İyi Okumalar 🦋
__________
Felix tekrar duyduğu zil sesinden sonra daha fazla odasında duramamış ve kapısını azıcık açarak aralık kısımdan salona bakmıştı.
Az önce salonda olduğuna emin olduğu anne ve babası orada değildi. Dakikalar önce babasının telefonunun sesini bile duymuştu. Ama neden şimdi evde kimse yoktu?
F: "Anne?"
Omega çok da gür olmayan sesi ile annesine seslenmişti ama evde tekrardan annesinin sesi yerine kapının rahatsız edici zil sesi duyulmuştu.
Felix derin bir nefes aldı ve artık dayanamayarak odasından çıkıp parmak uçlarında kapıya doğru ilerledi. Ses çıkarmamaya özen gösteriyordu sanki ani bir ses çıkarırsa oyun bitecekmiş gibi.
Sonunda kapıya vardığında elini anahtara atmış ve yavaşça iki kere çevirmişti. Aynı odasının kapısında yaptığı gibi azıcık açtığı kapıdan tek gözü ile dışarı bakmıştı.
Gözleri ilk olarak kapıda duranın ayaklarına kaymış sonra yıkarı çıkarak kapıdaki uzun beden ile göz göze gelmişti.
Omega karşılaştığı beden ile afallayarak düşecekmiş gibi olmuş ama kapıya tutunduğu için kendini toparlamış ve hemen kapıyı Hyunjin'in suratına kapatmıştı.
Sessiz bir çığlık attıktan sonra sırtını kapıya yaslamış ve küçük elini göğsüne yaslayarak yerinden çıkmak isteyen kalbini durdurmaya çalışmıştı.
Annesi ve babası evde değildi? Hyunjin'e babamı ara demişti? Gel beni al demişti? Ve şimdi Hyunjin kapıdaydı?
H: "Açacak mısın gideyim mi?"
Felix kapının akrasından Hyunjin'in sesini duyduğunda irkilmiş ve elini göğsünden çekmişti. Bunların hepsi rüya olmalıydı.
Evet evet kızgınlık yüzünden bayılmıştı ve bunlar bilinç altının ona oynadığı küçük bir oyundu.
Omega yavaş yavaş arkasını dönmüş ve heyecanını bastırmak için alt dudağını ısırarak kapıyı tekrar geri açmıştı.
Bu sefer büyük kapıyı sonuna kadar açmıştı, çünkü Hyunjin'i net bir şekilde görmezse buna inanmazdı, ki zaten hala bunların gerçek olduğuna inanmıyordu.
F: "Hyunjin?"
Alfa, tek eli ile kapının girişine yaslanmış ve sırıtarak onu izleyen sarışınına bakmıştı. Gerçekten şaşırmış suratı onu tatlı yapıyordu.
H: "Bana sarılarak uyumak istemiyor muydun?"
Omega anın verdiği telaş ile başını hayır anlamında iki yana sallamış ve bir adım geri atarak kapıdan uzaklaşmıştı.
H: "Benimle evlenmek istemiyor muydun?"
Felix tekrar başını sallayarak bir adım geri atmıştı. Ne kadar hala şaşırmış olsa da gözlerini bir an olsa bile alfasının gözlerinden çekmiyordu.
Rüya olsa da, hayal olsa da onun gözlerine bakmak tüm kaygılarını dindiriyordu. Yorgun olan vücuduna huzur getiriyordu.
H: "Nasıl yani beni gel babamdan iste diyen sen değil miydin?"
Omega yine başını hayır anlamında sallamıştı. Bu aslında Hyunjin'e verilen bir cevap değildi. Bu, şu an olanları algılamamanın verdiği bir tepkiydi.
Hyunjin dudaklarını birbirine bastırarak gülümsemiş ve yaslandığı kapıdan uzaklaşarak eve girmiş ve kapıyı kapatmıştı.
Felix daha fazla şaşırsa da Hyunjin için bu olay çok normaldi. Aslında bastırıcıdan sonra Felix'in yanında kalması ikisinin kurdu için de daha iyiydi. Annesi de söylemişti bunu ama Hyunjin Felix'in güvenliği için ondan uzak durmayı seçmişti.
Ama omegası ona tatlı tatlı mesajlar yazarken dayanamamış ve Felix'in ailesiyle de konuştuktan sonra kendisini omegasının yanına atmıştı.
Bay Lee de Hyunjin aradığında kötü davranmamış, bunun gayet normal olduğunu bildiği için Hyunjin'in gelmesine izin vermişti. Tabi tek bir şartla, şu an kendisi de eşi de odalarındaydı. Belki de ikilinin konuşmalarını bile duyuyorlardı.
Felix, Hyunjin'in içeri girdiğini ve kapıyı kapattığını gördüğünde artık tüm bunların rüya olduğuna emindi. Ama hiç uyanmak istemediği bir rüya.
Uzun beden küçüğünün yanına yaklaştığında başını eğmiş ve omegasının kulağına doğru fısıldamıştı. Felix ilk başta irkilse de duyduğu cümle ve alfasının kokusu onu anında rahatlatmıştı.
H: "Oysa ki ben sen olduğuna eminim. Bu eşsiz kokuyu nerede alsam tanırım"
Felix biraz başını geri çekmiş ve ona doğru eğilen Hyunjin'in gözlerinin içine bakmıştı. Az önce kulağına çarpan sıcak nefes rüyada olmadığının bir kanıtıydı.
