İçeriğe geç

lamia

Bölüm 41 · 2 dk okuma

lamia

Bölüm 41

MÜHÜRLÜ ZİNCİRLER (+18)

Kuzeyden gelen felaketin hissi ikisinin de damarlarındaki kanı tutkuyla tutuşturmuştu. Vampir doğası, yaklaşan tehlike ve ölüm korkusu karşısında korunma güdüsüyle arzuyu en tepe noktaya çıkarırdı.

"Seni o açlığa teslim etmeyeceğim," dedi Taehyung hırlayarak. Jungkook’u belinden kavramasıyla yataktaki siyah ipek çarşafların üzerine savurması bir oldu.

"Taehyung... Bedenim alev alıyor," dedi Jungkook. Sırtındaki mührün yaydığı sıcaklık tüm vücudunu yakıyordu. "Beni sakinleştir... Kanımı ve ruhumu tekrar soğukluğunla mühürle!"

Taehyung, Jungkook’un üzerine bir kabus gibi ama aynı zamanda bir kurtarıcı gibi çöktü. Bu kez yatağın başında duran gümüş zincirleri aldı. Jungkook’un bacaklarını bileklerinden tutarak genişçe açtı ve yatağın altındaki ahşap sütunlara gümüş zincirlerle bağladı.

"Bu gece tamamen açıkta ve teslim haldesin," dedi Taehyung. Kızıl irisleri karanlıkta parıldıyordu.

Jungkook bacakları iki yana bağlı halde, tamamen savunmasız yatarken gözlerini kapatmadı. "Ne yaparsan yap... İçimdeki o sızıyı söküp al!"

Taehyung yatağın kenarındaki kristal sürahiden buz gibi dondurucu kaynak suyunu aldı. Suyu yavaşça Jungkook’un alev alan göğsüne ve kasıklarına döktü. Jungkook soğuk suyun temasıyla ürperip kasılırken, Taehyung eğildi. Diliyle suyu genç adamın pürüzsüz teninden emmeye başladı.

Göğüs uçlarını sırasıyla ağzına alıp sertçe vakumladı, ardından aşağıya kayıp sıcak ve dikleşmiş organını bütünüyle ağzının içine aldı. Diliyle kökten uca ıslatırken, boğazını ritmik bir şekilde hareket ettirdi.

"AHHH! TAEHYUNG!" Jungkook başını geriye attı, zincirlere bağlı bacakları hafifçe titriyordu. "Çok iyi... Durma!"

Taehyung başını kaldırdı. Kendi kıyafetlerini tek bir yırtma hareketiyle fırlatıp attı. Devasa, son derece sertleşmiş ve damarlı organını Jungkook’un arzulayan, ıslak ve yakıcı girişine dayadı.

Taehyung, Jungkook’un bağlı bacaklarının arasına iyice yerleşti. İki elini Jungkook’un göğsüne bastırarak, tek bir sert ve kesintisiz hamlede son milimine kadar gömüldü!

"AHHHHHHHHHHH!"

Jungkook’un çığlığı kuleden dışarıdaki fırtınaya karıştı. İçine giren boyut ve sertlik, Kuzey’den gelen o dondurucu sızıyı anında yok etti; yerini saf, yakıcı bir hazza bıraktı.

Taehyung beklemedi. Bağlı bacakların sunduğu bu derin pozisyonda kalçasını geriye çekip amansız bir hızla vurmaya başladı. Her bir hamlesi ahşap yatağı gıcırdatıyor, ikisinin birleşen tenlerinden çıkan tok sesler odada çınlıyordu.

"Hissediyor musun?" dedi Taehyung hırlayarak, hamlelerinin şiddetini artırarak. "İçindeki o acı gitti mi? Yerine kim geldi?"

"S-Sen..." dedi Jungkook nefes nefese, kalçasını Taehyung’un sert Vuruşlarına doğru kaldırarak. "Sadece sen varsın! Daha derin Taehyung... Vur bana!"

Taehyung hamle temposunu akıl almaz bir frekansa çıkardı. Kalçasını her öne fırlatışında Jungkook’un mühür noktasını acımasızca eziyordu. Jungkook hazdan ağlıyor, zincirlerini çekerek yatakta kıvranıyordu.

Taehyung, Jungkook’un kalçasını altından tutarak biraz daha havaya kaldırdı ve açıyı daha da dikleştirdi. Bu pozisyonda vurulan her hamle Jungkook’un bilincini kapatacak kadar derindi.

"Geliyorum!" dedi Jungkook çığlık atarak. "Taehyung... İçim patlıyor!"

"Benimle!" dedi Taehyung.

Taehyung son birkaç acımasız vuruşun ardından sivri dişlerini Jungkook’un omzuna sertçe geçirdi! Kan tekrar ağzına dolarken, kendi sıcak tohumlarını Jungkook’un rahmine benzeyen en derin noktasına tazyikle boşalttı.

Jungkook da aynı anda çığlık atarak kendi tohumlarını göğsüne ve karnına fışkırttı. İç kasılmaları Taehyung’u kilitledi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.