İçeriğe geç

Last Omegaverse

Bölüm 12 · 6 dk okuma

Last Omegaverse

Bölüm 12

Savunma

İyi Okumalar 🦋

_________

Felix kırmızı yanakları ve deli gibi atan kalbi ile birlikte sırıtarak eve girmiş ayakkabılarını çıkarır çıkarmaz da küçük zıplamalar eşliğinde salona geçmişti.

F: "Ben geldimmm"

Babasının evde olduğunu hesaba katmayan küçük omega salona girdiğinde camdan dışarısını izleyen babasını görünce sesi içine kaçmıştı.

Saat daha erkendi bu saatte gelmezdi ki babası. Hadi onu geçti babası asla pencere önünde kahve içmezdi ki. Acaba ne kadar süredir oradaydı. Görmüş müdür ki olanları.

Omeganın zaten yavaşlamayan kalbi daha da hızlanmıştı babası ona taraf döndüğünde.

"Neredeydin Felix bugün ders yok"

Felix çantasını koltuğun yanında yere bırakmış ve sakin adımlarla babasına doğru yürümüştü. Ne de olsa babası onu çok seviyordu ona kıyamazdı dimi.

F: "Arkadaşımla dışarı çıkmıştık. Annemden izin almıştım"

Babası anladığını belirten sesler çıkararak başını sallamış ve televizyonun önünde duran tekli koltuğa oturarak derin bir nefes almıştı.

"Her arkadaşını öpüyor musun sen?"

Felix babasının sesini tekrar duyduğunda gözlerini sıkıca kapatmıştı. İçinden yedim şimdi boku dansını yapıyordu.

Babası o kadar kısık sesle konuşmuştu ki kendi kendine söylenmişti sanki ama omega duymuştu babasını dikkatli dinlediği için.

Şükürler olsun ki annesi de elinde kahvesi ile salona geçmiş ve oplunu görünce kocaman gülümsemişti. Ama Felix'in renginin tamamen kırmızı olduğunu anladığında ise endişelenmişti.

"Bebeğim ne oldu ateşin mi var?"

Babası da Felix'e taraf dönmüş ve domatese dönen oğlunu gördüğünde gülmemek için kendini tutmuştu.

F "Hayır anne ya sadece sıcak oldu ben üstümü değiştireyim"

Annesi anladım anlamında başını sallamış ve oğlunun yumuşak saçlarını okşamıştı.

"Hadi çabuk ol bugün ailecek film izleyelim hazır baban da erken gelmiş"

Bu omegayı mutlu etmişti. Ailesiyle film gecesi yapmayı özlemişti. Ama babasının yüzüne tekrar nasıl bakacaktı hiçbir fikri yoktu.

...

M: "Hayır bakın beni anlamıyorsunuz"

Öğle arasıydı ve hep birlikte üniversite yemekhanesinde sohbet ediyorlardı ama herkes alakasız olaylardan bahsediyordu.

Felix ile Jeongin ise 2 saat boyunca ara vermeden muhasebe dersinde oldukları için artık çalışmayı bırakan beyinleri ile sakince yemek yiyorlardı.

M: "Doğarken ne yapıyorlar götümüze şaplak atıyorlar. Peki ya öldüğümüzde ne yapıyorlar götümüze pamuk tıkıyorlar. Göt bizim başlangıcımız ve sonumuz diyorum. Siz bana 2 hafta Ji'nin götünden uzak durun diyorsunuz. Nedir bu cehalet?"

Omega duyduğu cümle ile kahkahalara boğulduğunda ağzındaki pilav boğazına kaçmış ve anında öksürmeye başlamıştı.

Sırtında hissettiği hafif pat patlar yapan el ise daha çok nefessiz kalmasına neden olmuştu. Hyunjin bir taraftan yavaş yavaş Felix'in sırtını pat patlıyordu bir taraftan da su içiriyordu.

Masanın geri kalanı da Minho'ya gülüyordu zaten alfa ise ciddi surat ifadesini çaba bile sarf etmeden koruyordu.

S: "Ben böyle savunma görmedim"

C: "Ne savunma mı?"

