İçeriğe geç

Last Omegaverse

Bölüm 17 · 6 dk okuma

Last Omegaverse

Bölüm 17

Şöför bey 🦋

İyi okumalar 🦋

__________

CB: "Jeongin in şu masadan"

Jeongin, Changbin'in geldiğini gördüğünde sırf ona inat yuvarlak masanın üzerinde dans etmeye başlamıştı. Tabii istediğine de ulaşmış betayı delirtmişti.

Changbin, etrafta olan herkesi uzaklaştırmayı becerse de Jeongin'i masadan bir türlü indiremiyordu.

Sonunda sabrı taşan beta, masada dans eden sarhoş betanın kolundan tutmuş ve sert bir şekilde kendine doğru çekmişti. Changbin sıkıca Jeongin'i tuttuğu için sarhoş olan sadece hafif yalpalayarak Changbin'in kollarına düşmüştü.

IN: "Rahat bırak beni"

Jeongin, onu tutan Changbin'i iterek kendisinden uzaklaştırmıştı. Aynı Changbin'in onu ittiği gibi. Güçlü durmaya çalışıyordu ama dolu gözleri ona pek yardımcı olmuyordu.

CB: "Sessiz bir yerde konuşalım"

Jeongin, Changbin'i umursamadan dans edenlerin arasına sıkışarak barın ortasında dans etmeye devam ediyordu.. dolu gözleriyle.

Changbin de sallanarak dans eden alkol kokan insanları iterek Jeongin'in yanında dikilmişti tekrardan.

CB: "İstediğin herkesi aniden öpemezsin Jeongin. O anın şokuyla seni itmem normaldi"

Yüksek müzik sesine inat onlar daha da yüksek sesle bağırarak konuşuyorlardı birbirlerini duymak için. Jeongin aniden hareketlerini durdurarak aşık olduğu adama doğru dönmüştü. Bu sefer sert bakışlarla.

IN: "İstediğim herkesi öperim"

Jeongin, dans edenler arasından rastgele birinin kolundan tutmuş ve kendine doğru çekmişti. Adam hem sarhoş olduğu için hem de karşısındaki güzelliğe karşı koymak istemediği için hareketlere ayak uyduruyordu.

Jeongin tam kendisinden biraz uzun olan tanımadığı kişinin dudaklarına yapışacakken Changbin bu sefer betayı sinirli bir şekilde kolları arasına alarak patates çuvalı gibi omzuna atmıştı.

Beta her ne kadar çabalasa çırpınsa da Changbin hızlı adımlarla ikisini de rahatsız edici müzik sesinden kurtarmış ve direk kapının önünde duran arabasına binerek oradan uzaklaşmıştı.

IN: "Canımı yakmak hoşuna mı gidiyor"

Jeongin her ne kadar yol boyunca Changbin'le konuşmaya çalışsa da beta ona cevap vermiyordu bile. Biraz fazla sinirlenmişti sanırım...

...

F: "Böyle gözünün altında minicik tatlı bir ben var"

Felix, başını arabanın koltuğuna yaslanarak, sarhoşluğun verdiği gevşeklik hissi ile kendi kendine (?) konuşuyordu. Ama sarhoş olduğu için bağırarak konuştuğunun farkında değildi.

F: "Dudakları..."

Omega oturduğu koltukta doğrularak başını cama yaslamıştı. Dudaklar deyince aklına hayalinde sevgilisi olan Hyunjin ile olan minik öpücükleri gelmişti.

Felix çoktan kızaran yanakları ile kıkırdayarak gülerken Hyunjin de hafif gülümsemeleri ile ona eşlik ediyordu. Sarhoş Felix tatlılığı başka bir seviyeyedi.

Alfa şu an sadece kırmızı yanakları ile devrik cümleler kuran omegasını izlemek istiyordu ama araba kullandığı için gözünü yoldan ayıramıyordu. Tabi bazen kaçamak bakışlar atıyordu bebeğine.

