İyi Okumalar 🦋
_________
Felix, tüm gücüyle Hyunjin'e tutunarak zıpladığında Hyunjin dengesini koruyamamış ve koltuğa düşmüştü Felix de Hyunjin'e tutunduğu için otomatik olarak dizleri bükülmüş bir şekilde alfanın kucağında bulmuştu kendini...
Hyunjin kucağına yerleşen beden yüzünden nefesini tutmuştu şaşırmış bir şekilde ama Felix hala telefonu almaya çalışıyordu.
Kendini telefonu almaya o kadar çok odaklamıştı ki küçük beden hala nerede olduğundan haberi yoktu. Telefona uzanmaya çalıştıkça Hyunjin'in kucağında kıvrandığından ve alfayı delirttiğinden kesinlikle haberi yoktu.
H: "Tamam al"
Alfa, elini omeganın beline sarmış hareketlerini durdurduktan sonra telefonu hemen ona uzatmıştı. Omega umursamadan çatık kaşları ile telefonu almış ve hemen galeriden son silinenlerden silmeye çalışmıştı fotoğrafı.
IN: "Biz üst katı temizleyelim"
CB: "Orayı temizledik ya dah-"
Jeongin Changbin'in kafasına şaplak atarak onu susturmuş ve kolundan tutarak mutfaktan direk üst kata doğru çıkarmıştı.
Hem ikilinin anını bozmak istemiyordu. Hem de bu Changbin ile baş başa kalabileceği büyük bir fitsattı. Değerlendirmeliydi...
Felix, fotoğrafı her yerden sildiğine emin olduktan sonra zaferle gülümsemiş ve başını telefondan kaldırarak Hyunjin'e bakmıştı. Onun kızarmış yüzünü gördüğünde ise gerçekler daha yeni çarpmıştı yüzüne.
Omega sonuna kadar açtığı gözleri ile önce alfanın yüzüne bakmış sonra da başını eğerek bulunduğu yere ve alfanın, beline sarılmış ellerine bakmıştı. Sonra ise utançtan kızaran yüzünü tekrar alfaya doğru çevirmişti.
F: "Özür dilerim"
Felix, Hyunjin'in kucağından kalkmak için yeltendiğinde Hyunjin ince belde duran elini sıkılaştırmış ve Felix'i durdurmuştu.
H: "Felix"
Alfa alnını omeganın alnına yasladığında boğuk çıkan sesiyle konuştu. Fazlasıyla etkilenmişti. Omegasıyla olan teması kesmek istemiyordu.
Felix de ne kadar bozguna uğramış olsa da şu an bu konumda bulunmak onu rahatsız etmemişti veya korkutmamıştı. Aksine içini tarif edemediği hissler sarmıştı.
Hyunjin her ne kadar etkilendiği için deliye dönse de kendini kontrol altında tutma konusunda gayet başarılıydı. Şimdi odak noktası Felix'in omegasını ortaya çıkarmaktı.
H: "Biraz daha böyle kalalım"
Felix, heyecandan titeyen irislerini Hyunjin'in irisleri ile birleştirmişti. Korkmuyordu veya rahatsız değildi ama garipti işte. Hissetikleri ve aniden bu konuma gelmeleri ve domatese dönmesi..
Omega güç almak için titreyen ellerini alfanın omuzlarına yerleştirmiş ve hafifçe sıkmıştı. Bu yaptığı hareket alfanın dediğini onaylamaktı biliyordu ama neden yapmıştı onu bilmiyordu.
Yaptıklarını anlamlandıracak kadar kendinde değildi zaten. Sadece bu tattığı yeni hissleri dibine kadar yaşamak ve giderek daha çok aşık olduğu adama güvenmek istiyordu.
İkisi de aynı anda derin nefes aldıkları için kıkırdayarak gülmeye başlamışlardı. Yaşadıkları hisler en ince detayına kadar aynıydı.
Hyunjin'in gözleri kırmızıya döndüğünde Felix'in gülümsemesi solmuştu. Şimdi korkmalı mıydı bilmiyordu işte.
H: "Sakin ol"
Alfa, omeganın korktuğunu gözlerinden anladığı için belini okşamaya ve onu rahatlatmaya başlamıştı. Felix ise Hyunjin'in dokunuşları sayesinde rahattı zaten.