Chan elini yanağına yaslayarak piç sırıtması ile yanakları yemekle dolu Seungmin'e doğru dönmüştü. Derin bir nefes aldı ve boşta duran elini beta'nın yanağına yasladı.

C: "Hadi gidelim önce yakalama emrimi sonra tutuklanma emrimi ver, 48 saat göz altında tuttuktan sonra iddianamemi hazırla, soruşturma evremi yürüt sonra beni sanık olarak hakim karşısına çıkar kovuşturma evremi başlat önce ara kararlar ver ifademi al hükmü bas. Hiçbir savunma yapmayacağım söz"

Seungmin elinde tuttuğu çubuklarını sert bir şekilde masaya bırakmış ve yanağında duran Chan'ın elini tutarak ayağa kalkmıştı. Chan küçük betayı nasıl etkileyeceğini çok iyi biliyordu. Delta da sırıtarak betasına boyun eğiyordu. Aynı dediği gibi hiçbir savunma yapmıyordu.

Herkes ağzı açık şekilde olup bitenleri anlamaya çalışırken Minho bir taraftan sandalyede oturan Jisung'un götünü ellemeye çalışıyordu.

CB: "Boş sınıflara girmeden önce dinleme testi yapın"

F: "Neden ki hyung?"

Felix eğilmiş ve anlamaz bakışları ile Jeongin'in yanında oturan Changbin'e bakmıştı bir açıklama bekler şekilde.

H: "Dinleme sen onları"

Hyunjin kendi tabağında duran kurabiyeleri Felix'in tabağına koyarak konuşmuştu. Omega ise gülümseyerek alfaya bakmıştı. Tatlıyı çok sevdiğini biliyordu.

CB: "Sen de böyle şeyleri dinleme bebek ekmek. Abiler böyle konuşur"

Jeongin sabır diler bir şekilde gözlerini devirmişti. İştahı kaçtığı için çubuklarını masaya bırakmış ve arkasına doğru yaslanmıştı.

IN: "Benim abim sadece Minho"

Jeongin üzgün ses tonuyla konuştuğunda Minho, sakince yemeğini yiyen Jisung'un götünü ellemeyi bırakmış ve küçük kardeşine bakmıştı.

Olanları az çok anlıyordu ve kardeşinin üzülmesini istemiyordu. O yüzden her şeyi kendi başına halletmesi için ona zaman verecekti. Kendi kararlarını verecek kadar yetişkindi.

IN: "Hyung bugün geleyim mi yardıma?"

Hyunjin Felix'in arkasından elini Jeongin'e uzatmış ve uzun saçları karıştırmıştı.

H: "Bugün iki dersin var yorgun değilsen gel"

IN: "Ben yorgun değilim önemli olan senin yorgun olmaman"

H: "Tamam o zaman bugün gel"

Omega, ikili arasında geçen diyaloğu dikkatlice dinlemişti kurabiyelerini yerken. Nereye gideceklerdi ki. Niye yorgun olmamaları gerekiyordu. Neden sadece Jeongin?

Felix istemeden de olsa kaşlarını çatmaya başlamıştı ve kesinlikle farkında değildi.

J: "Changbin sen de gitsene. Daha çabuk biter"

Changbin onay almak için Hyunjin'e bakmış ve Hyunjin de başını onaylar anlamda sallamıştı.

Omega ise hala konuşulanları anlamaya çalışıyordu. O kadar dalmıştı ki elinde kurabiyesi bitmesine rağmen hala elini havada elinde kurabiye varmış gibi tutuyordu.

Hyunjin ise sırıtarak tabakta duran son kurabiyeyi almış ve Felix'in havada duran eline tutuşturmuştu.

Felix bir süre donup kalsa da sonrasında alfaya taraf döndü. Hala kaşları çatılmış durumdaydı. Bir yere gidiyordu alfası ve ona haber vermiyordu.

Ki haber vermek zorunda da değildi sadece bir kere randevuya çıktılar diye sevgili oldular anlamına da gelmezdi. Ama bu ne cüret ya sen bir omeganın ruh eşisin. Tabi ona hesap vermek zorundasın.

Hyunjin de olayın farkındaydı ama omegaya söylemek istemiyordu. Çünkü görmek istiyordu onu ne kadar kıskandığını. Ve biraz da Felix'in kurdunu ortaya çıkarmak istiyordu.

