"Önceki bölümü Mir'in ağzından okumuştuk. O bolümde Mir, Akay ile dışarı çıkacağı için gerginlikten duramamış, bir buluşmadan yapılmaması gerekenleri araştırmıştı. Onun araştırması sırasında eniştesi Bora ve abisi Emir yanına gelmişti. Onlara, Akay ile bir buluşma gerçekleştireceğini söylediğinde Bora öksùük krizine girerken Emir, Akay ile olan geçmişini anlatmış, Akay olmasa yarbay rütbesine kadar yükselemeyeceğini açıkça belirtmişti. Bora, Akay hakkında atıp tuttuğu sırada Akay, aniden ortama giriş yapmıştı. Bu sırada Mir'in Akay hakkındaki gözlerimlerini okumuştuk. Akay, Bora'ya ağzının payını verdikten sonra Mir ile özel görüşmek istediği için konuşacağı şeyi erteleyerek gitmişti. Abisi ve eniştesi ile bir süre sohbet eden Mir, onlar gittikten sonra Akay'dan bir mesaj almıştı. Akay, mesajda amcasının maç izlemek için Mir'i çağırdığını söylemişti. Mir ise çekirdek gerekip gerekmediğini sormuştu. Kısa bir sohbetin ardından Mir, istediklerini alarak okey oynadıkları konağa gitmişti. Akay, Şüheda, Güney ve Alpay ile maçı izlemişti."
Kafayı Sıyırmış Psikopat Yazarınızdan
Bir yanında abisi, diğer yanında eniştesi duruyordu. Ortalarında olan Bahtsız Mir, kararsız gözlerle aynaya bakıyordu.
"Böyle çok basit olmadı mı?" Derken elini saçlarının içinden geçirip dağıttı. Hiçbir şey içine sinmiyordu. Derince ofladığı sırada Ortaya Karışık Emir kafasına vurdu.
"Damatlık giy, abiciğim. Ancak o keser seni." Abisine şaka mısın dercesine baktığında Ortaya Karışık Emir, genişçe sırıttı. Küçük kardeşi de onun gibiydi. Ortaya Karışık Emir de karısıyla evlenmeden önce hiç bir kız ile yan yana görülmemişti. Dolayısıyla bu Bahtsız Mir'in ilk buluşmasıydı.
Ortaya Karışık Emir ve Doping Hafıza Bora arasında saliselik bir bakışma gerçekleşti. Her ikisi de sinsi gülümsemelerini sakladı. Kendini ilk toparlayan Doping Hafıza Bora olmuştu.
"Oğlum cillok gibi olmuşsun işte! İlk buluşma için gayet de güzel. Fazla basit de değil, fazla şık da değil." Diyen Doping Hafıza Bora abisiyle, Bahtsız Mir tekar aynaya baktı. Üzerinde sağ gözünü vurgulayan lacivert bir gömlek ve siyah kot pantolon vardı. Aslında üstündekiler güzeldi ve Bahtsız Mir lacivert rengini seviyordu, ama yeterli hissettirmiyordu.
"Yok. Olmadı bu." Bahtsız Mir, bu sefer onlara fırsat tanımadan dolabın içine gömüldü. Tişörtleri hemen eledi. Bir şey bulamadığında geri çekilecekken kafası rafa çarptı. Ve tam o anda aradığını buldu. "Bu." Sırıtarak elindeki kamuflaj rengi gömleği gösterdi.
Akay askerliği seviyor. Dolayısıyla askerliği çağrıştıran şeyleri de sever.
Kendi düşüncesine sırıtmıştı. Onun sırıttığını gören Ortaya Karışık Emir ve Doping Hafıza Bora yerinde durmamış, Bahtsız Mir'i ortalarına alarak tekme tokat girişmişlerdi.
Bu içinde bulundukları oksijen israfı arkadaş gruplarının geleneğiydi. Karşı cins ile en ufak bir etkileşim olduğunda o kişiyi elden geçirirlerdi. Bahtsız Mir, normalde bu geleneklerini sevse de şuan tırsıyordu. Tüm arkadaşları bir araya gelir ve karşı cinsten birisiyle bir aktivite yaptığını öğrenirlerse iki gün ağrıdan uyuyamazdı.
İşte şimdi abisini ve eniştesini çok iyi anlıyordu. O da az elden geçirmemişti dostlarını. Peki pişman mıydı? Asla. Yine olsa yine yapardı. Ki daha evlenmemiş çok arkadaşı vardı.
