İçeriğe geç

Last Omegaverse

Bölüm 22 · 6 dk okuma

Last Omegaverse

Bölüm 22

Oğlunuzla evleneceğim de

İyi okumalar 🦋

_________

Eve vardıklarında Felix soğuk bir duş almış, ağrı kesici içtikten sonra da kenisini yatağına atmıştı. Hala kasıkları ağrıyor, soğuk duşa rağmen vücudu terliyordu.

Uyumaya çalışıyordu. Normalde bir gün sürerdi kızgınlığı ama bu sefer hiç bir gün sürecekmiş gibi hissetmiyordu. İlk defa kelimenin tam anlamıyla kızgınlığa girmişti ve tek isteği bayılmadan atlatmaktı.

Yüzüstü dönüp başını yastığına gömmüştü ama hala sızlayan kasıkları ona rahat nefes aldırmıyordu. Sinirli bir şekilde yerinden doğrulup telefonunu eline almıştı. Belki zihnini başka şeylerle meşgul ederse ağrılarını unuturdu.

Ama telefonunu eline aldığında Hyunjin'den onlarca mesaj gelmesini beklemiyordu. Alfasının ismini bile ekranda görmek içindeki kurdu delirtirken yüz yüze gelirlerse ne olur diye düşünemiyordu.

En azından belki kasıklarındaki ağrılar geçerdi...

Hyunjin&Felix

Hyunjin 🩵

Felix? (13.40)

İyi misin?

Felix kurdum rahatsız

Endişeleniyorum iyi misin?

(3) Cevapsız arama 📞

Bebeğim sınıfta değilsin

Çantan bende eve mi gittin?

İyi olduğunu söyle yeter (14.03)

(1) Cevapsız arama 📞

Kızgınlıkta mısın?

Bunu tahmin etmeliydik güzelim

Annemin yanına uğrayacağım

Senin için bastırıcı ilaç verir (14.12)

(4) Cevapsız arama 📞

Kendini iyi hissettiğinde

Beni ara lütfen

Bir kere sesini duyayım (14.21)

Felix annem senin için bastırcı

verdi iyi geleceğini söyledi

Birazdan orada olurum (15.20)

...

Felix dolu gözleri ile mesajları tane tane okumuştu. Hyunjin'in ona ne kadar çok değer verdiğini bir kez daha anlamıştı ve etrafında onu bu denli çok seven insanların olması onu fazlasıyla mutlu ediyordu.

Ama bir anda yüzüne çarpan gerçekle aniden ayağa kalkmıştı. Hyunjin ilaç getireceğini söylemişti ki bu mükemmel bir şeydi. Omegalar artık var olmadığı için omega bastırıcısı da üretilmiyordu ama şimdi Bayan Hwang onun için bastırıcı hazırlamıştı.

Bu kesinlikle iyi haberdi ama Hyunjin birazdan burada olacaktı ilacı vermek için ve babası ile o günden sonra tekrar karşılaşmaları Felix'i geriyordu.

Omega hemen odasının kapısına doğru ilerlemeliydi. Evin kapısı çaldığında mutlaka kapıyı annesi açmalıydı çünkü babası alfayı bulduğu yerde öldürecekmiş gibi mimikler atıyordu.

Küçük olan tam odasının kapısını açacakken çalan zillerini duymuş ve kapıdan bir adım uzaklaşmıştı. Her şey için çok geçti.

"Yemek yapıyorum hayatım kapıya bakar mısın?"

Felix annesinin sesini duyduğunda kapıyı babasının açacağını anlamış ve sert bir şekilde elinin içini alnına vurmuştu.

Ama meraklı kişiliği tabi ki onu rahat bırakamazdı. Kasıklarındaki ağrı ve vücudunu saran sıcaklık onu yıpratsa da her şeyi unutmuş ve odasının kapısını birazcık açarak tek gözü ile koridordan giriş kapısına bakmıştı.

Babası ve Hyunjin birbirlerine bakıyorlardı. Ya da kısık tonda konuştukları için Felix duyamıyordu? Ya da babası gözleri ile Hyunjin'i tehdit ediyordu?

Omeganın yorgun bakışları alfanın yüzüne kitlendiğinde tekrar ısınmaya başlayan vücudunu görmezden geldi. Sadece alfasının kusursuz yüzünü izlemek istiyordu.