F: "Beni öpmüştü"

Felix yine kıkırdayarak başını arabanın koltuğuna yaslamış ve elini dudaklarının üzerine götürmüştü. Tüm vücudu yanıyordu. O anı hayal etmek bile gerçekliğini altüst etmişti.

Hyunjin, Felix'in tepkilerine gülümserken burnuna dolan kiraz çiçeği kokusu yüzünden gülümsemesi duraksamıştı. Sadece bu koku sayesinde sarhoş olabilirdi.

Omega ciddileşen surat ifadesi ile -kırmızı yanaklar dahil- Hyunjin'e taraf dönmüştü. Yanındaki kişinin Hyunjin olduğunu biliyordu ama aynı zamanda Hyunjin olduğunu bilmiyordu da.

Alkol vücudunu bir kukla oynatırmışcasına, parmaklarında sallıyordu resmen. Beyni gerçeklik algısını yitirmiş, kendisini rüyada gibi hissediyordu. Vücudunun en önemli organı onu yalnız bıraktığı için Felix de etrafındakilerin kim olduğunu anlamada zorluk çekiyordu.

Lakin Hyunjin'e yaklaştığında, onun tenine özel kokusunu aldığında işte o zaman alkol bile ona karşı çıkamıyordu. Sadece o kokudan, ölmek üzere olsa bile Hyunjin'i tanırdı.

Ama şimdi, kendini alkolün kontrolüne bırakmayı seçmişti...

F: "Şöför bey siz hiç seviştiniz mi?"

Hyunjin derin bir nefes almış ve biraz daha gaza basmıştı eve erken varmak için. Aslında yol uzak değildi. Polis çevirmesine yakalanmamak için olabildiğince bilinmedik sokaklardan geçiyordu.

Bu saatte alkol kontrolü yapan Polislere yakalanırsa arabanın içi aranırken Felix'in kiraz çiçeği kokusunu saklayamayacağını biliyordu.

Hatta bırak kokuyu saklamayı şu an camı hafif açarsa Kore'ye bahar gelmiş gibisinden her yer Kiraz çiçeği kokacaktı.

F: "Beni öptüğünde onunla sevişmeliydim"

Felix kaşlarını çatarak ve işaret parmağını havada sallayarak, daha yüksek ses tonuyla konuşmuştu.

Tamam Hyunjin, sakin ol, sakin ol, hiçbir şey düşünme, düşünme...

F: "Hyunjin'le evlenmek istiyorum~"

Az öncekinin aksine sakin ses tonuyla konuşurken oturduğu koltukta Hyunjin'e taraf yan dönmüş ve bacaklarını karnına doğru çekerek küçük çığlıklar atmıştı omega.

F: "Bu dediklerimi sakın Hyunjin'e söyleme tamam mı şöför bey"

H: "Tamam söylemeyeceğim söz"

Hyunjin sonunda binanın önüne vardığında arabayı hemen park etmiş ve zaman kaybetmeden inerek Felix'in kapısını açmıştı.

Felix yan dönmüş bir şekilde cenin pozisyonunda koltukta duruyordu. İnecek durumda olmadığının farkındaydı Hyunjin.

Alfa zaten küçülmüş olan bedeni dikkatli bir şekilde kollarına almış ve alnına küçük bir öpücük kondurmuştu.

H: "Seni evine götüreceğim sessiz ol tamam mı"

F: "Hyunjin?"

Felix burnuna dolan Hyunjin'in tenine özel olan o kokuyla tekrar karşılaştığı için kendini daha fazla küçültmüştü alfasının kucağında.

H: "Efendim fasulye"

F: "Şöför bey sana bir şey söyledi mi?"

Hyunjin kapıya doğru yürürken bu sefer sesli bir şekilde gülmüştü. Isıracaktı o küçük burunu en sonunda.