Bahtsız Mir, abisi ve eniştesinin gazabıyla yüzleşirken Fırıldak Akay, amcasına kök söktürüyordu.
"Ne oldu yarrağım?!" En seslisinden orta parmak çekti amcasına. "Böyle düşersin elime!" Şeytani bir sırıtış sundu.
Bugün büyük gündü. Pezevenk Güney, gençlik aşkı Bilmemne Efsun ile bir buluşma ayarlamıştı bugüne. Ve bu buluşma Fırıldak Akay, Bahtsız Mir ve Kalleş Alpay'ın karşısında gerçekleşeceği, Kokoş Şüheda da yanlız kalmasın diye onu da alacakları için herkes hazırlanıyordu. Ancak şüphesiz ki en heyecanlı olan Pezevenk Güney'di.
Sevdiği kadının hâlâ onu sevdiğini biliyordu. On yıl önce, yani Fırıldak Akay eğitim için özel bir karargaha gitmişken Bilmemne Efsun ve Pezevenk Güney buluşmuştu. Her ikisi de bir söz vermişti. Bekleyeceklerdi. Daima birbirlerini bekleyeceklerdi. İkisinin de işi riskliydi, araya ölüm girebilirdi veya uzun yıllar birbirlerinden haber alamayabilirlerdi ancak ne olursa olsun bekleyeceklerdi.
Bilmemne Efsun beklemişti. Dokuz yıldır evlenmemiş, hayatına Pezevenk Güney dışında kimseyi almamıştı. Eski Hovarda Güney olsa buna sevinirdi. Ancak şuanki Pezevenk Güney, onun yüzünden bu yaşına kadar aile kuramadığı için kendine kızıyordu.
Her Biri Bir Çeşit Gürgen ailesinde en heyecanlılar sıralamasında Pezevenk Güney'den hemen sonra Kokoş Şüheda geliyordu.
Fırıldak Akay, bir iki defa Kokoş Şüheda ve Kalleş Alpay'ı görmüştü ancak bilmediği bir şey vardı ki, Kokoş Şüheda onu görevde sandığı aylar boyunca Kalleş Alpay ile işleri ilerletmişti.
İlk başta flört ediyorlardı ancak o kurban bayramı gününden beri sevgililerdi. Kokoş Şüheda, sevgilisi ile her ne kadar birçok kişi yanlarında olacak olsa da ilk buluşması olduğu için tencerede fokurdayan kaynamış su gibiydi.
Fırıldak Akay ise yine tüm hödüklüğünü konuşturmuş, amcasının düştüğü hal ile ilgili hem dalga geçiyor, hem de hoşnutsuzlukla homurdanıyordu. Ve aynı zamanda kıskançlıktan çatlıyordu. Bu buluşma fikrini kabul ettiği için kendi ayağına sıkmış gibi hissediyordu. Randevu sonrası kadını bir köşeye sıkıştırıp amcasıyla ayırmak gibi fikirler aklında cirit atıyordu.
Bu fikirlerden haberdar olan Kokoş Şüheda ise üç buçuk atıyordu. Fırıldak Akay, onun arkasından çevirdiği şeyleri öğrenirse çok pis şeyler olurdu.
Öte yandan Kalleş Alpay, yedi sülalesi rahat bir şekilde koltukta uzanıyordu. Elindeki kumandayla kanalları geziyor, her çıkan saçmalıkta küfür ederek kanal değiştiriyordu.
Her an sizi de, gelininizi de, görümcenizi de, kaynananızı da, çeyizinizi de adlı senfonisini okuyabilirdi.
Başka bir dizide ise adamın kucağına bayılan, adama takıntılı olan yan karakter ve adam onun ağzının içine sıçsa bile adamın peşinde koşuşturan kadınları görünce dünyayı devirir gibi göz devirmişti.
Bu saçma senaryoları yazanlar Şüheda ile tanışmalı.
Aklındaki düşünceyle sırıttı. İlk tanıştıklarında onun boğazına bıçak dayaması hâlâ komiğine gidiyordu. O kısacık boyuna rağmen tanıdığı çoğu kişiden daha yiğitti. Dışarıdan gördüm yeşil türbe, içine girdim estağfirullah tövbe hasabıydı.