Onunlayken hep gülümseyen tatlı suratı şimdi babasıyla konuştuğu için fazlasıyla ciddi gözüküyordu ve bu küçük omegayı çıldırtmak için yeterliydi.

Saçları çok yumuşak gözüküyordu. Felix'in tek istediği burnunu alfasının kokusu ile harmanlanmış boyuna gömmek, ellerini yumuşak saçların içinde gezdirerek huzurlu bir şekilde uyumaktı.

Çok istiyordu yanında sadece Hyunjin'in olmasını istiyordu. İri gözlerini kapattı ve kendisini Hyunjin'in güvenli kollarında hayal etti. Ona sıkıca sarılarak uyuduğunu...

"Felix!"

Felix az önce kapattığı gözlerini açtığında babasını odanın kapısında görmeyi hayal etmiyordu. Utançtan kulakları ve yanakları kızarırken önce kapıya baktı sonra da tatlı bir şekilde gülümseyerek babasına.

Hyunjin gitmişti. Aslında zaten gitmesi gerekiyordu ama bu olay omegayı sinirlendirmiş biraz da hayal kırıklığına uğratmıştı. Alfası da onun yanında durmak istemiyor muydu?

Bay Lee aralık kapıdan ona bakan tatlılığa karşı asla kızamayacağını anlamıştı. Elinde tuttuğu çantayı Felix'e uzattı ve diğer elinde küçük hava geçirmez poşetin içinde duran iki kapsül ilacı da hemen ardından oğluna uzattı.

"Çantan okulda kalmış bir de bastırıcıymış hemen içmen gerekiyor"

Omega başını usulca sallamış ve çantasıyla ilacı alarak odasına geçmişti. Hyunjin'in mesajlarına cevap yazacaktı ama şu an kızgın olduğu için ona hiçbir şey yazmayacaktı.

İlacı yatağın kenarına bırakırken sırtındaki çantanın üzerine sinmiş olan Hyunjin'in yağmur sonrası toprak kokus omeganın burnuna dolmuştu.

Tüm vücudunu esir alan koku kızgınlıkta olan Felix'i daha da zor duruma sokmuştu. Azıcık çantasına sinmiş olan koku bile ona sanki Hyunjin yanındaymış gibi hissettiriyordu.

Çantayı yavaşça sırtından indirmiş ve iki eliyle sıkıca tutarak biraz daha burnuna doğru yaklaştırmıştı. Çok güzel kokuyordu.. koku tam burnunun dibinde olmasına rağmen sanki ulaşılamazdı.

Tüm benliğine işleyen yağmur sonrası toprak kokusu omeganın bacaklarını birbirine bastırmasına neden olmuştu. Gözünün önünden az önce ciddi bir şekilde babası ile konuşan alfa gitmiyordu.

Karnı kasılmaya başladığında çantayı biraz daha burnuna bastırdı. Hiç bu kadar muhtaç hissetmemişti. Hep hafif, sadece ağrılardan ibaret olan kızgınlığı şimdi tamamen onu zor durumda bırakan bir azgınlığa dönüşmüştü.

İhtiyacı vardı ve ihtiyacı olduğu kişinin şu an yanında olmaması daha da yoruyordu vücudunu. Çantaya sinmiş olan azıcık koku yavaş yavaş dağılmaya başladığında küçük elleri ile sıktığı çantaya gömdü yüzünü.

İstemiyordu kokunun kesinlikle gitmesini istemiyordu. Gözleri dolmaya başladığında çantayı odanın bir kenarına fırlattı ve kendisini yatağa attı.

Bacaklarını birbirine bastırmak yeterli gelmiyordu. Kendisine hiç dokunmamıştı ve bunu yapmak da istemiyordu. Çünkü sadece aklında dönüp dolaşan tek sahne vardı.

O da Hyunjin ile o gün, onun evinde yaptıkları şey... çok ihtiyacı vardı. Hyunjin'in büyük elinin sırtını okşamasına, dolgun dudaklarının onu sakinleştirmek için yüzünün her karışında gezinmesine, kemikli ellerini onu tekrar sarıp doruğa ulaştırmasına ihtiyacı vardı.

Ve sonra daha fazlasına...

Küçük beden yataktan zorlukla kalkıp ilaca uzandığında Hyunjin'i bu denli içten düşünerek onun alfasını da çıldırttığından habersizdi.

