İçeriğe geç

Kurt

Bölüm 10 · 6 dk okuma

Kurt

Bölüm 10

10

Gece: Oha bunlar ne biçim insanlar Uzay kim bunlar? Siz iyi misiniz?

Uzay: Bebeğim sakin ol. Kim olduklarını tanımıyorum ama bize zarar vermek istediklerini biliyorum. Dolunayı kurtarmak isterken adam beni omzumdan vurup kaçtı. Dolunay önce kendi halletmeye çalıştı. Ama çok korkmuştu. Ambulas'a haber verdi. Beni bu hastahaneye getirdi. Gece sakin ol sağıma soluma bakma insanlar yanlış anlayacak ben iyiyim

Gece: Ya vurulmuşsun bide iyiyim diyorsun?

Uzay: Biliyorsun ki Dolunayın iyileştirme gücü var doktorlar kurşunu çıkarttı ve o da yara kapansın diye gücünü kullandı. Bu arada Kuzey ile barışmışlar zaten beni ikisi beraber hastahaneye getirdiler.

Gece: Uzay niye peki niye haber vermedin? Ya sana bi şey olsaydı.

Uzay: Ama olmadı. Tamam sakin ol sulu gözlü sevgilim ağlama lütfen üzme beni.

Gece: Tamam Yavuz abime söyleyeceğim sen ve Deniz bu gün bizde kalın

Yavuz: Sabahtan belli sizi dinliyorum zaten. Uzay sen salak mısın? Neden adamların peşine tek takılıyorsun neden haber vermedin bize en azından bana söyleseydin.

Uzay: Abi haklısın da Geceyi korkutmak istemedim ve sende bebek bekliyordun. Bi şey olmasından korktum. Adamların düşüncelerini okudum. Onlar yine gelecekler Geceyi arıyorlar

Yavuz: Neden Geceyi arıyorlar?

Uzay: Abi Gecenin kanını istiyorlar onu öldürmek istiyorlar.

Yavuz: Böyle bi şeye asla izin vermem. Senin evini bilmiyorlar değil mi?

Uzay: Bilmiyorum abi belki orayı da bulmuş olabilirler. Dedem onların evini kimse bulamaz. çünkü ninemin görünmezlik kalkanı gücü var. Oraya gidelim ailecek Gerçi biraz aramız limoni ama olsun.

Yavuz: Tamam şu hastahaneden bi çıkalım da hem bebek bakımı konusunda büyüklerimizden tavsiye alırız. Gelin içeri girelim söyleyeceklerim var.

Uzay: Tamam abi.

Yavuz:Gece sen ve Öyküyü uyarıyorum Göksel seni de. Ben Deniz, Uzay yanınızda olmadan bi yere çıkmayın hayatınız tehlikede olabilir. Özellikle sana söylüyorum Gece. Tamam mı?

Gece: Tamam abi. Beraber kalabilir miyiz?

Uzay: Dedemle konuşacağım ve hep beraber onun evine gideceğiz. Evi Kuzeyin evine yakın Dolunay ve Kuzeyi de almamız lazım onlar da tehlikede bu adamların özel silahları vardı. İçlerinde mavi parlak ilaçlar vardı.

Yavuz: Dediğim gibi dikkatli olmalıyız. Öldürücü bir silah olabilir.

Gece: Abi hemen eve gidebilir miyim?

Yavuz: Neden?

Gece: Yorgun hissediyorum. Ve başımda bi ağrı var.

Uzay: Dolunay dedi. Yüksek bi sesle ve devam etti. Sen bi şey yapmadın değil mi?

Dolunay: Hayır gerçekten ben bi şey yapmadım.

Uzay: İnşallah öyledir. Yavuz abi ben Gece ve Öykü'yü eve bırakırım sen zaten bu gece burada eşinle kalacaksın.

Yavuz: Tamam siz gidin bi şey lazım olursa da arayın. Kızlar siz de acıkmışsınızdır. Yemeğinizi yiyip öyle yatın.

Öykü: Tamam abi.

Deniz, Öykü ve Gece eve doğru giderler arabayı Deniz kullanır. Öykü morali bozuk bi şekilde başını cama yaslamıştır.

