İçeriğe geç

Last Omegaverse

Bölüm 18 · 7 dk okuma

Last Omegaverse

Bölüm 18

İyi ki varsın

İyi okumalar 🔥 (🤏)

__________

Felix başına ara sıra giren ağrı yüzünden yüzünü buruşturmuş ve başını normal yastıklardan biraz daha sert olan koltuk yastığına gömmüştü.

Uyumak istiyordu. Sanki hiç uyumamış sadece bir saat kestirmiş gibi hissediyordu ve gözlerini açarsa başı daha çok ağrıyacakmış gibiydi.

Zaman ve yer algısını kaybetmesi yetmezmiş gibi başındaki ağrı yüzünden neler yaşadığını da unutmuştu. Beyni ona bir şeyler hatırlatmaya çalışıyordu ama başına giren sancılar buna izin vermiyordu.

Sonunda dayanamamış ve başını iki elinin arasında sıkıştırarak yattığı koltuktan kalkmış dizlerini karnına doğru çekerek oturmuştu.

Ağrı yüzünden sıkıca kapattığı gözlerini kısa süreliğine açtığında yere oturmuş ve başını koltuğa yaslayarak uyuyan Hyunjin'i görmüştü.

Tam o an aklına tek tek dolan sahneler başındaki ağrıyı alıp götürmüştü...

Jeongin'in mesajı, barda yaşananlar, Hyunjin'in gelişi, Hyunjin'e karşı yaptığı hareketler hatta onu şöför zannedip sohbet etmesi, evdeki yakınlaşmaları.

Şimdi keşke başım ağrısa da bunları hatırlamasam diyordu ama içten içe de sarhoşluğun ona verdiği cesareti özlüyordu.

Düşünceleri yüzünden kızaran yanaklarını eski haline getirmek için soğuk ellerini yanaklarına yaslamıştı. Ama pek bir yardımı dokunmuyor gibiydi.

H: "Günaydın"

F: "Hiçbir şey hatırlamıyorum ki"

Felix Hyunjin'in sesini duyar duymaz savunma moduna geçmişti. Bu onu daha fazla utandırdığı için artık kulaklarının da yandığını, fazlasıyla kızardığını biliyordu.

Yüzünü saklamaya çalışsa da Hyunjin'in keyifli gülüşünü çok net duyuyordu.

H: "Demek her şeyi hatırlıyorsun?"

F: "Hatırlamıyorum"

Alfa tek hamlede omegasını kolları arasına almış, kendisi koltuğa oturduktan sonra küçüğünü de kucağına çekmişti. İki büklüm olarak uyuduğu için beli ağrıyordu ama şu an omegasıyla uğraşmak daha cazip geliyordu.

H: "Çek bakalım ellerini yüzünden"

Felix başını öne eğmiş ve yüzünü biraz daha saklamıştı avuçlarının içine. Çok utanıyordu. Bir daha asla alkolün yanından geçmeyeceği sözünü verdi kendisine.

Hyunjin, Felix'in belini okşayan ellerini çekmiş ve omeganın küçük ellerini kendi ellerinin içine alarak yüzünü açmasını sağlamıştı. Çilli, kusursuz suratı kızarınca daha tatlı ve ısırılası oluyordu.

H: "Ayıldığında bana bir şey söyleyecektin sanki?"

Omega boynuna kadar kızarmasını umursamadan başını kaldırmış ve Alfa'nın gözlerinin içine bakmıştı. Kısa sürede tanıdığı bu alfa ona çok iyi gelmişti.

Onun yanındayken kendisi oluyordu, hiçbir şeyden çekinmiyor kolayca açılıyordu Hyunjin'e. Açıkçası onu hep hayatında istiyordu. Hyunjin'in nasıl hissettiğini bilmiyordu ama kendisi artık onsuz yaşayamayacak kıvama geliyordu.

Felix, fark editordu ki Hyunjin'le tanıştıktan sonra, onun yanındayken omega olduğunun öğrenilmesinden bile korkmuyordu.

Bunları düşünen küçük beden dolan gözlerini bir saniye bile alfasının gözlerinden almıyordu, alamıyordu. Sadece gözlerine bakmak bile onu mutlulukla dolu pespembe bir dünyaya çekiyordu.

H: "Özür dilerim Felix amacım seni sıkıştırmak değildi"

Sarışın olan, Hyunjin'in gözlerindeki endişeyi görünce dolu gözlerini kırpıştırmış ve burnunu çekerek Hyunjin'in boynuna sarılmıştı.

