İçeriğe geç

Last Omegaverse

Bölüm 19 · 5 dk okuma

Last Omegaverse

Bölüm 19

Utanma benden

İyi Okumalar 🦋

___________

Hyunjin elindeki beyaz havluyla ıslak sarı tutamları nazikçe kuruluyor, hala evin dört bir yanını saran yağmur sonrası toprak ve kiraz çiçeğinin uyumlu kokusunu ciğerlerine çekiyordu.

Felix ise oturduğu yatakta başını asla kaldırıp ayakta durarak saçlarını kurutan Hyunjin'e bakmıyordu. Zaten yanakları kızarıktı bir de gözgöze gelirse utançtan bayılacaktı.

Onun için her şey çok yeniydi. Bu his garipti.. vücudunu rahatlamış hissediyordu. Sanki yıllardır ağır bir çantayla geziyordu ve artık onu çıkarıp atmıştı.

Kasıkları hala acıyordu ama hoş, içini kıpır kıpır eden bir acıydı. Öte yandan açtı, hiç olmadığı kadar aç hissediyordu.

Hyunjin parmaklarını Felix'in çenesine sarmış ve başını aniden yukarı kaldırmıştı. Hyunjin ile gözgöze gelen küçük beden gözlerini sonuna kadar açtı ve kızaran kulaklarını bir an elleriyle saklamaya çalıştı.

Alfa, gülümseyerek hafif eğilmiş ve öpüşmekten kızaran dudaklara kısa ama tutkulu bir öpücük bırakmıştı.

H: "Utanma benden"

Felix başını iki yana sallamış ve Hyunjin'in elinden uzaklaşarak başını tekrar önüne eğmişti. Utanmak mı? Utançtan bayılmak üzereydi.

Hyunjin gülümseyerek elindeki havluyu kenara fırkattı ve Felix'i kollarına alarak sıkıca sarıldı.

Omega da hemen kollarını alfasının boynuna dolamış ve sıkıca sarılmıştı ruh eşine. Sanki artık hiçbir kötü güç ona yaklaşamazdı.. çünkü güvenli kolların arasındaydı.

Hyunjin yatağa uzanmak için, kucağında Felix ile yatağa oturduğunda kapının sert bir şekilde çalınmasıyla ikisi de irkilmişti.

Kapıyı çalan her kimse biraz daha devam ederse kuracaktı zaten.

İkisi de aynı anda aydınlanıp birbirlerinin yüzüne şokla baktıklarında artık her şey için geç olduğunu anlamışlardı.

Felix saati kontrol etmek için etrafına bakmıştı ama duvarlarda saat yoktu ve telefonu kendisinde değildi.

Kapı tekrar sert bir şekilde çalındığında omega, alfaya sıkıca sarılmıştı.

F: "Açmayalım"

Felix'in sesinin titrediğini duyan Hyunjin güven vermek istercesine sırtını okşamış ve nemli saçlarına öpücük bırakmıştı.

H: "Ailen seni merak etmiştir Felix. Çok sorumsuz davrandık"

Hyunjin ayağa kalkmış ve Felix'i de yere bırakmıştı. Küçük beden hala alfasına sıkıca sarılıyordu. Güvenli alanından kopmak istemiyordu.

Ailesinin onu çok merak ettiğine emindi ama şu an karşılarına çıkamayacak kadar utangaç hissediyordu. Onlara nasıl bir açıklama yapacağını bilemiyordu.

H: "Felix ruh eşiyiz bize bir şey söyleyeceklerini sanmıyorum"

Felix başını Hyunjin'in boynundan uzaklaştırmış ve onun gözlerine bakmıştı. Sorun o değildi sorun şu an çok utanmasıydı.

"Açıyor musunuz bu kapıyı yoksa kırayım mı?"

Omega babasının sesini duyduğunda tekrar başını Hyunjin'in boynuna gömmüştü. Hayır bunu yapamazdı ailesinin karşısına çıkamazdı. Sonsuza kadar Hyunjin'in evinde saklanmak istiyordu.

H: "Ben açacağım"

Hyunjin, Felix'i kendinden uzaklaştırmış ve alnına küçük bir öpücük kondurduktan sonra kapıya doğru ilerlemişti odadan çıkarak.

Kapı tam tekrar çalınacakken Hyunjin kapıyı açmış ve bay Lee'nin elini havada bırakmıştı. Bay Lee ise havada duran elini boş bırakmamış iki eli ile Hyunjin'in yakasına yapışmıştı.

Alfa'nın saçlarını ıslak görmesi onu öldürmek için yeterli bir nedendi zaten.

Hyunjin daha bir şey diyemeden Bay Hwang da elini Bay Lee'nin elinin üzerine koymuş ve onun hareketlerini durdurmuştu.

"Oğlum nerede?"

Felix kendini hazır hissetmese de ellerini önünde bitleştirerek odadan çıkmıştı.

F: "Buradayım baba"

Bayan Lee oğlunun sesini duyar duymaz kendini kapının boş aralığından içeri atmış ve koşarak oğluna sarılmıştı.

"Çok endişelendirdin bizi Felix"

Felix annesinin titreyen sesini duyduğunda tekrar kendine bu sorumsuz davranışı yüzünden küfürler savurmuştu.

F: "Çok özür dilerim"

Bay Lee gözüyle oğlunu süzerken elini Hyunjin'in yakasından çekmiyordu. Çünkü oğlunun boynunda en ufak işaret görürse anında öldürecekti bu alfayı.