F: "Bendim"
Omega hemen kollarını alfasının boynuna sarmış ve bu sefer sıcak olan burnunu eşinin boynuna yaslamıştı.
Hyunjin de zaman harcamadan ellerini ince bele sarmış ve küçük bedeni kolları arasına hapsederek sıkıca sarılmıştı. Şimdi ikisi de huzurlu hissediyordu.
Alfa, omegasını havaya kaldırdığında o da beklemeden ayaklarını alfasının beline sarmış ve daha da sıkı bir şekilde sarılmıştı.
Hyunjin, kucağında Felix ile birlikte salona ilerlemiş ve koltuğa oturmuştu yavaşça. Felix ise oturdukları için bacaklarını serbest bırakmış ve geniş kucakta daha rahat bir şekilde kıpırdanarak başını Hyunjin'in omzuna yaslamış ve gözlerini kapatmıştı.
H: "Sen uyu ben seni odana götüreceğim tamam mı?"
Felix usulca başını salladığında Hyunjin de hafif bir şekilde omegasının sırtını ve saçlarını okşuyordu. O kadar hafif ve yumuşak hareket ediyordu ki sanki kollarının arasında dünyanın en kırılgan şeyini taşıyordu.
F: "O zaman uyumak istemiyorum"
Omega kısık sesiyle konuşuyordu ama aslında yarı uykuluydu.
F: "Seninle konuşmak istiyorum"
Söylediklerinin aksine gözleri yavaş yavaş kapanan küçük beden kedi gibi başını Hyunjin'in omzuna yaslanmış ve diğer elini de alfasının boynuna sarmıştı.
Alfa neden buradaydı ailesi neredeydi, babası bunlara nasıl izin vermişti bilmiyordu. Umrunda olan tek şey Hyunjin'in onu uyuduktan sonra bile bırakıp gitmemesiydi. O yanındaysa tüm sorunlar çözülmüş demekti.
H: "Sesin öyle demiyor ama"
Hyunjin küçük fasülyesinin sırtını ve saçlarını okşamayı bir an olsun bile durdurmuyordu ve bu Felix'i daha çok mayıştırıyordu. Omega'nın ses tonunun uykulu olmasının nedeni Alfaydı.
H: "Benimle gerçekten evlenmek istiyor musun?"
Omega başını alfa'nın omzundan kaldırmadan onaylar anlamda sallamış ve yumuşak sarı saçlarının Hyunjin'in boynuna sürtünmesine neden olmuştu.
F: "Gece uyuduğumda da, sabah uyandığımda da yanımda ol istiyorum"
Artık yorgun vücudunu uykuya teslim etmek üzere olan omega mırıldınarak konuşuyor son güç kırıntıları ile uykuya direnerek alfasına olan hisslerini söylemeye çalışıyordu.
F: "Kahvaltıyı da birlikte yapalım, akşam yemeğini de birlikte yiyelim. Sonra korku filmi izleyelim. Koltukta sarılarak uyuyalım"
Felix sanki kapalı gözlerinin ardında rüya görüyormuş gibi hayallerini Hyunjin'e anlatıyordu. Aslında Hyunjin'in hayallerini tekrar Hyunjin'e anlatıyormuş gibi oluyordu.
İkisinin de geleceği birbirinden ibaretti...
F: "Kızgınlığımda da sen yanımda ol istiyorum"
Hyunjin, Felix'in sırtında dolanan elini durdurmuş ve dudaklarını kıvırarak hafifçe gülümsemişti.
Kolları arasında artık uykuya daldığına emin olduğu küçük bedeni biraz daha kendine doğru çekmiş ve kiraz çiçeği kokulu saçları ilk önce derin bir şekilde koklamış, tüm kokuyu ciğerlerine kazıdıktan sonra yumuşak saçlara birkaç öpücük bırakmıştı.
Hyunjin, başını yan çevirip omzunda yatan güzelliği süzdükten sonra boşta kalan eli ile kusursuz çilleri zarif bir şekilde okşamıştı. Yumuşak yanaklara temas eden parmaklar alev elev yanıyordu.
Felix bastırıcıların etkisinde olduğu için alfasının kucağında huzurlu bir şekilde uyuyordu ama Hyunjin'i vücut sıcaklığıyla ne denli delirttiğinden habersizdi.
Alfa, kemikli parmakları ile uzun kirpiklere dokunmuş ve sonrasında kalemle çizilmiş dolgun dudaklara bakmıştı.
Felix, başını Hyunjin'in omzuna yan yasladığı için, ezilen yanağı yüzünden dudakları büzülerek öne doğru çıkmıştı. Alfa ise bu güzelliklerden alamıyordu gözünü.
Ki almak da zorunda değildi. Felix her şeyiyle onundu, ona aitti. Aynı şekilde Hyunjin de her şeyiyle büsbütün Felix'e aitti.
Alfa daha fazla beklemeden başını eğmiş ve büzülmüş dudaklara kendi dudaklarını bastırmıştı.
Felix'in sıcaklığı tüm bedenine yayılırken onu uyandırmamak için çok oyalanmamış ve dudaklarını çekmeden, omega'nın yanağı boyunca sürükleyerek kulağına doğru getirmiş ve geceyi aleve verecek fısıltısını dudakları arasından serbest bırakmıştı.
H: "Ben de seni mühürlü eşim yapmak istiyorum"
___________
Merhaba 🥺
Bölüm yazdıkça atacağım gitmedim buralardayım sadece instayı bir süreliğine bıraktım.
Ve açıkcası watty'nin durumu beni çok üzüyor....






