İyi Okumalar 🦋
_________
Ortalığın karışmasının üzerinden birkaç gün geçmişti Felix rahat hissetmesine rağmen her an ağlayacakmış gibi geziyordu ortalarda.
Hyunjin ile arası çok iyiydi. Üniversiteye birlikte gidiyorlardı ders aralarında birlikte oluyorlardı. Biraz utanıyordu hala ama birbirlerini daha yakından tanıyorlardı.
Felix için üzücü olan şey babasıyla hala doğru düzgün konuşmuş olmamasıydı. Her sabah güler yüzle onu karşılayan babası kahvaltısını erken yapıp çıkıyordu.
Akşam eve geldiğinde kapıyı Felix'in açmasına rağmen sadece geçiştirici bir gülümseme sunuyordu.
Küçük olan babasının artık onu sevmediğine, ondan nefret ettiğine inanmak istemiyordu. Her ne kadar konuşmak istese de ağzını açtığı an ağlamaktan konuşamayacağı için susuyordu.
Susuyor sadece geceleri herkes uyuduktan sonra başını yastığına gömerek ağlıyordu. Kendisini fazla yorgun ve halsiz hissediyordu.
H: "İyi misin bebeğim?"
Hyunjin'in rahatlatıcı sesini duyan küçük beden alfasına taraf dönmüştü. Alfa araba kullandığı için gözünü yoldan ayırmıyordu ama arada attığı kaçamak bakışlardan omega'nın bir şeyleri kafaya taktını biliyordu.
Felix bir şey demeden sadece başını onaylar anlamda sallamıştı. Aslında iyi değildi ama bunu şu an kimseyle konuşamazdı. Konuşmaya başladığı an ağlardı zaten. Babası onun için çok özeldi.
Araba otoparkta durar durmaz Felix çantasını alarak inmişti. Bugün önemli dersleri vardı. Zihnini başka şeylerle doldurmamalıydı.
Arabanın önünden geçip yürümeye başladığında Hyunjin'in arkasından geldiğini sanıyordu ama bileğinden tutulup geriye doğu çekildiğinde anlamıştı Hyunjin'in hala arabanın önünde durduğunu.
Felix irileştirdiği gözleri ile uzun bedene ve bileğini saran büyük ele baktı. Kalbi anında deli gibi atmaya başlamıştı bile.
Hyunjin'in dokunduğu yer vücudundan bağımsız ısınıyordu. Bir de yanakları kızarmıştı çoktan buna emindi.
H: "Eğer seni ben rahatsız ediyorsam aramıza mesafe koyabiliriz"
Alfa boğazını temizleyerek konuşmaya başlamıştı. Onun da omega'dan farkı yoktu. Temasa geçtiği an kalbi yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlıyordu.
Ama omegasını son olaylardan sonra bitkin görüyordu ve hissediyordu da. Onu bir şeylerin üzdüğünü, geceleri rahat uyuyamadığını biliyordu.
Felix bileğini biraz aşağı doğru çekmiş ve elini Hyunjin'in elinin içine hapsetmişti. Yüreği patlayacakmış gibi olsa da Hyunjin'e temas etmek ona fazlasıyla iyi geliyordu.
F: "Beni rahatsız etmiyorsun aksine huzurlu hissetmemi sağlıyorsun"
Omega utanarak başını önüne eğmiş ve birleşik olan ellerine bakmıştı. Küçük eli alfasının elinin içine ne kadar da yakışıyordu öyle.
F: "Her geçen gün sana daha çok bağlanıyorum sen aramıza mesafe koyalım diyorsun"
Felix başını kaldırmadan titreyen sesi ile konuşmuştu. Zaten duygusaldı Hyunjin'in böyle söylemesi onu daha da üzüyordu.
Daha önce hiç sevgilisi olmamıştı ve bir sevgiliye nasıl davranılır bilmiyordu. Bu durum onu zaten fazlasıyla geriyordu. Hyunjin'in de böyle söylemesi kendisini yetersizmiş gibi hissetmesine neden oluyordu.
Acaba Hyunjin benden bıkar mı diye düşünmeden edemiyordu. Ona iyi bir sevgili oluyor muyum? İsteklerini karşılayabiliyor muyum? Beni eşi olarak istiyor mu? Gelecekte ona iyi bir eş olabilecek miyim? Utangaç olmam onu sıkıyor mu?
Omega zaten tüm gün bunları düşünüyordu. Fazla düşündüğünün farkındaydı ama onun için bunların hepsi yeniydi ve alfayı fazlasıyla çok seviyordu.
Onu böylesine hayatının merkezine koyduğu için onsuz bir gün düşünemiyordu bile.
Hyunjin'in ilgisine de alışmıştı. Onunla bebekmiş gibi ilgileniyordu ve Felix bundan hoşnuttu. Ama Hyunjin de Felix'in sevgisinden hoşnut muydu? Yoksa onun için bunlar yetersiz miydi?
Küçük beden tekrar fazlasıyla düşünmeye başladığı için eğik başını kaldırmadan gözlerini sıkıca kapattı şu an ağlayamazdı.
F: "Ben senin için y-yetersiz miyim?"
Felix kendini ne kadar sıksa da -İstemeden Hyunjin'in elini de sıkıyordu- titreyen sesine karşı gelememişti.
Hyunjin hemen ellerini ayırmış ve iki elini de Felix'in beline dolayarak küçüğünü kolları arasına çekmişti.
