İçeriğe geç

LAKAYIT

Bölüm 49 · 6 dk okuma

LAKAYIT

Bölüm 49

46-AHİN

Olm ben buraya bölüm atmayı unutuyorum ubddun

╾━╤デ╦︻

"Önceki bölümde Karaca'nın günlüğünün son sayfasını okumuştuk. Orada Karaca eniştesinin Ahin olmasından şüphelendiğini yazmıştı. Güney, son sayfanın fotoğrafını çekerek Lakayıt karargahına gitmişti. Umay ve Akay ise ailelerinin mezarındaydılar. Arabaya giderken Akay, onlardan habersiz ismini nasıl değiştirdiğini sormuştu Umay'a. Umay, Alpay ve Mir'den yardım aldığını söylemişi. Alpay'ın sevgilisi olduğunu ağzından kaçırmıştı. Ve Mir'e enişte demişti. Akay ile bunun tartışmasını yaşarken Mir, Akay'a mesaj atmıştı. Birbirleriyle mesajlaşırken Akay, Umay'ın ona enişte dediğini ve kendisini Mir'in baldızı ilan ettiğini söylüyor. Mir, dolaylı yoldan evlilik teklifi ima ediyor. Akay ne yapacağını bilemez hale geliyor ve o sırada konuşan Umay'ı arabadan kovuyor. Gelen mesajla tekrar telefonuna bakıyor ve amcasının mesajıyla karşılaşıyor. Güney, Karaca'nın tahmininin doğru olduğunu, Karaca'nın eniştesi Soner'in gerçekten de Ahin olduğunu yazmıştı."

"Bin arabaya!" Diye bağırdım. Umay bana ters ers baktı ama inat etmeden bindi. Ben de o biner binmez hemen arabayı çalıştırdım.

Kısa sürede konağa varmıştık. Bu konak meğer Gürgen dedenin eviymiş. Normalde üst katta altı oda varmış ancak amcam odaları birbirine bağlamış. Böylece üç oda, her odada bir banyo ve derince gömme dolap olmuştu. Gerçi, amcamdan öğrendiğime göre o gömme dolabın arkasında gizli bölme, o bölmede de silah cephaneliği gibi bir şey varmış.

Umay'ı orada bırakmış, askeriyeye gitmiştim. Kapıda durup kimliğimi gösterdim. Askeriyey çok az geldiğim için hâlâ çoğu kişi beni tanımıyordu. Artık şuraya daha sık gelmeliyim anasını satayım.

Pençe timinin, yani Alpay'ın komutanı olduğu timin odasına geldim ve kapılarını tıklattım. İçeriden gelen giriş izniyle de odaya girdim. Ancak girmez olaydım. Resmen cehennem gibiydi.

Bu kadar sarışını kim buldu amına koduklarım?!

"Evet?" Diyen bir sarışın, oldukça asık suratlıydı. Zaten sadece üç sarışın vardı odada. Birsi boş boş yeri izliyor, diğer sarışın kitap okuyor, diğeri ise uyuyordu. Gelişimle uyuyan hariç diğer iki sari pipinin kafası bana dönmüştü.

"Binbaşı Gürgen. Binbaşı Günata'ya geldim." Hemen ayağa kalktılar. Kitap okuyan sarı pipi, uyuyan sarı pipinin kafasına vurdu.

"Ne oluyor amına koyim?.." Dedi uykulu uykulu. Sonra beni ve hazır ola geçmiş diğer iki sari pipiyi gördü ve hızlıca hazır ola geçti.

"Rahat." Komutumu yerine getirdiler.

"Ayakta kalmayın, komutanım. Buyrun. Konutan birazdan gelir." Asık suratlı sarı pipinin gösterdiği koltuğa oturdum rahatça. Sari pipileri görmeye daha fazla tahammülüm olmadığı için yerdeki zemini izledim. Zaten Alpay'ın birazdan geleceğini çok iyi biliyordum. Buraya gelmemi isteyen oydu.

Çok geçmeden Alpay odadan içeri girdi. Onun girişiyle üç sarı pipi de hazır ola geçti. Alpay'ın elini kaldırmasıyla rahata geçtiler. Ben ise ağa gibi yayıldığım koltukta onun diğer üç sari pipiyi göndermesini izledim. Odada yanlız kaldığımızda Lakayıt değil, intikam yoldaşı Sancak oldum.

Hayır, Dincer poku olan Sancak değil. Anlı şanlı Lakayıt'ın sembolü olan Sancak.

"Güvenli?" Dediğimde onayla başını salladı. Telefonumu çıkardım ve Yuva'yı aradım. Sihirli sözcüğü söylememle Yuva hatta girdi.

"Tebrikler, Sancak." Diyen sesi ulaştı kulaklarıma. Sesi çok ruhsuz geliyordu. Pusula, yani Alpay ise anlamaz gözlerle bana bakıyordu.

Yuva, yani Tilki, Ahin'i bulduğumuzdan haberdardı zaten. Ne de olsa bu araştırmayı ona yaptırmıştı amcam. Onu bulması için sadece Soner Râşid dememiz yeterliydi. Tek bir isim ve dakikalar sonra Ahin'in gerçek kimliği elimizdeydi.

"Ahin'i bulduk." Dediğimde bütün mimikleri, ifadesi ve duyguları kayboldu. Sadece baktı.

"Önce sorgulama olacak. Ardından da senin. Ama önce sorgu olmak zorunda." Ne yazık ki böylesine bir teröristi öncelik olarak kullanabildiğimiz kadar kullanmalıydık.

"Beraber." Dediğimde ne dediğimi anladı. Sorguya beraber girecektik. Ben soruları soracaktım, o konuşturacaktı. Belki de Tilki de gelirdi.

