İyi okumalar 🦋
_________
İlk dersleri bitmişti ve ikili şimdiden çok samimi olmuşlardı. Hoca derse kısa giriş yapmıştı ve Felix ile Jeongin şimdiden çok hevesliydi. Ders bittikten sonra bile hala girişimcilik hakkında konuşuyorlardı. En sonunda sınıf sesleri yankılanacak kadar boşaldığında ikili de kalkma kararı almışlardı.
F: "Bugün sadece bir tane dersimizin olması çok kötü keşke daha fazla olsa"
IN: "Abimin yanına gideceğim üniversiteyi gezdirecek bana sen de gel bizimle lütfennn"
Felix'in gözleri mutluluk ışığıyla parlamıştı resmen. Üniversiteyi gezmeyi çok istiyordu ama bunu yalnız başına da yapamazdı.
F: "Çok isterimmm"
J: "Küçük girişimcimiz de buradaymış"
Jeongin, Jisung'a gülümsediğinde alfa, beta'nın yanağını sıkmıştı.
IN: "Hyung bu Felix sınıftan arkadaşım."
J: "İlk günden arkadaş edinmişsin ha. Memnun oldum Felix ben de Jisung"
F: "Ben de memnun oldum"
M: "İki göt elledik diye düştüğümüz hallere bak ya"
Minho iki elinde tutmaya çalıştığı külah dondurmalarla onları bekleyen bebeklerinin yanına varmıştı söylenerek.
J: "Bir daha ben sunum yaparken götümü ellersen, seni asla sunum arkadaşı olarak seçmem Minho ve bu sefer cezan dondurma almaktan kat kat daha ağır olur."
Jeongin, yıllardır alışık olduğu ikiliyi kıkırdayarak izlerken Felix ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
IN: "Şu herif de benim abim Minho"
Omega, Jisungu Jeongin'in abisi sanmıştı.
F: "Merhaba ben de Felix"
Minho, elinde tuttuğu külah dondurmalardan birini gülümseyerek Felix'e uzatmıştı.
M: "Memnun oldum Felix"
IN: "Tamam artık üniversiteyi gezmeye başlayabilir miyiz"
Jeongin mızıldanarak konuştuğunda Jisung onun yumuşak saçlarını okşamıştı. Felix şimdiden yeni arkadaşlarına çok ısınmıştı. Hepsi aşırı sevecen ve ilgi dolulardı. Onlarla daha fazla zaman geçirmek istiyordu.
J: "Diğerlerini bekliyoruz gelsinler hep birlikte gezelim"
C: "Şimdi ben yolda yürüyorum, bir taşa çarpıyorum ve yere düşüyorum."
S: "Amin, Amin"
C: "Sonra sen geliyorsun beni yerden kaldırmadan yanımdan geçip gidiyorsun bu suç mudur? Yaptırımı nedir?"
Seungmin diğerlerinin yanına vardığında oflayrak arkasında bekleyen Chan'a dönmüştü.
S: "Aslında iki türlü yaptırımı var örf adet kanununda yaptırım ve eğer sen yüzüstü düştüysen ve ben senin götüne bakarak geçtiysem tacizcilikten en az 10 yıl en fazla ağırlaştırılmış müebbet cezası yerim"
CB: "İki saattir beynimi sikti bunlar kurtarın beni"
Changbin şakacı bir tavırla dudaklarını büzerek Minho'nun arkasına saklanmıştı.
IN: "Hyunjin hyung nerede?"
Jeongin masum köpek bakışlarıyla Chan'a bakmıştı. Dersleri aynıydı ve birlikte çıkmış olmalılardı.
C: "Boşver Hyunjin'i bizi küçük arkadaşınla tanıştırmayacak mısın?"
Anında gözler Jeongin'in yanında bekleyen küçük bedene kaymıştı. Hepsinin aklında aynı soru vardı "bu küçük sarışın şey neden bu kadar tatlıydı?"
Herkesin kendisine baktığını görünce omega kocaman gülümsemişti.
F: "Merhaba ben Felix, Jeongin'in sınıftan arkadaşıyım"
Felix, diğerleriyle de tanıştıktan sonra üniversiteyi gezmeye başlamışlardı. Kantinler, kafeler, spor salonu, oyun salonu, kütüphane, derslikler, bahçe falan derken yürümekten yorulmuşlardı resmen.
Ancak Jeongin ve Felix hala çok enerjikti. Üniversitede ilk günleriydi ve her taşın altına bakmak istiyorlardı.
Gezmeye devam ettikçe farklı konulardan konuşmuşlardı. Felix artık diğerlerini daha yakından tanıyordu. Chan'ın Avustralya'lı olduğunu, Minho ve Jisung'un uzun süredir sevgili olduğunu, hepsinin çocukluktan beri aynı mahallede kaldıklarını ve daha çok şey öğrenmişti.
En önemlisi de hepsinin tatlı ve nazik kişiliğe sahip olmasıydı. Omega farklı ülkede bu kadar kısa zamanda harika arkadaşlar edindiği için çok mutluydu. Belki de Kore onun için en iyi yerdi.
Seungmin'in dava açması tehditleri sonunda küçük ama tatlı bir kafeye oturmuşlardı. Sayıları fazla olduğu için Minho ve Chan iki masayı birleştirmişti herkesin sığması için.
IN: "Hyunjin hyung gelmeyecek miydi? Nerede kaldı ki?"
Jeongin kahvesinden küçük bir yudum almış ama sıcak olduğu için geri bırakmıştı.
C: "Konuştum birazdan gelecekmiş"
IN: "Bir saat önce de birazdan geleceğim demişti"
Beta kollarını göğsünde birleştirmiş ve arkasına yaslanmıştı. Felix ise Hyunjin'in kim olduğunu merak etmişti neden Jeongin sürekli Hyunjin diyordu anlayamamıştı.
