İçeriğe geç

Kusursuz Yalan

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Kusursuz Yalan

Bölüm 12

Bölüm 12: Büyülü Bir Başlangıç

O akşam otoparkta el ele tutuştukları andan itibaren Rüya için zaman adeta farklı bir boyutta akmaya başladı. İlişkilerinin ilk günleri, Rüya’nın hayatında yaşadığı en rüya gibi, en gerçek dışı zamanlardı. Göktuğ, verdiği her sözü tutmak için inanılmaz bir çaba sarf ediyordu. Sabah derslerinden önce Rüya’nın en sevdiği kahveyle fakülte kapısında beklemek, çizim stüdyosunda sabahlarken gizlice atıştırmalıklar bırakmak veya sadece gözlerinin içine bakıp hafifçe gülümsemek... Göktuğ, dışarıya ördüğü o buzdan duvarları Rüya için tamamen yıkmış gibiydi.

İlk haftalar geride kalırken, bu büyülü hava azalmak yerine daha da derinleşti. Göktuğ, Rüya’yı hayatının tam merkezine koymakta hiç tereddüt etmedi. Bunun ilk ve en büyük adımı ise Rüya’yı kendi çevresine, kampüsün o erişilmez görünen popüler grubuna dahil etmesi oldu.

Bir cuma akşamı, İktisat Fakültesi grubunun her zaman toplandığı mekânda oturduklarında, Göktuğ bir an bile Rüya’nın elini bırakmadı. Can ve Berk başta olmak üzere, Göktuğ’un etrafındaki herkes şaşkınlık içindeydi. Çapkınlığıyla, umursamazlığıyla bilinen Göktuğ; Rüya’nın montunu asıyor, tabağına en sevdiği şeyleri koyuyor ve o konuşurken sanki dünyada başka kimse yokmuş gibi büyük bir dikkatle onu dinliyordu. Can bir ara Göktuğ’a yaklaşarak, "Oğlum siz ciddi ciddi sevgili olmuşsunuz, bu sen misin harfiyen tanıyamıyoruz," diye şakalaştığında, Göktuğ sadece gururlu bir tebessümle Rüya’ya sarılmakla yetindi.

Ama Göktuğ’un değişimi sadece kendi dünyasıyla sınırlı kalmadı. Rüya’nın hayatına da aynı özenle adım attı. Damla ve Bartu’yla aynı masaya oturup vakit geçirmeyi, Mimarlık stüdyosunun tiner ve boya kokulu atmosferinde saatlerce oturmayı hiç dert etmedi.

Özellikle Bartu’nun maket projelerine takılıp espriler yapması, Damla’nın soğuk ve mesafeli tavırlarına karşı son derece sabırlı, saygılı ve samimi yaklaşması Rüya’nın kalbini her geçen gün biraz daha eritiyordu. Damla bile bir akşam kantinde kahvelerini yudumlarken Rüya’ya dürüstçe içini dökmek zorunda kaldı:

"Rüya, dürüst olacağım... Bu çocuk için söylediğim her şeyi bana yutturdu. Adam sana bakarken resmen gözlerinin içi parlıyor. Galiba biz gerçekten yanılmışız."

Rüya, arkadaşının bu sözleri üzerine derin ve huzurlu bir nefes aldı. İçindeki o ilk günkü şüphelerden, korkulardan tek bir kırıntı bile kalmamıştı. Göktuğ onun için sadece mükemmel bir sevgili değil, koruyucu bir sığınak olmuştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.