Felix, çocukluğundan beri kurdunu bastırdığı için şu an istediğinde de kurdunu ortaya çıkaramıyordu. Birkaç kez ortaya çıkmıştı o da ilk defa Hyunjin ile karşılaştığı zamanlardı.

Alfa ise omega'sının sağlığı için onunla biraz oynayarak kurdunu ortaya çıkarmaya çalışıyordu işte.

Omega, kurabiyesini bitirdikten sonra Jeongin tarafından sınıfa sürüklenmişti dersin başlamasına daha yarım saat vardı ama Jeongin'e karşı çıkmamıştı.

Sınıfa girdiklerinde beta derin bir nefes almış ve her zamanki gibi en önde yerlerine oturmuşlardı.

IN: "Felix ben çirkin miyim?"

Felix gözlerini kocaman açarak Jeongin'e bakmıştı. İçinden ne saçmalıyor bu beta diye sitem etmeyi de unutmamıştı.

F: "Şaka mı yapıyorsun?"

Jeongin'in gözleri dolmaya başladığında Felix panik bir şekilde ellerini havada sallamıştı. Kötü bir şey demek istememişti.

F: "Jeongin gerçekten çok güzelsin. Çok güzel gamzelerin var gözlerin.. gözlerin büyüleyici. Gülümsediğinde o kadar tatlı oluyorsun ki. Çirkin değilsin kesinlikle çirkin değilsin"

Beta akan yaşlarını gizlemek için omegaya sıkı sıkıya sarılmıştı.

IN: "Ben Hyungumu çok seviyorum ama o beni sadece kardeşi olarak görüyor"

Jeongin hıçkırarak ağlamaya başladığında Felix'in Jeongin'in belini okşayan eli durmuştu. Aklına ilk gelen kişi Hyunjin olmuştu.

Hem öğle arasında yaptıkları konuşma hem de Jeongin'in Hyunjin'e hyung diye seslenmesi... Felix de dolan gözlerini engelleyememişti.

Eğer arkadaşı onun ruh eşinden hoşlanıyorsa ne yapardı hiç bilmiyordu ve Jeongin'i çok sevmesine rağmen içinde büyük, kontrol edilemez bir kıskançlık vardı.

IN: "Ben ona sevgimi bir şekilde göstermeye çalışırken mal Changbin bana sadece kardeşim ya da bebek ekmeğim diyor ya"

Felix Changbin'in adını duyduğunda rahatlamış ve Hyunjin'i kastetmediğini anlamıştı. Sadece birkaç saniye bile bu olayları hayal etmek onu gerçekten delirtmişti.

Düşünüyordu acaba Hyunjin'in sınıfında onu sevenler var mıydı ya da etrafında. Belki Hyunjin'in de hoşlandığı kişiler vardı.

Acaba alfasına yaklaşmak isteyen olursa bunu hisseder miydi. Aslında hissetmeyeceği biliyordu. Kurdunu yıllardır ortaya çıkmadığı için baskılıyordu.

Şimdi kurdu pasif olduğu için Hyunjin'in kurdunu hissetmeyecekti. Kesinlikle buna bir çözüm bulmalıydı ama kurdunu baskılamayı bırakırsa da olur olmadık yerlerde kendini ifşalayabilirdi.

Jeongin, Felix'in cevap vermediğini anladığında ondan uzaklaşmak isterken Felix daha sıkı sarılmıştı betaya. Eğer şu an sarılmayı bitirirlerse Felix'in dolu gözleri Jeongin'i şaşırtacaktı.

F: "Bence zamanla o da anlayacaktır"

IN: "Umarım"

Beta da sarılmaya devam etmişti ve hoca sınıfa girene kadar ikili bir birine sarılmayı bırakmamıştı. Felix'in tüm düşünceleri Hyunjin ile doluydu...

___________

Kıskanç küçük civciv tehlikelidir ⚠️

Neyse Felix'in kurdunu oyuna dahil etmek için biraz bunlar öpüştüreyim, yaklaştırayım, seviştire-

Yok kaos ekleyeyim

Last Omegaverse HyunLix vibe bunlar 🥺

Bölüm sonu

13 yorum