İyi okumalar 🦋
____________
Felix, Hyunjin'in birazdan geleceğini duyduğunda kendini daha da iyi hissetmeye başlamıştı. Hala mühür yeri feci bir şekilde ağrıyordu ama önemli değildi. Alfasına kavuştuğu sürece hiçbir şey önemli değildi.
Bayan Hwang getirdiği belgeleri bir araya topladıktan sonra tekrar Felix'in sandalyesine yaklaşmış ve beyaz önlüğünün cebinde duran kutu vişne suyunu çıkarmıştı.
Pipeti kutuya geçirdikten sonra Felix'in eline tutuşturmuş ve yumuşak saçlarını şefkatle okşamıştı.
"Çok fazla kan verdin Felix bunu iç biraz kendine gelmen için"
F: "İstemiyorum"
Felix başını hayır anlamında sallayıp reddettiğinde bayan Hwang tekrar kutuyu onun eline tutuşturmuştu.
"Bunu içersen Hyunjin'i arar ve hemen buraya gelmesini söylerim"
Omega sorgusuz sualsiz elinde tuttuğu vişne suyunun pipetini dudakları arasına alıp içmişti. Aslında çok açtı ama Hyunjin'i görmeden de hiçbir şey yapası yoktu.
Bayan Hwang Hyunjin işlerini bitirir bitirmez zaten hemen geleceğini biliyordu ama Felix'in bayılmaması için bu yalanı uydurmalıydı. Doktorlar da bazen yalan söylemek zorunda kalırlar...
Felix, meyve suyunun son damlasına kadar içtiği karton kutuyu elinde sıkıca tutmuş eşinin gelmesini bekliyordu. İçeceği bitireli çok olmuştu ama hala alfası burada değildi.
Bayan Hwang masadaki ilaçları incelerken Felix dolu gözlerini hızlı hızlı kırpıştırıyordu ağlamamak için. Eğer ağlamaya başlarsa Hyunjin'e sarılmak için zar zor biriktirdiği enerjisini de harcayacaktı.
Odanın kapısı sert bir şekilde açıldığında küçük olan bakışlarını kapıya çevirmek istemiyordu. Çok korkuyordu az önce içeri girenin Hyunjin olmaması onu o kadar çok korkutuyordu ki.
Artık ne bekleyecek ne de sanredecek gücü kalmıştı. Tükenmiş vücudunu daha fazla ayakta tutmak istemiyordu. Hyunjin'in söz verdiği o sarılmayı artık almak iatiyordu.
Omega gözlerini korkak bir şekilde yere diktiğinde aniden oturduğu sandalyeden havalandığını hissetti.
H: "Güzelim"
Felix, gözlerini kollarında olduğu Hyunjin'in gözlerine dikmiş ve deminden beri ağlamamak için tuttuğu gözyaşlarını bırakmıştı.
F: "Hyunjin"
Omega, başını alfasının boynuna gömmüş ve kollarını ve bacaklarını sıkıca ona sarmıştı. Alfasının kokusunu ciğerlerine çekmenin huzurunu tadarken ağlamasını da durdurmaya çalışıyordu.
F: "Burası çok acıyor"
Felix hala yara izi kalan mühür yerini gösterdiğinde Hyunjin burununu eşinin boynuna bastırmış derin bir nefes aldıktan sonra durmadan mühür yerine öpücükler kondurmuştu.
H: "Uzun süre ayrı kaldık ondan bebeğim şimdi geçecek"
Omega alfasını onaylamış ve tekrar başını onun omzuna yaslayarak, güvenli kollarda kendisini huzura bırakmıştı.
H: "Artık gidebilir miyiz?"
Hyunjin annesine taraf dönüp konuştuğunda bayan Hwang elinde ilaçlarla dolu poşeti Hyunjin'e uzatmıştı.
"Bu ilaçları da alıp gidebilirsiniz"
Alfa, kaşlarını çataraka annesine baktığında sadece onun gözlerinden anlamıştı ilaçları almak zorunda olduğunu. Onu onayladıktan sonra ilaçlarla dolu poşeti eline almış ve kollarında omegası ile odadan çıkmıştı.
Bayan Hwang da önlüğünü çıkarıp sandalyenin başına bıraktıktan sonra ışıkları kapattı ve odadan çıktı.
Otogara indiklerinde Hyunjin kucağındaki beden ile dikkatli bir şekilde arka koltuğa oturdu ve annesinin arabayı çalıştırmasını bekledi.
H: "İlaçlar ne?"
Bayan Hwang hastane otogarından çıktıktan sonra aynadan arkada oturan oğlunu kontrol etmiş ve dikkatini yoldan çekmeden tek elini arkaya uzatmıştı.
"Ver poşeti bana"
Hyunjin poşeti annesine uzattığında, annesi poşeti almış ve ön koltuğa bırakmıştı.
"Kameralar var hastanede ilaçları aldığını görmeleri yeter asla kullanılmasına gerek yok."