Diğerlerinin aksine omega tatlı vanilyalı milkshake almıştı. Aslında omega olduğu o kadar belliydi ki sadece herkes omegaların varlığını yıllar içinde unuttuğu için özelliklerini de unutmuşlardı.
Yine ve yeniden Seungmin ve Chan arasında açılan dava konusuna diğerleri de katılmıştı ve ortalık mahkeme salonuna dönmüştü.
Felix bakışlarıyla etrafı süzerken içinden gerçekten çok iyi bir üniversitede olduğu için şanslı olduğunu geçirmişti.
Derken gözü kepıdan içeri giren erkeğe kaymıştı. Bol siyah pantolonu üzerine giydiği dar beyaz tişörtü uzun vücudunu gözler önüne seriyordu. Kaslı yapısı ve ciddi suratıyla bin daldan ben alfayım diye bağırıyordu.
Omega bakışlarını erkeğin gözlerine çıkardığında, omega ve alfa göz göze geldiklerinde, Felix içinde kopan tufan yüzünden bayılacakmış gibi olmuştu.
Alfa gözlerini omegadan ayırmadan yürüyordu hatta Felix'in oturduğu masaya doğru yürüyordu... attığı her adım Felix'in içindeki kurdu uyandırıyordu.
Felix yıllardır kurdunu saklı tutuyordu ve bu işte profesyonel olmuştu. Ne kokusunun ne de kurdunun kontrolünü kaybetmemişti.. hatta ailesi bile Felix'in feromon kokusunu bilmiyordu.
Ama şimdi çok farklıydı. Omeganın kulaklarında uğultu sesi vardı. Kimseyi duyamıyordu, başı dönüyordu, nefes alamıyordu ve içindeki kurdu sanki can çekişiyormuş gibi debeleniyordu.
Alfa, tamamen masalarına yaklaştığında gözleri hala Felix'in üstündeydi. Diğerleri kendi aralarında yarattıkları mahkemeye o kadar kapılmışlardı ki, tam burunlarının dibinde insanlığın yeniden doğması gerçeğini kaçırıyorlardı.
Felix yüzüne çarpan gerçekle daha çok paniklemişti. Bu gelen Hyunjin olmalıydı ve onlarla aynı masada oturacaktı. Hemen buradan gitmeliydi. Ama gözünü alfanın gözünden ayıramıyordu.
Hyunjin masanın önünde durduğunda Felix, kendini daha çok sıkmış ve nefesini tutmuştu. Biri onu bu masaya çivilemiş gibiydi. Ayağa kalkmalı ve koşarak buradan uzaklaşmalıydı ama yapamıyordu.
Alfa, kaşlarını çatarak omegaya tekrar bakmış ve başını eğerek önünde oturan küçük bedene biraz daha yaklaşmıştı.
Hyunjin de içindeki kurdunu tutamıyordu. Hiç hissetmediği kadar farklı hissediyordu. Alfa omega'ya yaklaştığında Felix'in kalbinin durmasına neden olmuştu gözlerinin parlaması.
Alfa'nın kırmızı gözleri anın verdiği şokla kocaman açılmıştı... Omega'ya ait sarı gözler şimdi alfayı da yerine çivilemişti.
Felix sonunda bakışlarını kaçırabilmiş ve çantasını alarak sendeleyerek ayağa kalksa bile koşabildiği kadar hızlı koşmuştu oradan uzaklaşmak için.
Hyunjin ise hala aynı pozisyonda kalmıştı. Az önce neler yaşadığı hakkında hiçbir fikri yoktu belki de şizofren hastası olmuştu. En mantıklı açıklaması buydu.
IN: "Hyunjin hyung!!!"
Jeongin Hyunjin'i görür görmez boynuna atlamış ve sıkıca sarılmıştı. Alfa da artık kendini toparlamış ve kendisine sarılan küçük betaya karşılık vermişti.
IN: "Hyung ben kazandım üniversitenin ilk günü arkadaş edindim ver bakalım 10.000 won!!"
Jeongin şeytani yüz ifadesiyle sırıtarken Hyunjin de etrafına bakıyordu arkadaşı görmek için.
H: "Nerede bu arkadaş"
IN: "İşte Felix, bura-"
Jeongin az önce Felix'in oturduğu sandalyeyi işaret etmişti ama boş olduğunu görünce donarak kaybetmişti.
Hyunjin ise az önceki kaçak elemanın adını öğrendiği için mutluydu.
H: "Bebeğim şizofren oldun sanırım orada kimse yok"
IN: "YA BEN DEDİM SİZE HUKUK KONUSU AÇMAYIN DİYE YA ÇOCUK SIKILMIŞ GİTMİŞ"
Beta, arladaşı Felix'i gerçekten çok sevmişti ve haber vermeden gitmesi onu üzmüştü. Muhtemelen onlardan sıkıldığı için bir daha yanına gelmeyeceğini zannetmişti.
C: "Belki bir işi çıkmıştır ha bebek ekmek üzülme sıkılmaz bence bizden. Seungmin sıkıldıysa dava açarız dimi"
Chan Seungmin'e taraf döndüğünde, tekrar önünde dönmek zorunda kalmıştı. Yavru köpüşler bile kızınca korkunç gözükebilir bazen...
S: "Üzülme canım aynı sınıftasınız konuşursunuz yine"
Beta mutsuz bir şekilde sandalyesine geri oturmuştu. Herkes yine kendi sohbetine dalıp gitmişti. Tek kişi hariç..
Şimdi ne yapması gerektiğini şaşıran Alfa Hyunjin.
___________
Yalnız bu şey değil mi Alacakaranlık ilk karşılaşma 😂














