Hektor'un yanına ilerledikten sonra onun benim için avladığı geyiği ateş yakarak pişirip yedikten sonra eşyalarımızı siyah silüetlere verip Hektor'un "bir şeyle hissediyor musun bir yerinde ağrı varmı gibi sorularını sakince cevaplamaya çalıştim lakin hiçbir şey hissetmiyordum First etrafta koşup oynuyor bizim onları kaybetmemiz için bize Bakıp duruyordu Second half da benim omzumda olmanın keyifini çıkartıyordu birkaç dakika sonra Hektor Durup
-"bir şey hissediyormusun kraliçem?"dedi bende kafamı olumsuz anlamda sallayıp
-"hayır hiçbir şey hissetmiyorum Hektor"dedim Hektor Walter'e bakıp
-"teşekkürler bize yolu gösterdiğin için "dedi Walter ilk başta şaşırsada daha sonra yüzünü normale döndürüp Hektor önünde saygıyla eğilip
-"rica ederim kralım bu benim görevimdi ve severek yerine getirdim"dedi Hektor kafasını sallayip bana bakarak
-"gel evimize gidelim "dedi ve elini uzattı bende hemen elimi onun eli ile birleştirip bizi gülümseyerek izleyen Walter'e bakıp
-"yardımların için teşekkür ederim Walter sayende bu güzel toprakları görme fırsatım oldu."dedim Walter
-"rica ederim kraliçem ben sadece görevimi yaptım ayrıca istediğiniz zaman buraya gelebilirsiniz"dedi bende gülümseyip Hektor'a dönüp
-"hadi evimize gidelim "dedim ve yine yürümeye başladık. Birkaç adım ilerledikten sonra Hektor beni durdurup kimsenin olmadığına emin olduktan sonra bana dönüp
-"uyuyalım"dedi bende kafamı sallayıp onayladım galiba evinize ışınlayacaktı ki başka yolda yoktu o kadar uzun yolu yürüyerek gidersek bir asırda anca varırdık birkaç adım ilerleyip çiçeklerin içinde uzandım hektor bir şeyler mırıldanırken uyudum Uyandımda yine odamda yatıyordum. aklım almıyordu eğer bir perin'in çocuğu olsaydım hissederdim değilmi o zaman neden hissetmedim ve eğer bir peri değilsem neden kan istemiyordum bu ve bunun gibi sorunlara cevabım yoktu
Şuan banyoda küvete uzanmış bunları düşünüyordum birkaç dakika daha kalacaktım lakin kapıyı birinin tıklaması ile yönümü oraya verdim
-"evet ?" Dedim kapıdaki kişi
-"Violetta bir süredir oradasın senin için endişeleniyorum"dedi Hektor olduğunu anlayınca ki bizim odamıza sadece Hektor,ben First ve Second half girebiliyordu sadece şuan üzerimde bornozlarımdan birini geçirip

Saçlarımı kurularken banyodan çıktım karşımda beni lezzetli bir şeye bakar gibi izleyen Hektor vardı ona anlamayan gözlerle bakıp
-"ne oldu"dedim Hektor yutkunup
-"banyodan uzunca bir süredir çıkmadın bu yüzden seni merak ettim"dedi ardınan da beni belimden tutup kendine çekip
-"biz seninle geçen geceden başka hiç bir şey yaşamadık "dedi bende cilveyle
-"evet çünkü senin işlerin oluyor hep ve son yaşadığımız olyalrdan da ötürü"dedim Hektor saçlarımı arkama atıp dudaklarıma bakarak
-"o zaman şuan tam zamanı"dedi tam beni öpeceği sırada kapımız aniden çalmaya başladı ikimizden biri ben şaşkın Hektor ise sinirle
-"ne var lan ?"dedi kapıdaki kişi
-"efendim ben Sophie taht odanızda sizinle konuşmak isteyen biri var "dedi Hektor umursamaz bir sesle
-"şuan başka bir işim var onlara sonra gelmelerini söyle"dedi Sophie
-"efendim söyledim ama ikna olmadılar bu yüzden sizi çağırmaya geldim affedin "dedi Hektor sinirle dudaklarımdan öpüp
-"bunun devamını akşam yaparız"deyip kapıyı açıp korkak bir şekilde bize bakan Sophie bakıp
-"duş önüme kimin beni çağırdığını ve saygısızlık yapanları göster"dedi Sophie saygı ile kafasını sallayıp önünden ilermeye başladı bende kikirdayip kapıyı kapatıp gardırobuma kıyafet seçmek için ilerledim.

Üzerimi değiştirdikten sonra Second half ile birlikte kütüphaneye ilerledik tabi o benim omzumda olmanın tadını çıkartıyordu biraz sonra kütüphaneye varmıştım kapıdaki muhafızlar adımı anons ettiler ve kapıları açtılar içeriye girdimde tüm orda bulunan kişiler ayağa kalkıp önümde eğildiler ne yapacağımı ilk başta bilmesem de sonradan aklıma Hektor ile konuştuğum şeyler aklıma geldi boğazımı temizleyip
-"kalkın arkadaşlar buraya kitap okumaya geldik lütfen kitap okumaya araştırmaya devam edin "dedim ve kütüphanenin kitaplarını arasına dalıp birkaç kitap seçip bir kaç adım ilerdeki boş masa ya ilerleyip koltuğa oturdum ve gizlice beni izlemeleri ile birlikte kitabımı okumaya başladım.
Kitaplardan birkaç tane daha okuduktan sonra birini alıp odama ilerlerken taht odasından Hektor'un gür sesi ile
-"NASİL BÖYLE HİR SEY OLABİLİR?"demesiydi onu böyle neyin sinirlendirdiğini merak ediyordum bu yüzden taht odasına ilerledim kapıyı çalıp içeriye girdim Hektor odada bulunan siyah silüetlerin neredeyse hepsini öldürmüştü ona şaşkınlıkla bakıp
-"Hektor ne oluyor neden böyle sinirlendin sesin koridordan bile duyuluyor?"dedim Hektor yutkunup derin bir nefes alıp
-"kusura bakma sevgilim işlerime ilgili birkaç pürüz vardı ?" Dedi bende gülümseyip kafamı sallayıp
-"tamam ama lütfen sessiz ol biraz"dedim ve odan ciktim arkamdan
-"ucuz atlattik."dedi onun söyledi son sözde bir anlam veremsemde sonradan kokusu çıkar diyerekten umursamayip odama ilerledim.