Alfa annesini onaylayarak göğsüne yaslanarak, ona sıkıca sarılarak uyuyan omegasına bakmıştı. Sonunda kurdu rahat ve güvende olduğu için küçük beden kendisini uykunun kollarına bırakmıştı.
"Her defasında hastane kontrolünde verilen ilaçları alın ama asla kullanmayın"
Hyunjin bakışlarını annesine çevirdiğinde onun ciddi suratını süzmüş ve başını onaylar anlamda sallamıştı.
H: "Tehlikeli ilaçlar mı?"
"Sadece Felix'in daha hızlı hamile kalması için sağlıksız hormon dengesini bozan ilaçlar. Hiçbirine gerek yok"
Alfa tekrar başını onaylar anlamda sallamış ve bakışlarını sarışınına indirmişti. Tam o anda iç çekerek derin bir nefes alan omega, sıcak nefesini alfasının göğsüne üflemişti.
Hyunjin, gülümseyerek başını eğdi ve sarı tutamların arasına yol boyunca, durmadan öpücükler kondurdu. Daha çok mayışan beden ise uykusuzluk yüzünden en derin uykusuna dalmıştı.
"Anne ve babası kapıda bekliyorlar. Çok fazla endişeliler önce onlara gözükmeniz iyi olur"
Araba durduğunda Hyunjin annesini onaylamış ve arabadan inerek binaya doğru adımlamıştı. Tam annesinin gelip kapıyı açmasını bekleyecekti ki bina kapısı kendiliğinden açılmıştı.
"Oğlum"
Hyunjin Bayan Lee'nin ağlamaktan kısılan sesini duyduğunda anlamıştı kapıyı açanın o olduğuna.
"Neden uyuyor o iyi mi?"
Bay Lee de Hyunjin'in önünde dikilip oğluna baktığında, Hyunjin'in annesi gelmiş ve içeri geçmişlerdi.
H: "Uzun süredir uykusuz, endişelenmeyin o çok iyi"
Bayan Lee elini Hyunjin'in kucağında uyuyan oğlunun sırtına yaslamış ve okşamıştı. Gerçekten de yüzü huzurlu ve mutlu gözüküyordu.
Onlar için önemli olan oğullarının iyi, sağlıklı ve güvende olmasıydı ve Hyunjin bunların hepsini onun için sağlıyordu.
...
Bir süre aşağıda bekledikten sonra Felix'in uyanamayacak kadar yorgun olduklarını anlamış ve yukarı çıkmışlardı. Hyunjin sonunda birlikte yaşamayı hayal ettiği kişi ile evine girdiğinde ışıkları açmış ve kapıyı kapatmıştı.
Kendi evinin kokusu, evin sana verdiği sıcaklık ve artık yatağını paylaşacağın birinin olması alfayı fazlasıyla mutlu ediyordu.
İkisinin de birbirinden habersiz hayalleri bu evde birlikte yaşamaktı ve artık ona ulaşmışlardı.
Hyunjin, Felix'i dikkatli bir şekilde yatağa bırakmış ve kendisi de yatağın kenarına oturarak sarı saçları okşamıştı.
Sabah uyanır uyanmaz anne ve babasını görmeye gitmeliydi Felix, çünkü ailesi onu ayakta görmeden rahat etmeyecekti.
H: "Kurdun fazlasıyla huzurlu ve bunu hissetmek beni eritiyor Felix"
Hyunjin fısıldayarak konuşmuş ve kendisi de yatağın diğer tarafına uzanarak derin bir nefes almıştı.
Sabah üzerlerini değiştirip duş alabilirlerdi ama şu an ikisinin de üzerinde uykusuzluk ve yorgunluk vardı.
Alfa, yataktaki bedeni kendi kolları arasına çekmiş ve üzerlerine battaniyeyi örttükten sonra dolgun dudaklara küçük öpücük bırakmıştı.
F: "Hyunjin"
H: "Efendim güzelim"
Omega kollarını kocaman açarak alfasına sarılmış ve başını onun boynuna gömmüştü. Nefes almakta zorlanıyordu ama istediği oksijen değildi eşinin feromonlarıydı.
F: "Feromon"
Hyunjin görevini hemen anlamış ve yağmur sonrası toprak kokusunun kiraz çiçeği kokusuna karışmasına izin germişti.
...
"Sessiz olun"
"Kapıyı yavaş kapat"
"Anahtarı bana ver"
"Kim ses yapıyor"
"Hayatım ayağını yere sert basma"
"Nereye basayım"
"Terlik dolabının kapısını kim sert kapattı"
"Uyanacaklar"
"Ay bırakın artık konuşmayı"
"Anahtarı kapıda bıraktım"
Hyunjin duyduğu fısıldaşmalar (?) yüzünden gözlerini kırpıştırarak açmış ve ne zaman aydınlık olduğunu anlamayarak etrafına bakmıştı.
Sanki daha beş dakika oluyordu gözlerini kapatalı ve gözlerinin içi yanıyordu hala uykusuzluktan.
