İyi Okumalar 🦋
___________
Hyunjin, Chan'ın dolabından bulduğu siyah tişörtü de Felix'e giydirmiş ve ıslak saçları kurutmadan kucağındaki bedeni yatağa bırakmıştı.
Felix, alfasının gözlerine bakıp bebek gibi kollarını açtığında Hyunjin de gülümseyerek eşinin kolları arasına girmiş ve ona sıkıca sarılmıştı.
F: "Şimdi ne olacak?"
İnlemekten sesi kısılan sarışın ellerini Hyunjin'in ıslak saçlarına geçirmiş ve başını okşamıştı gözlerini kapatarak.
Telefonları yanlarında değildi, saatin kaç olduğundan haberleri yoktu. Bildikleri tek şey güneşin çoktan battığı ve etrafın tamamen karanlık olduğuydu.
H: "Bir şey olmayacak güzelim uyu sen"
Felix başını usulca sallamış ve uyumak için çırpınan gözlerini huzurlu bir şekilde kapatmıştı.
Alfa ise omegasının uyuduğuna emin olduktan sonra onun kolları arasından çıkmış ve kalkarak yatağın kenarına oturmuştu.
Bunun böylece bitmeyeceğini biliyordu büyük olan ve bu gece uyumak diye bir şey yoktu aklında. Sadece yatakta huzurlu bir şekilde uyuyan mühürlü eşini izlemek istiyordu...
Saatin kaç olduğu net değildi ama Hyunjin şu an zamanın durduğu yerde olmayı diliyordu. Böylece, omegası daha fazla korku ve zorluk çekmek zorunda olmazdı.
Böylece baş başa sonsuza dek sorunsuz bir şekilde yaşarlardı...
Hyunjin, yatağın kenarında ne zaman uyuyakalmıştı bilmiyordu ta ki kapı sert bir şekilde kırılacakmış gibi çalınana kadar.
"Aç kapıyı Polis"
Alfa, telaşlı bir şekilde yataktan kalktığında omegasını kontrol etmek için ona bakmıştı ve onun dolu gözleri ile karşılaştığında tekrar zamanın durmasını ve bunların bir yalan olmasını dilemişti.
F: "Gitme"
Felix, ağlamamak için kendisini tutsa da büzülen dudakları onu ele veriyordu.
"Omegayı hürriyetinden alıkoyma suçundan tutuklusunuz Hwang Hyunjin, kapıyı kırmak istemiyoruz"
Omega duydukları ile başını hayır anlamında sallarken alfa daha fazla yatakta yatan bedene bakmamıştı çünkü biraz daha göz yeması kurmaya devam ederse kendisi de ağlayacaktı.
H: "Merak etme Felix, olaylar açığa kavuştuğunda haklı olan biz olacağız"
Hyunjin odadan çıkıp kapıya doğru ilerlediğinde Felix de hızla yataktan kalkmıştı. Hani kimse onları ayıramayacaktı?
Alfa, derin bir nefes aldıktan sonra kapıyı açmıştı. Ruh eşi için her şeye hazırdı...
Kapı açılır açılmaz polisler Hyunjin'i yakalayıp, kollarını belinde birleştirerek ters kelepçelemişlerdi daha alfa ağzını açıp tek kelime bile edemeden.
F: "Durun Lütfen kimse beni kaçırmadı. Hyunjin beni kaçırmadı"
Felix koşarak Hyunjin'i kelepçeleyen polisin elini tutmak istediğinde diğer iki polis omegayı kolundan yakalamışlardı.
F: "Bırakın biz ruh eşiyiz ayıramazsınız bizi bu kanunlara aykırı"
Omega, çabalayarak polislerin kollarından kurtulmaya çalışsa da bu bir işe yaramıyordu.
"Her şey test sonuçlarından sonra ortaya çıkacaktır, bize verilen görev bu"
F: "Bırakın hiçbir test yapmak istemiyorum"
Felix, daha fazla çırpınmaya başladığında onu sıkıca tutan eller canını yakıyordu ama umrunda değildi. Alfasına kavuşmak için saatlerce yorulmadan bunu yapabilirdi.
Polisler Felix'i sıkıca tutarak uzaklaştırmaya çalıştıkça küçük beden sanki bir anda güçlenmiş gibi polisleri zorluyordu.
Hyunjin ise ağlayarak kendini hırpalayan bedeni gördükçe daha çok yıkılıyordu. Omegası yeterince zorluk çekmişti artık onu sadece mutlu olarak görmek istiyordu.
H: "Lütfen, bize sadece bir dakika verin"
Alfa başını önüne eğerek konuştuğunda sesinin titrememesine özen göstermişti ama omegası bu durumdayken bu çok zordu.
Felix'i tutan polisler bir süre birbirlerine baktıktan sonra durmadan kaçmaya çalışan küçüğü bırakmışlardı.
Omega, vücudu serbest kalır kalmaz hemen alfasına doğru atlamış ve onun gövdesine sıkıca sarılmıştı.
Hyunjin'in eli kelepçeli olduğu için küçüğüne sarılamıyordu. Kollarına alıp göğsüne saklayıp tüm bu olanlardan koruyamıyordu. Sıkıca boynuna sarılıp kokusunu belki de son kez içine çekemiyordu.
Bu lanet olası kelepçe ona hayatının en zor anını yaşatıyordu.
Hyunjin Felix'e sarılamasa da başını eğmiş ve ona sıkıca sarılan güzelinin saçlarına öpücük kondurmuştu.