Hemen ilaçları ağzına atmış ve yutmasına yardımcı olacak kadar su içtikten sonra kendini odasındaki banyoya atmıştı.

Buz gibi suyun altında saatlerce durup, durmadan ısınan vücudunu yatıştırmaya çalışacaktı.

...

Hyunjin&Felix

Hyunjin🩵

Felix iyi misin?

İlaçları içtin mi?

Neden cevap vermiyorsun? (22.40)

...

Felix telefonunun sesini duyduğunda başını ıslak saçları yüzünden ıslanmış yastığından kaldırmış ve bir süre geniş yatakta telefonunu aradıktan sonra sonunda bulmuştu.

Yine Hyunjin'den mesaj geldiğini görünce bu sefer ilaçlar onu yatıştırdığı için geçmiş olan kızgınlık ve kırgınlık hissi yoktu.

Ama hala Hyunjin'i istiyordu. Sadece sarılmaya ihtiyacı vardı. Dolu gözlerini kırpıştırmış ve burnunu çektikten sonra mesajları açmıştı.

....

Hyunjin&Felix

Felix🤍

Hyunjin

Yanına gelebilir miyim 🥺

Hyunjin🩵

Şimdi değil bebeğim

Tamamen iyi hissettiğinde

ben geleceğim yanına söz

Felix🤍

İyi hissediyorum

İlaçlar iyi geldi

Ama sana sarılarak

uyusam olmaz mı?

Hyunjin🩵

Annem senin için daha

fazla bastırıcı yapacağını söyledi

İyi gelmesine sevindim

Felix🤍

Hyunjin

Hyunjin🩵

Hayır güzelim olmaz

Felix🤍

5 dakikacık? 🥺

Hyunjin🩵

İyi geceler Felix

Yarın yine senin için

bastırıcı getireceğim

Felix🤍

İstemiyorum

Şimdi gel

Babamı ara

Oğlunuzla evleneceğim de

Sonra da gel al beni

Ben de sana sarılarak

uyuyayım

Olmaz mı?

Hyunjin🩵

Olur

...

Felix Hyunjin'in mesajını gördüğünde başını hala nem olan yastığına gömmüş ve kıkırdayarak gülmüştü. Hayali bile çok güzeldi...

Bir süre sırıtarak ekranla bakıştıktan sonra tekrar açmıştı telefonu alfasına cevap yazmak için ama salonda babasının telefonunun çalma sesini duyması tüylerini diken diken etmişti.

Babasının telefon sesi onu hep ürkütmüştür ama bu sefer bu saatte tam da Hyunjin'le "babamı ara" konuşması yaptıktan sonra çalan telefon sesi daha fazla ürkütmüştü.

İçinden kendisini sakinleştirmeye çalışıyordu. Bu saatte aradılarsa kesin iş içindir. Babası hep gece ani çıkan işler yüzünden arama alıyordu ki bu normaldi zaten.

Ama bir taraftan da endişeli kişiliği salondan gelen sesleri dinlemeye çalışıyordu. Telefona cevap verileli dakikalar olmuştu ama babasının sesini duyamamıştı.

F: "İş için ya yine mesai var herhalde"

Felix başını yastığına yerleştirmiş ve telefonunu açarak konuşma ekranına tıklamıştı ki çalan kapı sesi tüm odasında yankılanmıştı sanki.

Kesinlikle zil sesleri bu kadar yüksek değildi ama bu hayatında duyduğu en gerici zil sesiydi.

Aniden yatağından sıçrayarak ayağa kalkmış ve fal taşı gibi açılan gözleri ile etrafı süzmüştü.

F: "Başka birisi gelmiş olmalı"

Tabi ki Hyunjin babasını arayıp "oğlunuzla eveleneceğim" dedikten sonra onu almaya gelmemişti. Böyle bir şey olmamıştı dimi?

Ve aniden yine zil sesi tüm evde yankılandı. Neden kimse kapıyı açmıyor?

__________

Texting yazan yazarlar için 31 saniyelik saygı duruşu 🧍‍♀️

Telefonla 7 kere güreştim. Çok zor. yazılar kalkmamış yarrak gibi ekranda sağa sola sallanıyor. Çok zor dakikalar yaşadım

Bölüm sonu

9 yorum