Alfa üstünde uyuyan bedeni sonradan farketmiş ve sessizce gülümsemişti. En son kollarında olan omegası ne ara üstüne çıkıp ona koala gibi sarılmıştı bilmiyordu ama ikisinin de derin uyuduğu ortadaydı.
Hyunjin hala dudaklarını büzerek uyuyan küçüğünü dikkatli bir şekilde yatağa indirmiş ve battaniyeyi kaldırarak kendisi ayağa kalkmıştı.
Evinden fısıltılar geldiğine emindi. Ya delirmişti ya da kulakları fazlasıyla iyi duyuyordu.
Uykulu beden odanın kapısını açıp salona baktığında karşılaştığı manzara ile kahkahalar atarak gülmemek için elini ağzına kapatmıştı.
Kendi anne, babası ve Felix'in anne babası terlikleri sesi çıkarmasın diye ellerine almış bir şekilde parmak uçlarında salona yürüyorlardı ve Hyunjin kapıyı açtığı için hepsi hareketlerini durdurmuş, sessizce ona bakıyorlardı.
"Uyandırdık mı sizi. Ben dedim sana kapıyı öyle kapatma diye"
Bayan Hwang yanında duran eşinin kolunu çimdiklediğinde adam ufflayarak kolunu tutmuştu.
"Hayır ben dedim terlik dolabına dokunma diye ille de açacaktın orayı dimi"
Bayan Lee ise sinirli bir şekilde eşine baktığında koskoca adam suçlu bebek gibi başını aşağı indirmişti.
H: "Hayır hayır uyandırmadınız sorun değil"
Hyunjin sonunda gülümsemesini durdurmuş ve konuşmayı becermişti. Karşısında dört tane yaramaz bebek vardı sanki.
"Ama oğlum siz de yani saat öğlen üç oldu hala kalkmadınız endişelendik"
Bay Hwang konuştuğunda diğerleri de onu onaylamıştı Hyunjin ise bu saate kadar nasıl uyuduklarına şaşıp kalmıştı.
H: "Bu kadar geç olduğundan habersizdik. Gerçekten zor bir gün atlattık"
Hyunjin, yarım açtığı kapının kıpırdadığını hissettiğinde arkasına bakmış ve saçları birbirine karışmış küçük uykulu bir bebeğin kapıyı tamamen açmaya çalıştığını görmüştü.
Anlaşılan Felix de sesleri duymuş ve paytak adımları ile meraktan eşinin yanına gelmişti.
Hyunjin kapıyı tamamen açmış ve böylece herkesin bakışlarının Felix'e kaymasını sağlamıştı.
Uykulu beden ise annesi ile gözgöze gelir gelmez dudaklarını büzerek gözlerini ovaladı.
"Bebeğim benim"
Bayan Lee kollarını açtığında Felix beklemeden hemen annesinin kollarına koşmuş ve ona sıkıca sarılmıştı. Bay Lee de oğlu ve eşine katılarak ailesini kucaklamıştı.
...
Hyunjin ve Felix günler önce planladıkları sevdikleri ile birlikte piknik yapma hayalini gerçekleştirmişlerdi.
İkili büyük çınara kurdukları hamakta otururken güzel manzaranın tadını çıkarmaya çalışıyorlardı ama bu mümkün değildi...
Minho elinde tuttuğu çekirge ile Jisung'u kovalarken Jisung bağırarak etrafta tur atıyordu. Changbin, Jeongin'i ağırlık niyetine kaldırıp indirirken Chan da onlara katılmış ama o Seungmin'i kaldırarak nehire atmakla tehdit ediyordu böylece Seungmin'in çığlıkları Jisung'un çığlıklarına karışıyordu.
Anne ve babaları ise piknik işini biraz abartmış bağıra çağıra mangal yapmaya çalışıyorlardı.
H: "Gelecek sefer başbaşa gelelim hm?"
Hyunjin, gülümseyerek eşine taraf döndüğünde Felix de etraflarındaki kaosu izlemeyi bırakmış ve alfasına dönmüştü.
F: "Sadece ikimiz"
H: "Sadece sen ve ben"
Alfa, elini çilli yanağa yaslamış ve okşayarak omegasının yüzünü kendi yüzüne yaklaştırarak dudaklarına yapışmıştı.
Dolgun dudakları kendi dudakları arasına alıp tadını çıkarmaya başladığında omegasının küçük ellerini boynunda hissetmişti.
Onlar son Omegaverse'nin başlangıcı olmuşlardı...
_______________
Beni bir ağlama tutdi 🥺
Bir hayal dünyamın daha sonuna geldik. Çok duygusalım 😭😭
Umarım kitabı beğenmişsnizdir. Elimden geldiğince tatlı yazmaya çalıştım.
Bugün burada final yapıyorum ama bol bol özel bölüm geleceğinden emin olun. Daha HyunLix'in minik omegaları olacak 🩵🐥🥟
Diğer hikayelerimde tekrar buluşalım 🥺🎀
HyunLix tagında birici olarak kapatalım 🤭💅