Kokoş Şüheda, Fırıldak Akay görevdeyken -daha doğrusu o öyle sanarken- gidip kılıçtan hallice döner bıçağı almıştı ve eve gelen herkesi elinde döner bıçağıyla karşılıyordu. Kalleş Alpay, Fırıldak Akay'ı görevde sandığı süre zarfında dört kere ziyaret etmişti ve dördünde de az kalsın döner bıçağının gazabına uğrayacaktı.
Belki kendisi de birazcık kızı sinir etmiş olabilirdi. Ama bunlar küçük meseleler, takılmamak lazım.
Kendi halinde televizyon programlarına söverken kafasına yediği şamarla küfür evreninden çıkıp gerçekliğe döndü. Babası tam tepesinde vicdan azabı gibi dikilmişti.
"Sen ne zaman gideceksin?" Artık işaret dilini kullanmaya alışmış olan elleri hızlıca hareket ederken Kalleş Alpay, babasının ne kadar heyecanlı olduğunu anlamış oldu.
"Erken." Diye mırıldandı. Zaten gidecekleri yer evine yakındı. Giyeceği kıyafet de belliydi. Daha zaman da vardı. Yani ona göre.
"Eşek herif, akşam oldu bile! Saat sekize geliyor!" Babası sinirle ellerini hareket ettirirken Kalleş Alpay göz ucuyla koltuğun olduğu bölgeden görebildiği koridordaki saate baktı. İçinden bir hassiktir çektikten sonra sakince ayağa kalktı.
Babasının görüş açısından çıktığında ise tabanı yağlayıp odasına koştu. Renk kıtlığı yaşanan dolabından giyeceklerini çıkartıp iki dakikadan kısa süren muazzam bir süre içinde giyinmişti.
Babası ise aniden odanın kapısını açmış, elindeki telefonu tabiri caizse gözüne sokmuştu. Saat daha yediydi. Muhteşem ötesi bir sakinlikle babasına baktı, sonra tekrar telefona. Kaşlarını kaldırdı, tüm küfürleri yuttu ve yine sakince odadan çıkıp babasına sırtını dönerek kuluçkaya yattığı koltuğa geri döndü. Babası ise sessiz bir kahkaha patlattı.
Kahkaha atan birisi daha vardı. Fırıldak Akay'a elbise giydirmeye çalışan Kokoş Şüheda'ya, ve elbiselerden kaçan Fırıldak Akay'a gülmekten bütün strestini atmıştı Pezevenk Güney.
"Sikerim seni, Şüheda! Al o elbiseleri, sok bunu dikenin amına!" Fırıldak Akay, dağda gördüğü teröristi öldürüyormuş gibi bir hırs içerisindeydi.
"O gün geldi, Akay! Seni giydireceğim gün geldi!" Kokoş Şüheda ise eline kesici alet geçmiş gibi bir zevk havuzu içerisindeydi.
"Hadi, koçum! Yaparsın sen! Giydirirsin o elindeki zımbırtıyı!" Bir Kokoş Şüheda'yı, bir Fırıldak Akay'ı gaza getiren Pezevenk Güney ise yaşanan arbededen nasibini almamak için iki kızdan olabildiğince uzak duruyordu.
İşte ilk ikizlik belirtisi. İkisi de çabuk gaza geliyor.
"Git ne bokum giyersen giy, bana karışma!" Fırıldak Akay'ın söylediği cümle, Kokoş Şüheda'nın gözlerinin parlamasına neden olmuştu.
"Cidden mi?!" Sevinçle elindeki minnoş elbiseyi yatağın üstüne bıraktı. "Ama amcam ne olacak? O çok karışıyor." Kokoş Şüheda, yine dokuz yaşındaki çocuk moduna girmişti. Parka gideceğiz diye kandırılıp misafirliğe gitmiş gibi bir haldeydi.
"Bir sikim yapamaz o." Fırıldak Akay, amcasına bakıp sırıttı ancak sırıtışı yüzünde soldu. Amcası sırıtarak telefonuna bakıyordu. Fırıldak Akay, artık birilerinin telefona bakıp sırıttığını görmekten yorulmuştu. Kokoş Şüheda bir, amcası ikiydi.
Ah be Ako. Tabi sen bilmiyorsun benim planları. Seni de üçüncü yapmazsam oruspu çocuğuyum.
En sonunda Fırıldak Akay, beyaz bir tişört, siyah pantolon giyerek işin içinden sıyrılmıştı. Saçlarını sıkı bir at kuyruğu yaptıktan sonra aniden gelen bir istekle dolabını açmış, haki rengi ince gömelği tişörtün üstüne geçirmişti.