Gece de başını Uzayın omzuna yaslamış ve öylece uyuya dalmıştır.

Eve yaklaştıklarında Gece sıçrayarak uyandı.

Gece: onlar bizim evdeydi. Gördüm.

Uzay: Sakin ol bu sadece bi rüya geçti.

Eve geldiklerinde kapıyı öykü açtı. Lambayı yakmasıyla beraber Gece ve Öykünün çığlık atması bir oldu. Siyah maskeli bi adam içerde ve her yer dağınıktı. Eve hırsız girmişti.

Uzay ve Deniz kurt haline dönüşüp camdan atlayan hırsızı yakalamak istediler Gece ve Öykü çok korkmuştu. Hatta Öykü şoka girmiş konuşamıyordu. Eve polis çağırdılar ve Deniz hırsızı yakalamıştı. Polislere hırsızı verdiğinde Uzay da o anda içeri girdi.

Uzay: Kızlar iyi misiniz? Geçti korkmayın dedi. İkisine de sarılarak

Polisler bi kaç soru sorduktan sonra adamı sorguya çekmek için götürdüler.

Bütün evin altını üstüne getirmişti. Mutfak penceresi açık kalmıştı. Ve oradan girmişti.

Deniz: Kızlar artık sakin olun bak geçti. Her şey yolunda

Uzay: Şimdi ne yapalım biliyor musunuz? Öncelikle siz biraz su için sonra burayı güzelce temizleyelim bi kaç eşyanızı alın bi otele gidelim olur mu? Burada kalmayın

Deniz: Güzel fikir hadi kızlar.

Öykü ve Deniz alt katı Gece Ve Uzay üst katı toparlayacaktı. Gece odasına girdiğinde kıyafetlerinin hepsi yerdeydi. Çekmecesi boşaltılmıştı. Günlüğünün yerde olduğunu bile fark etmedi. Kar küresi yere düşüp kırılmıştı. Yatak darmadağınıktı.

Gece: Uzay benim elbiselerime nasıl dokunur o pislik ya bi de yer atmış.

Uzay: O pisliğe ben yapacağımı biliyordum ama işte Deniz siz korkuyorsunuz diye polise verdi. Kızım sen dua et elbiseni çalmamış. Uzay gecenin günlüğünün yerde olduğunu görünce gizlice aldı

Gece: Offf tamam ben elbiselerimi katlıyorum o zaman

Uzay: Bende kırılan eşyaları bi poşete doldurayım o zaman

Gece: kıyafetlerini katlarken bi tişörtün içinden küçük bi kutu düştü.

Uzay: O nedir?

Gece: Bilmiyorum. Benim böyle bi kutum yoktu.

Uzay: Ver sen açma ben açıp içinde ne olduğuna bakacağım.

Gece: Tamam al bak bakalım ne varmış.

Uzay kutuydu açar açmaz sinir olur. Geceye kutuyu uzatır. çünkü yanlış anlar kutuda ki kolyeyi tek görür.

Gece: Anne baba diye ağlamaya başlar. Kutunun içinden çok zarif bir kolye bir de not çıkar en dibinde ise ters çevirili bir fotoğraf

Uzay: Ne oldu? Kolye annene mi aitmiş.

Gece: Hayır notu oku.

Uzay: Sevgili kızım bu kolyeyi senin onsekizinci yaş günün için aldık. Aslına seni Fransa'ya Abinin yanına götürmek isterdik ama bu gün ormana kamp yapmaya gidiyoruz. Bu yüzden kolyeyi buraya senin odana saklamak istedik. Eğer ki baban ve bana bi şey olursa bizden sana bi hatıra kalsın istedik. Seni çok seven anne ve baban.

Gece tişörte daha dikkatli bakar. Ve daha çok ağlamaya başlar.

Gece: Uzay

Uzay: Efendim Gecem.

Gece: Anne ve babam yaşıyor! Uzay onlar yaşıyor.

Uzay: Emin misin? Gece bak iyi düşün.

