna nasıl sahip çıkamadığını, sandalyesine çivilenip kaldığını, gözlerinin renginin bir anda değişmesini hiçbir şeyi anlayamıyordu. Ama o alfadan uzak durması gerekiyordu yoksa böyle giderse kendini ele verecek...

Hyunjin için de durum farklı değildi. Biraz daha arkadaşlarıyla kaldıktan sonra o da eve dönmüş ve kendini odasına kapatmış kara kara düşünüyordu.

Acaba yanlış görmüş olabilir miydi?

Yanlış görmüş olsa bile o küçük sarışınla göz göze geldikleri an içinde küçük sayılmayacak bir fırtına çıkmıştı. Başka.. çok başka tarif edemediği şeyler dönmüştü kalbinin duvarlarında...

Sanki yıllardır onu bekliyormuş gibi, sanki gördüğü beden hep ona aitmiş gibi. Kurdu delirmişti resmen.

Artık çok uzun yıllar, asırlar olmuştu omegaların nesli tükeneli. Herkes neredeyse omegaların özelliklerini unutmuştu. Ama bu Hyunjin için aynı değildi.

Anne ve babası doktordu ve yapay omega kimyası üzerinde çalışıyorlardı. Hyunjin ta bebekliğinden hep bu bilgilerle büyümüştü. Ve gördüğü gözlerin omegaya ait olduğuna adı gibi emindi.

Ama şimdi ne yapmalıydı onu bilmiyordu. Anne ve babasın söylemeli miydi? Ama emin değildi.. alfası mı çıldırmıştı yoksa gördüğü omega ruh eşi miydi ondan emin değildi.

Normalde ilk görüşte karmaşık hissetmek, kurtların kontrolden çıkması ruh eşi olmaya işaretti ama omegalar yok olduğundan beri ruh eşi olayı da yok derecesinde azalmıştı.

Hyunjin biraz daha bunları düşünürse kafayı yiyecekti o yüzden odasından çıkmış ve evi saran mükemmel kokuyu içine çekmişti.

Annesi hep hastanede, laboratuvarda olduğu için sık sık yemek yapmazdı ve bugün o nadir günlerdendi.

Mutfağa geçti ve yemek masasında oturan babasına selam verdikten sonra tabaklara çorba dolduran annesinin yanağını öpmüştü.

H: "Mükemmel kokuyor"

"Sen taşınmadın mı hala?"

Bay Hwang'ın sorusu yüzünden annesi ters ters baksa da Hyunjin babası ile böyle şakalaşarak konuşmaya alışmıştı.

H: "Beni evden kovmaya ne kadar meraklısın ya"

"Kovmak dediğin de üst katımızda oturuyorsun"

H: "Hepsi sen biricik oğlundan uzak kalma diye babacım"

"Kirayı geciktir bak gör sen"

Bay Hwang ciddi bir şekilde oflamış ve önündeki çorbasını içmeye devam başlamıştı. Herkes sessizce lezzetli yemeklerden yiyordu. Huzurlu ve sakin bir akşamdı aslında...

H: "Birinin ruh eşin olduğunu nasıl anlarsın?"

Bayan Hwang ağzındaki lokmasını zor yutarken, bay hwang da soru karşısında çorbasını tükürmek zorunda kalmıştı.

"Genellikle omega-alfa arasında olduğu için nasıl bir şey olunduğu unutuldu. Biliyorsun betalarda ruh eşi olmuyor alfa-alfa ilişkisinde ise her 50 yılda bir görülecek kadar nadir"

Bay Hwang soruyu sakince cevaplasa da eşi oğlu hakkında endişelenmişti. Bir amda böyle soru soracak birisi değildi, çocuğunu çok iyi tanıyordu.

Bu yüzden sandalyesini Hyunjin'e doğru yaklaştırdı ve sırtını sıvazlayarak konuşmaya başladı.

"Eğer bir alfayla ilişkin varsa ve ruh eşiysen bunu bize söylemekten çekinme, böyle şeylere karşı çıkacak değiliz biliyorsun bebeğim."

H: "Hayır hayır ben sadece.. ruh eşinle tanışmanın nasıl bir his olduğunu merak ettim"

Yemeğin geri kalanı sessiz geçmişti. Bitirdikten sonra babası ve Hyunjin sofrayı toplamaya yardım etmiş ve ailecek televizyon izlemek için koltuğa geçmişletdi.