Her Biri Bir Çeşit Gürgen ailesi artık hazırdı. Pezevenk Güney, gizlice Fırıldak Akay'ın eski model arabasının anahtarlarını alarak, Bilmemne Efsun'u evinden almak üzere sıvışmıştı.
Bahtsız Mir, Fırdak Akay ve Kalleş Alpay, Bilmemne Efsun ve Pezevenk Güney'i gizlice dikizleyecekleri için ayrı ayrı gideceklerdi. Fırıldak Akay her ne kadar kriz geçirse de en sonunda Kokoş Şüheda, Bahtsız Mir'in de katkısıyla Kalleş Alpay ile gitme kararı almış ve konuyu kapatmıştı. Kalleş Alpay, Kokoş Şüheda'yı evden almışken Bahtsız Mir de konağa yaklaştığına dair mesaj atmıştı.
Fırıldak Akay ve Kokoş Şüheda, amcaları Pezevenk Güney'e ait olan konağa taşınmıştı ve Her Biri Bir Çeşit Gürgen ailesi bir araya gelmişti. Belki Allah Rahmet Eylesin Kuzey ve Mekanı Cennet Olsun Karaca eksikti. Ancak onların ruhları, Allah Sabır Versin İkizlerin içinde saklanıyordu.
Fırıldak Akay dalgın gözlerle künyesine baktı. Konağın kapısına vurulduğunu duyunca da postallarını giydi ve künyeyi tişörtün içine gizledi. Konaktan çıktığında Bahtsız Mir ile göz göze geldiler. Her ikisi de birbirini süzdü. Fırıldak Akay, aynı giyindiklerini görünce sırıttı.
"Oo devrem, pişti olmuşuz!" Arkadaşlar ben artık bu kıza Hödük lakabıyla hitap etmeye başlıyorum.
Hödük Akay'ın cümlesiyle Bahtsız Mir insan gibi gülümsedi. Halbuki şuan kafasının içindeki bamdo takımı devrem kelimesi ile orkestra çalıyordu. Elleri terlemeye başlamıştı bile.
"Öyle. Bu renk sana yakışıyor." Bahtsız Mir, içinden kendiyle kavga ederken asla yüzündeki insan gülümsemesini bozmadı.
"Benim arabayla gidelim." Hödük Akay, elini arka cebine atıp anahtarı almak istedi ancak anahtarın varlığını hissedemeyince durdu. Sakince elini saldı. "Amını meşrebini sikeyim senin!" Diye mırıldandı sessizce.
"Efendim?" Diye seslendi Bahtsız Mir. Onun bu beyefendi hallerini gören Hödük Akay, küfür edip bu adamı da bozmak istemedi.
"Duymak istemezsin." Dediğinde Bahtsız Mir sorgulamadı. "Benim güzeli amcam almış." Zorlaki şekilde tebessüm etti. "Seninkiyle gidelim."
"Elbette." Hödük Akay, eliyle kapıyı gösterince Bahtsız Mir, önden yürüdü. O arabaya giderken Hödük Akay, Bahtsız Mir'in totişini kesiyordu.
Ben artık bu kadına Röntgenci diyorum. Eminim, son kararım.
Röntgenci Akay ve Bahtsız Mir, arabaya bindiklerinde hiç konuşmamışlardı. Araba Hakkari şartlarına göre lüks bir lestorantta durduğunda Bahtsız Mir çaktırmadan derin bir nefes almıştı. İkisi, Kalleş Alpay ve Kokoş Şüheda'ya ve de Bilmemne Efsun ve Pezevenk Güney'e yakın bir masaya oturmuşlardı.
Bilmemne efsun geldiği zaman Her Biri Bir Çeşit Gürgen ailesi, birbirlerinden bağımsız randevuya başlayacaktı.
Bilmemne Efsun ve Pezevenk Güney. Birisi MİT ajanı, birisi Lakayıt projesinin sahibi ve yöneticisi. İki eski toprak.
Kokoş Şüjeda ve Kalleş Alpay. Birisi tekinsiz adımlarla veteriner olma yolunda, birisi binbaşı. Çenesi düşük kadın ve dilini yutmuş adam.
Röntgenci Akay ve Bahtsız Mir. Birisi Lakayıt ve binbaşı, diğeri psikolog. Deli ve deli doktoru.
Ve üç randevu da başladı.
╾━╤デ╦︻
Bölüm sonu!
Şuraya bir adet Efsun bırakıp sikilenzi oluyorum 👇🏻
