Oy vermeyi ve yorum atmayı unutmayalım, iyi okumalar...
--- BÖLÜM 6 ---
FİNAL
/günyüzü.../
Gözlerimi aynı araba kazasında olduğu gibi göz alıcı beyaz ışıkla açtım. Işıktan korunmak için elimi yüzüme siper ettim.
"Minel Hanım beni duyuyor musunuz?" ince bir kadın sesiyle kafamı o yöne döndürdüm, bu sefer canım acımadı.
"Babam nerede?" beni bırakıp gitmiş olamazdı. Hayal değildi gördüklerim değil mi? Babam beni bırakmazdı.
Bu zamana kadar hep terk edildin Minel, baban seni neden bırakmasın ki?
"Size bunu bıraktı Minel Hanım." diyerek bir zarf uzattı bana. Duyduklarımı sindirmeye çalıştım bana bir zarf bırakarak beni bırakmış mıydı? Beni yeniden terk mi etmişti?
"Rica etsem beni biraz yalnız bırakır mısınız?" doktor başıyla onay verip zarif adımlarıyla kapıya yöneldi. Kapıyı açtığında içeriye küçük kız çocuğum girdi doktor ise çıktı.
"Hoş geldin umut ışığım, hoş geldin." dedim fısıldayarak. Kocaman bir gülümsemeyle bana koşup elimden tuttu ve bakışlarını elimdeki zarfa yöneltti. Zarfı açmamı istiyordu, o da çok merak ediyordu. En çok o istiyordu belki de.
Zarfı içindekilerden korkarak seri hareketlerle yırttım. Kısa süre mektupla bakıştım, bakıştık. Sertçe yutkundum.
Hazır mıydım? İçinden her şey çıkabilirdi, yıkılabilirdim fakat iyileşedebilirdim. Kız çocuğu elimi sabırsızca sıktığında mektubu açtım. Son kez nefesimi verdim ve gözlerimi yumdum. Küçük kız daha çok baskı kurduğunda okumaya başladım.
Minel'im Güzel Kızım;
Küçüklüğünü seninle yaşamak ve her anında beni görmeni isterdim meleğim. Ancak seni bu yaşantıdan uzak tutmam gerekiyordu, iyiliğin için. Beni de anla ne olur! Benden nefret et, uzaklaş diye elimden geleni yaptım... Sen ise direndin, ittikçe direndin. Ben ittikçe bundan güç alıyormuş gibi daha çok geldin, hırslandın. Minel sen çok güçlü bir kızsın, seninle gurur duyduğumu bil. Bu mücadelelerinden yola çıkarak hayatında çıkacak her zorlukla başa çıkabileceğini biliyorum lakin ben yine de hep bir adım arkanda olacağım. Ben de isterdim arkanda olmak yerine yanında olup seninle yaşamak, seninle yaşlanmak. Başımdan bela eksik olmuyor ki küçük kızım benim. Bir gün şartlar el verdiğinde bir araya gelip her şeyi telafi edeceğim, senden eksilttiğim her şeyi dolduracağım, tamamlanacağız cennet bahçem. Yaşadığın her kötü anı yaşayacağımız güzel anılarımızla örteceğim, açtığım yaraları tek tek saracağım, kalp kırıklıklarını tamir edeceğim ve ayrılmayacağız meleğim. Sadece biraz zaman tanı babaya, birazcık. Sonra hep mutlu edeceğim seni Minel.
Seni çok seven baban...
Gözyaşlarıma hâkim olamadım, hıçkırıklara teslim ettim kendimi. Kız çocuğu ise küçük kollarını boynuma sardı yine yalnız olduğumu görüp yine bana güç vermek istedi. O küçük kız benim için büyük fedakarlıklar yapmıştı lakin ben ona hiçbir şey yapamamıştım. Ne sevgi ne de fedakârlık. İnsanlar nasıl beni duymazdan geldiyse kendi gürültülerinden ben de kendi gürültümden onu duyamadım ya da istemedim. Bilirsiniz ya ben duymak istediğimi duyarım...
Ona haksızlık etmiştim, babama haksızlık etmiştim. Bilmeden yanlış düşüncelere kapılmıştım, yargılamıştım. Yargılanmaktan nefret eden ben olayın dışına göre onu yargılamıştım... Artık sadece onu değil kendimi de affetmeyecektim. Ben artık hayatta hiçbir şeyi affetmezdim. Utanç duyuyorum aklımdan geçen her bir düşünceden, yaptığım her şeyden... Yargılamak ne kadar basitti değil mi?
-SON-
Basılı kitap burada sona ermiş bulunmakta.
Yeni yayınevi bulunup, anlaşma yapıldığında kitabın yeni baskısında değişiklikler ve ekleme olacaktır.
Umarım beğenmişsinizdir. Yorumlarınız ve fikirleriniz benim için çok önemli!
Yeni kurgularda görüşmek üzere...
İNSTAGRAM: aleykrkrt
DİĞER KURGULARIMA ULAŞMAK İÇİN:
AY GÖKYÜZÜNE ESİR
https://www.wattpad.com/966499730-ay-gökyüzüne-esir-gi̇ri̇ş
TABLONUN GÖZYAŞLARI
https://www.wattpad.com/1105894580-zihin-karmaşası-bataklığa-giriş-1-1-bataklığa
TÜM DUYURULAR İÇİN İNSTAGRAM PROFİLİMİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ!