İçeriğe geç

LAKAYIT

Bölüm 12 · 5 dk okuma

LAKAYIT

Bölüm 12

12-GÖZE ÇARPAN

Bir yumruk daha geçirdim yüzüne.

"İnsan gibi kapatamıyor musun ulan?!" Derken yere düşen ve hâlâ olayın şaşkınlığı içinde olan Kıvanç'a bir tekme attım. Can havliyle elimden kurtulan piçe tam tekrar girecektim ki sihirli sözcüğü söyledi.

"Rütbedeyiz! Rütbedeyiz!" Yüzü öyle bir haldeydi ki kahkahalarla gülebilirdim. Ama gülmedim. Çünkü karşımda puştluğun vücut bulmuş hali vardı.

"Oğlum?" Diye bir ses geldi arka tarafımdan. O yöne döndüğümde yaşına rağmen çok çekici gözüken bir kadın gördüm. Şimdi dikkat ediyorum da adamın evi saray yavrusu gibiydi.

Hakkaride böyle evi nereden buldunuz aq?

"Ay ne olmuş sana?" Diyerek hemen binbaşı ibnenin başına koştu annesi olduğunu tahmin ettiğim kadın. "İyi misin yavrum?" Annesi olduğunu tahmin ettiğim kadın binbaşının yüzüne ellerini koyup tüm yaralarına baktı. Yanlız portre çok güzeldi. Patlamış kaş, morarmış göz, kırılmış burun, çizilmiş alın ve patlamış dudak.

"İyiyim aney." Aney mi? Şu dünyada annesine aney diyen bir ben varım sanıyordum.

"Bu halin ne? Tır mı ezdi seni? Hele sıfata. Şeytan diye taşlamamak için zor duruyorum." Dilimi sertçe ısırarak kahkahama engel oldum.

"Anne..." Dedi binbaşı ibne uyarır tonda beni işaret ederek. Annesi ancak o zaman varlığımı fark etti. Niye benim aklıma felsefe sorusu geldi amk?

Varlığın varlığını kanıtlayınız.

Lan ne alaka ne alakaaaa?!

Aklımdaki tüm saçma ve alakasız soruların kıçına tekmeyi basıp gerçekliğe döndüm. Binbaşı ibnenin seksi anası kafadan kontak olacak ki memnun gözlerle beni süzdü.

"Eline sağlık kızım." Dedi hiç beklemediğim bir anda. Tabi ben de kaldım göt gibi. "Temiz bir dayak hak ediyordu." Beni tekrar baştan ayağa süzdü. "Maşallah, Allah nazarlardan saklasın." Sadece başımı salladım.

Ablam ben senin oğlunu dövmüşüm sen benim ne kadar güzel olduğumu söylüyorsun. Çok afedersin ama deli mısın aq?

"Allaha emanet kızım. Ailene selam söyle." Diyerek oğlunun koluna girip içeri girdi. Ben ise başımı eğip ayak uçlarıma baktım. Derin bir nefes alarak yadigar arabama bindim. Artık eve gidebilirdim.

╾━╤デ╦︻

Kıvanç Tanyeli

"Ay o kız kimdi?" Diye heyecanla sordu annem. "Maşallah çok da güzeldi. Ay bir de asker. Rütbesi ne?"

"Binbaşı." Dedim annemin heyecanına gülümseyerek. Annem daha da heyecanlandı.

"Cidden mi?" Başımla onayladım. "Ama nasıl dövdü seni!" Diyerek güldü. Yemin ediyorum bu kadın benim acımdan zevk alıyordu.

"Ha gördün de gelmedin yani."

"Valla çok güzeldi bozmak istemedim. Neyse dur da gidip sağlık çantasını getireyim." Annem ayağa kalkıp keyifle üst katta çıktı. Ben de ayağa kalkarak cama gittim. Dışarı baktığımda arabanın hala durduğunu gördüm. Bir sorun mu olmuştu acaba?

Tam dışarı çıkmaya yeltenmiştim ki araba keskin bir dönüşle geldiği yoldan geri döndü. Yüzümde yine irademden bağımsız bir sırıtma oluştu.

"Kan!" Diye seslendi babam. Demek işten gelmişti. Galiba mesaiye kalmamıştı.

Babam bana sürekli Kan diye hitap ederdi. Kendisi kelime oyunlarını seviyordu. KıvANç diye yazdığı bir mesajdan sonra adım Kan olmuştu. Şikayetçi değildim, aksine hoşuma gidiyordu.