F: "İyi ki varsın"

Hyunjin de kucağına yerleşen, minicik vücuduyla kolları arasında kaybolan bedene sıkıca sarılmış ve burnunu sarı saçlara daldırmıştı.

H: "Seni seviyorum fasulyem"

Omega bu sefer gülümseyerek bakmıştı alfasının gözlerine. Artık bu cümleyi onun ağzından her gün duymak istiyordu. Birazcık sevgi manyağı olmuş olabilirdi.

F: "Seni öpmek istiyorum"

Daha yeni yeni eski haline dönmüş yanakları al al olmaya başlamıştı tekrardan. Konu Hyunjin olunca heyecanını kontrol edemiyordu işte.

H: "Öp o zaman"

Hyunjin şu an bir saniye bile beklemeden dolgun dudaklara yapışabilirdi ama bu sefer ilk adımı Felix'in atmasını istiyordu.

Felix daha fazla kızaran yanaklarını umursayacak durumda değildi. Kulaklarında atan kalbi, terleyen avuç içleri ve heyecandan birbirine bastırdığı dudakları. Bunu yapabilecek miydi emin değildi.

Küçük ellerini Hyunjin'in omuzlarına çıkarmış bol tişörtü elinin içine alarak sıkmıştı. Rahat kucakta heyecanlı bir şekilde kıpırdayarak Hyunjin'e yaklaşmış ve son bir kez alfasının parlak gözlerine bakarak titreyen dudaklarını yumuşak dudaklarla birleştirmişti.

Hyunjin ise dakikalardır koltuğun minderini sıktığı ellerinden birini Felix'in beline diğerini de yumuşak saçlarına çıkarmıştı.

Alfa dudaklarını aralayıp tatlı dudakları emmeye başladığında Felix de kendini bu sefer gerçek olan öpüşmenin şehvetine bırakmıştı.

Aynı Hyunjin'in yaptığı gibi dudaklarını kıpırdatıyor, Hyunjin'in dolgun üst dudağını emiyordu.

Alfa ellerini sıkılaştırarak omegayı daha fazla kucağına çekmiş ve başına baskı yaparak dudaklarını daha sert temas ettirmişti. Vücutları yapboz parçası gibi birbirine geçmiş durumdaydı ama sanki yeterince yakın değillerdi. Biraz daha yakın olmak istiyorlardı.

Hyunjin alan açmak için başını hafif yana eğdiğinde Felix geniş omuzlarda duran ellerini Hyunjin'in vücuduna sürterek indirmiş ve bol tişörtün eteklerini avuçlarına alarak sıkmıştı.

Omega dudağında hissettiği hafif ısırıkla inlemek için ağzını araladığında dudakları arasından içeri dalan sıcak dil tüm vücudunu bozguna uğratmıştı.

Ağzının içinde durmadan gezinen sıcak dil yüzünden kendini bilmeden Hyunjin'e bastırıyordu. Odayı çoktan kaplayan kiraz çiçeği kokusundan haberi bile yoktu.

Kendi dilini Hyunjin'in dili ile buluşturduğunda odaya yayılan ıslak öpücük sesleri ikisinin de beynini bulandırıyordu.

Hyunjin, Felix'in küçük dilini emdiğinde ise bu omega için son damla olmuştu. Boğuk bir şekilde inlerken kendini daha sert bastırmıştı alfasına ve ellerini o kadar çok sıkmıştı ki çoktan alfanın tişörtünü kırıştırdığına emindi.

Hyunjin yavaşça Felix'ten uzaklaştıktan sonra alınlarını birbirine yaslamıştı.

Bu sefer odada sadece kiraz çiçeği kokusu yoktu, bu kokuyu bastıran yağmur sonrası toprak kokusu Felix'in başını daha fazla döndürüyordu.

Sanki bahar gününde açan kiraz çiçeklerinin ardından yağan yağmur bu iki kokuyu birbirine marine etmiş gibiydi. Şu kokuların uyumu bile bin kilometre öteden ruh eşiyiz diye bağırıyordu.

Felix alnını Hyunjin'in alnından uzaklaştırmış ve küçük burnunu Hyunjin'in boynuna gömmüştü.

F: "Çok güzel kokuyor"

H: "Özür dilerim kontrolüm dışında oldu"

Omega alfanın dediğini umursamadan kendini biraz daha sürtmüştü altında hissettiği şişliğe doğru. Şu an ne yaptığının farkındaydı. Ama kontrol etmek istemiyordu. Kendini Hyunjin'e bırakmak istiyordu.

F: "Hyunjin... özür dilerim"

Felix başını kaldırmış ve dolu gözleri ile Hyunjin'in gözlerine bakmıştı. Öpüşme sırasında durmadan Hyunjin'e sürtündüğü için şimdi onu da zor durumda bırakmıştı.