H: "Hayır hiçbir şey söylemedi"

Alfa, omeganın uyanık olduğunu gördüğünde yavaşça yere bırakmış ve elini ince bele sarmıştı, sarhoş bedenin yere düşmemesi için.

Felix, beline sarılan sıcak ele ayak uydurarak vücudunu Hyunjine yaslamış ve gözlerini kapatmıştı. Hyunjin ise cebinden çıkardığı anahtar ile kapıyı sessiz bir şekilde açmıştı.

F: "Eve gidemem"

Omega, alfa'nın önünde durarak kollarını yapılı gövdeye sarmış ve başını alfasının göğsüne yaslamıştı. Ne kadar sarhoş olsa da ailesinin ona kızacağını biliyordu.

F: "Seninle kalacağım"

Hyunjin bir şey demeden kendisine minik kollarıyla sarılan Felix'i tekrar kucağına almıştı. Bu sefer Felix kollarını Hyunjin'in boynuna ayaklarını da kalçasına sarmış, koala gibi sarılmıştı ruh eşine.

Alfa ikişer ikişer merdivenleri çıkarken aklında sabaha doğru, en azından Felix biraz ayıldıktan sonra onu evine, ailesini uyandırmada sessizce bırakma planları kuruyordu.

Tabi hayatın onlar için başka planları vardı...

Hyunjin en üst katta olan kendi evine vardığında anahtarı çıkararak kapıyı açmış ve içeri girdikten sonra tekrar kitlemişti.

Kucağında uzun süredir sessiz duran fasulyesi ile birlikte koltuğa oturmuş ve derin bir nefes almıştı. Barda daha kötü şeyler yaşanabilirdi, neyse ki zamanında yetişmişti.

Aniden aklına Jeongin'in de dağılmış halde olduğu gelince telefonunu almak ve Changbin'e mesaj atmak için elini cebine atmıştı ama telefonu yoktu. Büyük ihtimalle arabada bırakmıştı ve Felix bu haldeyken onu yalnız bırakıp telefonu almaya gitmek istemiyordu.

Omega, fazlasıyla rahat olan kucakta biraz kıpırdandıktan sonra başını kaldırmış ve alfanın gözlerine bakmıştı. Yorgun gözüküyordu, alfasını yormuştu.

F: "Beni yine öp"

Hyunjin, elini tamamen dağılmış ve birbirine karışmış olan sarı tutamlara daldırmış ve parmaklarıyla düzetlmeye çalışmıştı.

H: "Şimdi öpemem ama ayıldığında bunu söylersen istediğin kadar öperim seni"

Felix tekrar başını Hyunjin'in boynuna gömerek derin bir nefes almıştı. Alfası niye onu öpmüyordu ki, bu giderek sinirlerini bozuyordu.

F: "Neden şimdi öpmüyorsun?"

H: "Çünkü şimdi öpersem, yarın ayıldığında bunların hiçbirini hatırlamamandan korkuyorum fasulyem"

Omega sonuna kadar açılmış gözleri ile başını kaldırmış ve alfasının yüzüne bakmıştı ne demek hatırlamamak.

F: "Ben hiçbir şey hatırlamayacak mıyım?"

Felix'in gözleri kızarmaya ve dolmaya başladığı için Hyunjin bu sefer onun sırtını rahatlatmak istercesine hafif hafif okşamıştı.

H: "Büyük ihtimal hatırlayacaksın. Hatta şimdiki halinden daha net hatırlayacaksın. Ama hatırlamama ihtimalin de var"

Felix burnunu Hyunjin'in boynuna daha fazla sokmuştu. Alfa kokusunu asla alamamıştı Hyunjin'den ama onun teninin kokusu bile aklını başından alıyordu.

F: "O zaman ayıldığımda da isteyeceğim göreceksin"

__________

Göreceğiz.

Bir okur tarafından çizilmiş şu tatlı Angel çizimini de buraya bırakayım 🤍

Bölüm sonu

11 yorum