Gerçi, bu çok düşük bir ihtimal. Tilki, üç yıldır kapandığı, daha doğrusu kapatıldığı odadan çıkmamıştı.

Bakışlarından teşekkür ettiğini anladım ama duygularını anlayamadım. Çünkü göstermiyordu. Eğer bir kişi duygularını göstermiyor, ifadesizlik maskesi kullanıyorsa iki ihtimal vardı. Ya gerçekten o ifadesizlik maskesi yüzüne yapışmıştı, ya da karşısındaki kişiyi kendinden bile korumak istiyordu. İkinci ihtimal sadece değer verilenler için geçerliydi.

Alpay ile aynıydık. Yaver ile aynıydık. Pusula ile aynıydık. Aynı düşünce, aynı davranışlar ve aynı hareketler. Ruh ikizi gibi bir şeydik aslında. Bu tip ruh şeylerine inanmam ama karşımdaki adam bunun canlı kanıtı gibiydi. Ona değer veriyordum. Biliyorum ki o da bana değer veriyordu.

Benim ona değer verdiğimi o da benim gibi hissediyordu. Ve büyük ihtimal o da benim gibi bunun olmaması gerektiğini düşünüyordu. Birisine değer vermemeliydik. Bizler, intihar için seçilmiştik. Değer verirsek arkamızda bıraktıklarımız için korkar, korkarsak ölüme atlayamazdık.

Pusula kısa bir an ifadesizlik maskesini kırdı. Çektiği azap belli oldu ancak hemen toparlandı.

"Gidiyoruz." Dedim ve o an her ikisi de aynı anda anlaşıldı yanıtını verdi. Ekibin lideri olduğum için bu sözümü emir olarak anlamışlardı. Ancak bir sorun yoktu emir olarak algılamalarında.

╾━╤デ╦︻

Havaalanından çıktığımız gibi karargahın gönderdiği zırhlı askeri araca bindik. Araçlar, son hız bizi şehrin en ücra noktasına, Lakayıt üssüne götürdü. Hem benim, hem de Yaver'in yüzünde maske vardı. Gözlerimizi de şu kar gözlüğü gibi olan gözlüklerle gizlemiştik. Ellerimizde eldiven bile vardı. Saçımızın tek teli dahi gözükmüyordu.

Bizim binaya girişimizle herkes durup selam vermeye başlamıştı. Hepsini görmezden geldik ve direkt olarak sorgu odasına, yani benim o tahta kurdu Kurt Dinçer'i sorgulayıp öldürdüğüm alana girdik.

Tam da istediğimiz gibi Soner, yani Ahin, sandalyeye bağlanmış oturuyordu. Başında bir çuval vardı. Aslında çuvala gerek yoktu. Kim, hangi akla hizmet koymuştu?

Yaver, Ahin'in arkasına geçti ve omzunu sıktı. Aynı anda da çuvalı başından çekti. Adamdan acı dolu bir inleyiş duyuldu. Lakayıt ve Yaver ise hissizdi. Sadece ona bakıyorduk boş gözlerle.

"Eğer konuşursan, bir anlaşmaya varabiliriz." Yalan. Bununla anlaşmaya girişeceğimize kendimizi öldürürdük. "Şimdi ben soruyorum, sen cevaplıyorsun. Cevapların net olacak. Yalan söylersen sana yapacaklarımızı tahmin bile edemezsin, Ahin. Anladın mı?"

"Evet." Dedi mide bulandıran sesiyle. Sesi titriyordu. Büyük ihtimalle şuan nasıl oldu da kimliği açık edildi, bunu sorguluyordu.

Sorgu odasında yine kamera yok, sadece ses kayıt cihazı vardı. Bu ses kayıt cihazları Yuva'nın eseriydi. Sesi algıladığı anda konuşan kişinin tüm yaşamı, hatta yedi sülalesi detaylarıyla önüne seriliyordu. Konuşan kişinin duygularını algılıyor, ses seviyesine göre de görüntüler oluşturabiliyordu. Hatta ses tonundan şuan düşündüğü şeyleri bile bulabiliyordu ancak bu özelliğin doğruluğu tartışılır. Ancak emin olduğumuz bir sey var, ses tonundan doğruyu söyleyip söylemediğini anlayabiliyordu.

Yuva ve onun özel beyni...

Bir saatlik sorgu sonrasında çok iyi şeyler öğrenmiştik. Ben sormuştum, Ahin cevaplamıştı ve Alpay her yalanında onu iyice elden geçirmişti.

Ahin'in altı karısı olduğu ortaya çıktı. Beşi imam nikahı, birisi de sözde teyzem Alaca'ydı.

Dördü Alaca'dan olmak üzere hepsi terörist olan yirmi sekiz çocuğu varmış. Bunlardan on on üç tanesi kızmış ve hepsini küçük yaşta ya örgütteki birileriyle evlendirmiş, ya da onları cinsel ihtiyaçları için kullandıkları objeler haline getirmişler. Diğer on beş oğullarından da üçüsünü bu hale getirmiş.

Kalan on iki çocuk da terörist olmuş zaten. Ancak beş tanesi baş kaldırmış ve onları kendi elleriyle öldürmüş. Ve o çocukların annelerini de öldürmüş.

Örgütün tüm saklanma yerlerini, tüm müttefiklerini ve önemli üyelerini de verdi.

Ondan alabileceğimiz bütün bilgileri aldık. Ardından karargahtan beklediğimiz infaz emri geldi.

Şimdi sıra Alpay'ın, Yaver'in ve Pusula'nın vahşetindeydi.

Bu güzel gösteriyi ön sıradan izleyebileceğim için çok heyecanlıyım.

╾━╤デ╦︻

Bolüm sonu!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.