İçeriğe geç

lamia

Bölüm 34 · 3 dk okuma

lamia

Bölüm 34

GÖZLERİ BAĞLI LORD VE DERİ MÜHÜR (+18)

Seokjin kapıyı kapatıp çıktıktan sonra odadaki atmosfer saniyeler içinde alev aldı.

Jungkook ayağa kalktı. Bornozunu omuzlarından geriye doğru kaydırıp tamamen çıplak kaldı. Ardından yatağın başlığında duran siyah ipek kumaş bandı aldı. Taehyung’un karşısına geçti.

"Bu gece Kurallar değişiyor Taehyung," dedi Jungkook. Sesi karşı konulmaz bir emrin soğukluğunu taşıyordu. "Gözlerini kapatacaksın. Bana dokunmayacaksın. Sadece benim sana yapacaklarımı hissedeceksin."

Taehyung, içindeki o dominant vampir doğasına rağmen, Jungkook’un gözlerindeki Akantha gücüne karşı koyamadı. Yatağın ortasındaki devasa ahşap sandalyeye oturdu. Geniş kollarını sandalyenin kollarına dayadı.

Jungkook, ipek bandı Taehyung’un gözlerine bağladı. Vampir Lordu’nun görüşünü tamamen engelledi. Ardından yatağın kenarındaki gümüş zincirleri alarak Taehyung’un kaslı bileklerini sandalyenin kolluklarına hafifçe bağladı.

"Göremiyorsun... Ve hareket edemiyorsun," dedi Jungkook, Taehyung’un kulağına eğilip dudaklarını kulak memesine sürterek. "Şimdi tüm duyuların sadece benim tenime odaklanacak."

Taehyung’un boğazından dondurucu, derin bir hırıltı koptu. Gözleri bağlıyken duyuları on katına çıkmıştı. Jungkook’un vanilya ve taze kan kokusu, nefesinin sıcaklığı ve çıplak teninin yarattığı hava akımı Taehyung’un aklını başından alıyordu.

Jungkook, odadaki buz kovasından büyük bir buz küpü aldı. Buzu önce kendi dudaklarına götürdü, ardından Taehyung’un geniş, kaslı göğsünde gezdirmeye başladı.

"AH..." Taehyung kasıldı. Soğuk buzun adeleleri üzerinde süzülüşü, ardından Jungkook’un sıcak dilinin o buz izini takip ederek emmesi Taehyung’un kasıklarında dondurucu bir yangın başlattı.

Jungkook buzu aşağıya indirdi. Taehyung’un karnında, kalça kemiklerinde gezdirdi. Taehyung’un altındaki deri pantolonu tek bir hamlede çözüp çıkardı. Vampir Lordu’nun devasa, damarlı ve arzudan taş gibi sertleşmiş organı tamamen açığa çıktı.

Jungkook buz küpünü Taehyung’un sertliğinin baş kısmına bastırdı. Taehyung’un kalçaları sandalyede havalandı.

"Jungkook... Kahretsin..." dedi Taehyung, dişlerini sıkarak. "Beni delirtiyorsun!"

"Sadece izle— yani hisset," dedi Jungkook kıkırdayarak.

Jungkook buzu kenara attı. Ağzını genişçe açarak Taehyung’un devasa sertliğini tek bir hamlede boğazına kadar içine aldı!

"AHHHHHHH!"

Taehyung’un çığlığı kulede yankılandı. Bileklerindeki zincirler gürültüyle gerildi. Jungkook’un dondurucu sıcaklıktaki ağzı, ıslak dili ve boğazının emiş gücü Taehyung’un zihnini tamamen felç etti. Jungkook başını ileri geri hareket ettirerek, Taehyung’un organını acımasız bir ritimle emmeye başladı. Diliyle alt kısımdaki damarları turluyor, elleriyle ise Taehyung’un uyluklarını sıkıyordu.

"Jungkook... Durma... Kahretsin, çok sıcak!"

Jungkook bir süre emdikten sonra aniden geri çekildi. Islak dudaklarını Taehyung’un kasıklarına sürttü. Sandalyedeki adamın üzerine çıktı. Yüzü Taehyung’a dönük şekilde, bacaklarını genişçe iki yana açarak adamın kucağına oturdu.

Taehyung’un dikleşmiş organını kendi sıcak, arzulayan girişine dayadı. Tek bir milim bile beklemeden, kendini sertçe aşağıya bıraktı!

"AHHHHHHH!"

İkisinin de ortak çığlığı odayı doldurdu. Jungkook, Taehyung’un kucağında sandalyenin üzerinde vahşice zıplamaya başladı. Gözleri bağlı olan Taehyung, göremediği için hazzı tamamen bedeninde hissediyordu. Jungkook’un kalçaları ritmik bir şekilde kalkıp iniyor, her aşağı düşüşünde kraliçelik mühründen yayılan sıcaklık ikisinin de damarlarını yakıyordu.

"Nasıl hissettiriyor Taehyung?" dedi Jungkook nefes nefese, ritmini daha da hızlandırarak. "Lordu’nun senin üzerinde çıldırması nasıl bir his?"

"Harika..." dedi Taehyung hırlayarak. Zincirlerini zorladı, kollarındaki kaslar fırladı. "Sen benim mutlak kraliçemsin! Beni mahvet!"

Jungkook zıplama temposunu akıl almaz bir boyuta taşıdı. Sandalye gıcırdıyor, ikisinin birleşen bedenlerinden çıkan ıslak sesler odadaki rüzgarın sesine karışıyordu. Jungkook en dip noktadayken kalçasını dairesel hareketlerle çevirerek Taehyung’un mühür noktasını ezdi.

"Geliyorum Taehyung! Gözlerimin içine bakamasan da hisset!"

Jungkook kalçasını en dibe bastırıp kilitlendi. Çığlık atarak kendi tohumlarını Taehyung’un karnına fışkırttı. İç duvarlarının violent kasılması Taehyung’un da sınırlarını yıktı.

Taehyung, zincirleri tek bir güç gösterisiyle kırarak ellerini serbest bıraktı! Gözündeki bandı söküp attı. Kızıl gözleriyle Jungkook’a baktı, onu belinden tuttuğu gibi kendi üzerine daha da bastırdı ve kendi tohumlarını tazyikle Jungkook’un en derinlerine boşalttı. Aynı anda dişlerini Jungkook’un boynuna geçirdi!

İki hükümdar, sandalyede birbirine sarılı halde, kan ve tohum kokusunun ortasında zaferle nefes nefese kaldılar...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.