H: "Omeganı baskılamayı bırak fasulye"
Felix aldığı hitap yüzünden kaşlarını çatarak Hyunjin'e bakmıştı. Evet şu an gözleri kırmızı olduğu için korkutucu görünüyor olabilirdi ama çatık kaşlı Felix daha korkutucuydu!
Hyunjin tek elini Felix'in belinden çekmiş ve işaret parmağı ile Felix'in çatılmış yüzünü okşamıştı. Küçük beden ise sıcak parmaklar sayesinde hemen yumuşamıştı zaten.
Bu sefer alfa, yüzünü biraz daha yaklaştırmıştı omeganın yüzüne ve gözlerinin içine bakmasını sağlamıştı. İkisi de birbirinin dudaklarına bakarken aynı anda yutkunmuşlardı.
H: "Kurdunu baskılama Felix lütfen"
Felix başını iki yana salladığında Hyunjin derin bir nefes almıştı. Felix gerçekten inatçı birisiydi.
F: "Olmaz diğerleri evde"
H: "Onlar üst katta Felix"
F: "Korkuyorum"
Hyunjin ellerini Felix'in bacaklarına yerleştirmiş biraz daha kucağında kendine doğru çektikten sonra tekrar ince bele yerleştirmiş ve okşamaya başlamıştı.
H: "Ben yanındayım"
Omega, Alfanın omuzlarında duran ellerini boynuna sarmış ve rahatlamak için ensesindeki saçlarla oynamaya başlamıştı.
Böyle dip dibe olmak çok hoşuna gitmişti. Artık hep Hyunjin'in kucağında, kollarında olmak isteyeceğine emindi ama yıllardır baskıladığı kurdunu nasıl ortaya çıkaracaktı bilmiyordu.
Hep böyle yaptığı için şu an bunu nasıl durduracağını bilmiyordu. Emin değildi bunu yapmak istediğinden emin değildi ama kırmızı irisler ona o kadar çok güven veriyordu ki.. her şeyini ortaya sermeye hazırdı.
F: "Nasıl yapacağımı bilmiyorum"
Küçük beden güç almak istercesine kollarını daha sıkı dolamıştı alfasına ve gözlerinin içine bakmıştı. Hyunjin de güven dolu bakışlarını Felix'in gözlerinden çekmeden yaklaşmış kucağındaki bedene ve yumuşak yanaklara tüy kadar hafif öpücük kondurmuştu.
Hyunjin ne kadar temkinli davranmaya çalışsa da her temasta deliriyordu. Felix'in de fazlasıyla heyecanlı olduğunu hafif hafif kucağında kıpraşmasından anlıyordu.
Alfa durmadan yavaş yavaş omeganın yüzünün her noktasına öpücükler bırakıyor, ince beli okşamayı bir an olsun burakmıyordu.
H: "Sadece rahatla ve güvende olduğunu hatırla"
Küçük buruna üst üste birkaç öpücük bırakmıştı.
H: "Benim yanımdayken güvende olduğunu hatırla"
Kapalı olmasına rağmen heyecandan titreyen küçük gözlere öpücük bırakmıştı.
H: "Ne olursa olsun yanında olacağımı ve ruh eşim olduğunu unutma"
Biraz duraksamış ve Felix'in dudağının kenraını uzunca öpmüştü. Bu sırada boynunda sıkılaşan kolların da farkındaydı.
H: "Rahatla"
Omega alnına alfasının alnının yaslandığını hissettiğinde derin bir nefes çekmişti içine. Tarif edilemez derecede rahat ve güvende hissediyordu.
Hyunjin'i ilk tanıdığında ondan kaçması gerektiğini kendine söylemişti ve şimdi nasıl bu duruma gelmişti hiçbir bilgisi yoktu. Pişman mıydı? Tabii ki hayır.
Hyunjin onun için hep hayalindeki erkek arkadaştı. Felix hep Hyunjin gibi birisiyle çıktığını hayal ederdi ama bir gün bunun gerçek olacağını asla düşünmezdi.
