İçeriğe geç

Last Omegaverse

Bölüm 13 · 6 dk okuma

Last Omegaverse

Bölüm 13

Yuva

İyi Okumalar 🦋

____________

Kapı çaldığında bayan Lee kahvesini dikkatli bir şekilde masaya bırakmış ve kapıya doğru ilerlemişti. Misafir beklemiyordu açıkçası. Kapıyı çok bekletmeden hemen açmış ve karşısında gülümseyen tatlı beden sayesinde o da gülümsemeye başlamıştı.

IN: "Merhabalar hanımefendi Felix evde mi?"

Bayan Lee Felix'in arkadaşı olduğunu anladığında duygusallaşmıştı. Felix her zaman çok fazla şehir, ülke değiştirdiği için arkadaş edinemiyordu ama burası onun için en güzel karar olmuş olmalıydı.

H: "Merhaba"

Hyunjin de Jeongin'in yanına geçip baş eğerek selam verdiğinde Bayan Lee'nin gülümsemesi daha çok büyümüştü.

"Merhaba çocuklar evde Felix"

Felix'in annesi kapıdan omegaya seslendiğinde bir süre ortam sessizliğe bürünmüştü. Sonrasında ise Felix odasından dağınık saçları beyaz şort ve beyaz tişörtü ile ve tişörtünün üzerinde olan kocaman pofuduk kedi kafası peluşu ile çıkmıştı.

F: "Efendim anne"

Omega odasının kapısını kapatıp annesine baktığında anında tüm vücudunu sıcaklık basmıştı. Hyunjin ise sırıtarak utandığını bildiği halde Felix'e bakıyordu.

Dağınık saçları ve tatlı tişörtü ile bakılmaması mümkün değildi.

Felix üniversiteden döner dönmez üstünü değiştirip kendini yatağına atıp panda gibi yuvarlanmıştı. Böylece yorgunluğu çıkıyordu ama aniden kapısına Hyujin'in dayanacağını nereden bilebilirdi ki.

"Arkadaşların geldi bebeğim"

Omega kırmızı yanakları ile başını sallamış ve kapıya doğru adımlamıştı. Beyaz kıyafetleri içinde kırmızı yanaklı civciv çok tatlı görünüyordu. Biraz daha bakışırlarsa alfa kendini tutamayıp yanakları ısırabilirdi.

CB: "Geldim Geldim"

Changbin de koşmaktan nefes nefese bir şekilde kendini binaya atmış ve giriş katta oldukları için direk arkadaşlarını bulmuştu.

CB: "Beni niye markette bırakıp gittiniz insafsızlar"

Jeongin Changbin'e yan bakışlar atarak gözlerini devirdi. Nefes nefese kalmasına üzülmüştü ama hiçbir şeyi anlamayan öküze bu bile az gelirdi.

IN: "Hak ettin"

Jeongin arkasına bile bakmadan merdivenleri çıkmaya başlamıştı. Changbin de onun peşinden tekrar koşmaya başladı. Gerçekten ne yapmıştı bilmiyordu ki.

Hyunjin tekrar bakışlarını Felix'e çevirmişti, göz göze geldiklerinde ise hemen gözlerini kaçırmıştı omega.

H: "En üst kattaki eve taşınacağım temizlik için yardıma seni de alalım dedik"

Felix anında dişlerini göstererek sırıtmış ve tüm utancını bir kenara bırakarak alfanın gözlerine bakmıştı. Demek temizlik için buluşuyorlardı. Omega ne için buluşacaklarını düşünmekten doğru düzgün yemek bile yiyememişti.

F: "Üstümü değiştirip geliyorum"

H: "Bu da kalabilir çok tatlı"

Omeganın yanakları tekrar çilek gibi kızarmaya başladığında alfa istediğini aldığı için sırıtmıştı. Küçük fasulyesini utandırmayı çok seviyordu.

