İçeriğe geç

lamia

Bölüm 45 · 1 dk okuma

lamia

Bölüm 45

BÜYÜK İHANET

Mağaradaki tutkulu birleşmenin ardından bedenlerini toparlayan iki hükümdar, zirvedeki Kutsal Tapınak’ın devasa bronz kapılarını kırarak içeri girdiler.

Tapınağın ortasında, simsiyah obsidyen sütunların arasında devasa, damarlı ve çürümüş bir kalp asılı duruyordu. İlk Vampir’in Kalbi, ritmik ve sağır edici bir gürültüyle atıyordu:

GÜM... GÜM... GÜM...

Kalbin önünde duran Lord Malakor, elinde kanlı bir ayin bıçağıyla arkasını döndü. Yüzünde akılalmaz, uykusuz ve hırslı bir tebessüm vardı.

"Hoş geldiniz, tahtın haramzadeleri!" dedi Malakor haykırarak. "Tam zamanında geldiniz!"

Taehyung kılıcını çekti, Jungkook’u arkasına aldı. "İşin bitti Malakor. O kalbi tekrar mühürleyeceğiz ve seni bu dağın buzlarına gömeceğiz!"

Malakor kahkahalarla gülmeye başladı. "Beni mi? Ah, Taehyung... Sen hala hiçbir şey anlamamışsın!"

Malakor aniden kenara çekildi. Gölgelerin arasından, üzeri kanlı zırhlarla kaplı bir figür yavaş adımlarla öne çıktı.

Jungkook’un gözleri dehşetle büyüdü. "H-Hoseok...?"

İnsan Muhafızlarının Komutanı Hoseok, yüzünde buz gibi, ifadesiz bir tebessümle duruyordu. Elindeki kılıçtan taze kan damlıyordu.

"Üzgünüm Jungkook," dedi Hoseok, sesi tanınmayacak kadar soğuk ve yabancıydı. "İnsan Krallığı hiçbir zaman bir vampirin ya da kırmanın emrinde olmayacak. Malakor ile anlaşmayı ben yaptım. O kalp uyandığında, dünyadaki tüm vampirler yok olacak... Ve insanlık sonsuza dek özgür kalacak!"

Hoseok elindeki kanlı objeyi havaya kaldırdı. Bu, Namjoon’un kılıcının kabzasıydı!

"Namjoon ve Seokjin..." dedi Hoseok alaycı bir fısıltıyla. "Aşağıdaki fırtınada çoktan yem oldular."

Taehyung’un gözleri anında tamamen simsiyah bir felakete dönüştü. "Seni kendi ellerimle parçalayacağım!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.