Gece: Uzay baksana bu tişört ben kitap okumak için ormanda giydiğim tişört sen beni bulduğunda üzerimde bu vardı. Annem ve babam bana bir işaret yollamışlar işte bak hem fotoğrafın arkasında da "Kızım dikkatli ol Uzayın Aydınlık yanı seninle beraber" yazıyor. Seni de biliyorlar. Uzay onlar yaşıyor.

Uzay: Tamam sakin ol şu tişört ve kutuyu kenara koyalım sonra buraları bi toparlayalım ve bu konuyu hep beraber konuşalım olur mu?

Gece: Tamam uzayım.

Gecenin odasındaki eşyaları düzelttiler sonra Öykünün odasını da Düzelttiler kırılan eşyaları çöpe atıp hepsi aşağı kattaki koltuklara oturdu.

Deniz: Ben çok yoruldum. Meğersem Kadir Ezildi neler çekiyormuş o evleri temizlerken

Uzay: Ya sorma neler çekiyormuş. Saatlerdir evi topluyoruz ya hayatımda bu kadar uzun süre ev topladığımı hatırlamıyorum ama bizim için güzel bi anı oldu. Yavuz abiye söyleyelim de şu bahçeye yüksek bi çit yaptırsın.

Gece: Uzay kutu

Uzay: Evet iyi hatırlattın kutu

Öykü: Ne kutusu?

Deniz: Aynen abicim ne kutusu bu.

Gece: Uzay benle gel beraber alalım kutuyu.

Kutuyu üst kattan alıp aşağıya getirdiler. Gece olanları anlattı. Tişörtü gösterdiğinde Deniz ve Öykü de inandılar çünkü Gece o tişörtü giymişti. Ve ne tesadüftür ki Gecenin yarın doğum günü kutunun içindeki damla şeklindeki kolyeyi aldı. His taşıydı. Uzay Geceye takması için yardım etti. Taşın çok güzel renkleri vardı.

Yazanları Öykü ve Deniz saatlerdir okuyor ve bi şeyler bulmaya çalışıyordu.

Uzay: Kızlar geç olmadan hazırlanın bizim eve de uğramamız lazım ama tabi isterseniz burada da kalabiliriz.

Gece: Burada kalalım benim korkum azaldı.

Öykü: Abla bu gün beraber yatalım olur mu?

Gece: Hep beraber yatmaya ne dersiniz?

Öykü: Çok iyi olur o zaman korkmam.

Uzay: Nerede yatacağız ki? Sabah da dedemlere durumu anlatır gideriz.

Gece: Burada bu koltuklarda bu koltuklar hem açılıyor hemde biraz daha uzuyor. Hem biz Öykü ile bu koltukta sen ve Deniz diğer koltukta yatarsınız.

Uzay: Olur bana uyar siz nasıl isterseniz. Gece bana bi tişört verir misin?

Gece: Tabiki kendi tişörtlerim sana olur dimi

Uzay: Olur diye düşünüyorum. O değilde ilk defa kız tişörtü giyeceğim.

Gece: ilk defa mı?

Öykü: Bende Denizle koltukları açayım abla yukardan çarşaf getirmeyi unutma.

Gece: Tamam ablam unutmam.

Uzay: Nasıl ya bu bana nasıl oldu. Dar gelmesi gerekiyordu. Ama dar değil bol nerdeyse. Tişört de pijama da tam oldu.

Gece: bi aralar spor yaparken giyiyordum zaten bedenlerimiz aynı sayılır. Sana oldu beğendiysen senin olabilir. Şu dolaptan çarşaf alıp aşağı inelim.

Uzay: Tamam hadi inelim

Öykü: Abla biz koltukları açtık. Ama rahat edebilir miyiz?

Gece: sert değil mi? Rahat edemeyebiliriz.

Deniz: Ederiz ya idare edelim bu günlük üzerinde yaşlanmayacağız ya

Uzay: Kral ne yaptın ya o nasıl bir bakış açısı. Neyse ben bu tarafta yatacağım haberiniz olsun.

Deniz: Tamam

Hep birlikte gülüşerek ve sohbet ederek uyurlar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.