Felix başını önüne eğip bir şeyler mırıldanmış sonra odasına kaçmıştı. Bayan Lee ise salonda oturduğu koltuktan kahvesini içerek film izler gibi onları izliyordu.

...

En üst kata -Hyunjin'in dairesine- çıktıklarında kapı açık olmadığı için Changbin ve Jeongin kaşları çatılı bir şekilde kollarını önlerinde birleştirmiş ciddi surat ifadesi takınarak bekliyorlardı.

Felix onlar için endişelense de Hyunjin'in içi rahattı. Changbin biraz mal olduğu için Jeongin'in onu sevdiğini anlamıyordu ya da anlamak istemiyordu ama bu ikili grupta küs kalamayacak ikiliydi.

Ne olursa olsun günün sonunda Changbin kendini affettirmeyi beceriyordu. Ve yine sarmaş dolaş oluyorlardı.

Hyunjin kapıyı açtığında Jeongin hemen kendini içeri atmış ve eşyaları yerleştirilmiş eve dikkatlice bakmıştı. Eşya dizim tasarımının Hyunjin'e ait olduğu kapıdan girer girmez anlaşılıyordu.

Sade, küçük ve koyu renkli eşyalar.. tam Hyunjin'e göre.

Ve evin en tatlı detayı dubleks olmasıydı. Üst kata çıkan merdiven eve başka bir hava katıyordu. Çatı katı odası olduğu için büyük bir yere benzemiyordu ama yine de tatlı görünüyordu.

Hyunjin arkadaşlarına evi gezdirirken Felix'in tepkilerini özellikle inceliyordu. Neden bilmiyordu ama bu evin ikisi için olmasını istiyordu.

Sebepsizce Felix'in isteyeceği tarzda dizmek istiyordu. Bu evi ilk kiraladığında aklında yalnız yaşamak vardı ama omega hayatına girdiğinden beri evin her köşesinde onu hayal ediyordu.

Bilmiyordu Felix belki ona karşı bir şeyler hissediyordu belki de hissetmiyordu. Belki ileride burası onların evi olacaktı belki de Hyunjin yalnız yaşayacaktı.

Ama tüm bunlar bir kenara çok da büyük olmayan evini omegası için hazırlamak istiyordu alfa. Omega'nın evi sevdiğine dair gösterdiği her mimik alfanın içini hoş ediyordu.

Changbin ve Jeongin'i kovup Felix ile evin her köşesini detaylıca "temizlemek" istiyordu ama bunlar sadece hayal dünyasında kalıyordu.

Tabi haberi yoktu küçük omega'nın da evi gezerken aynı hayalleri kurduğundan. Felix de odaları gezerken her odanın ne için olacağını çoktan düşünmüştü bile.

Hayali bile güzeldi Hyunjin ile aynı evi, yatağı, banyoyu, mutfağı paylaşmak. Biraz daha tatlı hayallere dalarsa mutluluk feromonu salgılayacaktı haberi yoktu.

Ama ne yapsın işte alfaya sarılarak sabah uyanma hayalleri, mutfakta birlikte yemek yapma, balkonda çilekli süt içmek. Soğuk olunca tek battaniyenin altında film izlemek....

Alfa ve Omega yüzlerinde aptal sırıtma ile evi gezerken Jeongin ve Changbin onların her hareketini sırıtarak izliyordu. İkisi de birbiri için hayal kuruyorlardı ama haberleri yoktu. İşte aşk insanı aptallaştırıyor.

Küçük bir ev turundan ve sohbetten sonra ikinci katta olan çatı katı odasını kütüphane ve çalışma odasına çevirme kararı almışlardı.

Jeongin oyun odası, Changbin de spor odası yapalım demişlerdi ama en mantıklı olanı Felix'in fikriydi. Kütüphane yapmak.

Gerçi Felix'in fikri mantıksız olsa da Hyunjin onu seçerdi çünkü omegasının istediği olsun istiyordu. Bu evde birlikte yaşama hayallerini aklından atamıyordu ki bir türlü.