H: "Özür dilemene gerek yok bebeğim"

Hyunjin şefkatli bir şekilde Felix'in yumuşak yanaklarını okşamış ve küçük öpücükler bırakmıştı.

H: "Yardım etmemi ister misin?"

Omega sanki bu soruyu bekliyormuş gibi başını onaylar anlamda sallamıştı. Korkmuyordu, yanındaki Hyunjin olunca korkmuyor aksine onunla birlikte rahatlamayı çok istiyordu.

Hyunjin aldığı onay karşısında şaşırsa da hemen kendini toparlamış ve Felix'i kaldırarak dizlerinin üzerinde durmasını sağlamıştı.

Omega Hyunjin'in üzerinde dizleri Hyunjin'in bacaklarının yanına yaslı bir şekilde duruyordu. Küçük elleri ile güç almak istercesine Hyunjin'in omuzlarına sıkıca tutunuyordu.

Alfa, omegasının gözündeki isteği görünce elini eşofmanın beline atmış, ipleri çözdükten sonra yavaşça indirmişti. Omega dizlerinin üstüne kadar inen eşofman ve boxer'i yüzünden gözlerini sıkıca kapatmıştı.

Ne ara bu kısma gelmişlerdi hiçbir fikri yoktu ama şu an gram pişman değildi. Hyunjin'in ise Felix'in vücuduna olan aç bakışlarından anlaşılıyordu pişman olmadığı.

Alfa beklemeden kendi eşofmanını da azıcık indirmiş ve çoktan sertleşen aletini gözler önüne çıkarmıştı. Felix artık dizleri üzerinde duramayacak durumdaydı ve Hyunjin bunu anlıyordu.

Hafif belinden baskı yaparak Felix'i kucağına geri oturmasını sağlamıştı. Yakınlık yüzünden birbirine çarpan aletleri ikilinin hafif inlemesine neden olmuştu.

Alfa daha fazla beklemeden elini aşağı atmış ve ikisinin de aletlerini tek eli ile kavrayarak birbirine bastırmıştı.

Felix bu sefer tırnaklarını Hyunjin'in omzuna bastırırken gözlerini de sıkıca kaptıyordu. Birbirine sıkıca temas eden penisleri onun için fazla bir duyguydu.

Hyunjin, Felix'i sakinleştirmek adına kulağına doğru eğilmiş ve tatlı kokusunu içine çekmişti.

H: "Rahat ol"

Alfa, küçük kulağın arkasına öpücük bırakmış ve omeganın kulak memesini dudakları arasına alarak ıslak bir şekilde emmişti.

Alt tarafta yavaş hareket eden eli Felix'in derin inlemesi ile hızlanmıştı. İkisi de gözleri kayacak derecede zevk alırken Hyunjin hareketlerini yavaşlatmış ve Felix'in elini tutarak aşağı indirmişti.

Küçük eli konumlandırarak ikisinin de aletini sarmasını sağlamıştı ama eli küçük olduğu için bu biraz zordu. Böylece Hyunjin de elini Felix'in elinin üzerine sarmış ve hareketlerine devam etmişti.

Hyunjin hareketlerini hızlandırdıkca elinin altında duran küçük el de ona itaat etmek zorunda kalıyordu. Felix'in gözleri dolacak raddeye gelmişti. Sona yaklaştığına emindi ve kendisini tutmaya çalışsa da arada saldığı küçük inlemeleri onu utandırıyordu.

F: "Hyunjin ahhh"

Alfa dili ile omeganın kulağının arkasını yaladığında elini daha sıkılaştırmış ve hareketlerini sertleştirmişti.

H: "Bırak kendini bebeğim"

Felix, boşta kalan elini Hyunjin'in saçına daldırmış ve sıkıca tutunmuştu yumuşak tutamlara. Bu sefer çığlığa benzeyen inleme eşliğinde patlarcasına Hyunjin'in kucağına boşalmıştı.

Orgazmın verdiği yorgunlukla vücudunu Hyunjin'e yaslarken alfa omegasının sıvısıyla kendisini çekmeye devam ediyordu.

Bir süre sonra o da başını geriye atarak tüm sıvısını, son damlasına kadar boşaltmış ve kucağında küçülen bedeni kolları arasına almıştı.

____________

Siz burda sikişin Felix'in ailesi de çıldırsın Felix nerede diye. Mal bunlar aq. Kim bu kitabın yazarı?

İnsta: @\keenblues

Watty bozuldu foto ekleyemiyorum?!?

Bölüm sonu

23 yorum