"Sakinleşip konuşsak daha iyi olur. Gençleri de sıkıştırmayalım daha fazla"

Hyunjin annesinin sesini duyduğunda derin bir nefes almıştı. Aralarında en mantıklı kişinin o olduğunu biliyordu.

...

Felix'in ailesinin evinde iki karşı karşıya olan koltukta sessizce oturuyorlardı.

Karşı koltuktan Hyunjin ve ailesi otururken diğer koltukta Felix ve ailesi oturuyorlardı. Felix hala dolu gözleriyle durduğu için Hyunjin gözlerini bir an olsun onun üzerinden çekmiyordu ve otomatik olarak bay Lee de gözlerini Hyunjin'in üzerinden çekmiyordu.

Yeterince gergin değilmiş gibi biraz daha geriliyordu ortam. Sakin olan tek kişi anneleriydi. Aslında Felix'in annesi de alfa olduğu için ilk başta sinirlerini kontrol edememişti ama sakin olmanın en doğru ve sağlıklı yol olduğunu biliyordu.

F: "Sonra da işte Hyunjin beni bardan aldı"

Felix titreyen sesine rağmen gece evden neden çıktığını en başından anlatmıştı. Kimsenin yüzüne bakamıyordu ama etrafındaki yoğun bakışları hissediyordu.

"Niye eve gelmedin bebeğim endişelendik"

Omega derin bir nefes alarak başını yavaşça kaldırmış ve annesinin gözlerine bakmıştı. Şu an ona sarılıp saatlerce ağlamak istiyordu. Ama bunu yapamayacağı için sadece burnunu çekmekle yetinmişti.

F: "Ben sarhoşken eve gelmek istemedim"

Felix yanında hissettiği kıpırdanma ile otomatik olarak yan tarafa dönmüş ve babası ile göz göze gelmişti. Babasının soğuk gözleri ile karşılaşması ise dünyasını başına yıkmıştı.

Onun babası hep gözlerinin içi gülerek bakardı oğluna, hiç bu kadar soğuk davranmazdı ki.

"Her şeyi geçtim Felix. İstediğin saatte dışarı çıkacak, istediğin kadar içecek yaştasın. Sadece tek bir soruma cevap vermeni istiyorum"

Omega yanaklarından süzülen sıcak gözyaşlarını silmeye çalışırken Hyunjin onu erken uyandırıp eve göndermediği için bin pişmandı şu an. Onun ağlamasını görmek içini sızlatıyordu.

"Yıllar boyunca seni koruyalım diye saçlarımızı beyazlatmışken önüne çıkan bu alfaya nasıl güvenirsin? Hiç mi hayatının tehlikeye gireceğinden korkmadın?"

Babasının giderek sertleşen sesi onu daha da çok ağlatmıştı. Bir daha babasıyla asla eskisi gibi olamayacaklarmış, bir daha asla ona sarılamayacakmış gibi hissediyordu.

Felix başını önüne eğmiş ve kucağındani elleri ile oynamıştı.

Bayan Hwang konuya açıklık getirmek için konuşacakken Hyunjin'in elini omzunda hissetmesi onu susturmuştu.

H: "Öncelikle Felix'i ne olursa olsun evine bırakmalıydım. Burada suçlu kişi benim. O sarhoştu ama ben ayıktım ve ailesinin yanına bırakmam gerektiğini bilmeliydim..."

Hyunjin boğazını temizlemiş, heyecanlı bir şekilde yerinde kıpırdanmıştı. Hala ağlayan Felix'i görmek onu delirtiyordu.

Gidip küçüğüne sarılmak ağlamaması için her noktasına öpücük kondurmak istiyordu.

H: "Ama söz konusu ruh eşin olunca mantıklı düşünemiyorsun. Sadece yanımda olmasını isteyecek kadar bencilleştim özür dilerim"

Omega duyduğu açıklama ile ağlamaktan kızaran gözlerini sonuna kadar açmış ve Hyunjin'e bakmıştı. Hiç düşünmeden ruh sşi olduklarını söylemişti?

Felix gibi diğerleri de şaşırırken bay Lee artık ne diyeceğini bile bilmiyordu. Karşısında gerçekten beyefendi birisi vardı.

Her şeyden önce ise oğlunun ruh eşi olması olayları değiştiriyordu.

Ruh eşi demek kutsal bağ demektir. Asla sevdiğine ihanet etmemek her zaman yanında olmak, ruhen bedenen birlikte olmak demekti.

Her ne kadar oğlunu korumak istese de artık bu kutsal bağın önüne geçemezdi. Sadece o değil tüm dünya bir araya gelse bile bu kutsal bağa dokunamazdı.

Bay Lee sinirli bir şekilde soluyarak arkasına yaslandığında bir taraftan da içi fazlasıyla rahatlamıştı.

O, hep hayatının sonuna kadar Felix'i koruması gerektiğini, kısıtlı hayat yaşaması gerektiğini düşünürdü.

Ama artık bir ruh eşinin varlığı demek devletin bile bozamayacağı bir bağ demekti.

"Oğlumu üzersen bağ falan umrumda olmaz"

______________

Tamam aileler de öğrendiğine göre hadi sikişin.

Ah ya da sikişmeyin ya sonra şikayet ediyorlar keenblue çok smut yazıyor diye ;)

Bölüm sonu

14 yorum