H: "Senden son kez bir şey isteyeceğim Felix sonra söz veriyorum asla ayrılmayacağız"
Felix, Hyunjin'in ne isteyeceğini bildiği için başını hayır anlamda sallamış ve Hyunjin'e daha sıkı sarılmıştı. Öyle sıkı ki kimse onları ayıramasın.
H: "Güzelim, kan testi yapıldığında hem ruh eşi hem de mühürlü çıkacağız. Ama bunlar olana kadar ikimizin de sabırlı olması lazım"
Felix yine hayır anlamında başını sallamış ve alfasına sıkıca sarılmıştı. Sabırlı falan olmak istemiyordu. O yeterince sabırlı olmuştu zaten...
H: "Şimdi bırakalım görevliler işlerini yapsın söz veriyorum bebeğim hemen bitecek, sonra yanına geleceğim ve sana sarılamadığım bu anların hepsini telafi edeceğim"
Omega, yüzünü alfasının göğsüne gömüp şiddetli bir şekilde ağlamaya başladığında boynuna düşen küçük damlalardan anlamıştı koskoca alfasını da ağlattığını.
Polisler küçük bedeni kollarından tutarak Hyunjin'den ayırmış ve evden çıkararak arabaya bindirmişlerdi.
Alfa ise gözlerini sıkıca kapatmıştı daha fazla ağlamamak için. Bu hikayenin sonunda ne olursa olsun omegasına kavuşacaktı. Bunu içinde deliren alfasına anlatmak zordu ama her şeyin üstesinden geleceklerdi.
...
Felix artık kaçıncı kez kan veriyordu bilmiyordu ama koluna sokulan iğnelerin acısını hissetmeyeli uzun süre oluyordu.
Hyunjin'den zorla ayrıldıktan sonra onu başka araba ile göndermiştiler. Hyunjin'den sonra güneş doğmuştu, şimdi tekrar batmıştı ve hava tekrar kararmak üzereydi ama küçük omega gözlerini kapamamak için çırpınıyordu.
Eşini, alfasını bekliyordu. O gelene kadar bir kez bile gözlerini huzurla kapatmayacaktı.
Mühür yeri tekrar tekrar parçalanıyormuş gibi ağrıyordu, midesi artık açlık hissetmeyi bırakmış ağrımaya başlamıştı. Saatlerce uykusuz kalan vücudu fazlasıyla yorgundu.
Onlarca tüp dolusu kan alınmıştı, bu yüzden oturduğu sandalyede bile başı dönüyordu.
Doktor, iğneyi çıkarıp tekra küçük olanın koluna soktuğunda hafifçe inlemişti omega. Çok fazla kan verdiği için damarları belirginliğini yitirmişti bu yüzden damarı bulmak zorlaşmıştı.
Birkaç denemeden sonra sonunda damarı bulan doktor iki tüp daha kan alarak masasına, diğer doktorların yanlarına geçmişti.
Felix, sandalyeden kalkamak istediğimde başına giren ağrı yüzünden geri oturmuş ve gözünden akan yaşları durdurmak için gözlerini sıkıca kapatmıştı.
Sadece alfasını istiyordu.. onun da canı yanıyor muydu? Omega tüm acıları çekmeye hazırdı yeter ki eşine zarar vermesinler...
"Sonuçlar çıktı. Omeganın dokunulmazlığı var"
Beyaz önlüklü bir kadın, elinde kocaman mavi mürekkep ile basılmış mühür olan kağıdı masanın başına toplanan doktorlara göstererek aniden içeri dalmıştı.
Felix, sıkıca kapattığı gözlerini açarak içeri giren doktora bakmış ve sıcak gözyaşlarının yanaklarına akmasına izin vermişti.
Doktorlar, kadının elindeki kağıdı alarak incelemişlerdi.
"Gerçekten alfa ile ruh eşiymiş"
"Mühür bozulamaz o zaman"
"Orası artık sizi ilgilendirmez, omeganın sorumluluğu bende çıkabilirsiniz"
Bayan Hwang, kendi aralarında konuşan doktorları susturmuş ve çıkmaları için kapıyı açmıştı.
Haberi duyar duymaz, Bayan Hwang sorumluluğu kendi üzerine almak için çabalıyordu. İlk başta omeganın testlerini yapmak için görevlendirilmişti çünkü bayan Hwang yıllardır bunun üzerine çalışıyordu.
Ama ne zaman ki, Hyunjin'in suçlu alfa olduğu onaylandı, bayan Hwang işlerden men edilmişti. Oğlunun karakoldan haklı çıkması üzerine ise yine ipleri kendi ellerine almıştı.
Güleryüzlü kadın, diğer doktorları odadan çıkardıktan sonra sandalyede oturan küçüğe doğru adımlamış ve ona sıkıca sarılmıştı.
"Küçük oğlum benim, ağlama geçti"
Felix de ona sarılmak için kollarını kaldırmıştı ama o kadar yorgundu ki yarı yolda pesetmişti.
F: "Hyunjin..."
"Karakolda işleri bitti, kan verdikten sonra hemen yanına gelecek bebeğim"
Omega hıçkırarak ağlamaya başladığında geri çekilmiş ve eli ile yüzünü kapatmıştı. Alfasına kavuşmak için o kadar sabırsızlanıyordu ki, bir daha asla onun kolları arasından çıkmamaya yemin etmişti.
______________
Gelecek bölüm final 😭😭😭