Bu yüzden saatlerce sırıtarak temizlik yapmıştı omega ve alfa. Betalar ise birbirlerini parke temizleme suyu ile yıkadıktan sonra ev temizliğine başlamışlardı.

İlk başta Jeongin, Changbin'e kızgın olsa da dayanamamış yine kendini onun dibinde, onunla oynaşırken bulmuştu.

Hyunjin odasının dolabını kurduktan sonra beli ağrıdığı için kendisini koltuğa atmış ve saatlerdir bakmadığı telefonunu eline almıştı.

Ekran açılır açılmaz kaydedilmemiş numaradan yeni mesaj görünce kaşlarını çatarak mesaja tıklamıştı. Konuşma ekranı açılır açılmaz ise gönderilen resmin üzerine tıklamıştı sırıtarak.

+82....

Galerimde Felix'in fotosunu buldum

Sana da atayım dedim 😉

Hyunjin, mesajlardan zaten bayan Lee olduğunu anlamıştı. Artık emindi ailesinin Felix'in ailes ile birlikte bir şeyler karıştırdığına ama kurcalamayacaktı. Ne de olsa iylikleri için çabaladıklarını biliyordu.

Şu an odak noktası tatlı yiyen bebek omegasıydı. Küçükken bile tatlı aşığıymış. O kadar çok istekle yediği belliydi ki.. ağzına bulaşan tatlıdan. Gözleri de hiç değişmemiş hala aynı mutlulukla bakıyordu.

F: "Neye bakıyorsun sen?"

Felix, Hyunjin'in çok güzel bir şekilde gülümseyerek telefona baktığını gördüğünde sinirden dişlerini sıkmıştı. Onu bu denli mutlu eden kimdi ki? Ne yazmıştı da bu kadar güzel gülüyordu.

Kıskançlıktan telefonu alıp ısırmak üzereydi ama içindeki katil civcivi bastırmaya çalışıyordu. Biraz daha telefona bakarsa bastıramayacağı kesindi.

Omega, koltukta oturan Alfaya yaklaşarak önünde durmuş ve kaşlarını çatarak telefona bakmıştı. Hyunjin ise telefonu saklamaya fırsat bulamadan Felix, çoktan mesajları görmüştü bile.

Felix gördüğü foto ile gözlerini sonuna kadar açmıştı. Bu fotoğrafın Hyunjin'de ne işi vardı. Biraz daha rezil olmuştu. Yanakları anında kızarırken elini atarak telefonu almaya çalıştığında Hyunjin hemen ayağa kalkmıştı.

Alfa ayağa kalktığı için aralarındaki mesafe neredeyse sıfıra inmişti ama omega bunu umursamıyordu bile. O fotoğrafı hemen yok etmeliydi!

Felix telefonu almaya çalıştığında Hyunjin sağ elini havaya kaldırmıştı Felix yetişemesin diye.

H: "O resim artık benim"

Omega zıplayarak alfanın elinde duran telefona ulaşmak istiyordu ama mümkün değildi. Zaten yeterince uzundu alfa ve kolunu havaya kaldırması bu ulaşımı imkansıza çıkarmıştı.

F: "Ver şu telefonu ya"

Hyunjin kıkırdayarak gülerken Felix, Hyunjin'in sol koluna tutunarak yükselmeye ve telefona ulaşmaya çalışıyordu.

O kadar odaklanmıştı ki her hareketinde vücudunun alfanın vücuduna sürtündüğünün farkında değildi.

F: "Hyunjin"

Felix, tüm gücüyle Hyunjin'e tutunarak zıpladığında Hyunjin dengesini koruyamamış ve koltuğa düşmüştü Felix de Hyunjin'e tutunduğu için otomatik olarak dizleri bükülmüş bir şekilde alfanın kucağında bulmuştu kendini...

_____________

Bir yazar ata sözü der ki "piçlik yapasım geldi"

Beni arayan olursa foto yalıyor dersiniz 🫡

Bölüm sonu

13 yorum