"Hoş geldin." Dedim babama dönerek. Tabi babam yüzümün halini görünce bir durdu. Sonra iç çekerek koltuğa çöktü.

"Canın fazla yandı mı?" Diye sordu. "Fena pataklamış şahsiyetini siktiklerim."

"Ay yok it soylular yapmadı bunu." Diye içeri girdi annem. "Binbaşı Gürgen diye bir kız dövdü kapının önünde."

"Kızın soy ismini nereden biliyorsun sen anne?"

"A benim gerizekalı çocuğum. Üniformada yazıyordu ya." Doğru ya. Üniformamızlaydık.

"Kim bu kız?" Dedi babam. Annem elindeki çantayı önümdeki sehpaya koyduğunda ben de orta sehpadaki ne hikmetse sürekli temiz olan bardağa su doldurdum sürahiden. Suyu yavaş yavaş içtim.

"Allah nasip ederse, oğlum aklını kullanırsa gelecekteki gelinimiz olacak İlyas." Dedi annem gülerek. İçtiğim su boğazımda kalınca öksürük krizine girdim. Annem apar topar arkama geçip sırtıma vurarak helal helal demeye başladı. "Ay kızı gelin alamadan gidiyor çocuk."

"Ne diyorsun anne?" Dedim nefes nefese. Hakikaten ölüyordum lan. Öbür dünyaya kısa bir gezi gerçekleştirdim amına koyim.

"Gelin diyorum gelin. Senin mürvetini görebilecek miyim diyorum. Oğlum bak otuz üçüne merdiven dayamışsın hâlâ sapsın. Ben torun sevmek istiyorum ya. Haksız mıyım İlyas?"

"Çok haklısın bi' tanem." Dedi babam. Sonra da bana döndü. "Kan, bak annen cidden çok haklı. Senin evlendiğini, birisini gerçekten sevdiğini görmek istiyoruz artık."

"Sende mi baba?" Dedim bıkkınlıkla. "Evlenmek gibi bir düşüncem yok. Ben hiçbir kıza asker yolu gözletmek gibi ağır bir yük veremem. Evlenirsem eğer bugün hayatlarında, öteki günü mezarda olurum. Öyle sıradan devlet memuru gibi değilim."

"Ama o-" diyen annemin sözünü kestim. Bu konularda ne kadar katı olduğumu biliyorlardı. Ancak inatla ısrar ediyorlardı. Bu konuyu bir kereden kapatmam lazımdı.

"Kimse böyle bir yaşamı haketmiyor. Zor gününde bile yanında olamayacaksam, güzel haberlerini dağ başında abudik bubidik bir telefondan mesajla haber alacaksam kimseyle evlenmemek çok daha iyi. Ne o kızın hayatını karartırım. Ne de kendi omzuma yük bindiririm."

"Askeriyede gözüne çarpan biri de mi olmadı?" Dedi annem son çare.

"Var." Dedim hemen. "Var ama ben Alfa'yım anne. Peşimde kaç terör örgütü, mafya, çete var biliyorsun. Zaten kız asker, her türlü tehlikede bir de benim yüzümden daha da zorlanmasın."

Hava iyiden iyiye soğuduğu için babam çaprazımızda kalan şömineyi yaktı. Şömünenin yanan ateşine bakarken aklıma Akay düştü. Yanlız şimdi Allah var, o çadırı patlatırken o kadar çekiciydi ki aklımdan ömrüm boyunca hiç geçmeyen şeyler geçmişti.

Sırıtma, sırıtma, sırıtma...

Sırıttım. Sırıttığımı gören annemin yüzü saniyesinde aydınlandı. Daha fazla konuşmayı bünyem kaldıramazdı.

"Anne sen yorulma ben kendim yaparım pansuman." Dedim ilk yardım çantasına uzanarak. Annem hemen elimden kaptı çantayı.

"Ay oğlum evde benim gibi bir hekim varken izin verir miyim hiç?" Dedi teessüf ederim bakışlarıyla.

"Aney sen veteriner hekimsin."

"Sen de hayvansın. Ben birşey diyor muyum?"

"Hatun 1- Velet 0."

"Baba 32 yaşındayım."

"Velet sus. Yüzünü uzat. Kıpırdama." Dedi annem çantadan eşyaları çıkarırken.

Anne ve babamın takım olup beni zorbalaması eşliğin

de pansumanım yapıldı. Annem her bir yarama bakarken aklımda sadece Akay vardı.

Yanlız eli çok ağırdı.

Bölüm sonu

5 yorum