"Hyunjin bunu ilk kattaki yeni komşularımıza götür bir koşu. Hoşgeldin hediyesi veremedim işler yüzünden"

Bayan Hwang elindeki pasta dilimlerini Hyunjin'e uzatmıştı. Uzun olan oflayarak da olsa pasta dilimleri ile dolu olan tabağı almıştı annesinden.

...

Felix ise kendine geldikten bir süre sonra annesine yemek yapmakta yardım etmişti. Babası da geldiğinde hep birlikte sohbet ederek yemeklerini yemişlerdi.

Kore'deki işlere alışması zaman aldığı için babası gece de çalışıyordu o yüzden yemekten hemen sonra bay Lee şirkete geri dönmüştü. Felix de televizyondaki kanalları geziyordu ama aklında sadece bugünkü alfa vardı.

Korkuyordu, çok korkuyordu o alfanın her şeyi öğrenmesinden ve herkese söylemesinden. Tüm hayatı mahvolurdu böyle olursa.

Küçük sarışın beden bir anlığına olsa da düşündü, omega olduğunu herkesin öğrendiğini onu acımasızca deney olarak kullandıklarını. Düşünmesi bile can yakıcıydı.

Bir anda kapı çalmış ve babasının bir şey unutmasına karşı hemen ayağa kalkmış ve kapıyı açmıştı omega.

Ama karşısında gördüğü bedenle yine yerine çivilenip kalmıştı. Bu sefer alfa da kaçamak omegasının aslında burnunun dibinde oturduğunu öğrendiği için şok içinde durduğu yere çivilenmişti.

İkili gözlerini bile kırpmadan birbirlerine bakıyorlardı. İkisi de şok içindelerdi. Ama bu sefer ilk karşılaştıkları gibi karmaşık hisler geçirmemiş ve kurtlarının kontrolünü kaybetmemişlerdi. Ama yine de şaşırmış bakışlarla birbirlerine bakıyorlardı.

Omega sonunda olayın gerçekliğini anlar anlamaz gözlerini sonuna kadar açmış ve kapıyı şak diye alfanın yüzüne kapatmıştı.

Kendisi de ne yaptığının farkında değildi ama kapı tekrar yavaş bir şekilde tıklatıldığında gerilmişti, hem de çok fazla gerilmişti.

Kapıyı açacak cesaret bulamıyordu kendisinde.

H: "Annem size pasta getirmemi istemişti onu verecektim"

Felix, duyduğu sakin ve normal ses sayesinde rahatlamıştı. Demek ki alfa bir şey bilmiyordu. Bilseydi belli ederdi dimi? Ya da omega olduğunu anlamamıştı anlasaydı kendisini kaçırmayı falan planlardı.

Tamam Felix, sakin olmalısın o hiçbir şey bilmiyor ve sana bir şey yapmayacak, kapıyı yavaşça aç, pastayı al ve teşekkür et. Pasta önemli, pastayı geri çeviremezsin.

Omega titreyen elleri ile kapıyı açmış ilk önce küçük aralıktan tek gözüyle uzun alfaya bakmıştı. Yanaklarını şişirerek tek elinde tuttuğu tabakla kapının önünde dikiliyordu.

Bu sefer sarışın beden kapıyı biraz daha açmış, alfanın elindeki tabağı ani hareketle almıştı.

F: "Teşekkürler"

Ve şak

Kapı yine pamuk yürekli alfamızın yüzüne kapanmıştı.

Hyunjin küçük olanın tepkileri yüzünden kendini tutamamış 32 diş sırıtmıştı resmen.

H: "Tatlı"

...

"Felix kimdi gelen 3 saattir kapıdasın"

Felix annesinin sesini duyduğunda irkilmiş ve ona taraf dönerek pasta dilimleri ile dolu tabağı annesine uzatmıştı.

F: "Apartman sahibi amcanın eşi göndermiş hoşgeldin şeyisi olarak"

Omega tabağı annesinin eline tutuşturmuş ve koşarak odasına atmıştı kendini.

Acaba ayıp mı etmişti? Hem bir şey bilmediği çok belliydi niye yüzüne kapattı ki kapıyı?

Küçük beden çillerini beyaz yastığıyla buluşturmuş ve aklında dönen düşünceler ile kendini yatağına gömmüştü.

Anlayamıyordu? Karnında uçuşan kelebekleri anlayamıyordu? Kendisi bu kadar gerginken kurdunun kedi gibi sakin olmasını anlayamıyordu?

___________

Tamam şimdi s!kişin

Bölüm sonu

14 yorum