Ormanda dinlemek için küçük bir kamp kurduk Walter birkaç ağaç ilerde sadece bir hamak kurmuş ve uyumuştu bizde Hektor ile kamp ateşinin önündeki bir kütükte oturuyorduk daha doğrusu ben Hektor'un göğsüne kafamı koymuş uyuku ve uyanıklık arasındaydım Hektorda bunun farkındaydı First ile Second half da hemen dibimizde uyuyorlardı çoktan esneyip Hektor'a biraz daha yaklaştım Hektor kocaman kolları i arasına alıp üşümekten kurtardı zaten üşümüyordum ateş sıcaktı Hektor'un kolları biraz soğuktu bu yüzden ılık gibiydi tam istedim sıcaklıktaydım Hektor aniden uyukuya teslim etmeye hazırlanan bana dönüp -"Violetta "dedi bende -"hıı"dedim Hektor gülümseyip -"Violettam "dedi bende yarım kapalı gözlerim ile -"efendim Hektor "dedim Hektor bana yaklaşıp -"bu haline bayılıyorum ve bu halin beni azdırıyor "dedi kulağıma doğru demişti son söyledi cümleyi uykudan yarım yamalak açıp -"Hektor ne diyorsun yia burda "dedim Hektor gülümseyip -"ne diyormuşum gerçekler "dedi ardınan da -"gerçi beni her dakika azdırıyorsun o başka Bir konu "dedi bende kafamı göğüslüne koyup -"sen ne biçim biri oldun yia "dedim Hektor çapkınca Saçlarımın üzerini öpüp -"nasıl olmuşum"dedi bende gülümseyip -"hanımcı "dedim Hektor afallamış bir sesle -"hanımcı mı ?"dedi bende kafamı sallayıp onayladım daha sonra esneyip -"ama senin bu hâlini seviyorum bana deger vermen bana Özel bir mücevher gibi bakmen görmen çok güzel "dedim ve daha fazla dayanamayıp yarım açık olan gözlerimi de kapatıp uykuya bıraktım. Rüyamda bir ormandaydım birkaç insan vardı önde bir kadın vardı ve kadın bir bebek puseti tutuyordu kadın bebek pusetine sarıldı öptü kokladı sanki son kez görüyormuş gibi onun yanında ki kadın kadını omzuna elini koyup -"gitmeliyiz yaşamak için biliyorsun"dedi kadın kafasını sallayıp onayladı ve bebeği bir ağac önüne kodu daha sonra pusete yaklaşıp gitmeden -"büyüdüğünü göremeyecek olmak bana acı veriyor ama güvenliğin ve mutlu bir hayat sürmen için buna mecburum 'moonlight' dedi ve arkasına bakmadan uzaklaştı . Pusete ilermeye başladım hemen hava çok soğuktu ilerlemeye başladım sırada biriac atlı kişiler gemcye üzerime gekemye başladılar onlardan kaçmak için koştum lakin o atlardan sonsuza kadar kaçamadım ... Ter içinde uyandım etrafima baktım Hemen kamp çadırından çıktım derin bir nefes aldım Hektor da Arkamdan gelmişti bana anlamayan gözlerle bakıyordu gözyaşları ile ona sarıldım. Ne kadar ağladım ne kadar Hektor beni yatıştırmaya çalıştı bilmiyorum en sonunda ağlamalarım iç çekislere dönünce ayrıldım ondan ve şuan fark ettim ben üşüyordum Hektor gülümseyip büyük ceketini benim etrafıma sardı daha sonra tekrar çadıra girdikten sonra Hektor bana bakıp -"güzelim ne oldu ne gördün de bu kadar ağladın anlat bana anlat ki yardımcı olayım"dedi hatırladıkça gözlerim doluyordu derin bir nefes alıp Anlattım gördüm şeyleri Hektor bana sarılıp -"geçti Violettam sadece bir rüyaydı"dedi ardınan da üzerime bakıp -"bu halin çok tatlı ama bence ikimizin de bir şeyler yaşaması için engel tanımıyor ayrıca ben dün gece bir şey demitim "dedi bende -"ne dedin ki "dedim oda gülümseyip -" 'beni azdırıyorsun 'demiştim "dedi ardınan da -"şuanda öyle "dedi ve beni gıdıklamaya başladı koş koca kral Hektor beni gidikliyordu gülmemlerim muhtemelen çadırın dışından da duyuluyor su birkaç dakika sonra birbirimize hala gulerken kikirdarken Hektor'a baktım oda zaten gülümsüyordu aniden dudaklarımdan öpüp -"işte hep gül sen çünkü bende senin bu gülüşüne aşığım mor gözlü kadın"dedi ardınan da -"benim kadınım "dedi bende gülümseyip ona sarıldım Hektor'da benim sarılışıma karşılık verdi birkaç dakika sonra ayrılıp -"senin için birkaç parça eşya getirtim onları giy daha sonra çadırdan cik sevgilim "dedi kafamı sallayıp onayladım daha son kez öpüp çadırdan çıktı onun arkasından birkaç dakika bakıp yandaşı sandığa ilerleyip kıyafetleri

üzerimi değiştirdim daha sonra beni bekleyen Hektor'un yanına adımladım aklımda türlü cevabı olmayan sorularla .