Hyunjin ise o gün o kafeye girmeden önce camdan gördüğü yan profil ile tutulup kalmıştı. Yandan çıkık gözüken dudakları uzun kirpikleri ve küçük burnu..özenle dağıtılmış çiller
Alfa zaten ilk gördüğünde tüm dikkatini vermişti küçük bedene ve sonrasında yaşananları ise hepimiz biliyoruz.
İki beden tamamile bir biri için yaratılmıştı. Sadece bedenler değil ruhları bile birbirine bağlıydı.
Felix düşünceleriyle giderek rahatladığını hissediyordu. Öyle ki hayatında hiç bu kadar rahat hissetmemişti. Sanki tüm hayatı boyunca yaşadığı zorluklar gitmişti ve sadece mutluluk kaynağı olan Hyunjin almıştı onların yerini.
Küçük beden alnını alfasının alnından uzaklaştırmadan yavaşça gözlerini açmış ve sarı irislerini kırmızı irislerle buluşturmuştu.
Hyunjin gördüğü gözler ile anında gülümsemeye başladı. Dikkatle birbirlerine bakıyorlardı aynı tanıştıkları ilk gün gibi..
Felix sıkmaktan yorulan elini Hyunjin'in boynundan çekmiş ve küçük parmaklarını Hyunjin'in dolgun dudakları üzerinde gezdirmişti.
F: "Güzel hissettiriyor"
Bahsettiği sadece kurdunu baskılamayı bırakmanın verdiği hisler değildi.. bahsettiği Hyunjin'in dudaklarının güzel hissettirmesiydi.
H: "O zaman bunlar artık seni güzel hissettirmek için var"
Hyunjin dudağının üzerinde duran parmaklara rağmen konuşmuş ve sıcak küçük parmaklara öpücük bahşetmişti.
Alfa öne doğru eğildiğinde omega elini dolgun dudaklardan çekmiş ve eski yerine, Hyunjin'in boynuna geri sarmıştı.
Büyük beden aldığı onayla patlamak üzere olan kalbini aldırmadan dudaklarını kucağındaki bedenin dudakları ile birleştirmişti.
İlk defa kurtları birleşen iki beden de yoğun hisler yüzünden bayılacakmış gibi hissediyorlardı. Belki de oturuyor olmasalardı çoktan bayılmışlardı.
Öylece ne kadar uzun süre durdular bilmiyorlardı ama ikisinin de vücudu yenidoğan vücudu kadar rahatlayıp, hafifleyene kadar dudak dudağa kaldıklarına eminlerdi.
Hyunjin geri çekilmeden önce kırmızı yanaklara öpücük bırakmayı da unutmamıştı.
Felix de gözlerini açtığında sarı gözlerini hala kırmızı olan gözlerden alamamıştı. Hoşlantı.. sevgi.. heves.. aşk... ne olduğunu bilmiyordu ama asla bitmemesini diliyordu.
IN: "Defol!!"
Jeongin ağlayarak ve bağırarak merdivenlerden indiğinde Felix telaşla ayağa kalkmıştı ki hemen ardından Hyunjin de kalktı.
Hyunjin Felix'in korktuğunu anladığında tek eliyle onu arkasına doğru iterken hızla yürüyen Jeongin'e baktı.
H: "Bir şey-"
CB: "Jeongin dur lütfen"
IN: "Siktir git"
Jeongin kapıyı çarpıp çıktığında Changbin öylece kalmıştı. Felix ise her ne kadar arkadaşının peşinden gitmek istese de şu an Hyunjin'in arkasında kedi gibi saklanıyordu.
H: "Ne oldu?"
Changbin dolu gözleri ile Hyunjin'e baktığında, Felix'in neden Hyunjin'in arkasında olduğunu umursamayacak kadar yıkıktı şu an.
CB: "Ben.. beni öpünce ben de ittim"
Sona doğru kısılan sesiyle gözlerinden yaşlar akmıştı. Hyunjin offlamaktan başka bir şey yapamamıştı. Bunun olacağı er ya da geç belliydi.
H: "Biraz yalnız bırakalım"
____________
Oturdum sevişmenizi bekliyorum bay hyunlix 🙇🏻♀️













