Bu sefer sizden oy veya yorum istemeyeceğim, içinizden nasıl geliyorsa. Varlığınızı hissettirmeniz yeter, iyi okumalar...
--- BÖLÜM 0 --
/kırık hayaller saklı.../
Kalp kırıklığı geçmeyecek, aşılmayacak bir duygu gibi görünse de zamanla geçiyor. Zamanla her şey geçiyor, geriye yaşanmışlıkların verdiği o paslı tat kalıyor. Yaşanan, geçen her şey eski bir günlüğün içerisine işleniyor. Aradan haftalar, aylar geçiyor... Sonra ise günlük toz tutmak üzere gözden ırak, ücra bir köşeye kaldırılıyor bütün yaşanmışlıklarıyla birlikte ve işte orada unutuluyor. Yeniden aradan yıllar geçiyor o eski defter bir anda göze batıyor, bir şekilde o defter kafada her şey bittiği, unutulduğu zaman ele geliyor. Belki de mevsimlik yaptığın o temizlikte buluyorsun onu. Önce gözlerin ilişiyor merakla, sonra ellerin sana ihanet edip uzanıyor deftere. Biliyorsun ağır gelecek tüm anılar lakin yine de açıyorsun o eski defteri, aralıyorsun geçmişin o tozlu sayfalarını... Bir ağırlık çöküyor üstüne "açmasa mıydım acaba?" düşünceleri pişmanlık kırıntılarıyla dolanıyor aklında ama görmezden geliyorsun, gücünü toplayıp devam ediyorsun. Satırları okudukça fark ediyorsun ki aklında her şey taze, duygular aradan geçen o uzun zaman dilimine rağmen aynı kalmış. Sertçe yutkunuyorsun, aklından binlerce düşünce geçiyor, binlerce duygu geçiyor. Kendini bir duygu yığınının içinde buluyorsun. Kaybolmaktan değil kendini kaybetmekten, aynı hisleri delicesine yaşamaktan korkuyorsun.
Sen kaçtın... Sen tüm bu düşüncelerinden hislerinden korkakmışçasına kaçtın. Yüzleşmek ağır gelir sana bu durumda.
Mazini hatırlayıp akmaya başlayan gözyaşlarınla burukça gülümsüyorsun, yazdığın satırlar okudukça kafanın içerisinde film şeridi gibi akıyor. Anılar canlandıkça daha çok ağlıyorsun, daha çok gülüyorsun. O duygu yığını birbirine girip bir kriz yaratıyor, karmaşa çıkartıyor. Kafanda devletler kurup devletler deviriyorsun, savaşlar başlatıp savaşlar bitiriyorsun.
Şu an üzgün olduğun için mi ağlıyorsun, üzgün olduğun için mi gülmek geliyor içinden yoksa mutlu olduğun için mi ağlıyorsun, mutlu olduğun için mi bu buruk gülüşlerin? Karar veremiyorsun... Zaman geçtikçe yaşadığın her şey daha da ağırlaşıyor.
Böylesi daha iyi mi oldu şimdi? Kaçmak daha iyi mi oldu, kaçtın gittin de ne oldu? Ona ait karşılaştığın en ufak şeyde bin bir duyguya büründün, sen kaçıp kurtuldun mu şimdi? Ne hissettirdi bu peki? Kalsan mı daha çok acıyacaktı yoksa kaçtın daha mı çok acıdı? Zamanla her şey geçti mi peki?
Günlüğün boşta kalan sayfalarından birine gitti elim, masanın üzerinden bir kalem aldım. Cevabını yazmaya başladım aklımdaki tüm soruların, kaçtığım her şeyin cevabı dökülmeye başladı titreyen elime rağmen kararlıca tuttuğum kalemden o eskimiş sayfaya, yemin ettim sayfayı yeniden onunla doldurmaya.
Her şey daha kötüleşti belki, kabullenmesi zor. Başta ona ait bir koku onu getirdi aklıma, kalbim yerinden çıkacakmış gibi düşüncesiyle atmaya başladı. Sus dedim aklıma, dur dedim kalbime ama diretemedim çünkü çok erkendi alışmaya. Çok zaman geçmesi gerekti durması için aklımın, çok zaman geçmesi gerekti susması için kalbimin. Sonra onun düşüncesi geçmedi aklımın ucundan, onu göz ardı etti kalbim. Akıl sustu, kalp durdu...
-BİR SON-
BU KISIM EECSTATİCC'İN DORUK ADLI SANAT KİTABINDA YER ALMIŞTIR, TÜM HAKLARI BANA AİTTİR.
İNSTAGRAM: aleykrkrt