Kolları arasına tamamen yerleşen omegasının saçlarına birkaç öpücük kondurduktan sonra tek eli ile sırtını okşamaya başlamıştı bile.
H: "Nereden çıkarıyorsun bunları anlamıyorum ki"
Felix, biraz daha sokulmuştu Hyunjin'in göğsüne ve kollarını kaldırarak alfasının boynuna sarılmıştı.
İkisi de feromon salgılamamak için kendilerini zor tutuyorlardı ama bu yakınlık vücut ısıları için iyi değildi.
H: "Hayatımda gördüğüm en güzel kalpli kişiyi kendime eş olarak kapmışım. Aslı ben senin için yetersizim güzelim"
Omega salya sümük ağlamamak için başını Hyunjin'in göğsünden kaldırmış ve parmak uçlarına yükselerek burnunu eşinin boynuna gömmüştü.
Minik burun feromon bezine temas edince işler biraz daha zorlaşmıştı alfa için ama o dayanabilirdi. Küçüğü için her şeye dayanırdı.
H: "Seni üzen bir şeyler var ve bu yüzden her şeyi fazla düşünüyorsun. Dersimiz bittikten sonra seni çok seveceğin bir yere götüreceğim. Orada konuşalım tamam mı bebeğim?"
Felix, başını Hyunjin'in boynundan çekmeden onaylar anlamda sallamıştı. Artık derse gitmeleri gerekiyordu ama ayrılmak istemiyordu işte alfasından.
Hep onun kollarının arasında kalsa olmaz mıydı?
Küçük olan istemeden de olsa alfasının kollarından uzaklaşmış ve onu dikkatle izleyen alfasına bakmıştı.
Gözlerinin içi parlıyordu. Hyunjin, Felix'e her baktığında gözleri her şeyi anlatıyordu fazla söze gerek yoktu zaten.
F: "Nereye götüreceksin beni?"
Alfa gülümseyerek sarı tutamları karıştırmış ve omegasına tatlı bir şekilde göz kırpmıştı.
Felix de Hyunjin'in büyüsüne kapılıp tatlı bir şekilde gülümsemişti. Bu adam tüm duygularını birbirine karıştırıyordu bu normal miydi?
H: "Kaçıracağım seni"
Omega elini yumruk yaparak hafif bir şekilde alfasının omzuna vurmuş ve gözlerinin içine kadar gülümsemişti.
Kaçırabilirdi.. istediği yere kaçırabilirdi. Hiç sorun değildi. Hyunjin ile birlikte olduğu sürece dünyanın sonuna bile gidebilirdi.
Yeter ki günün sonunda onun kollarının arasında huzurlu bir şekilde ona sarılıyor olsun yeter.
H: "Hadi bakalım derse geç kalacağız"
Hyunjin, Felix'in az önce yumruk yaparak ona vurduğu elini kendi elinin içine alarak küçük öpücükler bırakmış ve omegasına sıcak bir şekilde gülümsemişti.
Felix derin bir nefes aldı ve elini Hyunjin'in elinin arasından çekerek tatlı bir şekilde -biraz gergince- gülümsedi ve iki elini Hyunjin'in omuzlarına yasladı.
Alfa onu dikkatli bir şekilde izlerken omega parmak uçlarına yükseldi ve bunun de yeterli olmayacağını anladığında ağzında atan yüreğini umursamadan alfanın omzunda duran ellerini sıkışaltırdı.
Hyunjin hala onu dikkatli bir şekilde izliyordu ve bu Felix için işleri daha da zorlaştırıyordu. Birazdan kesinlikle bayılacaktı.
Küçük beden bu sefer ayaklarını Hyunjin'in ayaklarının üzerine yerleştirmiş, boyunun yeterli olduğunu anladığında da dudaklarını Hyunjin'in dudaklarına bastırmıştı.
Alfa aldığı öpücük ile gülümsememek için kendini zor tutuyordu ama dudaklarının gerildiğinin farkındaydı.
Hyunjin de hemen elini Felix'in beline sarmış, küçük bebeğini kendine doğru biraz daha yaklaştırmış ve dolgun dudakları, kendi dudakları arasına almıştı.
Kısa süren öpücükten sonra Felix, kırmızı kulak ve yanaklarını saklamak için omzunda zar zor duran çantasını düzeltmiş ve koşarak oradan uzaklaşmıştı.
F: "Derse yetişmem gerekiyor"
Arkasına bakmadan bağırmıştı. Hyunjin ise ellerini pantolonunun ceplerine yerleştirerek kalçasını arabasına yasladı ve sırıtarak bir süre öylece kaldı.
Kendisini Felix'e o kadar çok kaptırmıştı ki uzun süredir diğer arabaların arkasından onları izleyen Wooyoung'u farketmemişti bile.
Wooyoung ise o geceden sonra hala olanları algılamaya çalışıyordu. Bu ikilinin yakınlığı onu sinir ediyordu. Nedeni çok açıktı..
O gece yaşadığı hissler.. onlar tamamen farklıydı. Felix'in boynundaki iz... çok hafif de olsa garip kokusu.
Bu düşünceler onu delirtiyordu. Her şeyi bir an önce çözmek ve sarı saçlıyı kendisine almak istiyordu. Kurdu resmen deliye dönmüştü.
Artık göz rengini bile kontrol edemeyecek kadar delirmişti. Felix'te farklı bir şeyler vardı ve o bunu bulacaktı...
__________
Ay durun bir dakika durun yaahh ayyy noluyooo memur beyyy
Benim kocam makas atar ✂️







